İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/569 E. 2025/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/569
- Karar No
- 2025/49
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ: T.C. Konya Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 07/12/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait, ... plakalı araca, davalı nezdinde ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın 14.09.2021 tarihinde maddi hasar verdiğini, ekte sunulan kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurla kazanın meydana gelmesine sebep olmakla birlikte müvekkilinin bulunduğu araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun olmadığının sabit olduğunu, yaşanan kaza nedeni ile müvekkilinin aracının hasarlandığını, aracın onarımının ekonomik olmaması sebebi ile pert-total işlemi tabi tutulduğunu, ekte sunulan müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak imzaladığı ibranameden de görüleceği üzere müvekkilinin aracının piyasa değerinin 105.000,00 TL olduğu, aracın sovtaj bedelinin 57.555,00 TL olduğu, hasarının ise 47.445,00 TL olduğunun belirlendiğini ve müvekkiline sigorta şirketince limitler dahilinde 43.000,00 TL hasar bedeli ödemesinin yapıldığını, Sigorta Şirketi ile müvekkili arasında (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şerhi düşülerek) ibraname imzalandığını, davaya konu hasar gören aracın müvekkilinin kasap işletmesi için kullandığı et taşıma için kullanılan, kasasında soğutma özelliği bulunan bir araç olduğunu, tüm bu hususlar dikkate katılmadan sigorta şirketince rayiç bedel hesaplaması yapıldığını, aracın rayiç bedelinin aracın gerçek değerine göre çok düşük hesaplandığını, ayrıca ekte sunulan eksper raporundan da anlaşılacağı üzere sigorta şirketi tarafından aracın sovtaj bedeli yüksek hasar bedelinin düşük hesaplandığını, bu tutarsızlıkların mahkememizce alınacak bilirkişi raporu ile çözüme kavuşturulmasının gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar neticesinde davalı tarafından ödenen tutarın müvekkilinin zararını karşılamaktan uzak olduğunun açıkça ortada olduğunu, dilekçeleri ekinde sunulan eksper raporunda da görüleceği üzere müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar miktarının 78,706.36 TL olduğunu, Sigorta Şirketi tarafından limitler dahilinde 43.000,00 TL ödeme yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda davalıların bakiye 35.706,36 TL'den sorumlu olacağını, müvekkilinin aracında yaşanan zararın tespiti ve sigorta şirketi ile sulhen uyuşmazlığın çözümü amacı ile 23.07.2022 tarihinde davalılardan ... Kasko şirketine başvuru yapıldığını ancak bakiye tutar yönünden taraflarına geri dönüş yapılmadığını, huzurdaki davalarının kısmi dava olarak açılmış olup bilirkişi raporunun tebliği sonrasında, rapor doğrultusunda davalarının nihai değerine kavuşturulacağını, aracın onarımda kaldığı sürece müvekkilinin aracını kullanamadığını ve mağduriyet yaşadığını, aracın maruz kaldığı hasarın boyutu ve tamir bedelinin büyüklüğü ve onarım süresi dikkate alındığında müvekkilinin araç mahrumiyeti yaşadığının belirleneceğini, meydana gelen bir trafik kazası neticesinde araçta oluşan maddi hasarın, kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası tarafından karşılandığını, fakat aracın hasar görmesi durumunda sadece maddi zarar oluşmadığını, hasar gören aracın onarım süresince kullanılamaması sebebiyle müvekkilinin kârdan yoksun kalmakta ve bu sebeple araçtan yoksun kalma tazminatı gündeme gelmekte olduğunu, araç mahrumiyeti sebebiyle oluşan zararı zorunlu mali sorumluluk sigortasının karşılamadığını, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu yükümlülüğün doğabilmesi için 4 şart aranır: "Hukuka aykırı bir fiil, Bir fiille bir kişiye verilen zarar, Fiilin işlenmesinde failin kusurlu olması, Zarar ile fiil arasında nedensellik bağlantısı." şeklinde belirtildiğini, araçtan mahrumiyet sebebiyle doğan zararın tazmini için TBK m. 49 gereğince kusurlu tarafa başvurulabileceğini, kusurlu araç sahibi ve sürücüsünün bu zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, araçtan mahrumiyet tazminatının hesaplanmasında hususi araç-ticari araç ayrımının önem arz ettiğini, zira hususi araç söz konusu olduğunda varsa ikame araç bedeli, yoksa aracın olmaması sebebiyle oluşan giderler dikkate alınırken; ticari araç olması durumunda bunlara ek olarak ticari kazanç kaybının da hesaba dahil edilmesinin gerektiğini, müvekkiline ait aracın maruz kaldığı hasarın boyutu, tamir bedelinin büyüklüğü ve onarım süresi dikkate alındığında müvekkilin araç mahrumiyeti yaşadığının açık olduğunu, aracın onarımının 3 ay sürdüğünü, hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zararın, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) kazanç kaybı tazminatının konusunu oluşturduğunu, müvekkilinin kasap olup, aracını kasap işletmesi için kullandığını, müvekkilinin aracının kasa kısmında soğutma bölümü bulunmakta olup aracın bu özelliği sayesinde et taşıma faaliyetini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu süreç içerisinde ticari amaçla kullandığı kamyonetini işletemediğini ve kazanç kaybına uğradığını, bu sebeple müvekkilinin hem ticari araç olması sebebiyle kazanç kaybının hem de aracın olmaması sebebiyle oluşan giderlerin tazmini gerektiğini, onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsünün müteselsil olarak sorumlu olduğunu, Sigorta Şirketi tarafından yapılan aracın perte ayırma işlemlerinin 3 ay sürmüş olup müvekkilinin 3 ay boyunca aracından mahrum kaldığını, 3 ay boyunca müvekkilince diğer hususlar açısından bilirkişi marifetiyle müvekkilinin ticari amaçla kullandığı araçtan mahrumiyet süresinde kazanç kaybı bedeli ve aracın kullanılamaması sebebiyle oluşan giderler dikkate alınmak suretiyle araç mahrumiyet bedelinin tespitini talep ettiklerini, araç mahrumiyet zararının müvekkilinin gerçek zararı olup, TBK. gereğince davalı ... Ltd Şti tarafından karşılanmasının gerektiğini, Yargıtay Emsal Kararlarında araç mahrumiyet bedelinden davalının sorumlu olacağının hüküm altına alındığını, araç mahrumiyet zararının müvekkilinin gerçek zararı olup, T.B.K. Gereğince ve 2918 sayılı KTT'nın 85. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü gereğince davalılar sürücü ve işletenin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, araç mahrumiyet bedelinin ve araçtaki bakiye pert bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesine karar verilmesini dilediklerini, açıklanan nedenlerle HMK'nin ilgili maddeleri gereği iş bu davanın; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ek dava açma hakları saklı kalmak üzere araç mahrumiyet bedeli şimdilik 100,00 TL ve araç bakiye hasar ve pert bedeli 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL'den açılmış olup gerçek zararın bilirkişi raporu ile tespitinden sonra taleplerinin artırılacağını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkilinin araç hasar ve bakiye pert bedeli olarak şimdilik 100,00 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar tarafından taraflarına ödenmesine, müvekkilinin araç mahrumiyet bedeli olarak şimdilik 100,00 TL zararın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalı ... Ltd Şti tarafındnan taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile yasal vekâlet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil şirket davalı gösterilmek suretiyle huzurdaki davanın ikame edildiği, müvekkil şirket aleyhine işbu davanın ikame edilmesinin hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetli olduğu, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiği, /09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacının ... plakalı aracında hasar meydana geldiği iddiasıyla işbu dava açılmış olup müvekkil şirket davalı konumunda olduğu, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkil şirketçe ... sayılı Aracım Güvende Ağır Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, müvekkil şirket merkezi Ümraniye/İSTANBUL olduğundan dava yetkisiz mahkemede açıldığı, bu nedenle itirazları kabulüyle dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, HMK 6. Madde uyarınca genel yetki kuralının dikkate alınması ve davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle reddine karar verilmesi talepleri bulunduğu, MADDE 6- (1) “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” şeklinde olduğu, davacının talebine ilişkin trafik kazasından kaynaklı talepler için 2 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmesi talepleri bulunduğu, müvekkil şirket poliçe limiti uyarınca ve sigortalı kusuru oranında sorumlu olduğundan dosyada kusur incelemesi yapılması gerektiği, her ne kadar davacının talebine ilişkin müvekkilin bir sorumluluğu bulunmasa da mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda dosyada öncelikle kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması talepleri bulunduğu, zira sigorta şirketleri meydana gelen rizikodan poliçe teminat limitine kadar ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, yolcu konumunda olup yolcunun sürüş kusuru bulunmasa da, kazanın gerçekleşme şekli değerlendirildiğinde davaya konu kazadaki kusur oranlarının tespiti önem arz ettiğini davacının faiz talebinin kabulü mümkün olmayıp dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ve ıslah halinde ise ıslah edilen miktara ıslah sonrası faiz işletilmesi gerektiği, davacının avans faizi talebinin kabulü mümkün olmadığı, tüm bu açıklamaları kapsamında ve belirttikleri hukuki gerekçeler doğrultusunda davanın reddini talep etme zarureti hâsıl olduğu, yukarıda izah ettikleri, re'sen dikkate alınacak sebepler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla, yetki itirazları kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi, aksi halde işbu dilekçelerinde izah ettikleri hususları dikkate alınması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememiz dosyası ile görülmekte olan davaya ilişkin olarak davacının iddia ettiği hususların tamamen gerçek dışı olduğu işbu davanın reddi gerektiği, öncelikle davacının hiçbir iddia ve talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dava konusu kaza 14/09/2021 tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1. Maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin iki yıl içinde trafik kazası zamanaşımına uğrayacağı düzenlendiği, davacının usul ve yasalara aykırı olarak zamanaşımına uğramış trafik kazasından kaynaklı olarak maddi zararlarının tazminini talep ettiği, bu sebeple davacının haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu işbu davanın reddi gerektiği, davacı tarafın dava dilekçesinde ... plakalı araçta oluşan hasar ve bakiye pert bedeli, mahrumiyet bedeli masraflarının ödenmesini talep ettiği, ancak bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığı, 14/09/2021 tarihli kaza tespit tutanağında müvekkile 96100 kusur izafe edilmesinin kabulünün mümkün olmadığı, zira, sürücü ... , yaşanılan kaza sonrasında büyük bir şok yaşadığı, bu şok sebebiyle sürücü ... (Davacının hiçbir iddia ve talebini ve müvekkilin kusurunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla) polis memurları tarafından karşı taraf araç sürücüsünün kusurunun tutanağa geçirilmesi hususunda etkin olamadığı, zira, müvekkil şirkete ait aracı sevk ve idaresinde kullanan ... ' nin herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, bu sebeplerle kaza tutanağının eksik ve hatalı olduğu, işbu eksik ve hatalı düzenlenen kaza tespit tutanağına dayanılarak davacı tarafça öne sürülen taleplerin kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki kaza tespit tutanağı mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliği arz etmediği, zira kaza tespit tutanağının geçerliliği, aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olduğu, bu nedenle kaza tespit tutanağına dayanarak müvekkile kusur izafe edilmesinin ve bu kusur doğrultusunda talep edilen tazminatın kabulü mümkün olmadığı, dolayısıyla söz konusu hasar ve bakiye pert bedeli, mahrumiyet bedeli masrafların ödenmesi taleplerinin reddi gerektiği, davada kusur oranlarının hiçbir kuşkuya mahal vermeyecek şekilde belirlenmesini, mahallinde keşif yapılması ve bu doğrultuda kusur oranlarının tespiti ile usul ve yasalara aykırı olarak açılmış işbu davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi kanaat halinde dahi davacı tarafından ... plakalı aracın sigorta şirketine genel başvuru yapıldığı ve sigorta şirketi tarafından davacıya fazlasıyla ödeme yapıldığı, keza aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. hususlar dikkate alındığında talep edilen tazminatların sigorta şirketi tarafından fazlasıyla ödendiği, karşı tarafın işbu davayı açarak tamamen kötü niyetli bir şekilde hareket edip sebepsiz zenginleşme yaratmak istediği, davacı tarafın dava dilekçesinde davacının işini yapamaması sebebi ile ticari kazanç kaybını talep etmişse de kabulü mümkün olmadığı, ... plakalı aracın kullanım amacı ticari nitelikte değil hususi nitelikte olup ticari amaçla kullanılmadığı, söz konusu araca ait ruhsatname de incelendiğinde aracın hususi niteliğe haiz olduğunun açıkça görüleceği, davacı tarafın avans (ticari) faiz ve ticari kazanç kaybı taleplerinin tamamen kötü niyetle müvekkilden haksız kazanç sağlamak maksadıyla yapıldığı, ayrıca ilgili sigorta şirketi tarafından davacıya 27 gün sonra pert parası ödemesi yapıldığı, davacının kazanç kaybı ve diğer iddia ve taleplerini kabul etmemek kaydıyla, işbu 27 gün içerisinde hafta sonlarının çıkarılması ile 18 iş günü olduğu, ilgili sigorta şirketine müzekkere yazılarak belgelerin ve ödeme dekontlarının celbini talep ettiklerini, işbu sebeple kötü niyetli bir şekilde açılmış olan davanın reddi gerektiği, davacının hiçbir iddia ve talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazanın oluş şekli ve kaza fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere davacının aracında meydana gelen hasarın tazmininin 3 ay gibi afaki bir sürede tamir edilmesinin kabulü mümkün olmadığı, ayrıca davacıya ait ... plakalı aracın kaza öncesi herhangi bir şekilde hasarlı olup olmadığı, tramer kayıtları ve diğer hususların tetkik ve tahkiki açısından ilgili kurumlardan belgelerin celbini talep ettiklerini, davacının gerçek dışı ve afaki iddialar ile müvekkilden haksız kazanç elde etme saiki ile hareket etmekte olup haksız ve mesnetsiz iddialar ile açılmış davanın reddini talep ettiklerini, tüm bu açıkladıkları nedenlerle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, trafik kazasının zaman aşımına uğraması, sigorta tarafından meydana gelen zararların bedeli fazlasıyla ödenmiş olması, davacı tarafa ait aracın ruhsatnamesinde de yazdığı üzere hususi nitelikte olmasından kazanç kaybının meydana gelmeyeceği, söz konusu hasarların cüzi miktarda olup hasar nedeniyle doğacak masraf ve işçilik ücretleri gibi ücretlerin sigorta tarafından fazlasıyla ödenmiş olması sebepleriyle davacı tarafın sebepsiz zenginleşme yaratmak amacıyla kötü niyetle öne sürülen bu taleplerin kabulü mümkün olmayıp davanın esastan reddine karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplere binaen, zamanaşımı süresi geçirilerek açılmış olan haksız ve yasal dayanaktan yoksun bu davanın öncelikle reddi, sayın mahkeme aksi kanaate ise tespitini talep ettikleri hususlarda bilirkişilerden rapor alınarak; esas hakkında öne sürdükleri hususlar dikkate alınarak haksız ve yersiz olarak müvekkil aleyhine açılan davanın esastan reddi, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının uğradığını iddia ettiği bakiye hasar bedeli maddi zararı ile ikame araç bedeli maddi zararının tazmini talepli tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise 14/09/2021 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği bakiye maddi zararı olup olmadığı, var ise miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, zmm poliçe teminat limitlerinin tükenip tükenmediği ve davacının var ise zararının davalılardan talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu görüldü. II.HÜKME EMSAL ALINAN YÜKSEK MAHKEME İLAMLARI (1)T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Mahkemece, kaza nedeniyle ilgili tüm bilgi ve belgeler celbedilerek kazanın meydana geldiği yerin özellikleri, kazanın meydana geliş şekli ve aracın hangi kısımlarının darbeye maruz kaldığı nazara alınarak sigortalı araçta kaza nedeniyle hangi hasarların meydana geldiği, meydana gelen hasarların tamiri için ne kadar masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiği, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlendiği, aracın tamiri ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplandığı ek rapora göre karar verilmesinde usule aykırılık olmayıp itiraz yersizdir." denilmiştir. (2) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, zarar veren araç hususi nitelikte olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanması gerekmekte olup, avans faiz uygulanması doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi delaletiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. (3) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilmiştir. (4) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/12/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Burada üzerinde durulması gereken, 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece fiilin Ceza Kanununa göre cezayı gerektiren bir fiil olmasının yeterli olması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır." denilmiştir. (5) T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 29/09/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında; "Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE (1)GÖREV AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki dava dosyası T.C. Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/12/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı görevsizlik ilamı ile Mahkememize tevzi edilmiş olup davalılardan birisinin sigorta şirketi olması sebebiyle eldeki davanın mutlak ticari davaya vücut verdiği anlaşılmakla Mahkememizin görevli olduğu kanaati ile işin esasına geçilmiştir. (2) YETKİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de 6100 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi ve T.C. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07/07/2021 Tarih ve 608 Sayılı Kararı nazara alındığında söz konusu davanın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının yetkili mahkeme hususunda seçimlik hakkı bulunduğu, kazanın Konya İli Kadınhanı İlçesinde meydana geldiği, davada Mahkememizin görevli olması ve dava tarihi karşısında yukarıda zikredilen HSK kararı gereğince Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu görülmekle Mahkememizin yetkili olduğu dolayısıyla davalı vekilinin yapmış olduğu yetki ilk itirazının reddine karar verilerek işin esasına geçilmiştir. (3) KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır. 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir. 07/10/2024 Tarihli Kusur raporunda yer alan tespitlerin dosya içerisinde yer alan 14/09/2021 tarihli Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı şirketin ZMM Sigortası tarafından dava öncesinde sigortalısı tam kusurlu kabul edilmek suretiyle teminat limiti kadar ödeme yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (4) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise hasar bedeli ve ikame araç bedeli maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmış, 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olmadığı, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 115.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile sovtaj değerinin 57.555,00 TL olacağı, davalının hem İMM Sigortacısı hem de ZMM Sigortacısı olan davalının ZMM Sigortası kapsamında yapmış olduğu 43.000,00 TL mahsup edildikten sonra davacının bakiye hasar bedeli maddi zararının 14.445,00 TL olacağı, aracın pert olarak kabul edilmesi sebebiyle kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model aracı 30 gün içerisinde satın alabileceği, davacı tarafından yapılması gereken zorunlu masrafların mahsubu neticesinde ikame araç bedeli maddi zararının ise 18.659,00 TL olacağı rapor edilmiştir. T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı, 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. (5) ZAMANAŞIMI DEFİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada kaza tarihinin 14/09/2021 tarihi olduğu, dava tarihinin 07/12/2022 tarihi olduğu, ıslah tarihinin 25/11/2024 tarihi olduğu, davanın 6100 Sayılı Kanunun 109/1 maddesi gereğince kısmi dava olarak açıldığı, davalının hem İMM Sigortacısı hem de ZMM Sigortacısı olan davalının ZMM Sigortası kapsamında 06/10/2021 tarihinde 43.000,00 TL'lik kısmi ödeme yaptığı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 154/1 ve 155/2 maddesi gereğince bu ödemenin zamanaşımını kestiği, 06/10/2023 tarihi itibariyle yeni zamanaşaımı süresinin başladığı, bu hususun yanı sıra 14/09/2021 tarihli Kaza Tespit Tutanağında kaza neticesinde yaralanmanın meydana geldiği, yukarıda detayı verilen T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/12/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında somut olayımızda ceza zamanaşımı için öngörülen 8 yıllık zamanaşaşımının uygulanacağı, 2918 Sayılı Kanunun 109/1-2 maddesinde yer alan amir kanun hükmü nazara alındığında alacağın zamanaşımına uğramadığına Mahkememizce kanaat edilmiştir. (6) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; (a) Hasar Bedeli Yönüyle: 14/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olmadığı, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 115.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile sovtaj değerinin 57.555,00 TL olacağı, davalının hem İMM Sigortacısı hem de ZMM Sigortacısı olan davalının ZMM Sigortası kapsamında yapmış olduğu 43.000,00 TL mahsup edildikten sonra davacının bakiye hasar bedeli maddi zararının 14.445,00 TL olacağı anlaşılmakla davacı davasının kabulü ile 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 14.445,00 TL bakiye hasar bedeli maddi zararının davalı ... Sigorta A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ... ) teminat limitleri ile sınırlı olmak (İMM Kombine Limiti: 1.000.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalı ... Limited Şirketi'nden( Kaza tarihi olan 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. (b) İkame Araç Bedeli Yönüyle; 14/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın pert olarak kabul edilmesi sebebiyle kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model aracı 30 gün içerisinde satın alabileceği, davacı tarafından yapılması gereken zorunlu masrafların mahsubu neticesinde ikame araç bedeli maddi zararının ise 18.659,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 18.659,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalı ... Limited Şirketi'nden kaza tarihi olan 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. (7) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere ; 1-Davacı davasının KABULÜ İLE; (a) Davacının 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 14.445,00 TL bakiye hasar bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ... ) teminat limitleri ile sınırlı olmak (İMM Kombine Limiti: 1.000.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ... LİMİTED ŞİRKETİ'NDEN( Kaza tarihi olan 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının 14/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 18.659,00 TL ikame araç bedeli maddi zararının DAVALI ... LİMİTED ŞİRKETİ'NDEN kaza tarihi olan 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.261,33TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 80,70TL peşin harç ve yargılama sırasında alınan 561,92TL ıslah harcı toplamı olan 642,62TL harcın mahsubu ile bakiye 1.618,71TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin (14.445,00/33.104,00) oranında 706,33TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının harcın tamamından sorumlu olduğuna,) 3-Arabuluculuk dava şartı olmadığından hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 80,70TL başvuru harcı, 80,70TL peşin harç, 561,92TL ıslah harcı, 11,50TL vekalet suret harcı, 480,25TL posta ve tebligat gideri, 5.500,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.715,07TL'nin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (14.445,00/33.104,00) oranında 2.930,13TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,) 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (14.445,00/33.104,00) oranında 13.090,56TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının harcın tamamından sorumlu olduğuna,) 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, dava değeri yönüyle kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak 6100 Sayılı Kanunun 341/2-4 maddesi ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesiyle eklenen Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranı uygulanarak 2025 YILI İÇİN BELİRLENEN 40.000,00 TL'LİK PARASAL SINIR nazara alındığında miktar itibariyle KESİN OLMAK ÜZERE Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025 Katip Hakim