İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/761 E. 2025/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/761
- Karar No
- 2025/788
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA" . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No:...) VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : ... - (...) VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararı gereği, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 09/11/2021 tarihli dilekçesiyle; 27/11/2019 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya karışan aracın davalı ... şirketinde ... poliçe numarası ile ZMMS kapsamında sigortalandığını, kaza sonrasında müvekkilinin vücudunda çok sayıda kırık meydana geldiğini, müvekkilinin yaşanan kaza nedeniyle aylarca çalışamadığını ve uğradığı zararın tazmini için davalı ... şirketine başvurduğunu ancak davalı tarafın tazminat talebini reddettiklerini, izah edilen nedenlerle ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL Maddi tazminatın davalı ... şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/08/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle; Bilirkişi raporu ile müvekkilinin alacağının sigorta limitleri dahilinde 390,000,00 TL. Olduğunun anlaşıldığını, bilirkişi raporuna uygun olarak dava değerini 389,000,00 TL artırılarak 390,000,00 TL ye çıkarılmasını talep etmiştir. Davalı ... 06/12/2021 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı yanın açtığı davada iddia ettiği üzere kişinin maluliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri tazminatı, ve tedavi giderleri ile maddi araç hasarından veya bundan doğan ödemelerden sorumlu olmadığını, dosyada varsa uzlaşma raporunun temin edilmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Mahkememizce Kulu Cumhuriyet Başsavcılığına, Davalı ... Şirketine Konya Cumhuriyet Başsavcılığına, Konya . Asliye Ceza Mahkemesine, ... iş yerine, Vergi Dairesine, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur. Dosya Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 04/05/2023 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada arızaların %25 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin 2 aylık döneminde bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 2.000 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür. Davacının maluliyet oranının tespiti için dosya İstanbul ATK'ya gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 13/08/2024 tarihli raporda özetle; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik dikkate alındığında kişinin tüm vücut engellilik oranının %14 olduğunu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğini, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığını, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri hususunun Adli Tıp Kurumunun görevi alanı dışında olduğunu raporlarında belirtmişlerdir. Dosya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacının bakıcı süresi yönünden oluşan çelişkinin giderilmesi ve maluliyet oranın tespiti amacıyla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 14/03/2025 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre arızaların %11.2 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin 2 ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini raporlarında belirtmişlerdir. Tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişi Mustafa Kurt'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 27/03/2025 tarihli raporda özetle: Bu kazanın oluşumunda sürücü ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/ b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar maddesini ihlal ettiği için % 100 ( Yüzdeyüz) oranında tam kusurlu olduğu, aynı araç içinde yolcu konumunda bulunan ...’ in ise karıştığı kazanın oluşumunda etkili olabilecek herhangi kural ihlalinde bulunmadığı için % 0 ( Yüzdesıfır) oranında kusursuz olduğu kanaat ve görüşüne varılmıştır. Tarafların tazminat taleplerinin hesaplanması için dosya aktüerya alanında uzman bilirkişiye gönderilmiş olup bilirkişi tarafından düzenlenen 27/05/2025 tarihli raporda özetle:1)Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre(Pmf1931 göre) : a) Sakatlanma klozu teminat Limiti(390.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 390.000,00TL Olmak üzere toplamda 390.000,00TL tazminat hesap edildiğini, b) Sakatlanma klozu teminat Limiti(390.000,00TL) dışında kalan tutar: *Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 1.019.011,24TL Olmak üzere toplamda 1.019.011,24TL tazminat hesap edilmiştir. c) Sağlık gideri klozu teminat Limiti(390.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 14.442,23TL. *Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 5.451,40TL Olmak üzere toplamda 19.893,63TL tazminat hesap edildiğini, genel toplam olarak 1.428.904,87TL tazminat edildiğini, 2)Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre(Trh2010 göre) : a) Sakatlanma klozu teminat Limiti(390.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 390.000,00TL. Olmak üzere toplamda 390.000,00TL. tazminat hesap edildiğini, b) Sakatlanma klozu teminat Limiti(390.000,00TL) dışında kalan tutar: *Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 1.623.385,49TL Olmak üzere toplamda 1.623.385,49TL tazminat hesap edildiğini, c) Sağlık gideri klozu teminat Limiti(390.000,00TL) içinde kalan tutar: *Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 14.442,23TL *Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 5.451,40TL Olmak üzere toplamda 19.893,63TL tazminat hesaplandığını, genel toplam 2.033.279,12TL tazminat hesaplandığını raporunda belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur. Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır. TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Kazanın Konya ili sınırları içerisinde gerçekleşmiş olması ve HMK 16.maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi de yetkili olduğundan davalı vekilinin, yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli ... E. Ve ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın tek taraflı olarak gerçekleştirdiği kazada, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, çarpışması neticesi ... plakalı araçta bulunan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış (Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar Sayılı ilamı), TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KABULÜ ile; 26/1120219 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 390.000 TL iş göremezlik zararı tazminatı, 250 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 250 TL bakıcı gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 390.500 TL maddi tazminatın davalı ... şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, temerrüt tarihi olan 20/11/2020’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Karar tarihi itibariyle (kabul edilen dava değerinin 390.500 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 26.675,05 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 6.909,30 TL. harcın mahsubu ile kalan 19.765,75 TL. harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 6.909,30 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL. Başvuru harcı gideri, 7.500 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 3.875 TL. Adli Tıp ücreti gideri, 1.127,28 TL. Posta ve tebligat gideri 8.997 TL. Maluliyet raporu gideri olmak üzere toplam 21.558,58 TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 390.500 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 62.480 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/11/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.