İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/74 E. 2025/388 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/74
Karar No
2025/388
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken karşı yönden gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun şeridine gererek kazaya sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ... ve kamyon sürücüsü ... ve aynıaraçta yolcu olarak bulunan ... 'ın yaralandığını, kazada ... plakalı aracın kullanılamayacak derecede hasar gördüğünü, ... plakalı kamyonun ise sol ön yanı ile sağ yan kısmının hasarlı ollduğunun tespit edildiğini, kazada ... plakalı otomobil sürücüsü ... vefat ettiğini, ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacı ... in malul kaldığını, kaza sonrası Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor. Sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Konya NEÜ. Tıp Fakültesi nen alınan rapora göre ... in %15 oranında işgöremezlik raporu alındığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu ve Karayolu Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi tanzim edilmediği için yönetmelik gereği davalı ... sorumluluğunda olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili maddi tazminat taleplerini içerir sorumla davalı Güvence Hesabına bireysel başvuruda bulunduklarını, Güvence Hesabının cevabında dava konusu kaza ile ilgili olarak ... plakalı araç maliki ... 10.000 TL tazminat alarak tüm tazminat hakkından feragat ettiğinin görüldüğünü, ancak bu tazminatın yetersiz olduğunu, bu sebeplerle davacı için 250,00TL geçici iş göremezlik tazminatının, 250,00 TL bakıcı giderleri ve belgelendirilemeyen SGK tarafından ödenmeyen zorunlu tedavi giderleri olarak da 5.000 TL nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu kaza ile ilgili davacının kurumlarına usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple de zamanaşımından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu kazada yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç işleteni ... ibra ettiğini ve bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ayrıca söz konusu ibranemenin tarihinin 13/09/2017 olup iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini,davalı ...'nın mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, kazaya karışan ve sigortasız olduğu iddia edilen aracın kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davalı kurumun sorumluluğu yönünden iddia edilen kusurlu hali ve kusur oranını kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik zararının, geçici bakıcı giderinin, rapor/cenaze/defin/ulaşım/yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışında kaldığını, davalı güvence hesabının başvuru tarihinde temerrüde düşmediğini, davanın haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davacının avans faizi talebinin haksız olduğunu, davalı ...'nın ticari bir şirket olmadığını ve bu sebeplerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı, kesin hüküm, dava şartı, husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine , mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Kaldırma kararından önce alınan; NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen bila tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ... Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %15 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 9ay ve tedavi gideri zararının 5.000 TL olduğu tespit edilmiştir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 27.09.2023 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ... Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %10 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3ay ve tedavi gideri zararının 4.500 TL olduğu tespit edilmiştir. 25/10/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması nedeniyle davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi ve farklılığın açıklanması amacıyla tanzim ettirilen 28.12.2023 tarihli maluliyet raporu ile, daha önce tanzim edilen raporlardaki farklılığın davacının iyileşmesinden kaynaklandığı belirtilerek mevcut haliyle davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü ... Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %10 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 4.500 TL olduğu tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporları ve yapılan değerlendirme neticesinde mahkememizin 02/05/2024 tarihli kararı ile kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar Konya Bölge Adliye Mahkemesi . HD'nin 24/12/2024 tarih, ... E., ... K. Sayılı ilamı ile "AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sisteminin ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin baz alındığı, yukarıda belirtilen heyetlerden ve sonrasında aktüer bilirkişiden alınacak raporlara göre sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı TRH yaşam tablosu ve maluliyet yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporlar esas alınarak karar verilmesinde isabet bulunmadığından, istinaf sebepleri ve kamu düzeni nedeniyle kararın bu yönden kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. " kaldırılmış ve mahkememizin ... Esas sırasından yeniden yargılaması yapılmış ve kaldırma kararından sonra alınan; 16/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; 24.07.2017 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 3 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek % 34,2 oranında malul kalan davacı ... ; 24.07.2017- 24.04.2018 Tarihleri Arası 9 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 14.028,81 TL, 25.04.2018 10.11.2051 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı % 34,2 maluliyet oranı ve PMF - 1931 Yaşama Tablosuna göre Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının ; 2.584.789,08 TL, 24.07.2017 - 24.10.2017 Tarihleri Arası 3 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararını 5.332,50 TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 4.500,00 TL olduğu, Sürekli iş göremezlik zararlarının ZMSS Sakatlanma ve Ölüm Klozu teminatı kapsamında bulunduğu ve kaza tarihi 330.000,00 TL olduğu, geçici iş göremezlik ile iyileşme süresinde uğranılan bakıcı gideri zararı ve kaçınılmaz tedavi gideri zararlarının, ZMMS Sağlık Giderleri Klozu teminatı kapsamında bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle kişi başı poliçe teminat limitinin 330.000 TL olduğu ve hesaplanan tazminatların söz konusu teminatların kaldığı tespit edilmiştir. NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 10/03/2025 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ... Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %36 olduğu, sürekli iş göremezlik oranın %34.2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 3 ay ve tedavi gideri zararının 4.500 TL olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı davaya konu trafik kazası neticesinde yaralanması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunmuştur. Davacı 13.09.2017 tarihli ibraname ile 10.000 TL tutarındaki ödeme karşılığında kazaya karışan ve ZMM poliçesi bulunmayan aracın işleteni dava dışı Nail Gökhaba'yı ibra etmiştir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamı; "... KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir İRADE AÇIKLAMASI DA YETERLİDİR. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda yolcu olan davacı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanmış, aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından bahisle ...’ndan maddi tazminat talep etmiştir. Davacı taraf ihbar olunanlar ile 18.9.2012 tarihinde ibraname imzalamıştır. İbraname içeriğinde davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı ... ... ve dava dışı çocuklarının araç maliki ... ... ve araç sürücüsü ... ...’ten herhangi bir alacağı bulunmadığı, uğradıkları zararın ... ... tarafından karşılandığı, ileride doğacak her türlü ceza ve hukuk dava hakkından feragat ettikleri hususları yazılıdır. Mahkemece bu ibraname gereğince zararın karşılanması ve tazminat davası hakkında müteselsil borçlulardan birinin ibra edilerek davalardan feragat edilmesinin diğer müteselsil borçlu yönünden de sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce davacının temyizi üzerine hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, gerekçede 18.9.2012 tarihli ibraname ve dava tarihi arasında KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin de geçirilmiş olduğundan bahsedilmiş ise de, esasen dava tarihi gerekçeli karar başlığında yazılı olan 29.9.2014 değil, 21.02.2013 tarihi olup KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçirilmemiştir. Ayrıca ibranamede herhangi bir miktar yazılmamış olup, ibranamenin de davacı ile ... ... ve ... ... arasında düzenlendiği, DAVALI ...’NIN İBRANAMENİN TARAFI OLMADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR. Bu durumda mahkemece işin esasına girilip taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, yine kabule göre de mahkemece her ne kadar hüküm fıkrasının dördüncü bendinde ihbar olunanlar lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, ihbar olunanların davada taraf sıfatı olmadığından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde olmakla, Dairemiz’in 09.04.2019 gün ve ... -... sayılı düzelterek onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindedir. Somut olayda, gerek davacının 2 yıllık süre dolmadan önce 06.06.2018 tarihli dilekçe ile davalı ...'na yazılı başvuruda bulunarak ibra ile bağlı olmadığına ilişkin irade beyanında bulunması gerekse ibranamenin davalı ile imzalanmamış olması karşısında bahsi geçen içtihat da dikkate alınarak davada hak düşürücü sürenin dolmadığı kabul edilmiştir. Davaya konu 24/07/2017 tarihli trafik kazasının Sadık Kocael sevk ve idaresindeki ... plaka otomobili ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kazanın meydana geldiği yere geldiği esnada, sebebi tespit edilemeyen bir nedenden dolayı gidiş istikametine göre sol şeride kısmen geçerek şerit ihlali yaptığı esnada, Beyşehir istikametinden Derebucak istikametine seyreden (karşı yönden gelen) sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sol ön kısmı ile aracının ön orta kısmından araçların karşılıklı çarpması neticesinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında Sadık Kocael'in tam kusurlu olduğu belirlenmiş, yine soruşturma dosyasında tanzim edilen 08/08/2017 tarihli rapor ile de Sadık Kocael'in tam kusurlu olduğu belirlenmiştir Mahkememizce tanzim ettirilen 25/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile de kazanın oluşmasında ... 'in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 25/10/2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması nedeniyle davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bam kararı doğrultusunda alınan NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 24.02.2025 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ... Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %34,2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 9ay ve tedavi gideri zararının 4.500 TL olduğu tespit edilmiştir. Bam kararı doğrultusunda hükme esas alınan 16.04.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 2.584.789,08 TL, geçici iş göremezlik zararının 14.028,81 TL, bakıcı gideri zararının 5.332,50 TL ve tedavi gideri zararının 4.500 TL olduğu tespit edilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K )Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.) Somut olayda, davalının süresi içinde hatır taşıması def'inde bulunduğu, davacı ile araç işleteninin arkadaş oldukları, karine olarak taşımanın hatır için olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının aksini ispat edemediği kabul edildiğinden hesaplanan tazminattan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmiştir. Bu yönde yapılan hesaplama neticesinde sürekli iş göremezlik zararının 2.067.831,26 TL, geçici iş göremezlik zararının 11.223,04 TL, bakıcı gideri zararının 4.266 TL ve tedavi gideri zararının 3.600 TL olduğu sonucuna varılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine soruşturma dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili 22/03/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 709.907,02 TL, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 14.028,81 TL, bakıcı gideri tazminatı istemini 5.332,50 TL ve tedavi gideri tazminatı istemini ise 4.500 TL'ye çıkarmıştır. Davalı talep artırıma karşı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, dava belirsiz alacak davası olduğundan dava tarihi itibariyle tüm zarar yönünden zamanaşımı kesilmiş olup, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında dava dışı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin bulunmaması nedeniyle oluşan zarardan davalı ... sorumlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik zararının 2.067.831,26 TL, geçici iş göremezlik zararının 11.223,04 TL, bakıcı gideri zararının 4.266 TL ve tedavi gideri zararının 3.600 TL olduğu, davalının oluşan zarardan kaza tarihinde geçerli limit kadar sorumlu olduğu, davalının geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının tamamından sorumlu olduğu, sürekli iş göremezlik zararının ise 330.000 TL'lik kısmından sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı talep artırım dilekçesinde talebini poliçe limiti ile sınırlamamıştır. Hatır taşıması indirimi nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilemez ise de limitle sınırlı tutulmayan talep nedeniyle yargılama giderine hükmedilmesi gerekir. Hatır taşıması indiriminden sonra sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı 567.925,61 TL, limit ise 330.000 TL'dir. Dolayısıyla iki tutar arasındaki fark olan 237.925,61 TL limit üstünde talepte bulunmaktan kaynaklandığından bu tutar dikkate alınarak davalı lehine yargılama giderine hükmedilmesine (Ems:Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı) dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.223,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.266,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 3.600,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 349.089,04 TL tazminatın 19/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 23.846,27 TL harçtan, peşin alınan 2.666,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.179,83 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin 1.264,59 TL 'lik kısmının davacıdan, 1.855,41 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.666,44 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL harç gideri, 11.794 TL maluliyet rapor masrafı ve 7.284,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 19.258,30 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 11.452,63 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 200 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 81,06 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 55.854,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kendisini vekille temsil eden davalı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 38.068,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/74, K. 2025/388, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-74-e-2025-388-k-dcc0c72f0365