İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/146 E. 2025/25 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/146
Karar No
2025/25
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin mülkiyeti şahsına ait olan ... çekici - ... dorseli TIR ile 16.11.2022 tarihinde davalı ... Tic. A.Ş.'nin Akşehir/KONYA adresindeki fabrikasından 30 palet 23625 birim donmuş patatesi ... Yenişehir/BURSA adresindeki deposuna şoförü ... vasıtası ile taşıdığını, buna ilişkin 16.11.2022 düzenleme tarihli ... numaralı sevk irsaliyesini ekte sunduklarını, daha sonra söz konusu taşıma bedeline ilişkin olarak 17.11.2022 tarihli ... nolu, 10.868,00 TL tutarlı e-arşiv faturası düzenlendiğini ve davalı ... Tic. A.Ş'ne gönderildiğini, E-arşiv faturasını ekte sunduklarını, ancak, davalı şirket tarafından davacı müvekkili ile aralarındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun ödemesine ilişkin olarak müvekkilime herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine taraflarınca Akşehir İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ödenmeyen 10.868,00 TL fatura bedeli için ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı şirket vekilince 16.12.2022 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve itiraz sebebiyle icra takibi durduğunu, davalı şirketin icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunmadığını, davalı şirketin itirazında müvekkiline karşı borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak taraflarınca icra takip dosyasında takibe dayanak olarak sunulan fatura ile ilgili olarak davalı tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını ve ödeme belgesi de sunulmadığını, davalı şirketi takibe konu faturadan dolayı davacı müvekkiline karşı borçlu olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm, dava ve takip hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının Akşehir İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalarına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline; asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine; keza yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle davacı tarafından davaya konu takip talebi ekinde sunulan faturanın borcun varlığını tek başına ispat etmesi mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi müvekkili şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıpsız bir şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, fatura, faturanın, malın teslim edildiğini, işin görüldüğünü veya menfaatin sağlandığını göstereceği söylenemeyeceğini, taraflar arasında mevcut bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, faturaya itiraz edilmemesi taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığını göstermeyeceğini, eğer faturayı alıp da süresi içinde itiraz etmeyen taraf, sözleşme ilişkisini inkar ederse o zaman TTK.m.21/2'deki karinenin uygulanabilmesi için aralarında faturanın dayandığı geçerli sözleşme ilişkisinin bulunduğunun ispat yükü, faturayı düzenleyip gönderen tarafta yani davacı tarafın üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle Haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, icra takibinde hem haksız hem de kötü niyetli hareket eden davacının takibe ve davaya konu alacağının %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmili ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının, Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davacının takipteki kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda olduğu anlaşıldı. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, davacının yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davacının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması ve ve ayrıca davacının 2022 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve ekleri istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının defter incelemesi yapılmak üzere mahkememizce talimat yolu ile aldırılan SMMM bilirkişisinin 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; tespitler ışığında tarafların tacir olduğu, borç alacak ilişkilerinin ticari defter kayıtları üzerinde kayıt altına alındığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucuna göre dava konusu işlemlerin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olması durumunda borcun kesinleşmiş olacağı, değerlendirildiği, davacı ticari defterlerinin kanuni süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, usulüne uygun bir şekilde tutulduğu, bu defterler üzerinden tespitlerin yapıldığı, dolayısı ile davacı lehinde delil niteliğine haiz olduğu tespit edildiği, davalıya ait sevk irsaliyesi üzerinde davacıya ait plakalı araçlar ile sevkiyatın yapıldığı, dava konusu faturadan bir gün öncesi tarihe ait olduğu tespit edildiği, bu tespit ışığında davacının kesmiş olduğu faturadaki hizmeti yerine getirdiği görüldüğünü, davacının icra takibine konu ettiği 17.11.2022 tarihli ... nolu, 10.868,00 TL tutarlı e-arşiv faturasını ticari defterlerinde Yevmiye defterinin 28 sayfasında ... numaralı yevmiye kaydı ile kayıtlarına, davalıyı borçlandırmak suretiyle aldığını, bu borçlandırma yevmiye kaydına karşılık daha öncesi ve sonrasında borcun ödendiğine yönelik ticari defterlerde bir kayda rastlanılmadığını, sonuç olarak davacının ticari defter kayıtları ve davalının düzenlemiş olduğu sevk irsaliyesi, icra takibine konu alacağın varlığını gösterdiği rapor edilmiştir. Davalının defter incelemesi yapılmak üzere Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisine dosya tevdii edilmiş ise de, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için rapor hazırlayan SMMM bilirkişisi ... bilirkişi raporundan özetle; Davalı tarafın yetkililerine ulaşılarak Mahkememizin görevlendirme yazısının izah edildiğini, davaya ilişkin ticari defterler, belge ve kayıtların inceleme yapılıp rapor tanzim edilmek üzere tarafına ibraz edilmesi için davalı tarafından istendiğini, davalı tarafın kendilerinin elektronik defter mükellefi olduğunu, mali mühürlerinin süresinin dolduğunu, yeni mali mühür almadıklarını, dava konusu anlaşmazlık için tarafına defter, belge ve kayıt ibraz etmediklerini, bu nedenlerle davalı taraf inceleme ve tespit yapabilmesi için tarafına defter, belge ve kayıt ibraz etmediğinden tespit yapılamadığı bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 222. maddesi; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Mahkememiz 16/05/2025 tarihli duruşmasında dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle davalı taraf vekiline ödemenin ispatı konusunda dayandığı yemin delili hakkında beyanda bulunmak, karşı tarafa yemin teklif edecek ise yemin metnini sunmak ve davacı şirket yetkilisine ve bilgi için davacı vekiline tebliğe çıkartmak ve ayrıca vekaletnamesinde yemin teklifine ilişkin özel yetkisi yoksa bu eksikliği gidermek üzere, iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davalı vekili beyanda bulunmamıştır. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve ... E., ... K. sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemini kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir. Hangi maddi vakıanın çekişmeli olacağı başlangıçta belli olmadığından, davacının dayandığı yemin deliliyle hangi maddi vakıayı ispat edeceğini ayrıca mahkemeye bildirmesi gerekmemektedir. (Yargıtay HGK ... E. , ... K.) Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kendisine kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır. Bütün ispat vasıtalarında olduğu gibi yeminin de konusu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır (HMK.m.225/1). Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılırken (HMK.m.225/2); tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki taraflı irade açıklamalarının yeterli görülmediği haller, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamaz (HMK.m.226). Yemini, kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen tarafın, yemin teklif etmesinin hiçbir hukuki sonucu yoktur. İçtihadı birleşleştirmeye konu olan husus taraf yeminine ilişkindir. Bu anlamda tarafın bir delili kullanabilmesi için o delile usulüne uygun şekilde dayanmış olması gerekir. (YİBK ... E., ... K.) Davalı taraf usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen ticari dava niteliğindeki eldeki bu davada tacir olmasına rağmen defter ibrazından kaçındığı için HMK'nun 222. maddesi gereğince davacının sunduğu ve mahkememizce incelettirilip usulüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defterlerin sahibi lehine geçerli delil olduğu kabul edilerek ve davalı taraf vekiline ödemenin ispatı konusunda dayandığı yemin delili hakkında beyanda bulunmak, karşı tarafa yemin teklif edecek ise yemin metnini sunmak üzere kesin süre verilmesine rağmen yemin deliline dayanmamış olması nedeniyle, davacının alacak iddiasının sübuta erdiği kabul edilmiş ve defter kayıtlarında görülen miktar kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu kabul edilerek itirazın iptaline, alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatı ödenmesine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, (a) T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı (borçlu) tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, 10.868,00 TL ana para üzerinden takibin kaldığı yerden AYNEN DEVAMINA, (b) Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Akşehir İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen 10.868,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.173,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 742,39-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 179,90-TL peşin harç, 5,70-TL tamamlama harcı ve 54,34-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 502,45-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 5,70-TL tamamlama harcı, 54,34-TL icra harcı, 349,50-TL posta tebligat gideri, 25,60 TL vekalet harcı, 1.500,00-TL bilirkişi olmak üzere toplam 2.294,94-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden doyalı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 10.868,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise KESİN OLMAK üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/146, K. 2025/25, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-146-e-2025-25-k-5ab21c5c06e3