İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/744 E. 2025/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/744
- Karar No
- 2025/204
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... davalı ...'a (vatos asansör) ürün satışında bulunduğunu ve ilgili tacirden toplam 26.044,84 TL para alacağı olduğunu, TBK 89 gereğince müvekkil yerleşim yeri olan Konya mahkemeleri yetkili olduğunu, davalı şirketin müvekkil şirketten yaptığı alımlardan kaynaklı düzenlenen yapılmış ödemeler sonrası bakiye 26.044,84 TL para borcu olduğunu, bu borçlara ilişkin müvekkil şirkete halen ödeme yapılmadığını, tüm bu nedenlerle belirtilen faturalardan doğan 26.044,84 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 03.10.2022 tarihli arabuluculuk ile başlayan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil aleyhinde açılan iş bu davaya ilişkin olarak yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin açık adresi yer alan Hatay ili Antakya ilçesinde ikamet ettiğini, bu durumda yetkili mahkeme Hatay Adliyesi Asliye Hukuk ( Ticaret ) Mahkemeleri olduğunu, oysa ki dava Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, HSK nın 01/09/2021 tarihli yetki kararı gereği Hatay ilinin tamamında Ticaret Mahkemeleri İskenderun Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak belirlendiğini, bu nedenle her ne kadar müvekkilinin yerleşim adresi Antakya olsa da Hatay ilinin tamamına Ticaret Mahkemeleri olarak İskenderun Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi baktığından yetkili mahkeme İskenderun Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca iş bu davada Ticaret Mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi ve davayı Genel Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, zira müvekkil şirket olmadığını ve TTK kapsamında yargılama olmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsettiği ancak dava dilekçesinin ekinde taraflarına tebliğ edilmeyen ve göremediğimiz belgelere yönelik itiraz haklarını saklı tuttuğunu, davacı ile müvekkil arasında pek çok alışveriş olmuş ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı pek çok ödeme ve alışveriş olduğunu, ancak davacının iddia ettiği gibi davacıya bir borcu olmadığını ve davacının müvekkilden alacağı kalmadığını ve müvekkilin tüm borçlarını davacıya ödediğini dava dilekçesinde davacının ödenmediğini iddia ederek dayandığı faturalar davacıya ödendiğini, davacının talebi üzerine aralarında ki whatsapp yazışmalarında anlaştıkları üzere, müvekkilinin yanında çalışan ... tarafından davacının isteği üzerine - davacının yanında çalışan ve şirketin telefonun kullanan ... isimli çalışanı tarafından Whatsapp üzerinden konuşma sonucu anlaşıldığı üzere , ... ait İban numarasına ödemenin gönderilmesini istediklerini, akabinde müvekkilde davacının talebi üzerine, müvekkilinin yanında çalışan ... ' a talimat vererek onun tarafından 20.12.2021 tarihinde ... adına bakiye kalan 26.500,00 TL ödeme yaptığını ve müvekkilinin davacıya borcu kalmadığını ve dava konusu faturalar ödendiğini, davacı tarafından iş bu dava açılmadan önce aynı konu ile ilgili olarak ta Hatay İcra Dairesi Müdürlüğünde Dosya No : ... Esas Sayılı Dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını ve bu takip müvekkilinin itirazı sonrası durduğunu, davacı daha sonra iş bu davayı açması da hukuk kurallarını dolandığını ve yapılması gereken itirazın iptali davası açmak olması gerektiğini, Hatay İcra Dairesi Müdürlüğünün Dosya No : ... Esas Sayılı Dosyasının celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ve davanın İskenderun Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, görev itirazlarının kabulü ile görevsizlik itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini ve davalının Asliye hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde haksız ve dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddi kararı verilmesine, davacı kötü niyetli ağır kusurlu olarak haksız yere müvekkiline işbu davayı açarak zarara soktuğu için dava değeri toplam alacak üzerinden davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Hatay İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, davalının yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığının sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır. Davalının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması ve ve ayrıca davalının 2022 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve eklerinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır. ... Aş'den ... nolu hattın kimin adına kayıtlı olduğu sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden ...'in sgk kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla aldırılan SMMS bilirkişisinin 25/07/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; davacı firma ticari defter kayıtlarına göre davalı firma ile davacı firma arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı firma işlemlerinin takip edildiği, 120 ... nolu cari hesabın 2021 yılı sonunda 12.246,94 TL, borçlu olduğu ve tutarla 2022 yılına devir edildiği, 2022 yılı sonunda ise dava tutarı olan 26.044,84 TL borçlu olduğu, dava konusu bakiyenin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin muhasebe usul ve esaslarına göre kayıtlı olduğu, ticari defter kayıtlarının kendi içinde birbirlerini doğruladığı, davacı firmanın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı firma ile arasında ticari ilişki olduğu, davacı firma nezdinde takip edilen davalı firmaya ait cari hesabın dava tarihi olan 14/11/2022 tarihinde davacı firmaya 26.044,84 TL borçlu olduğunun göründüğü rapor edilmiştir. Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan SMMM bilirkişisinin 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; davacı firmanın incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yıllarında e-defter mükellefi olduğu, defter beraatların usulüne uygun tutulduğu ve süresinde gelir idaresine elektronik ortamda gönderildiği, davalı tarafın ise defter belgelerine ulaşılmadığı, davacı firmanın ticari defter kayıtlarına göre davalı firma ile davacı firma arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarında davalının cari hesap bakiyesinin yer aldığı sözü edilen ticari defter hesabında 2021 yılı hesap bakiyesinin 12.246,94 TL olduğu, bu tutarın 2022 yılı ticari defterin açılıp bilançosunda yer aldığı belgelere göre 2022 yılı içerisinde de ticari ilişkisinin devam ettiği 2022 yılı sonunda ise dava tutarı olan 26.044,84 TL bakiyenin yer aldığı yer alan kayıtların muhasebe usul ve esaslarına göre uygun tutulduğu, tek taraflı yapabilen davacı firmanın incelenen ticari defter kayıtlarına göre düzenlenen en son fatura olan 16/02/2022 tarih ... seri numaralı fatura ile ticari ilişkinin devam ettiği ve resmi defter kayıtlarına göre 31/12/2022 sonu itibariyle bakiyenin 26.044,84 TL olduğu rapor edilmiştir. Davalı vekilinin 07/11/2023 tarihli itiraz dilekçesi doğrultusunda itirazlarını da karşılar mahiyette davalı vekilinin 03/07/2023 tarihli dilekçesinde bulunduğu yer bildirilen davalı tarafın ticari ticari defterlerinin incelenerek 1 numaralı celsenin 5 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor aldırılmak üzere dosya kök rapor hazırlayan bilirkişiye tevdii edilmiş, SMMM bilirkişisinin 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı firmanın incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yıllarında e-defter mükellefi olduğu, defter beraatların usulüne uygun tutulduğu ve süresinde gelir idaresine elektronik ortamda gönderildiği ve önceki raporunun tekrarının geçerliliğini, davalı tarafın ise serbest muhasebeci mali müşaviri olan ...'a telefonla ulaşılarak defter bilgilerinin istenildiğini ancak 06/02/2023 tarihinde yaşanan felaket sonrasında defter ve belgelere ulaşılmadığı bilgisi verilerek, noterce tasdiki olmayan defter dökümü paylaşabileceğini bununda mahkeme dosyasına konu olmayacağından raporda davalı firmanın defter ve belgeleri yer almadığı rapor edilmiştir. Davalı vekili tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olmakla malların teslimi hususunda eğer bu delile başvurulacak ise yemin metnini hazırlayıp sunmak ve davacı şirket yetkilisine ve bilgi amacıyla davacı vekiline tebligat çıkartmak ve ayrıca vekaletnamesinde yemin teklifine ilişkin özel yetkisi yoksa bu eksikliği gidermek üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince yemin metni sunulmuştur. Davacı şirket yetkilisi Mahkememizin 13/06/2023 tarihli celsesindeki tarihli yeminli beyanında; "davacı şirket adına kayıtlı olan ... nolu hat üzerinden Whatsaap uygulaması aracılığı ile davalı şirket yetkilisi ile yapılan yazışma sonucunda ... ' e ait İban numarasına dava konusu ödemenin yapılması istenmemiştir, istenilen ödeme ... ile ... arasındaki ilişkiden kaynaklıdır, ... bizim şirketimiz adına çalışan biridir, davalı şirket çalışanı olan ... tarafından 20.12.2021 tarihinde ... adına olan IBAN ... numarasına bakiye kalan 26.500,00 TL'lik ödeme iş bu dosya kapsamında olan fatura ve cari hesap ödemesi değildir, bu ödeme kendi aralarındaki ilişkiden kaynaklıdır, davacı şirket davalı şirketten yanlış hatırlamıyorsam 26.044,00 TL tutarında alacaklıdır, tüm bu hususlarda beyanda bulunduğum şekilde yemin ediyorum, " şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, niteliği itibariyle bir alacak davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı). " Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı) Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı, davalı tarafça savunulan dava dışı kişiye yapılan ödemenin 2021 yılı sonunda 26.500 TL olduğu, oysaki davacının ticari defterlerinde taraflar arasındaki cari hesabın 2021 yılı sonunda 12.246,94 TL olduğu, davacı şirket yetkilisinin yeminli beyanıyla da davalı savunmalarının ispatlanamadığı değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davanın KABULÜ ile; -26.044,84 TL'nin 24/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.779,12-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 444,77-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.334,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından karşılanan 80,70 TL başvurma harcı, 444,77 TL peşin harç, 1.064,50- TL posta tebligat gideri, 3.000,00 -TL bilirkişi ücreti gideri, 11,50 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.601,47 -TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 26.044,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 6-)6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.14/04/2025 Katip ... Hakim ...