İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/129 E. 2024/538 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/129
Karar No
2024/538
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 02/12/2020 tarihli satım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre 6 nozullu platform 1 adet, ... araba 1 adet, 14x175 nozul(304 krom) 6 adet, bağlantı elemanları ve rakorlar toplam 17.000,00 TL bedel karşılığında davalı tarafından davacı müvekkiline teslim edileceğini, satım sözleşmesi gereği davacı müvekkilinin, davalı satıcıya 5000,00 TL ön ödeme yapacağını, işe başlama tarihi ön ödemenin yapıldığı tarih olduğunu, müvekkilinin 04/12/2020 tarihinde sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedeli davalıya ödediğini, yine ön ödeme tarihinden itibaren 7 iş günü sonunda makinelerin teslim edileceği sözleşmede öngörüldüğünü, buna rağmen davalının satım sözleşmesi gereği üzerine düşen edimin ifasını yapmakta geciktiğini, sözleşmede belirlenen tarihten çok daha sonra teslimat yapıldığını, davacı müvekkilinin teslimat sonrasında satın aldığı malları kullanmayı denediğini, bu deneme sonrasında satılan malların satım sözleşmesinde belirtilen niteliklerde olmadığını, malların sözleşmede öngörülenden farklı marka ve kalitede çıkması nedeniyle davalı tarafa defalarca bilgi verdiğini, davalı tarafın bu bilgilendirmelere karşı eylemsiz kalması nedeniyle 7 Ocak 2021 tarihinde Konya . Noterliği Aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ... yevmiye no'lu ihtarnamede de malların ayıplı olduğunu, ayıplı malların iadesi ve sözleşme gereği ödenmiş olan 5.000,00 TL'nin iadesi isteğinde bulunulduğunu, ancak bu ihtarnameden de sonuç alınamaması nedeniyle ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davalı taraf ile anlaşılamadığını, TBK m.108'e göre müvekkilinin sözleşmeden dönme ve menfi zararlarının giderilmesini isteme hakkının bulunduğunu, müvekkilinin davalının yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacı müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 5.000,00 TL'nin ihtar tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan TCMB avans oranı faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, davacı müvekkilinin üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmeleri yerine getirememesi nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik (kısmi olarak) 100,00 TL'nin taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmili yönünden karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya bakmaya Tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik itirazlarını kabulü ile mahkememizce görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının ayıp ihbarını hak düşürücü süre içerisinde yapmadığından davacının ayıplı malın iadesine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının makinayı müvekkilinden almadığını, sözleşmeye konu makinaya Arsanmak isimli firmadan satın aldığını, yine makinanın üzerinde yazılan bu markadan da iş bu makinayı müvekkilinden almadığının açıkça ortada olduğunu, davacının başkasından almış olduğu işbu makinayı, uzunca bir süre kullandığını, satın almış olduğu firma ile servis problemi yaşadıkları için revizyon yaptırmak istediğini, müvekkilinin normalde revizyon işine sıcak bakmadığını, makina üretimi yaptığı ve makinanın kendi firmasına ait olmaması sebebi ile önce kabul etmediğini akabinde müvekkilinin nozul (musluk ), platform (nozulların bağlantı ekipmanları), arızalı çıkınca iş bu parçalarla ilgili sözleşme yaptığını, zaten sözleşmede de makinadan bahsedilmemekte ve makina parçasından bahsedilmekte olduğunu, yine müvekkilinin revizyon işlemi yapıncaya kadar, makinanın sorunlu da olsa çalışır durumda olduğunu, kurulum tamamlama belgesinde imzası bulunanan şirket yetkilisinin kabul beyanından da anlaşıldığı üzere, müvekkilinin makinayı satmadığını, revizyon işlemini yaptığını, hatta makinanın çalıştığına dair kamera kaydının da delil listesinde sunulduğunu, makinanın zaten davacı firmada mevcut olduğunu, müvekkilinden alınma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin revizyon işlemini tamamladıktan sonra davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, 31/12/2020 tarihli ... kaydı bulunan e-arşiv fatura kesilip tebliğ edildiğini, davacı tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkiline ödeme yapılmayınca 20.060 TL bedelli faturadan bakiye alacak olan, 15.060 TL için Konya .icra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını ve borçlu davacının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibini kabullenemeyen davacı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak iş bu eldeki davayı açtığını, davacının dava dilekçesinde öncelikle makinenin geç teslim edildiğini iddia ettiğini, akabinde de makinanın ayıplı olduğunu iddia ettiğini makinayı müvekkilinden almayan davacının müvekkili tarafından sözleşmede isimleri geçen parçaların revizyonu konusunda müvekkili ile anlaşma yaptığını, (sözleşmede de zaten revizyon bedeli olarak yazıldığını) revizyona konu parçaların tedariki konusunda ise sözleşmenin tarihi, hizmetin ifası için icap eden ilk ödemenin yapılmasının tarihi, sözleşmeye göre müvekkilinin işini tamamlamasına ait sürelerin dikkate alınırken, bu teslim mükellefiyetinin, bütün dünyanın Covid 19 pandemisinin tesiri altında bulunduğu bir döneme denk gelmiş olduğunu, parçalarının bir kısmının Çin'de üretilerek ülkemize getirileceğini, Çin'den gelen parçalarla ancak ülkemizde imal edilen parçaların birleşiminden oluşan bir bütün halinde revizyonun tamamlanabileceğinin de yine dikkate alınması gerektiği gibi taraflar arasında da zaten son derece makul ve son derece muhtemel bu mazeretin önceden öngörülerek, mücbir sebeplerin varlığı halinde, müvekkilinin teslim süresinin uzaması gerekeceği, uzayabileceği, bunun da kabul edilebilir olduğunun, hoş görüleceğinin, davacı tarafça, zaten sözleşmeye konulan bir maddenin imzası suretiyle kabul edildiğini, davacının üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerden dolayı uğramış olduğu zarara ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle görev yönünden davanın reddini, hukuki yarar yokluğundan davacının davasının reddini, hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıplı malın iadesine ilişkin davasının da reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının davasını ispatlayamamış olması ve kusurun kendisinden kaynaklaması, malın ayıplı olmaması sebebiyle, davanın, esastan reddine karar verilmesini, davacının zarar talebinin de reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ürünün iadesi, ödenen bedelin istirdatı ve menfi zararların tazmini talepli alacak davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise davaya konu üründe herhangi bir ayıp olup olmadığı, ayıp var ise niteliği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının herhangi bir zararı olup olmadığı, var ise miktarı ve davalının bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMI (1) Mahkememizin 25/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 16/02/2024 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamında; " Mahkemece ilk bilirkişi raporundan sonra tekrar makine başında 3 kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak rapor alınması yönünde ara karar verildiği, ancak davacı tarafından eksik delil avansının yatırılmaması ve davacının dava devam ederken dava konusu makineyi 3.bir kişiye satmış olması nedeniyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmüştür. Gelinen aşamada dava konusu makinenin davacı tarafından 3.bir kişiye satılmış olması nedeniyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılamayacak ise de ilk bilirkişi raporundaki dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğu yönündeki belirlemeye göre aynı bilirkişiden gizli ayıp sonucuna nasıl varıldığına ilişkin gerekçeli ve açıklayıcı, denetime elverişli bir ek rapor alınması gerekir. Çünkü çözümü özel teknik ve bilgiyi gerektiren bir konu bulunmaktadır. Mahkemenin aynı bilirkişiden ek rapor almadan ayıbın açık ayıp olduğunu değerlendirmesi hatalıdır. Çünkü ilk başta makineye takılan nözülller sorunsuz dolum yapıyor olsa bile daha sonradan kullanmayla sorun çıkması mümkündür. Bu sebeple 22/02/2022 tarihli raporu veren bilirkişi ... dava konusu nözüllerin gizli ayıplı olduğu sonucuna nasıl varıldığına ilişkin gerekçeli ve açıklayıcı, denetime elverişli ek rapor alındıktan sonra davacı taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının istinaf başvuru talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. (2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/06/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Birlikte ifa kuralı gereği mal bedelinin davacıya iadesine karar verilirken aynı zamanda ayıplı malın davalılara iadesi yönünde de karar verilmesi ve yine birlikte ifa kuralı gereğince davalılar aleyhine hükmedilen bedele, aracın fiilen davalılara iade edilip teslim edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, mahkemece, bu yön gözetilmeden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1) BİLİRKİŞİ RAPORLARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Ayıp Yönüyle: ;Mahkememizce mahallinde keşif icra edilerek dava konusu ürünlerde ayıp olup olmadığı, var ise ayıbın hukuki niteliği hususunda alanında uzman makine mühendisi bilirkişinden rapor aldırılmıştır. (a) Dosya içerisinde yer alan 22/02/2022 Tarihli Kök Bilirkişi Raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmeye konu nozüllerin orjinal olanlara göre "kısa" olduğu, sıvı sabun ürünleri "köpürterek" doldurduğu, ürünü bidonlardan taşırdığı, dolum sırasında ara beklemede yeni dolum olacak bidonlar üzerine "damlama" yaptığını, bu yönüyle ayıplı olduğunu LAKİN AYIBIN GİZLİ AYIP MAHİYETİNDE olduğu rapor edilmiş, Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğuna kanaat edilerek hüküm kurulmuştur. (b) Mahkememizin 25/10/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 16/02/2024 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı çerçevesinde aldırılan 25/03/2024 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda özetle; Görünüşe göre ayıpsız olan dava konusu dolum nozüllerinin makinaya takılıp seri imalat aşamasına geçtikten sonra taşma ve damlatma yapması sonucunda şişeler ıslanınca etiketler yapışmadığı için ürünün ayıbının Malın Tesliminden Sonra veya Malın Kullanılması İle Birlikte Ortaya Çıkan Ayıp olduğu için, bu ayıbın gizli ayıp olduğu rapor edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma gerekçesi de nazara alındığında üründeki ayıbın mahiyetinin gizli ayıp olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Menfi Zarar Yönüyle; Davacı şirket 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olup, adı geçen kanunun 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Buradan hareketle dava konusu ürünlerde bir ayıp mevcut ise basiretli tacir olan davacı şirketin faaliyetlerini sonlandırmaması, ticari faaliyetlerine kesintisiz devam edebilmek için ürünün tamiri mümkün ise tamiri süresince benzer marka/model nitelikte ürünü kiralaması, tamiri mümkün değil ise benzer marka/model ürün satın alarak ticaretine devam etmesi gerekmektedir. Bu çerçevede Mahkememizce bilirkişiden ek rapor aldırılarak var ise davacının menfi zararları hesap ettirilmiştir. (c) Dosya içerisinde yer alan 21/06/2024 Tarihli Ek-2 Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusu ürünlerin tamirinin mümkün olmadığı, davacının başka bir firmadan aynı nitelikte dava konusu ürünü satın alması gereken bedelin KDV dahil 21.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir. Söz konusu raporların Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli olduğuna kanaat edilmekle hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (2) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, emsal mahiyetteki Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı ile davalı arasında davacıya ait makinedeki nozüllerin ve bağlantı ekipmanlarının revize edilmesi hususunda eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davalı tarafından hazırlanan ürünlerin 21/12/2020 tarihinde "çalışır" vaziyette davacıya teslim edildiği lakin ürünlerde ayıp olduğu ve arıza meydana geldiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu nozüllerin orjinal olanlara göre "kısa" olduğu, sıvı sabun ürünleri "köpürterek" doldurduğu, ürünü bidonlardan taşırdığı, dolum sırasında ara beklemede yeni dolum olacak bidonlar üzerine "damlama" yaptığının anlaşıldığı, görünüşe göre ayıpsız olan dava konusu dolum nozüllerinin makinaya takılıp seri imalat aşamasına geçtikten sonra taşma ve damlatma yapması sonucunda şişeler ıslanınca etiketlerin yapışmaması sebebiyle ürünün ayıbının Malın Tesliminden Sonra veya Malın Kullanılması İle Birlikte Ortaya Çıkan Ayıp olduğu için, bu ayıbın gizli ayıp olduğu, ürünün tamirinin mümkün olmadığı, benzer mahiyette ürün temin etmesi için gereken süre ve bedel nazara alındığında davacının menfi zararının KDV dahil 21.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacını dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak davasının kabulü ile yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/06/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak birlikte ifa kuralı gereğince 02/12/2020 Tarihli Sözleşmeye Konu "1 Adet 6 Nozullu Platform, 1 Adet Sce Wuu 30 Lineer Araba, 6 Adet 14x75 Nozul(304 Krom) ve Bağlantı Elemanları ve Rakorlar'ın" davacı tarafından davalıya iadesine, 5.000,00 TL sözleşme bedelinin 02/12/2020 Tarihli Sözleşmeye Konu "1 Adet 6 Nozullu Platform, 1 Adet Sce Wuu 30 Lineer Araba, 6 Adet 14x75 Nozul(304 Krom) ve Bağlantı Elemanları ve Rakorlar'ın" fiilen davalıya iade edilip teslim edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının uğramış olduğu 8.100,00 TL menfi zararının dava tarihi olan 31/03/2021 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; (a) 02/12/2020 Tarihli Sözleşmeye Konu "1 Adet 6 Nozullu Platform, 1 Adet ... Araba, 6 Adet 14x75 Nozul(304 Krom) ve Bağlantı Elemanları ve Rakorlar'ın" DAVACI TARAFINDAN DAVALIYA İADESİNE, (b) 5.000,00 TL sözleşme bedelinin 02/12/2020 Tarihli Sözleşmeye Konu "1 Adet 6 Nozullu Platform, 1 Adet Sce Wuu 30 Lineer Araba, 6 Adet 14x75 Nozul(304 Krom) ve Bağlantı Elemanları ve Rakorlar'ın" FİİLEN DAVALIYA İADE EDİLİP TESLİM EDİLDİĞİ TARİHTEN İTİBAREN İŞLEYECEK YASAL FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (c) Davacının uğramış olduğu 8.100,00 TL menfi zararının dava tarihi olan 31/03/2021 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 553,31TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 87,10TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 136,62TL ıslah harcı toplamı olan 223,72TL harcın mahsubu ile bakiye 329,59‬TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00TL arabulculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 59,30TL başvuru harcı, 87,10TL peşin harç, 136,62TL tamamlama harcı, 8,50TL vekalet suret harcı, 571,90 TL keşif harcı, 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 976,60TL posta ve tebligat gideri, 2.050‬,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.382,02TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 13.100,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2024 YILI İÇİN BELİRLENEN 28.250,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/129, K. 2024/538, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-129-e-2024-538-k-0fe1c5a21250