İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/208 E. 2025/757 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/208
Karar No
2025/757
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 06.09.2022 tarihli buğday alım-satımına ilişkin ticari bir sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre; davalının sözleşmede belirtilen nitelikte ve kalitede 1.000 Ton Buğdayı (+/- %10) en geç 30.09.2022 tarihinde teslim etme edimini yüklendiğini, müvekkilinin ise 290-USD/Ton birim bedeli üzerinden toplam 290.000,00-USD'yi, %10 bedeli sözleşmenin kurulduğu 06.09.2022 tarihinde kalan 261.000,00-USD'yi ise sözleşme konusu buğdayın geminin tahliye edilmesinden önce ödenmesi edimini yüklendiğini, müvekkilinin iş bu sözleşmeye göre yüklendiği edim olan %10'luk (29.000,00-USD) ödemeyi ifa etmiştir ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan vade tarihi 30.09.2022 ve sonrasında yüklendiği edimi ifa etmediğni ve temerrüde düştüğünü, taraflarınca düzenlenen Konya .Noterliği'nin 03.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ifaya hazır olduklarını belirttiklerini ve sözleşmenin aynen ifasının yerine getirilmesi talep etmiş iseler de taraflar arasında şifahen yapılan görüşmelerde davalının söz konusu edimi ifa etmeyeceğini çünkü sözleşmenin kurulduğu tarih ile vade tarihi arasında buğdayın piyasa bedelinin arttığını, aradaki fiyat farkının ödenmesi durumunda edimini yerine getireceğini ifade ettiğini, devam eden süreçte davalı tarafından düzenlenen Konya .Noterliği'nin 11.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ellerinde olmayan nedenlerle edimlerini ifa edemediklerini, davacı tarafça yapılmış kısmi ödemenin iade edildiğini ve sözleşmenin hükümsüz kaldığını belirttiklerini, tarafların hür iradeleriyle ortaya koydukları iş bu ticari sözleşmede, davalının sözleşmede düzenlenmeyen, düzenlense dahi kendi iş alanındaki basiretli bir tacirin öngörebileceği, süreklilik arz etmeyen bir durumu kendi yorumlarıyla mücbir sebep olarak nitelendirmesi ve bunun neticesinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak edimini ifa etmemesine müteakip sözleşmeyi tek taraflı iradesiyle haksız bir şekilde fesh etmesi nedeniyle; davalı/satıcının sözleşmeyi haksız bir şekilde fesh edilmesi neticesinde müvekkili şirket nezdinde doğan zararlarının tazmini amacıyla eldeki iş bu davanın derdest edilmesi zaruret hasıl olduğu gibi nedenlerle sözleşmenin davalı/satıcı tarafından haksız bir şekilde fesih edildiğinin tespitini, müvekkili nezdinde doğan, dava dilekçemizin 2g. ve 2ğ. bendinde izah edilen zararların hesaplanması neticesinde ilerde arttırmak ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-USD belirsiz alacağın haksız fesih tarihi olan 11/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satım sözleşmesi ani edimli bir sözleşme olduğundan ancak ve ancak satım sözleşmesinden dönülmesinden bahsedileceğini, dönme halinde de taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümülülüğünden kurtulacağını ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerini, davacı tarafın dilekçesinde de ifade edildiği üzere müvekkili şirket 29.000,00 USD ön ödemeyi iade ettiğini ve herhangi bir ifa yükümlülüğü altında olmadığını, müvekkili şirketin, dava dışı Tarımex isimli firmanın Rusya-Ukrayna arasındaki savaş ve seferberlik hali nedeniyle buğdayları getirememesi sebebiyle davacıya buğdayları teslim edemediğini, bu bağlamda müvekkili firmaya herhangi bir kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, dava dışı ... firmasının buğdayları temin edememesine bağlı olarak müvekkilinin da davacıya buğdayları teslim edememesi ve akabinde sözleşmeden dönülmesinde taraflar sadece aldıklarını iade etmekle yükümlü olduklarını müvekkili şirketin de davacından almış olduğu 29.000,00 USD ön ödeme bedelini derhal davacıya iade ettiğini, buğdayların temin edilememesi ve bu nedenle de sözleşmeden dönülmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun olmadığı gibi nedenlerle HMK. md. 107 hükmü uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde açılması hukuken mümkün olmayan işbu davanın dava değerinin belirlenerek harcın tamamlanmasına, aksi takdirde davanın usulden reddini, dava esastan görülmeye devam edilecek olursa işbu haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı (alıcı) ile davalı (satıcı) arasında akdedilen 06/09/2023 tarihli buğday alım-satımına ilişkin düzenlenen sözleşme gereğince davalının sözleşmeyi fesih etmesinin haklı olup olmadığı, bu bağlamda mücbir sebep nedeni ile aynen ifanın imkansız olması halinin söz konusu olup olmadığı, haksız fesih halinde davacı şirketin doğan zararının ne miktarda olduğu, bu zararın davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği, edilebiliyor ise ne miktarda davalıdan tahsil edileceği hususlarına yönelik olduğu görülmüştür. Mahkememizin 09/05/2024 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davalı ile yaptığı sözleşme kapsamında alacağı birim fiyatın 290,00USD olduğu davacının dava dışı ... A.Ş'den aldığı birim fiyatın ise 332,00USD olduğu davacının davalıdan ürünleri alamadığı için uğradığı zararın ise ton başına 42,00USD olduğu sözleşmede kararlaştırılan ürün miktarı 1.000,00 Ton olduğu değerlendirildiğinde davacının davalıdan ürünleri alamadığı için uğradığı toplam zararın 42.000,00USD olabileceği, sözleşmelerin geçerli olup olmadığı ilgili sözleşmeler kapsamında davalının ürün teslimini süresi içinde yapmaması nedeniyle davacının uğradığı zararı ödeyip ödemeyeceği noktasında nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, dava tarihi olan 05/04/2023 olduğu dava tarihindeki merkez bankası Usd kurunun 19,2001TL olduğu, dava tarihindeki davacının uğradığı muhtemel zararın 42.000,00USD olabileceği, dava tarihi olan 05/04/2023 tarihindeki merkez bankası döviz alış kuru baz alındığında 806.404,20TL olabileceği kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmasında tarafların itirazı üzerine dosyanın yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 06/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök rapordaki tüm kanaatlerin devam ettiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasında dosyanın hesap bilirkişisine tevdi ile davacının talebine esas 29.000USD'nin 40 günlük avans faizi talebinin hesaplanması ve sözleşmenin ifası için yapılan ihtar masrafı ve damga vergisi ödemesinin belirlenmesi istenilmiştir. Mahkememize sunulan 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talebine esas 29.000 USD'nin 40 günlük avans faizi talebinin hesaplanması hususunda yapılan hesaplamada hesaplanan avans faiz tutarı 254,25 USD, sözleşmenin ifası için yapılan ihtar masrafı ve damga vergisi ödemesinin belirlenmesi konusunda dosya içeriğinde söz konusu ihtarnamenin olduğu ancak ihtarnameye ait ödeme belgesinin olmadığının tespit edildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan 16/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; davacının 03/10/2022 tarihli noter ihtar belgesi için 402,72 TL ödediği, 19/10/2023 tarihli ödediği damga vergisi için 50.049,19TL ödediği, davacının 19/10/2023 tarihli pişmanlık zammı için 17.517,22TL ödediği toplam ödemenin 67.969,13TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. GEREKÇE: Davacı taraf, davalıyla aralarındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile, bundan kaynaklı oluşan satılanın yerine başkasına satın almak için ödenen bedelden kaynaklı zararını, davalıya sözleşme başlangıcında ödenen 29.000 USD'nin 42 gün boyunca davalı uhdesinde bulunmasından kaynaklı zararını, damga vergisi, pişmanlık zammı ve ihtar masrafını ve kur farkından kaynaklı zararını talep etmiştir. Davalı taraf, taraflar arasında sözleşmeden ziyade bir sipariş formu imzalandığını, ancak sözleşme olarak da kabul edilebileceğini, Rusya-Ukrayna savaşından dolayı taahhüt ettiği buğdayı (kendisine dava dışı firmanın yurt dışından getireceği) teslim edemeyeceğini bildirerek aldığı ön ödemeyi de iade ettiğini, taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, satış sözleşmesi ani edimli bir sözleşme olduğundan fesihten söz edilemeyeceğini, sözleşmeden ancak dönülebileceğini, bu halde tarafların birbirlerine verdiklerini geri iade etmeleri halinde başka bir ifa yükümlülüğünün kalmayacağını, davacının aynen ifa talep etmesi nedeniyle gelinen aşamada müspet veya menfi zararını isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalının savunması kapsamında Ticaret Bakanlığından gelen yazı cevabında, ilgili tarihlerde ülkemiz ile Rusya devleti arasında tahıl ticaretinde bir kısıtlama ya da sorun yaşanmadığı bildirilmiştir. Öncelikle taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu sabittir. Davacı 03/10/2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ifasını talep etmiştir. Davalı ise 11/10/2022 tarihli ihtarname ile teslim etmesi gereken malı tedarik edemediğinden sözleşmenin hükümsüz kaldığını davacıya bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve bu ihtarnameler uyarınca sözleşmenin haksız şekilde davalı tarafından feshedildiği anlaşılmıştır. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (6102 sayılı TTK’nın 18/3.maddesi)Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanıdır. Fesih beyanı karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur. Bilindiği üzere, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, karşı taraf, artık sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyeceği gibi doğrudan sözleşme ile kendisine tanınmış bulunan bir hakkı, sözleşme halen yürürlükte imişcesine kullanma olanağına sahip değildir. ( YARGITAY . Hukuk Dairesi’nin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı)Bu anlamda, sözleşmenin feshinin ileriye etkili yahut geriye etkili (dönme) olup olmadığı veya haklı nedenlere dayalı bulunup bulunmadığının tartışılmasının, somut davada ve bu davadaki talep sonucunu oluşturan muarazanın giderilmesi istemi açısından bir önemi yoktur. Taraflar arasındaki sözleşme fesihle birlikte sona ermiş olup feshin haklı nedenlere dayalı olup olmadığı hususunun, ancak bu yoldaki iddia ile karşı taraftan tazminat isteminde bulunulması halinde, bu cihette açılacak bir tazminat davasında tartışılması ve sonuca bağlanması gerekir. (YARGITAY . Hukuk Dairesi ... esas- ... karar) Somut olayda, feshin 6102 sayılı yasanın 18/3.maddesine uygun olduğu ve davacıya ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğurduğu, bu şekilde taraflar arasındaki sözleşmenin davalının fesih beyanı ile sona erdiği anlaşılmıştır. İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, karşı taraf, artık sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyeceği açıktır. Somut olayda, davalının savunmasına göre sanki davacı tarafından sözleşme feshedilerek, davalıya ödendiği ihtilafsız olan bedelin iadesini talep ettiğine göre, TBK'nın 125/3 maddesindeki, ''sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.'' hükmüne göre karar verilmesi talep edilmiştir. Oysa olayda, davacının sözleşmeyi devam ettirme iradesinde olduğu ve davalının fesih iradesinde olduğu sabittir. Bu anlamda, sözleşmenin feshinin ileriye etkili yahut geriye etkili (dönme) olup olmadığının tartışılmasının, somut davada ve bu davadaki talep sonucunu oluşturan tazminat istemleri açısından bir önemi yoktur. Tüm bu anlatılanlar ve varılan sonuç itibariyle; Davacının davalı ile yaptığı sözleşmedeki birim fiyatın 290 USD olduğu, sözleşme feshi nedeniyle dava dışı firmadan aldığı birim fiyatın ise 332 USD olduğu, yani ton başına 42 USD zararının olduğu sözleşmede 1000 ton için anlaşıldığından bu husustaki zararın 42000 USD olduğu değerlendirilmiştir. Sözleşme başlangıcında davalıya ödenen 29000 USD'nin 42 gün boyunca davalı uhdesinde bulunmasından kaynaklı davacının 254,25 USD zararının olduğu ve bu zararını davalıdan talep edebileceği değerlendirilmiştir. Kur farkından kaynaklı zararının da bu kapsamda olduğu, her iki talebin birden kabul edilmesinin adeta "bir koyundan iki post çıkarmak" anlamına geleceği değerlendirilmekle kur farkından kaynaklı zarar talebi reddedilmiştir. Yine 67.566,41 TL (damga vergisi, pişmanlık zammı ve ihtar masrafı talebi yönünden)'nin 19/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak davacının hükmedilen bu zararları davalıdan talep edebileceği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Dava değeri açısından dava tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru: 19.26 TL'dir. Buna göre dava değeri 890.480,57 TL olup kabul edilen miktar 881.373,27 TL'dir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜ İLE; 1-42.000 USD (Satılanın yerine başkasına satın almak için ödenen bedelden kaynaklı zarar)'nin fesih tarihi olan 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Amerikan Doları para birimi üzerinden açılmış, bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-254,25 USD (29.000 USD'nin 42 gün boyunca davalı uhdesinde bulunmasından kaynaklı)'nin fesih tarihi olan 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca Amerikan Doları para birimi üzerinden açılmış, bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-67.566,41 TL (damga vergisi, pişmanlık zammı ve ihtar masrafı talebi yönünden)'nin 19/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kur farkından kaynaklı zarar talebinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 60.207,29-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 328,92-TL peşin harç ve 14.835,98-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 45.042,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (881.383,27/890.480,57) hesaplanan 1.544,06-TL'sinin davalıdan alınarak, 15,94-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 328,92-TL peşin harç ve 14.835,98-TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 15.344,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından karşılanan 278,75-TL posta ve tebligat gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 25,60-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.804,35'nin haklılık oranına göre (881.383,27/890.480,57) 7.724,62-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 138.207,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.097,30- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, 11-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.13/11/2025

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/208, K. 2025/757, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-208-e-2025-757-k-6a3800091aa8