İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/154 E. 2025/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/154
- Karar No
- 2025/262
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ...'ın maliki olduğu, davalı sigorta şirketinden sigortalı ... plakalı aracın yol kenarında yaya olarak yürüyen müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasından başlatılan soruşturmada davala araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, bu nedenle dava konusu trafik kazası sebebiyle davacıda oluşan maddi zararlara karşılık olarak fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik (150,00 TL. geçici iş görmezlik 150,00 TL. sürekli iş görmezlik 100,00 TL. SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi gideri 100,00 TL. bakıcı gideri olmak üzere) 500,00 TL. (BeşYüzTürkLirası) maddi tazminatın 11.01.2017 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMSS sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacıda oluşan manevi zararlara karşılık olarak 10.000,00 TL. (OnBinTürkLirası) manevi tazminatın 11.01.2017 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ... ile davalı ... müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı tarafından yapılacak yargılama giderlerinin davalılara yükletilerek davacı yararına maddi ve manevi tazminat kalemleri açısından ayrı ayrı avukatlık ücreti takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Kazanın gerçekleşmesinden hemen sonra, davacı ile beraberce hastaneye gidilirken davacı ... , davalı müvekkil ... o gün nişanlısı olan eşine; kazadan dolayı bir sıkıntısı olmadığını, kendisinin önceden beri bel fıtığı rahatsızlığı ve kuyruk sokumunda sıkıntısı olduğunu beyan ettiğini, davacının daha önceden bulunduğunu beyan ettiği rahatsızlıklardan dolayı ve olayın üstünden 4 yıla yakın zaman geçtikten sonra dava yoluna başvurması, bu sebeple TMK m.2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını ve Bilirkişi raporu olarak dava dilekçesinde bildirilen evrakın tarihi 16/10/2017 olmasına rağmen Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 26/01/2017 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini ve soruşturma dosyasının kapatıldığını, davacının kanuni yollara başvuru öncesinde kaza tarihinden bu yana yaklaşık 4 yıldır hiçbir şekilde davalı müvekkiller ile iletişim sağlamadığını, davalıların arabuluculuk sürecine kadar bu durumdan haberdar olmadığını, izah olunan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşamasının tamamlandığı ve taraflara duruşma gün ve saati bildirilmiştir. Hastanelerden istenilen tedavi evrakları, Selçuklu İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı, Savcılık dosyası, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazısı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 22/04/2021 tarihli maluliyet raporu ile; davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazan Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli kalıcı sakatlık niteliğinde arızasının olmadığı, mevcut arızasının iyileşme süresinin 3 (üç) ay olduğu bu sürede %100 malul sayılabileceği ve bu süre zarfında 1 ay süre ile bakıcıya muhtaç olacağı tedavi giderinin ise 1.500 TL olacağı belirtilmiştir. 24/11/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile; davalı sürücü ...'ın, %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın, %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 12/07/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile; ... plaka numaralı otomobil sürücüsü davalı ...'ın %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, kazazede yaya davacı ...'ın %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir. N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 15/12/2022 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın % 15, geçici iş göremezlik zararının 3 ay olduğu, bu sürenin 1 ayında bakıcıya muhtaç olacağı, tedavi giderinin ise 1.500,00 TL olacağı belirtilmiştir. S.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından düzenlenen 02/05/2023 tarihli maluliyet raporu ile; Davacı ...'ın 11/01/2017 tarihinde trafik kaza neticesinde koksikste kırık olduğu, koksiks kırığının konservatif tedavi edildiği, benign paroksismal vertigo hastalığı tanısı konulmasını gerektirecek muayene bulgularının olmadığı anlaşılan şahsın yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre; Kişide meydana gelen yaralanmanın tüm vücut fonksiyon kaybına (sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet, raporun geçerlilik süresi-süresiz) neden olmadığını, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabillim Dalında ... adına düzenlenen 22/04/2021 tarih ve ... sayılı raporda; baş dönmesinin benign paroksismal pozisyonel vertigo nedeniyle olduğu, kazaya bağlı bu durumun oluşabileceği ancak kazaya bağlı olduğunu kesin olarak belirtmenin mümkün olmadığını, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası bulunmadığı, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabillim Dalında düzenlenen 15/12/2022 tarih ve ... sayılı raporda; benign paroksismal pozisyonel vertigo hastalığının kaza ile illiyeti olduğu kanaatine varıldığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sol posterior kanal benign paroksismal pozisyonel vertigo arızası için sürekli iş göremezlik oranının %15 olduğu, hastanenin Kulak Burun Boğaz bölümünce yapılan güncel muayene ve tetkikler neticesinde şahısta benign paroksismal vertigo hastalığının saptanmadığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişide maluliyet oranı tespit edilmemiştir. 01/02/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile; Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 06/03/2023 tarih ... sayılı raporunda güncel muayenesinde; benign paroksismal vertigosunun saptanmadığı, kaza ile illiyetli baş dönmesi bulunmadığı bildirildiği cihetle; ... ve ... kızı ... doğumlu, ...’ın 11/01/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik kapsamında özürlülüğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; Davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 08/01/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Kurulun muayenesi ve yeniden değerlendirilen mevcut belgelere göre; kişide tespit edildiği bildirilen sol posterior kanal benign paroksismal pozisyonel vertigo hastalığının dava konusu trafik kazasına bağlı travmatik etki ile meydana gelebileceği, kişinin kendisinde mevcut nedenlerle veya idiopatik (sebebi net olarak belirlenemeyen) şekilde de olabileceği, mevcut tıbbi verilerle aralarında tıbben kesin ayrım yapılamadığı, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı 06/03/2023 tarih, ... sayılı raporunda güncel muayenesinde; benign paroksismal vertigosunun saptanmadığı, kaza ile illiyetli baş dönmesi bulunmadığı bildirildiği cihetle; Davacı ...’ın 11/01/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik kapsamında özürlülüğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği tespit edilmiştir. 07/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davaya konu trafik kazasında yaralanıp 3 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan ve malul kalmayan davacı ...'ın; 11.01.2017 - 11.04.2017 Tarihleri Arası 4 aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının 1.906,13 TL, Sürekli İş Göremezlik Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının bulunmadığı, 11.01.2017 - 11.02.2017 tarihleri arası 1 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 888,75 TL ve fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 750,00 TL olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... plaka numaralı otomobil sürücüsü davalı ...'ın %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu, kazazede yaya davacı ...'ın %50 (yüzde elli) oranında eşit derecede kusurlu olduğu , dosya kapsamında alınan 12/07/2022 tarihli raporun dosyada bulunan diğer raporlar ile arasındaki çelişkileri giderir nitelikte olduğundan hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada kalıcı sakatlığının olmadığı, iyileşme sürecinin 3 ay olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu, bakıcı ihtiyacı olmadığı, dosya kapsamında ATK'dan alınan 08/01/2025 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının kaza esnasında yaya olduğu anlaşıldığından hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları dikkate alınarak, davacının tedavi gideri ve geçici iş göremezliği maddi zararları yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş davacının bakıcıya ihtiyacı olmadığından ve sürekli maluliyeti olmadığından bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat taleplerine yönelik yapılan incelemede;6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların yaralanması, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, 08/01/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının Davasının Kısmen Kabulü İle 1.906,13 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 2.656,13 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 12/11/2020 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 11/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, 2-10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan 11/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 864,54 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 669,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 194,74 TL eksik harcın ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 40,86 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin 25,56 TL 'lik kısmının davacıdan, 1.294,43 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş. 'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan 669,80 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 140,57 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL harç gideri, 5.956,51 TL maluliyet rapor masrafı ve 23.882,41 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 29.893,32 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 29.314,26 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 6.152,15 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı'nın Maddi Tazminat davasında; a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 2.656,13 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 557,43 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-)Kendisini vekille temsil eden davalılar için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 250 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, 8-Davacının manevi tazminat davasında; a-)Kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 10.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Cemile Altanbaş'tan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2025 Katip Hakim e-imzalıdır e-imzalıdır