İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/791 E. 2024/1174 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/791
Karar No
2024/1174
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun işbu icra takibinde haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğunu, icra takibinin dayanağı olan borç, davalının davacıdan aldığı mal karşılığında kesilen faturadan kaynaklanmakta olduğunu, sunulan irsaliyeli fatura ve cari hesap ektresinde de görüleceği üzere davalının davacı şirkete borçlu olduğunu, davalının fatura bedelinin büyük kısmını ödemiş ancak icra takibine konu bakiye alacağı ödememiş olduğunu, davacı şirketin, taraflar arasındaki anlaşma gereğince edimini yerine getirmiş, malları teslim etmiş olduğunu, buna rağmen davalının kalan bakiyeyi kötü niyetle bugüne kadar ödemediği gibi icra takibine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, davalının kendisine tebliğ edilen faturaya da süresi içerisinde itirazda bulunmayarak kabul etmiş olduğunu, Davalı-borçluya yönelik başlatılan icra takibinin haklı olduğunu ve icra takibine konu borcun halen dahi ödenmediğini, borçlunun borcunun olmadığı iddiası haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu ekte sundukları faturalarda, cari hesapta, ticari defter ve kayıtlarda da davalı şirketin davacı şirkete borçlu olduğunun açıkça görülmesine rağmen davalı tarafın borca itiraz ettiğini, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, ayrıca, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının açıkça işbu takibi davacının alacağını almasına kavuşmasını geciktirmek amacı ile yaptığı ortada olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, Davalının (Borçlunun) haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E.. Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu takip dosyasında belirtilen TTK.1530. Madde Temerrüt Faiziyle ödemesine, davalının (Borçlunun) alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmekte olduğunu, nitekim davalının; icra takibi tarihi itibarıyla, davacıya dava konusu icra takibinden ve icra takibine dayanak olan faturadan kaynaklı borcu bulunmadığını, davalı; icra takibine konu faturadan kaynaklı olarak davacıya çekler verdiğini ve bu çeklerin de davacı tarafından tahsil edilmiş olduğunu, bu çekler gerek mdavalının gerek davacının cari hesabına ve ticari defterlerine seri numaraları ile birlikte işlenmiş olduğunu, şöyle ki; Garanti BBVA Bankası'ndan 30/06/2022 tarihli, ... seri numaralı, 37.000,00 TL'lik; 30/07/2022 tarihli, ... seri numaralı, 70.000,00 TL'lik, 30/08/2022 tarihli, ... seri numaralı, 70.000,00 TL'lik; ... Enerji San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin keşidecisi olduğu, ... Yapı Sistemleri'nin ilk lehtarı olduğu çekler davacıya cirolanmış olduğunu, ... Yapı Sistemleri davalı ...'e ait firma olup, ciro da ... Yapı Sistemleri - ... adı ile kaşelenerek ve imzalanarak davacıya cirolanmış olduğunu, bu hususta Garanti BBVA, Ağrı Şubesi'ne müzekkere yazılarak bu çeklerin akıbetinin sorulmasını talep ettiklerini, ekte sunulan Whatsapp mesajlaşma kayıtlarında da davacı şirketin yetkilisi çeklerin kendilerine ulaştığını ifade etmekte olduğunu, tarafların ticari defterleri ve kayıtları incelendiğinde bu hususlar açığa çıkacak olduğunu, hal böyleyken takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı açık olduğundan davacının davasının reddine, takibinde ve davasında kötü niyetli olan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. gerekmektedir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Sistemleri San. Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 3.258,45 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Mimarsinan Vergi Dairesine, Gümüşova Malmüdürlüğüne, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Garanti Bankası A.Ş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Talimat yoluyla alınan 16/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ... A.Ş.nin davalı ... işletmesinden 3.211,40 TL alacaklı olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan 05/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takipte davalıdan 3.211,40 TL talep edilmiştir. Takip talebinde “bakiye fatura alacağı 105.022,62 TL” açıklaması yazılmıştır. Davacı tarafça davalıya düzenlenen toplam tutarı 180.211,40 TL olan 2 adet fatura vardır. Söz konusu faturalar raporumuz içinde gösterilmiştir ve bu faturalar davalının ticari defterlerinde de kayıtlıdır. Davalının davacıya takip konusu yapılan ve yapılmayan faturalardan sonra toplam 177.000 TL çekle ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Derdest dava itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasında takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık esastır. Alacaklının takip talepnamesinde dayandığı borç ve borcun sebebi ile bağlılık esastır. Hal böyle olunca davacının alacaklı olup olmadığı takip konusu fatura çerçevesinde değerlendirilmelidir. Davacının takip talebinde taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiden kaynaklanan alacağı talep etmediği, sadece 105.022,62 TL tutarlı faturayı takip konusu yaptığı değerlendirilmektedir. TBK Md. 102 hükmüne göre fatura düzenlenmesinden sonra yapılan ödeme takip ve dava konusu borca sayılacaktır. Bu durumda davacının takip konusu faturadan bakiye alacağı kalmamaktadır. Mahkemece takip talebinde belirtilen “bakiye fatura alacağı 105.022,62 TL” açıklaması taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın talep edildiği şeklinde yorumlanırsa, davacının alacağı 180.211,40 TL – 177.000 TL = 3.211,40 TL olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2734 E, 2016/16029 K sayılı kararında “….Davanın temelini oluşturan icra takibinde 6 adet faturaya dayanılmıştır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardır. Bu itibarla davanın takibe konu edilen faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip uyuşmazlığın bu çerçevede çözümlenmesi gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça bu ödemelerin dava konusu faturalar dışındaki cari hesap alacağına yönelik olduğu cevaba cevap dilekçesinde belirtilmiş ise de tüm cari hesap ilişkisi dava konusu olmadığından icra takibine konu edilen faturalar dışına çıkılarak inceleme yapılması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş savunma kapsamındaki ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.” Denildiği görülmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin... sayılı ilamında “…Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2019 tarih, 2018/1391 Esas, 2019/3997 Karar sayılı kararında, "Davanın temelini oluşturan icra takibinde 31 adet faturaya dayanılarak alacak talebinde bulunulmuştur. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan mahkemece uyuşmazlığın takip ve dava konusu yapılan 31 adet faturalarla sınırlı olarak değerlendirilip çözümlenmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." biçiminde vurgulandığı üzere, takibe sıkı sıkıya bağlı bulunan işbu itirazın iptali davasında icra takibi faturaya dayalı olduğundan, uyuşmazlığın bu faturalarla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken tüm cari hesap ilişkisi inceleme konusu yapılarak, yetersiz bilirkişi raporlarına istinaden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, savunma kapsamındaki tüm ödemelerin dava konusu faturalara yönelik ödemeler olup olmadığı hususunun 6098 sayılı TBK'nın 100, 101 ve 102. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi bakımından yeni bir mali müşavir bilirkişi raporu alınarak, dava konusu takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler yönünden de davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2020 tarih, 2018/2228 Esas, 2020/1306 Karar ve 23/01/2019 tarih, 2018/3834 Esas, 2019/421 kararları da bu yöndedir.) Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,….” Denildiği görülmüştür. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ... sayılı kararında “…Dava itirazın iptali davası olmasına, takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olmasına, davacının takip talebine faturalardan kaynaklı alacak talep etmesine uyuşmazlığın taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi çerçevesinde değil yalnızca takibe konu edilen faturalar esas alınarak çözülecek olunmasına, davacının defterlerinde davalı tarafından 31.01.2022-31.08.2022 tarihleri arasında davacıya ödeme yapıldığının kayıtlı olmasına, taraflar arasında başkaca icra takibi yapılığının iddia edilmemesine, 6098 sayılı TBK 102. maddesindeki karine uyarınca ödemelerin takibe konu faturalar için yapıldığının kabul edilmesinin gerekmesine ve davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edildiğinin anlaşılmasına göre mahkemece bilirkişiden yukarıda belirtilen takibe konu faturalardan sonra yapılan ödemelerin takibe konu faturalar için yapıldığı kabul edilmek suretiyle ek rapor alınarak takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu faturalardan dolayı alacağının olup olmadığı saptanarak ispat durumuna göre ve davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı da gözetilerek araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.” Denildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça takibe konu bakiye fatura alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olunduğu belirtilerek Mahkememizde itirazın iptali davası açılmış ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu faturadan kaynaklı bakiye alacağı olup olmadığının tespiti için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişilerden 16/04/2024 ve 05/11/2024 tarihli raporlar alınmış ve raporlarda da belirtilip, defter kayıtları ile de sabit olduğu üzere, takibe konu fatura tarihinden sonra davalının çekler ile ödeme yaptığı ve bu durumunda yukarda belirtilen içtihatlar ile de açıklandığı üzere TBK madde 102 hükmü gereğince birden çok borç muaccel hale gelmiş ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceğinden, taraflar arasında aynı tarihli iki adet fatura düzenlendiği ve davacının takip konusu faturayı takibe koyması ile aynı anda muaccel hale gelen bu faturalardan takibe konu faturaya ilişkin olarak ödemenin yapıldığının dikkate alınmasının gerekmesi ile davacının davalıdan alacağının kalmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın reddine, Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafça takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın davacıdan dava başında alınan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75‬ TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine, 7-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. uyarınca 3.211,40 TL vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/791, K. 2024/1174, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-791-e-2024-1174-k-6f8ceae9bdc8