İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/439 E. 2024/1009 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/439
- Karar No
- 2024/1009
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - [ Av. ... - [ DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı ve davalı arasında “..... Döküm Kaplama Tesisi” konusunda ticari ilişki kurulduğunu, söz konusu ilişki kapsamında davalıya fatura tanzim edildiğini ve tebliğ edildiğini, fatura konusu tüm işlerin ifa edildiğini, mal ve hizmetlerin teslim edildiğini, ancak fatura bakiyesinin ödenmediğini, davalının itirazında hiçbir borcunun olmadığını beyan ettiğini, davalı iddiasının asılsız olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacının alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 07.12.2017 tarihinde “Döküm Tesisi Satış Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmede tarafların alıcı ve satıcı olarak adlandırıldığını, bahse konu sözleşmenin iş yapım sözleşmesi niteliğinde eser sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin imzalanmasına müteakip ilk proje avansının yatırılmasından itibaren 36 hafta içinde teslimin gerçekleştirilmesi gerektiğini, ilk ödemenin 08.12.2017 tarihinde 500.000 TL olarak yapıldığını, işin bitim tarihinin 08.03.2018 olduğunu, yüklenici davacının sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmediğini, dosyadaki Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin....D.İş sayılı dosyasıyla alınan bilirkişi raporunda bu hususların yazılı olduğunu, mevcut döküm tesisinin projeye ve sözleşmeye aykırı olduğunu, eserdeki ayıbın giderilmesi ve sözleşmeye uygun hale getirilmesinin de süre ve masrafları dikkate alındında mümkün olmadığını, davalının sözleşme kapsamında ödemeleri yapmasına rağmen, eserin mevcut durumu, gecikme süresi, kalan alacağı bulunduğu gerekçesiyle iş bu davaya konu takibi başlatması göz önünde bulundurulduğunda, sözleşme ile borçlandığı eser meydana getirme ve teslim borcunu yerine getirmediğinin ortada olduğunu, davacının eseri ayıpsız olarak tamamlaması gerektiğini, teslim borcunu yerine getirmediğini, borca aykırılık halinin mevcut olduğunu, temerrüt bulunduğunu, sözleşme konusu edimi yerine getirmesi konusunda defalarca uyarıldığını, iş sahibinin ödemelerini yaptığını, ancak buna rağmen davacının eser meydana getirme ve teslim borcunu ifa etmeye yanaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: dava konusu faturalar, form BA-BS belgeleri, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyası, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin ... D.iş sayılı dosyası, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 205.573,97-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 17/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 17/02/2022 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından Mahkememize sunulan 14/10/2022 tarihli raporda özetle; davacı tarafın davalı aleyhine başlatmış olduğu takipte davalıdan 150.000 TL asıl alacak ve TTK Md. 1530 kapsamına 55.573,97 TL tutarında işlemiş faiz talep ettiği, takip dayanağı olarak hesap ekstresi, tüm ticari kayıtlar, 26.07.2019 tarihli faturadan bakiye alacak gösterildiği, davacının takip ve dava konusu yaptığı 26.07.2019 tarihli ve 3404 sıra numaralı ve 1.730.500 TL bedelli fatura hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde davacıya herhangi bir ödeme gözükmediği, davacının ticari defterlerinde ise davalıdan toplam 1.606.519,86 TL tutarında tahsilat gözüktüğü, fatura bedeli ile yapılan tahsilat karşılaştırıldığında davacının davalıdan 123.980,14 TL alacağı hesaplandığı, ancak davacının ticari defterlerine davalıdan alacak kaydettiği 31.12.2019 tarihli 89.543,88 TL tutarlı işlemi ispatlaması durumunda bu tutar 23.980,14 TL alacağa eklenmesi gerektiği, davacı taraf davalıdan TTK Md. 1530 kapsamında faiz talebinde bulunduğu, mahkemece davacının davalıdan faiz talep edebileceği yönünde kanaat oluşması durumunda TTK Md. 1530 kapsamında talep edebileceği faiz tutarı ödemenin öncelikle anaparaya sayılması durumu göz önüne alınarak 123.980,14 TL anapara ve 104.421,67 TL işlemiş faiz alacağı hesaplandığı, yapılan ödemenin öncelikle faize faize sayılması ve TTK Md. 1530 uygulanması durumunda davacının takip tarihi itibariyle 217.828,02 TL asıl ve 27.225,52 TL faiz alacağı hesaplanacağı, takip konusu fatura yerine taraflar arasındaki sözleşme hükmünün dikkate alınması durumunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 88.778,14 TL anapara alacağı hesaplandığı, mahkemece söz konusu tutara TTK Md. 1530 kapsamında faiz hesaplanması gerektiği kanaatine varılması durumunda ve yapılan ödemelerin de anaparaya sayılması halinde hesaplanacak faiz tutarı 89.598,26 TL olacağı, mahkemece fatura yerine taraflar arasındaki sözleşme hükmünün dikkate alınması ve yapılan ödemelerin öncelikle faize sayılması durumunda ise davacının 171.748,66 TL anapara ve 21.466,23 işlemiş faiz alacağı hesaplandığının tespit edildiği bildirilmiştir. Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmiş ve kurulmuş ise alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, her ne kadar faturaya dayalı takip yapılmış ve dayanak fatura davalı ... Metal Döküm Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenmişse de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin dosyada mevcut olan 07/12/2017 tarihli Döküm Tesisi Satış Sözleşmesine dayandığı, bu sözleşmenin tarafının ''... İş Döküm- .... olduğu'' nitekim iş bu dosya davalısı tarafından aynı sözleşme ilişkisine dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemli Mahkememizin 2022/517 esas sayılı dosyasında görülen davanın, davacı ... Metal Döküm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sözleşme tarafı olmadığı ve bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verildiği,kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... sayılı ilamıyla, reddedilen manevi tazminat yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu,karara karşı temyiz yoluna başvurulmaması üzerine kararın kesinleştiği, bu haliyle davalı şirketin Döküm Tesisi Satış sözleşmenin tarafı olmadığının kesinleştiği,davacı tarafça iş bu davalıya karşı takip yapılamayacağı ve dava açılamayacağından davalının takip ve dava yönünden pasif ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davalı kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının başlatmış olduğu icra takibinde kötü niyetli hareket ettiği kanıtlanamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK' nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 5.556,96-TL harçtan mahsubu ile artan 5.129,36-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 7/2. ve 13/2. Maddeleri uyarınca taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2024
Katip ... ¸E-imzalıdır
Hakim ... ¸E-imzalıdır