İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 E. 2024/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/743
- Karar No
- 2024/703
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - TC:... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - TC:... ... VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 04/12/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu senette müvekkilinin imzasının bulunmadığını, buna rağmen müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, senet üzerindeki imzaların sahte olduğunu, bu hususta suç duyurusunda bulunduklarını, senet üzerindeki tanzim ve vade tarihlerinin sonradan doldurulduğunu, senet üzerinde tahrifat yapıldığının açık olduğunu, takibe konu evrakın bono niteliğinde olmadığını, senet üzerindeki düzenleme tarihine bakıldığında da TTK'nun 749/1 maddesi uyarınca zamanaşım süresinin dolduğunu, bu nedenle de zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, düzenleme tarihi ile vade tarihi arasındaki tarih aralığının da çok uzun olup hayatın olağan akışına aykırı olduğunun açık olduğunu, senet üzerinde her ne kadar NAKDEN yazısı bulunsa da müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki de bulunmadığını, ticari ilişki bulunduğunun ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, senet üzerinde yazılı para biriminin mark olduğunu, günümüzde bu para biriminin ticari hayatta kullanılmadığını, sonradan para biriminin TL'ye çevrilmesini de kabul etmediklerini, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinin müvekkilinin ticari hayatına zarar verdiğini, bu nedenle öncelikle icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 12/11/2024 tarihli feragat dilekçesi ile; davadan müvekkilinin talebi doğrultusunda feragat ettiklerini, feragat nedeniyle gereğinin yapılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekil mahkememize vermiş olduğu 25/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu senet üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, bu durumun imza incelemesi ile ortaya konulacağını, senet üzerinde herhangi bir tahrifat olmadığını, senet üzerinde TTK'nun belirlenen niteliklerin tümünün var olduğunu, bono niteliğine haiz bir senet olduğunu, senedin vade tarihinden itibaren 3 yıllık süre geçmeden icra takibinin başlatıldığını bu nedenle davacı tarafın zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğini, düzenleme tarihi ile vade tarihi arasındaki uzun süreye ilişkin itirazlarının da hukuki dayanağının olmadığını bu hususta herhangi bir hukuki düzenleme olmadığını, savcılık soruşturma dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, takibe konu senedin başlı başına bir yazılı delil olduğunu, davacının iddialarının aksine ispat yükünün davacı tarafta olduğunu ve haklılık durumunu yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, davacının kullanmış olduğu telefon mesajlarının incelenmesinde borcunu kabul ettiğini ve ödeyeceğini beyan ettiğini, senet üzerindeki para biriminin Euro para birimine çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmasında hukuki bir engel durum söz konusu da olmadığını, ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla açılan haksız davanın reddine, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 13/11/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "...Taraflar haricen anlaşmış olup yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır..." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekilinin 12/11/2024 tarihli dilekçe ile vekâletnamesindeki davadan feragat özel yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini mahkememize bildirmiş, davalı vekili de 13/11/2024 tarihli duruşmadaki beyanında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden dava açılırken alınan 18.925,72TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 1.741,41TL tamamlama harcı toplamı olan 20.667,13TL harçtan alınması gereken 285,07TL harcın mahsubu ile fazla alınan 20.381,43TL'nin harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı lehine talep edilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/11/2024 Başkan ... Üye 212088 Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır