İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/446 E. 2025/779 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/446
Karar No
2025/779
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLLERİ : DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;24.11.2022 günü davalı ...'in maliki bulunduğu ... plakalı aracı kullanan davalı ...'ın tam kusurlu davranışıyla müvekkili ... yönetimindeki ... plakalı araca çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, olaya ilişkin düzenlenen 24.11.2022 tarih ve ... kaza sıra nolu kaza tespit tutanağında, davalı ...'ın 2918 Sayılı KTK'nın 67/1-b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşumuna davalı ...'ın tam kusurlu eylemi ile sebebiyet verdiğini, müvekkili Mustafa'nın ihlalinin olmadığının belirtildiği gibi nedenlerle fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak ve HMK 107/2. Maddesi hükmü uyarınca tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin Mahkemece tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik, davacı ... için 9.500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluluğu ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, maddi tazminata ilişkin talep ve davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesini, Davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için ise 80.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davaya konu, 24/11/2022 günü meydana gelen yaralamalı trafik kazasına ilişkin ölümlü/yaralamalı trafik kaza tespit tutanağında belirtilen kusur durumunu kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, söz konusu kaza tespit tutanağına göre de davacı tarafın aracının suratini azaltmadığı gibi aşırı süratli bir şekilde müvekkilinin aracının U dönüşünü tamamlama esnasında karşı şerite geçtiğini ve eylemi tamamlanma aşamasında iken davacıların aracı süratli bir şekilde şerit ihlali ve hızını azaltmaması sebebiyle müvekkilinin bulunduğu aracın orta kısmından çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, bu hususun kaza tespit tutanağının krokisi ile de sabit olduğunu, davaya konu olayda davacıların güvenlik tedbirlerini almadan emniyet kemeri takmadan seyir halinde olduğundan kazanın meydana geldiğini, davacıların emniyet kemerlerinin takılı olması halinde, kendilerinin sebebiyet vermiş oldukları trafik kazası sebebiyle yaralanma boyutları azalacağı gibi çok hafif olarak da atlatılabilmesi mümkün iken, emniyet kemerlerini takmamaları sebebiyle yaralanma boyutlarında artış meydana geldiği gibi nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olan davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınmasını talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulü mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketi geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığı gibi nedenlerle davacıların davasının esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu davacı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davalı ... ...'ın maliki olduğu , davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında 24/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların yaralanmasından sebep maddi ve manevi zararlarının bulunup bulunmadığı , bulunuyor ise miktarları ile tarafların kusur durumuna göre davacıların zarar miktarlarını davalılardan talep edip edemeyecekleri hususlarına yönelik olduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/02/2024 tarihli duruşma zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Plakalı Araç Sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/1-b. “Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır” maddesini ve bu maddeye karşılık gelen yine aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlığı altındaki 84. maddesinin j bendinde belirtilen “ Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,” kuralını ihlal ettiği için %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, ... Plakalı Araç Sürücüsü ...’ın ise aynı kanunda yer alan ve diğer kusurlardan sayılan 52. maddesinin b bendinde belirtilen “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak,” kuralını ihlal ettiğinden %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 23/05/2024 tarihli duruşmasında 02/04/2024 tarihli raporda çelişki görülmekle dosyanın 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda kusursuz olduğu, görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan davacı ... için 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine göre şahısta kaza ile illiyet bağı bulunan sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza saptanmadığı, 03/08/2013 tarih 28727 sayılı Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre şahısta kaza ile illiyet bağı bulunan sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza saptanmadığı, 11/10/2008 tarih 27021 sayılı Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre şahısta kaza ile illiyet bağı bulunan sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza saptanmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masrafların olacağını bu tür giderlerin 3.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan davacı ... için 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 30/03/2013 tarih 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporu hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin sağ diz eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu ve kalıcı olduğu, 20/02/2019 tarih 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin sağ diz eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranın %5 olduğu ve kalıcı olduğu, 03/08/2013 tarih 28727 sayılı Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre kişinin sürekli iş göremezlik oranının %13,1 olduğu, 11/10/2008 tarih 27021 sayılı Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre kişinin sürekli iş göremezlik %13,1, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 25.543,80 TL olarak değerlendirilebileceği, dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masraflarının olacağı bu tür giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 07/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 24/11/2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen bu sürenin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, tüm vücut fonksiyonundan kaybederek %5 oranında engelli kalan ve meslekte kazanma gücünden kaybederek %13,1 oranında malul kalan davacı ...'in 24/11/2022 - 24/08/2023 tarihli arası 9 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 78.165,40TL, sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi zararın 25/08/2023 - 23/06/2064 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %5 engel oranı ve TRH 2010 Erkek mortalite tablosuna göre 536.222,23TL, 25/08/2023- 31/12/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %13,1 maluliyet oranı ve PMF 1931 yaşama tablosuna göre 1.179.702,75TL, 24/11/2022 - 24/02/2023 tarihleri arasındaki 3 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın 25.779,60TL ve fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararın 18.000,00TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur. Meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalılar araç maliki, araç sürücüsü ve sigortacısı olarak davacıya karşı kusur oranında sorumludurlar. Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Mahkememize sunulan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda kusursuz olduğu, görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Ceza davasında ATK'dan aldırılan raporda da aynı kanaat bildirilmekle işbu rapora itibar edilmiştir. Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Mahkememize sunulan davacı ... için 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik hükümlerine göre şahısta kaza ile illiyet bağı bulunan sürekli iş göremezlik niteliğinde arıza saptanmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı, ancak bu tür yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masrafların olacağını bu tür giderlerin 3.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan davacı ... için 08/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 20/02/2019 tarih 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre kişinin sağ diz eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranın %5 olduğu ve kalıcı olduğu, mevcut arızasının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, 3 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, şahsın bakıcı giderleri kapsamında yaptığı toplam harcamaların 25.543,80 TL olarak değerlendirilebileceği, dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı ancak bu tür yaralanmada bir takım fatura edilemeyen masraflarının olacağı bu tür giderlerin 18.000,00TL olarak değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporların gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir. Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Aktüerya bilirkişisi tarafından her iki davacı yönünden yapılan hesaplamanın kanuna ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle raporlara itibar edilmiştir. Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, 1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler, 3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan 18/06/2016 tanzim tarihli Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Bu halde davalı sigortanın geçici işgöremezlik, tedavi gideri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir. Somut olayda, müterafik kusur ve hatır indirimi yapılması gereken bir hal bulunmadığı değerlendirilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 28/03/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacıların yaralanma bölgeleri, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duydukları manevi acı dikkate alınarak talebin makul olduğu değerlendirilmekle davacıların manevi tazminat istemlerinin tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; a-536.222,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, b- 78.165,40TL geçici iş göremezlik tazminatı, c-18.000,00TL tedavi gideri masrafı, d- 25.779,60TL bakıcı masrafı olmak üzere hesaplanan toplam 658.167,53TL maddi tazminatın DAVALI ... SİGORTA A.Ş.'nin (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), davalılar ... VE ... ...'dan kaza tarihi olan 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) İLE BU DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ...'in maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; a-9.152,46TL geçici iş göremezlik tazminatı, b-3.000,00TL tedavi gideri masrafı, olmak üzere hesaplanan toplam 12.152,46TL maddi tazminatın DAVALI ... SİGORTA A.Ş.'nin (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 28/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), davalılar ... VE ... ...'dan kaza tarihi olan 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) İLE BU DAVACIYA VERİLMESİNE, c-Sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinden doğan zararın tazmini taleplerinin reddine, 3-Davacıların manevi tazminat davalarının KABULÜ ile; -... için 80.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... ...'dan kaza tarihi olan 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacılara verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 52.620,54TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 375,71TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 4.487,29TL ıslah harcı toplamı olan 4.863,00TL harcın mahsubu ile bakiye 47.757,54‬TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin (670.319,69/770.319,69) oranında 41.557,83TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ... ...'ın harcın tamamından sorumlu olduğuna, 5-Hazine tarafından karşılanan 3.280,00 TL arabulculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 269,85TL başvuru harcı, 375,71TL peşin harç ve 4.487,29TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.132,85TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketinin (670.319,69/770.319,69) oranında 4.466,52TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ... ...'ın tamamından sorumlu olduğuna, 7-Davacıların yaptığı 13.700,00TL bilirkişi ücreti, 12.485,00TL NEÜ fatura bedeli, 1.170,50TL posta tebligat ücreti ve 38,40TL vekalet suret harcı olmak üzere toplam 27.393,90TL yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (770.319,69/1.413.950,21) 14.924,19TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (670.319,69/770.319,69) 12.986,79TL'sinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ... ...'ın tamamından sorumlu olduğuna, kalan kısmının davacılar üzerine bırakılmasına,) 8-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 38,40TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (643.630,52/1.313.950,21) 18,81TL'sinin davacılardan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, kalan kısmın davalı sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, 9-Davalılar ... ve ... ... tarafından yapılan 38,40TL vekalet suret harcı yargılama giderinin davanın haklılık oranına göre hesaplanan (643.630,52/1.413.950,21) 17,48TL'sinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ... ...'a verilmesine, kalan kısmının ... ve ... ...'ın üzerine bırakılmasına, 10-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 104.725,13TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 11-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 12.152,46TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 12-Davalılar vekilleri yararına AAÜT' ye göre reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 102.522,08TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 150,00TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 13-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine, 14-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 20.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine, 15-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 20/11/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/446, K. 2025/779, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-446-e-2025-779-k-0700b93e1f50