İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/163 E. 2025/334 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/163
- Karar No
- 2025/334
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :1- VEKİLİ : Av. DAVALI :2- DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/02/2024 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;30/10/2023 tarihli kazada "maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı" tanzim edilmiş ve tutanak kapsamında davacı kusurlu bulunarak zararı giderilmemiş olduğunu, söz konusu kazada davacının herhangi bir kusuru bulunmadığını, Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında sürücü görüşleri kısmında davacının eşi sürücü ... "A aracı olarak bulvara çıkarken orta şeritten geniş alarak çıkış yaptım. Düz devam ederken sağımda bulunan B aracının plaka kısmı sağ ön çamurluk ve tampon kısmından takılmasıyla kaza gerçekleşti" şeklinde beyanı olduğunu, Davalı ...'ın ise "A aracının bulvara çıkış yaparken geniş alması ile dönüşü sağ şeritten B aracı olarak çıkış yapıp ilerlediğimde A aracının sol arka plakalığıma çarpması sonucu kaza meydana gelmiştir" şeklinde beyanı bulunmakta olduğunu, yargılamaya konu kazanın daha net anlaşılması adına kaza tespit tutanağında yer alan kroki yukarıda yer almakta olduğunu, davacının eşi ... ... plakalı araç ile Dündar Taşer Caddesinden Alparslan Türkeş Bulvarına çıkmak isterken bulvar üzerinden araç gelip gelmediğini kontrol etmek için durmuş, sağında davalı ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı motosikletin de olması nedeniyle, bulvar üzerinde gelen aracın da olmaması gözetilerek motosikletli davalıya çarpmamak üzere dönüşünü geniş olarak gerçekleştirmiş olduğunu ancak davalı ... buna rağmen plakalığını solunda yer alan davacı aracına takarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası fotoğraflara da dikkat edildiği üzere davalının motosikletine çarpması gibi bir durum söz konusu olmadığını, dilekçede yer alan fotoğraftan anlaşılacağı üzere davalı ...'ın motosikleti darbeyi plakanın ön yüzünden almamış, aksine plakalığını davacının aracına takması sonrası zarar görmüş olduğunu, bu şekilde gelişen kazada davacının kusuru bulunmadığını, davalı ... trafik polisi olduğundan dolayı kaza tespit tutanağında olayı gerçeklikten saptırmış ve davalının eşi kusurlu olacakmış şekilde kroki çizerek beyanda bulunmuş olduğunu, bu nedenle kusur incelmesine yönelik bilirkişi incelemesi yapılırken dosyanın trafik polisi olmayan bir bilirkişiye tevdini talep ettiklerini, kazadan sonra davacının aracının tamiri için Cengizler Otomotiv İnşaat Tekstil Gıda Ev Aletleri İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine bırakmış, aracın sağ ve sol farı, çamurluk ve çamurluk davlumbazı, ön panjur, ön tampon işlem görerek 25.000,00 TL tamirat bedeli ödenmiş olduğunu, ayrıca Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan taraf tarafından mağdur tarafa ödenmesi gerekmekte olduğunu, bir diğer husus da gelişen Yargıtay içtihatlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebileceğini, bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında bilirkişi raporu aldırarak araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerekmekte olduğunu(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve 2021/26777 E. 2022/11236 K. sayılı kararı), davacıya ait aracın...-0 poliçe numarası ile Türkiye Sigorta tarafından zorunlu trafik sigortası sigortalı, davalının aracı ise ......... poliçe numarası ile Ankara Sigorta tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, bu nedenle hem davalı ... hem de Ankara Sigorta taraf gösterilmek suretiyle.... sayılı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı sigorta şirketine [EPOSTA] adresi üzerinden PTT-Kep üzerinden başvuruda bulunulmuş olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının aracının onarım bedelinin, davacının aracında meydana gelen değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi için eldeki davayı açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu belirterek, Davanın kabulü ile; davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım ücretine ilişkin olarak tam ve belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin sürücü ... yönünden kaza tarihinden, ... Türk Sigorta Şirketi yönünden (sigorta teminat limitleri ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden işleyen yasal faizi davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin olarak tam ve belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL’nin sürücü ... yönünden kaza tarihinden, ... Türk Sigorta Şirketi yönünden (sigorta teminat limitleri ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden işleyen yasal faizi davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsili ile davacıya ödenmesine, araç mahrumiyet bedeline ilişkin olarak tam ve belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden işleyen yasal faizi davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde: başvuran taraf ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı tazminatı talebi ile işbu başvuruyu yapmış olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen .....plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 78485589 nolu 30/03/2023-2024 poliçe tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına 120.000 tl teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, kaza tarihinde sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde ... plakalı aracın değer kaybı talebiyle başvuruda bulunulmuşsa da, haksız başvurunun reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemek üzere işbu dava yasal süresi içinde açılmış olmadığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, başvuru sahibi tarafından dosyaya sunulan ve hasarlı araç görülmeksizin yapılan değerlendirmeleri içeren ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, kaldı ki, eksperin zorunlu trafik sigortası genel şartlarının b.2. maddesinde belirtilmiş olan sigorta şirketlerinin anlaşmalı kurumlar ve tedarikçiler aracılığı ile kazanmış olduğu iskonto hakkını dikkate almadığı görülmüş olduğunu, eksper tarafından ne parça ne işçilik fiyatları üzerinde hiçbir iskonto uygulanmaması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, yine, başvuru sahibinin aracını tekrar onarttığına dair hiçbir fatura sunulmamışken kdv ödenmesi düşünülemeyeceğini, başvuru sahibinin ödemediği kdv tutarını davalı şirketten talep etme hakkı olmadığını, başvuru sahibi aracını davalı şirket tarafından yapılan ödeme kapsamında onarıldığı hali ile kullanmakta olduğunu, kdv alacağının doğmadığı izahtan vareste olduğunu, açıklanan nedenlerle, başvuru sahibinin maddi hasara yönelik bakiye talepleri haksız ve mesnetsiz olup, başvurunun reddi gerekmekte olduğunu, davalı şirket temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermemiş olduğunu, davalı şirket tarafından maddi hasara ilişkin 11.09.2023 tarihinde 8.540, 88 tl maddi hasara ilişkin ödeme yapılmış olduğunu, başvuran ekspertiz raporu aldığından bahisle ekspertiz ücreti talep etmekte olduğunu, başvuranın onarılmış araca ilişkin ekspertiz yaptırmasına ihtiyaç olmadığını, başvuranın bu talebi de haksız ve mesnetsiz olup, reddini talep ettiklerini, hiçbir şekilde başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuranın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin de reddi gerekmekte olduğunu, yargıtay 10. hd.’nin 04.10.2010 tarih ve 2010/9250 e. 2010/12614 k. sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, faiz başlangıç tarihi davalı şirketin temerrüde düştüğü tarih olarak belirlenmesi gerektiğini, değer kaybı olup olmadığının; varsa miktarının tespiti ancak uzman bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının tespiti açısından, davacıya sigortalı aracın dava konusu kaza öncesinde başka bir kazaya karışıp karışmadığının da tespiti gerekli olduğunu, kaldı ki; davacının değer kaybı talebinin gerek teknik ve gerekse teorik açıdan ele alınması, aracın modeli, kilometresi, geçmiş dönemdeki kaza sayısı, kompanent ve işçilik bedellerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi, her iki değerlendirme sonucu parametreler korelasyonlu birbiri ile ilintili ve gerçek değer kaybının tespiti için dosyanın değer kaybı konusunda uzman bir bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini belirterek, başvuru sahibinin haksız ve mesnetsiz tazminat talebinin reddine, bilirkişi incelemesinin aracın bilirkişi tarafından yerinde görülerek gerçekleştirilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ...'ın cevap dilekçesinde; Davayı kabul etmediğini davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 30/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir. Cengiz Otomtiv'e, Türkiye Sigorta'ya, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına eklenmiş olduğu görülmüştür. Mahallinde yapılan keşif sonucu dinlenen davacı tanığı ...'nin tanık beyanında özetle; " Keza esnasında aracı kendisinin kullandığını, kaza tarihin de de trafik aynı şekilde trafik levhaları ile düzenlendiğini, kazanın gündüz saatlerinde olduğunu, olay tarihinde kazadan bir süre önce davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç ile birlikte trafik ışıklarında durduklarını, motosiklet sürücüsü olan bayanın telaşlı olduğu görünce hızını azalttığını sonrasında yolun sağına doğru aracı geniş alarak sol şeritten yoluna devam ettiğini, bir süre sol şeritte gittikten sonra bir gürültü duyduğunu, araçtan indiğini, kaza olduğu esnada yaklaşık 30-40 km hızda olduğunu, aşağı indiğinde davalının motosikletinin plakasının tamponuna girdiğini ve tamponun zarar gördüğünü ve parçalandığını gördüğünü, bu esnada etraftan esnaflar geldiğini, tamponu toplardıklarını ,davalı tarafın sürücüsü motosikletini yolun sağ tarafındaki esnaf dükkanın önünde bıraktı sonrasında fotoğraf çektiklerini davalının hızlı olup olmadığını tam hatırlamadığını, kullandığı araç sağ taraftan ve ön tampon bölgesinden zarar görmüştür, davalı sürücü kazadan sonra acelesi olduğunu, işe yetişmesi gerektiğini belirti, yani kusurun kendisinde olduğunu kendisine söylediğini" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür. Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş, trafik tespit tutanağından anlaşılan bilgiye göre iki şeritli yolun ortasını kullanarak sağa dönüş işlemi gerçekleştirmiş, sağında bulunan motosiklet sürücüsüne ilk dönüş hakkını vermemiş ya da sağındaki sürücü döndükten sonra daha güvenli ve kontrollü şekilde dönüş işlemi gerçekleştirmemiş, sağa dönüş esnasında motosiklet sürücüsünün şeridine müdahale etmiş, dönüş esnasında aracının hızını ayarlayamamış, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yaparak trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ... ' nin meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Hasar Tutarının 10.667,64TL olduğu, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 5.000TL olduğu, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 3.000TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " ..... Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin “Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)” durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Dosyada mevcut sürücüler tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'ndaki veriler, kaza anına ait resimler ve SBGM verileri değerlendirildiğinde; kazanın 09/10/2023 günü saat 17.45 civarında Kayseri ili Melikgazi ilçesi İldem Mahallesi Dündar Taşer caddesi Alpaslan Türkeş Bulvarı kavşağı üzerinde gerçekleştiği, yolun gidiş-geliş bölünmüş yol olduğu, görüşün açık, yerlerin kuru yolun eğimsiz olduğu, Dava konusu gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında: sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İldem Dündar Taşer caddesi üzerinden gelip Orkun Sokak istikametini takiben Alparslan Türkeş bulvarına doğru kendi ifadesine göre sağa orta şeritten geniş olarak dönmesi sonrasında, aynı istikametten gelerek sağa doğru sağ şeritten dönen (... ifadesi ) sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile kendi aracının sağ ön kısımları ile motosikletin sol arka plakalık kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen iki taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği olayda;... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yerleşim içi yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, sağa dönüşünü müteyakkız sürdürmesi gerekirken sürdürmediği, dönüş manevrasına başlamadan önce dönüş yapacağı şeridin en sağına yaklaşması ve dar bir kavisle dönmesi gerekirken bilakis iki şeritli yolda orta şeritten döndüğünü iddia ederek şerit ihlali yaptığının da farkında olmmadan dönüş manevrasını yaptığı, kavşaklarda dönüş anında geçme manevrası yapmaması gerekirken yaptığı ve konu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda; KTK Madde 53/a-1-2-3-4 "Dönüş kuralları: Madde 53 – Sağa ve sola dönecek olan sürücüler aşağıdaki kurallara uyarlar. a) Sağa dönüşlerde sürücüler; 1. Sağa dönüş işaretini vermeye, 2. Sağ şeride veya dönüşe ayrılmış şeride girmeye, 3. Hızını azaltmaya, 4. Dar bir kavisle dönmeye, Zorunludurlar.", KTK Madde 54/a-1-2 "Geçme kural ve yasakları: Madde 54 – Sürücülerin geçme sırasında uymak zorunda oldukları kural ve yasaklar şunlardır: b) Geçmenin yasak olduğu yerler; 4. Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında, Sürücülerin önlerindeki bir aracı geçmeleri yasaktır. ", "KTK.67/a "Araç manevralarını düzenleyen kurallar: Madde 67 – Manevralarda aşağıdaki kurallar uygulanır. a) Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır" ve KTK Madde 84/f-j "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Araç sürücüleri trafik kazalarında,....f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, ..g) Şeride tecavüz etme,. j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, hallerinde asli kusurlu sayılırlar" kurallarını ihlal ettiği asli ve tam kusurlu olduğu; 38 AIE 409 plaka sayılı araç sürücüsü ... ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu Davacının 30.10.2023 tarihli kazasında hasar bedelinin 10.667,64TL olduğu, ancak kusur oranı dikkate alındığında Bakiye Hasar Bedelinin oluşmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu ... plaka sayılı aracın model yılına göre kaza tarihinde 21 (yirmibir) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 1 adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu, ancak dava konusu kaza sonrası çekilen resimler incelendiğinde hasar alan bölgelerin geçmişte de onarım gördüğü, boya altında macun tabakasının net olarak görülebildiği, ayrıca ön tamponun montaj klipsleri ile değil cıvatalarla çamurluklara montajının yapıldığı, orijinallığı daha önce gitmiş olan hasarlı kısımlarda yeniden değer kaybı oluşmayacağı, yine kusur oranları göz önüne alındığında da eğer kaybı oluşmayacağı değerlendirilmiştir. Araç mahrumiyeti sonucu oluşan ikame araç bedelinin de tam kusurlu olan taraf için oluşmayacağı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça 30/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacıya ait ... plakalı araçta hasar bedeli, değer kaybı zararı ile aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyeti zararlarının oluştuğu iddia edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra meydana gelen kazada tarafların kusur durumları ile davacı tarafın tazminat talepleri yönünden mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ve 13/10/2024 tarihli raporda, ... plakalı araç sürücüsü ... ' nin meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' ın ise kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20 KDV dahil Araç Hasar Tutarının 10.667,64TL olduğu, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 5.000TL olduğu, Dava konusu araç için 30.10.2023 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 3.000TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Rapora itiraz edilmesi üzerine farklı bir makine mühendisi bilirkişiden 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve raporda, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu olduğu; 38 AIE 409 plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın ise gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı ile Davacının 30.10.2023 tarihli kazasında hasar bedelinin 10.667,64TL olduğu, ancak davacıya ait aracın sürücüsünün kusur oranı dikkate alındığında davacının Bakiye Hasar Bedeli, değer kaybı ve ikame araç gideri zararının oluşmayacağının belirtildiği görülmüştür. Alınan raporların birbiri ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeni ile raporlara itibar edilmiş ve davacının zarar taleplerinden davalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun olmaması nedeni ile davalıların sorumlu olmadığı anlaşılmış ve böylece davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, 6-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalı ... Türk Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 300,00 TL vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.09/04/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır