İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1039 E. 2025/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1039
- Karar No
- 2025/808
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile faturalara dayalı olarak icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız olduğunu, takibin dayanağının taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalar olduğunu, davalının ödemesi gereken tutarı ödemediğini, belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacının faturaya dayanak edimini eksiksiz ifa ettiğini ispatla mükellef olduğunu, davacının belirttiği davalının takip dayanağı faturaya itiraz etmediği, bu nedenle de alacağın kesinleştiği iddiasını kabul etmediklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğini, sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğuracağını, davacının, öncelikle edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: dava konusu faturalar, ticari defter ve belgeler, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ....Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının takibe dayanak faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ....Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, toplam 54.695,22-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 18/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 13/11/2024 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır . Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince defterlerin ibrazı hususunda davalı şirkete yapılan ihtaratlı tebligata rağmen davalı taraf defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Mahkememizce, davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek takibe dayanak faturalardan kaynaklı alacak/borç durumunun tespitine yönelik mali müşavir bilirkişiden rapor düzenlemesi talep edilmiş olup düzenlenen 06/09/2025 tarihli rapordan özetle;'' davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde 2 adet faturaya dayanmış olup faturalar toplamı 51.639,38 TL olduğu, söz konusu faturalara konu emtiaların davalıya teslimine ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davacının ticari defterlerinde takip konusu fatura tarihinden sonra (2024 yılında) davalıdan 65.000 TL tutarında banka kanalıyla tahsilat yapıldığına ilişkin kayıt bulunmadığı, netice itibariyle derdest dava itirazın iptali davası olup takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık esastır ve davacının takip konusu faturalardan alacaklı olup olmadığının tespiti gerektiği, takip konusu faturalardan sonra yapılan ödemeler de TBK 102. hükmüne göre takip konusu faturalara sayılacağı, bu durumda davacının davalıdan takip konusu fatura sebebiyle alacağı hesaplanamadığı.'' şeklinde rapor düzenlenmiştir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Kısmi ifaya ilişkin kurallar ise 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 101.maddesinde; “Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. TBK'nın 102. maddesinde ise taraflar arasında birden fazla borç bulunması halinde “Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.” hükmü yer almıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda,davalı tarafından takip konusu faturalardan sonra ödeme yapılmış olduğu tespit edilmiş olup ödemenin hangi alacağa ilişkin yapıldığı belirtilmemişse öncelikle takip konusu faturalardan mahsup edilmesi gerekmekte olup bu şekilde TBK'nın 100. ve devamı maddeleri ile HMK'nın 222/3 maddesindeki düzenlemeler karşısında davacı kendi ticari defter kayıtları ile davalıdan takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunu ispatlayamadığı,davanın cari hesap veya açık hesap ilişkisine de dayanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.(Bkz emsal nitelikteki Yargıtay 19 HD'nin 2016/2734 esas 2016/16029 karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD'nin 2022/1783 esas 2024/1464 karar sayılı ilamı ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD'nin.... esas .... karar sayılı ilamı ile bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 660,58-TL harçtan mahsubu ile artan 45,18-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/10/2025 Katip ... ¸E-imzalıdır Hakim ... ¸E-imzalıdır