İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/497 E. 2024/732 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/497
Karar No
2024/732
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1-... - (T.C. Kimlik No: ...) 2-... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLLERİ : DAVA : LİMİTED ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN ÇIKARTMA DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili 01/02/2024 tarihli dilekçesiyle; davacıların ve davalılardan ...'nın davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, başka ortakların da bulunduğunu, şirket ortaklarından ... vefatından sonra kalan ortakların şirket işleyişi konusunda birlikte hareket edemediklerini, ortaklar arasında uyuşmazlıklar meydana geldiğini beyan ederek, öncelikle davacıların çıkma payı karşılığında davalı şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde diğer ortaklar ..., ... ve ... davalı şirket ortaklığından çıkartılmalarına, bu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin ... E. sayılı davasının 05/02/2024 tarihli tensip tutanağının 3. maddesinde, "Her ne kadar davacı tarafından yukarıda yazılı 3 talep terditli olarak ileri sürülmüş ise de; 6100 s. HMK.'nin 111. maddesine göre, terditli davadan bahsedilebilmesi için terditli taleplerin aynı davalıya karşı ileri sürülmesi gerekmektedir. Oysa limited şirket ortaklığından çıkmaya izin veya limited şirketin feshi talepleri davalı şirkete karşı ileri sürülen terditli dava niteliğinde talepler olduğu halde, davalılardan ...'ya karşı sadece davalı şirket ortaklığından çıkartılması talebi ile açılan dava olduğu, davalılardan ... yönünden terditli bir talebin bulunmadığı, davalılardan ...'ya yönelik dava ile davalı şirkete yönelik terditli davanın birlikte görülmesinin gerekmediği, aralarında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığının da bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacılar tarafından davalılardan ...'ya karşı açılan "davalının şirket ortaklığından çıkartılması" davasının bu davadan TEFRİK edilerek ayrı bir esas sıramıza kaydedilmesine, davalı şirkete açılan "davacıların çıkma payı karşılığında davalı şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesi" veya terditli olarak da "davalı şirkete fesih ve tasfiyesi" davasının ise ... E. sıramız üzerinden görülmeye devam edilmesine" karar verilmiştir. Tefrik sonrası davacılar tarafından davalılardan ...'ya karşı açılan şirket ortaklığında çıkartma davası Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 05/02/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacıların davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 20/05/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile "davacıların ...San.Tic.Ltd.Şti ile ...'yı hasım göstererek eldeki davayı açtıkları, ancak dava dilekçesinin talep sonucu kısmında davalı şirketin diğer ortakları ... ile ... da ortaklıktan çıkartılmasını talep ettikleri görülmekle, mahkemece davacılara bu kişilere karşı davalarının olup olmadığını açıklamak üzere HMK 31. maddesi uyarınca kesin süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konudaki eksiklik giderilmeden esas hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, HMK'nın 111/1. maddesinde davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-fer'ilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebileceği, bunun için talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunmasının şart olduğu; HMK 111/2. maddesinde mahkemece, davacının asli talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer'i nitelikteki talebinin incelenemeyeceği ve karara bağlanamayacağının düzenlendiği, davacının terditli olarak öncelikle şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesini; olmadığında şirketin diğer ortaklarının ortaklıktan çıkartılmasını talep ettiği, mahkemece davacının asli talebinin incelenip değerlendirilmesi, asli talebin reddi halinde terditli talebi incelenmesi gerekirken, davalı ...'ya yönelik açılan davanın usule aykırı olarak tefrik edilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Konya BAM . HD'nin kararı sonrası dosya Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiş, davacı taraftan tavzih talebinde bulunulmuştur. Davacılar vekili 14/06/2024 tarihli tavzih dilekçesiyle ve 13/11/2024 tarihli son duruşmadaki tavzih beyanlarıyla ; davacılar ... ve ... adına, 01/02/2024 tarihinde, davalılar ... Tic. Ltd. Şti. ile ...'ya karşı dava açtıklarını, her iki davacı adına davalılardan ... Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açtıkları davanın terditli dava olup, öncelikle her iki davacının çıkma payı kendilerine ödenmek suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise terditli olarak davalı şirketin feshine karar verilmesini istediklerini, her iki davacının davalılardan ...'ya karşı açtığı davanın ise davalılardan ...'nın davalı şirket ortaklığından çıkartılması davası olduğunu, bu talebin sadece davalılardan ...'ya karşı yöneltildiğini, şirkete yöneltilmediğini, her ne kadar dava dilekçesinin sonuç bölümünde 2-B kısmında davalılardan ...'nın haricinde diğer ortaklar ... ve ... da davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi istenilmiş ise de, dava dilekçesinin taraflara ilişkin başlığında ... ve ... davalı olarak gösterilmediğini, maddi hata sonucu ... ile ... isminin de dava dilekçesinin talep kısmında yazıldığını ancak, ... ile ... yönelik şimdilik herhangi bir taleplerinin ve davalarının olmadığını, dava dilekçesini bu şekilde tavzih etiklerini beyan etmişlerdir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Limited Şirket Ortaklığından Çıkartma" davasıdır. Davacı tarafın tavzih beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacıların davalılardan ... Ltd. Şti'ye karşı terditli dava açtıkları, davalılardan ...'ya yönelik terdtli bir taleplerinin olmadığı, davalı şirkete yöneltilen talepler ile davalılardan ...'ya yöneltilen taleplerin farklı talepler olduğu, dava dilekçesinde isimleri yazılı ... ve ... yönelik bir talep ve davalarının da olmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirkete yönelik dava ile diğer davalı ...'ya yönelik dava yönünden zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığının da bulunmadığı, davaların birlikte görülmesinin gerekmediği, tefrik edilen dava yönünden aktif husumet sorunu var iken tefrik edilen davaların tekrar birleştirilmesinin de gerekmediği, bu yönde bir yasal zorunluluk da olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacılar vekili, davacılar tarafından şirkete karşı açılan ve Mahkememizin ... E. sırasında görülen davanın sonucunun beklenilmesini de istemiş ise de; her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı, ... E. sayılı davada, ... E. sayılı dava sonucunu beklemeden karar verilmesinin mümkün olduğu görülmüş, bu yöndeki talep reddedilmiştir. Yargıtay . HD'nin 08/02/2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkin olup dava, 18.07.2013 tarihinde yani 6102 sayılı TTK'nın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. maddesinin birinci fıkrasının h bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerekir. Bu durumda, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gözetilerek davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir." Somut olayda; her ne kadar davacı ortaklar tarafından, davalı ortak ... aleyhine, dava dışı şirketteki ortaklıktan çıkartılması için bu dava açılmış ise de; yukarıda yazılı Yargıtay . HD'nin emsal kararında da açıklandığı üzere, limited şirketlerde bir ortağın ortaklıktan çıkartılmasını ancak şirketin isteyebilecek olması, ortaklardan herhangi birisinin bu davayı açamayacak olması nedeniyle davacıların aktif husumetinin bulunmadığı belirlenmiştir. Yargıtay HGK’nun 14.04.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Sıfat, ileri sürülme zamanı kanun ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (... , s. 1157 vd.)…" Yukarıda yazılı Yargıtay HGK'nin emsal içtihadında da belirtildiği üzere sıfat eksikliğinin her aşamada ve re'sen değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle, davacıların davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacıların davasının AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu ret karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacılar avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacıların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca, davalı vekilleri için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacılardan (eşit oranda) alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacılara (eşit oranda) iadesine, Dair ; davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/497, K. 2024/732, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-497-e-2024-732-k-a143c4d91326