İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/625 E. 2025/936 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/625
- Karar No
- 2025/936
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davalıdan alacağı olması nedeniyle, davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi... E. Sayılı dosyasıyla yaptığı ilamsız icra takibinin, yapılan itiraz üzerine durduğunu; bunun üzerine taraflarınca itirazın iptali davasını açabilmek için dava şartı olması nedeniyle arabuluculuk başvurusu yapıldığını; anlaşma sağlanamadığını beyan etmiştir. Davalı şirketin, müvekkili şirkette icra takibine konu olan cari hesap ektresinden de anlaşılacağı üzere 8.440,00 USD tutarında borcu bulunduğunu; fakat belirlenen vade tarihi içerisinde ödemeyi gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin davalıya hizmetine karşılık,15.03.2024 tarihli BRA No'lu 5.310,00 bedelli, 01.04.2024 Tarihli ve BRA Nolu 1.730,00 bedelli ve 23.05.2024 tarihli BRA No'lu 1.400,00 bedelli faturayı kestiğini, satılan malların karşılığı olan toplamda 8.440,00 USD bedelli faturalar davalıya ibraz edildiğini, davalı tarafından kabul edilerek imzalandığını, ve defaatle davalı yana borcunu ödemesi için müvekkili tarafından iletişime geçilmiş olup borcunu ödemesi yönünde uyarılar yapılmasına rağmen davalı yan sürekli ödemeyi çeşitli bahaneler ile ertelediğini, bunun üzerine ödenmeyen mallara ilişkin, faturalarda belirtilen tutarlar üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesinde, ... esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takip durduğunu, borçlunun itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan needenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin Kayseri Genel İcra Dairesi... sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davacının, bu kez de itirazlarının iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu ticari ilişki sonucunda da aralarında mal alış verişi gerçekleştiğini, müvekkili şirket, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığını, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesinin gerektiğini, davacının, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediklerini kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Bristol Lojistik Taşımacılık Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... olduğu, toplam alacak tutarının 8.440,00-USD olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 12/12/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararında; Mersin Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; resen bir mali bilirkişiye dosyanın tevdi ile davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Şirket E-defter kapsamında bulunduğundan noter tasdikine tabi olmadığını, sadece Envanter defteri tasdike tabi olup süresinde tasdikinin yapıldığını, usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğunu, alacağa konu faturaların davacının defterlerine kayıtlı bulunduğunu, alacak faturalarına konu, davalıya ait malların, konşimentolarında Arkas Line gemisiyle taşımanın yapıldığını ve alıcısına teslim edildiğini, düzenlenen faturaların davalı tarafından Ba Formu ile 3 adet belge ile 270.435,74-TL'si olarak beyan edildiğini, davalının davacıya bir ödemesinin bulunmadığını, dava tarihi itibariyle, 271.077,00-TL'si asıl alacak bulunduğunu, bu alacağın şüpheli alacak olarak defter kayıtlarında sabit olduğu bildirilmiştir. Davalı taraf kesin süreye ve HMK 220-222vd ihtaratına rağmen defter ibraz etmemiştir. HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar; 6. Hukuk Dairesi 2021/4131 Esas 2022/2325 Karar) Somut olayda davacının, davalıya karşı, fatura/cari hesap alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmıştır. Davalının 03/04/2025 tarihli ihtara rağmen süresinde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Davacının defterlerinde yapılan incelemede, muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu faturaların davacı ticari defterinde kayıtlı olduğu; davacı defterlerinin usulüne uygun tutularak lehe delil niteliği kazanmasının yolu açıldığı görülmüştür. Davalı defter ibraz etmediğinden HMK 220-222 vd maddeleri gereğince davacının defterlerindeki kayıtlar lehe de olsa hükümde baz alınmıştır. Neticede defteri ibraz eden davacı taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonuç itibariyle davacının davalıdan dava konusu miktarca alacağının bulunduğu görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının alacak vakıasını HMK 190 maddesi gereğince ticari defter ve bilirkişi delilleri ile ispat ettiği görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan, takip tarihindeki kura göre icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın takip tarihi itibariyle karşılığı olan 272.105,60-TL'nin %20'si olan 54.421,12-TL tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 18.587,53-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 3.286,35-TL harç ve 162,88-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 15.138,30-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 3.713,95-TL, posta ve tebligat masrafı 954,00-TL, tamamlama harcı 162,88-TL, bilirkişi ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 8.830,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/11/2025 Katip
Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır