İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/549 E. 2024/658 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/549
- Karar No
- 2024/658
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : ANONİM ŞİRKETE ÖZEL DENETÇİ TAYİN EDİLMESİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 07/07/2023 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 08/03/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısının ertelenmesi sonucu 07/04/2023 tarihinde 2. toplantının yapıldığını, 2. genel kurul toplantısında davacı tarafından sorulara gerekli açıklıkta cevaplar verilmediğini, genel kurulda özel denetçi atanması talebinin de reddedildiğini, davalı şirketin zarara uğratıldığını beyan ederek, davalı şirkete Mahkeme tarafından özel denetçi atanmasını ve özel denetçinin dava dilekçesinde yazılı hususlarda rapor hazırlamasının sağlanmasını dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiş, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/09/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile açılan bu davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin tarafları aynı olan ancak konusu genel kurul kararının iptali olan davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 12/09/2023 gün ve ... E. sayılı tefrik ara kararı ile de birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasının, Mahkememizin ... E. sayılı davasında tefrikine karar verilmiş, tefrik sonucu bu dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, özel denetçi atanmasının şartlarının oluşmadığını da beyan ederek davanın esastan da reddini istemiştir. Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden davalı şirkete ilişkin ilgili belge suretleri getirtilmiş, bilirkişi heyetinden 10/06/2024 tarihli rapor alınmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "anonim şirkete özel denetçi atanması" davasıdır. 6102 s. TTK'nin 438. maddesine göre, "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." Madde gerekçesine göre, "...Paysahibinin genel kurulda özel denetim talebini yapabilmesi için gündemde bu konuda madde bulunması şart değildir... Talebin kötüye kullanılması ve şirkete zarar vermesi tehlikesinin azaltılması amacıyla, paysahibinin bu öneriyi yapabilmesi bir önşarta ve bazı maddî şartların varlığına bağlanmıştır. Maddî şartlar bir anlamda gereklilik şartlarıdır. Önşart, özel denetim istenen konuda, bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olmasıdır. Bu şartın gerçekleştiği genel kurul tutanağıyla ispatlanır (m. 422). Önşart özel denetimi bilgi alma hakkına bağlamakla, iki kurumun birlikte yorumunu gerekli duruma getirmektedir. Önşart, bilgi vermenin baştan savarcasına yapılmasını da önlemek amacına yöneliktir. Birinci maddî şart, özel denetimin paysahipliği haklarının, özellikle oy hakkının kullanımı yönünden gerekli olmasıdır. Başka bir deyişle, paysahibinin bu öneriyi yapabilmesi için, oyunu kullanabilmesi yönünden bilgi alması gerekli olmalıdır. Bu bağlantı ile şirket dışı menfaat sağlamak, bir kararı önlemek veya taktik bir üstünlük elde etmek amacıyla talepte bulunarak özel denetim kurumun kötüye kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. İkinci şart, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturmasıdır. “Belirli” ile, belli türde, nitelikte ve önemde olay kastedilmemiştir. “Belirli”, olay bağlamında tanımlanabilen, içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Belirli konu şirketin herhangi bir işi, işlemi, kararı, finansal durumu, finansman ihtiyacı, hakim şirketin (işletmenin) kararları veya şirkete verdiği kayıplar olabilir... Özel denetim talebinde sadece paysahibi bulunabilir. İntifa hakkı ve tahvil sahibine ve alacaklılara bu hak tanınmamıştır... Bilgi alma veya inceleme hakkını kullanmış paysahibi ile özel denetim isteyen paysahibinin aynı kişi olması zorunlu değildir; ancak konu aynı olmalıdır. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır... Mahkeme, şartların mevcut olup olmadığını inceleyerek kararını verir. Hükmün lafzına göre, incelemenin dosya üzerinden yapılması gerekir. Talebin bir eda davası şeklinde ileri sürülmesine ve mahkemenin tarafları dinlemek istemesine engel bulunmamakla birlikte, zorunluğun kurumun amacı ile bağdaşmayabileceği düşünülmektedir." 6102 s. TTK'nin 439. maddesine göre de, "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." Madde gerekçesine göre, "...Üç aylık süre hak düşürücüdür... Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438 inci maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya paysahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir." 6102 s. TTK'nin 440. maddesine göre ise, "(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir." Madde gerekçesine göre, "Mahkeme kararını vermeden dilekçe sahibini (sahiplerini) dinlemek zorunda olduğu gibi bütün maddî ve şekli şartları da aramakla yükümlüdür. “İkna edici” olma şartı burada değerlendirilir. Mahkeme meslekî bilgi ve deneyimine göre “ikna edici” olma unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verir. Mahkemenin talebi yerinde görmesi durumunda, talep çerçevesinde özel denetimin konusunun belirlemesi zorunludur." Davalı taraf, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından bu itirazlar yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davacı tarafından davalı anonim şirkete özel denetçi tayin edilmesi istenilmiş ise de; dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin raporuna göre 07/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının sorularına davalı şirket yönetimi tarafından cevap verildiği, davalı şirket tarafından davacıya bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması için gerekli bilgi ve belgelerin verildiği, 6102 s. TTK'nin 439/2. maddesi gereğince hissedarların, davalı şirketin zarara uğratıldığının ikna edici bir şekilde ortaya koyması halinde özel denetçi atanabileceği, oysa davacının şüphesinin dışında davalı şirket tarafından kanun veya esas sözleşmenin ihlal edildiğinin ve bunun neticesinde bir zararın meydana geldiğinin tespit edilemediği belirlenmiştir. Davacının, davalı şirketin zarara uğratıldığını ikna edici surette ortaya koyamaması ve özel denetçi atanmasına ilişkin şartların oluştuğunu ispat edememesi nedeniyle de davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL. maktu ret karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL. harcın mahsubu ile kalan 157,75 TL. harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 100 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekilleri için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6102 sayılı TTK'nin 440. maddesine göre kesin olarak ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2024 Başkan Üye Üye Katip