Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/644 E. 2025/725 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/644
- Karar No
- 2025/725
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/644 KARAR NO: 2025/725 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2024 NUMARASI: 2024/427 E. - 2024/1135 K. DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 09/04/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/12/2024 tarih ve 2024/427 E - 2024/1135 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi'nin ... Mahallesi, ..., ..., Kayseri adresinde turizm sertifikalı bir restaurant ve düğün salonu olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin 19/04/2023 tarihinden beri ... Limited Şirketi'nin %15 pay sahibi olduğunu, davalı ...'in ise 19/04/2023 tarihinden bu yana şirketin hem %85 pay sahibi hemde şirket müdürü olduğunu, ...'in 2024 yılı Ocak ayından itibaren şirketin ticari defterlerini tutmadığını ve kanuna uygun olarak saklamadığını bu nedenlerle hakkında güveni kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle özen yükümüne aykırı davranan ve bu eylemleri sürekli hale dönüşen şirket müdürü davalının görevinden alınması için işbu davayı açma zorunluluğu oluştuğunu belirterek davalının ... Limited Şirketi’ndeki müdürlük görevinden alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mevcut delillere göre tarafların ... Limited Şirketi'nin ortakları olduğu, davalının 05/04/2023 tarihli şirket genel kurul kararı ile davacıdan 1.700 payı devir aldığı, davacının ise 300 payının bulunduğu, yine davalının şirket müdürü olmasının kararlaştırıldığı, kurucu ortağı olduğu, davacı tarafından eldeki davada, davalının şirkete ait işletmeyi hizmete kapatarak işletmeye ait taşınır malların bir kısmını dağıttığı, hurdaya sattığı ve bir kısmını işletmenin içinde kırdığını, tekrar kullanılamayacak hale getirdiğini, işletmeyi her hangi bir genel kurul kararı olmaksızın üçüncü şahıslara devrettiğini ve onların kullanımına sunduğunu, bu işi yaparken de her hangi bir bedel tahsil etmediğini, şirketin vergi borçlarını ödemediğini, kasıtlı olarak şirketin zarar etmesine neden olduğunu, 2024 yılı Ocak ayından itibaren şirketin ticari defterlerini tutmadığını, kanuna uygun olarak saklamadığını iddia etmişse de şirkete ait işletmeyi davacının işlettiği bizzat davacının savcılık ifadesinde ikrar edilmekte olup, iddia edilen hususlarda somut delil bulunmadığı, davalının şirket müdürlüğünden azlini gerektirir nedenlerin varlığının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; açılan davanın reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Davanın reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında " şirkete ait işletmeyi davacının işlettiği" belirtilmişsede ifadenin tamamı okunduğunda müvekkilinin işletiyordum dediğini, sonrasında 2023 yılının nisan ayında ben bu işletmeyi ... ve ...'ya yaklaşık 400.000 euro karşılığında devrettim. ... diyerek ifadesine devam ettiğinin görüleceğini, müvekkilinin ... limited şirketini 05/04/2023 tarihinden bu yana işletmediğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin fiili olarak işletmeyi işlettiğini kabul etseler dahi şirketin resmi imza yetkilisi ve müdürü olan davalının resmi görev ve sorumluluktan azli gerekliliğinin devam ettiğini, hatta bu durumun fiilen resmi imza yetkilisinin şirketi yürütemediğinin de bir nevi delili olarak görülebileceğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/366 E. 2024/598 K. Sayılı kararının kaldırılmasına , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, limited şirket müdürünün haklı sebeplere dayalı olarak azli istemine ilişkindir. Davalının ... Limited Şirketine 05.04.2023 tarihli pay devri sözleşmesi ile ortak olduğu şirket genel kurulunun aynı tarihli karar ile müdür olarak atandığı, kararın 17.04.2023 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. Eldeki dava 29.05.2024 tarihinde açılmış olup davalı ...'in Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.08.2024 tarihli tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı, 20.12.2024 tarihinde tahliye edildiği görülmüştür. Davacı Kayseri Cumhuriyet Savcılığının 2024/46797 soruşturma numaralı dosyasında 22.09.2024 tarihinde verdiği ifadesinde; ... isimli işletmeyi bizzat işlettiğini, işletmede düğün salonu, at çiftliği ve restoran işletmeciliği yaptığını, 2023 yılının Nisan ayında işletmeyi ... ve ...'ya yaklaşık 400.000 Euro karşılığında devrettiğini beyan ettiği görülmüştür. Dosyada yer alan SGK kayıtları incelendiğinde; ... Limited Şirketinin ... Mahallesi ... no:... ... Kayseri adresinde faaliyet gösterdiği, Şirket adında ... Sicil numarası ile 02.07.2013 tarihinde tescil edilen iş yeri dosyası bulunduğu görülmüştür. Davacının iddialarına dayandıkları belgelere, davacının işletmeyi bizzat işlettiğini ve işletmeyi 2023 yılında devir ettiğini ikrar etmiş olmasına, şirketin ... Mahallesi ... no: ... ... Kayseri adresinde bulunan işletme dışında başkaca faaliyet gösterdiği bir iş yerinin bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde olmadığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/12/2024 tarih ve 2024/427 E - 2024/1135 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2025