İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/659 E. 2024/872 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/659
- Karar No
- 2024/872
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. : 2- VEKİLLERİ : Av. Av.- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/05/2017 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 27.09.2015 tarihinde davacı...'ın kullandığı ... plakalı araç ile davalı ...'nun kullandığı ... plakalı araçların çarpışması neticesi meydana gelen maddi hasarlı yaralamalı trafik kazasında müvekkili...'ın yaralanarak %100 malul kaldığını, kazanın davalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan tahsiline, olay tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının kırmızı ışık ihlali yaptığını, kazanın davacı sürücünün kusurundan meydana geldiğini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketine usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu yaralanan davacının 2918 sayılı KTK kapsamında sürücü, işleten ve karayolları ZMMS poliçesi kapsamında sigortacı olan davalılardan maddi ve yine kazada yaralanan davacının ve yakını ağır şekilde yaralanan diğer davacıların sürücü ve işleten sıfatına haiz davalılardan manevi zararların tazminine ilişkindir. Tarafların bildirdiği delil ve belgeler, ceza dava dosyası getirtilerek dosya içerisine alınmış, davacının maluliyetine ilişkin adli tıp raporu, tarafların kusur durumu ve kusur oranına ilişkin adli tıp raporu ve davacının maddi zararlarının ve bu kapsamda sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi giderine ilişkin zararlarının tespiti bakımından aktüerya bilirkişi ve tabip bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmıştır. Meydana gelen trafik kazasına bağlı davalı ... Anonim Şirketi nezdinde açılan hasar dosyasının temini için mahkemece yazı yazılmış ise de; davalı sigorta şirketi tarafından verilen 11/04/2018 tarihli cevap yazısında davaya konu kaza nedeniyle davacılar tarafından dava tarihinden önce herhangi bir başvuru yapılmadığından bahisle herhangi bir hasar dosyasının açılmadığı bildirilmiştir. Temin edilen Karayolları ZMMS poliçesine göre davalı ...'na ait ... plaka sayılı toyota corolla marka hususi otomobilin 21/05/2015 - 06/05/2016 başlangıç - bitiş tarihli ... nolu poliçe ile diğer davalı ... Anonim Şirketi tarafından teminat altına alındığı, poliçe kapsamında kişi başına sakatlık ve ölüm teminatının 290.000,00-TL, kişi başına tedavi giderlerinin 290.000,00-TL olduğu, davacının bedensel zararları kapsamında maddi tazminat talepleri yönünden bu poliçe limitleri çerçevesinde davalı sigorta şirketinin meydana gelen trafik kazasından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak davalı araç sürücü ... sanık olarak yargılandığı Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası incelendiğinde; davalının sevk ve idaresinde bulunun ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken kırmızı ışıkta durmadan yola devam ettiğinden davacı ... ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazaya ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin ... sayılı emsal kararında belirtildiği üzere kırmızı ışıkta durmadan yola devam etmesi nedeniyle davalı araç sürücüsü hakkında TCK m222/3 hükmü çerçevesinde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle cezalandırılmasının istendiği, ceza mahkemesinde yapılan yargılama çerçevesinde dosyanın İstanbul ATK Başkanlığına gönderilerek tarafların kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldığı, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 31/12/2017 tarihli raporuna göre davacı ... ve davalı Serdar'ın eş değer oranda kusurlu olduklarının rapor edildiği, bu raporun yine ceza yargılaması kapsamında bilirkişi marifetiyle yapılan keşif ve alınan 27/03/2017 tarihli bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 14/12/2017 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında davacı tanıklarının dinlenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 04/01/2018 tarihli duruşmada davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında "davacı ... ... benim çocukluk arkadaşımdır, kendisini uzun yıllardır tanırım, ...'ın babası trafik kazası geçirince ailenin tüm yükü kendi üzerine kaldı, arkadaşım olan ...'ın babası olan ... ... kaza öncesi ikinci el araba alıp satıyordu, geçimi bu şekilde temin ediyordu, herhangi bir işletmesi yoktu, kazadan dolayı çalışamaz hale gelince onun bankalara ve piyasaya olan tüm borçlarını oğlu ödemek zorunda kaldı, hem babasının kaza geçirmesi hem geçim yükünün üzerine binmesi ve hem de babasının borçlarıyla uğraşması ...'ı manevi olarak çok yıprattı," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı... duruşmadaki beyanında "davacı kazazede ... ... benim ablamın kocasıdır, kendisi kazadan önce serbest olarak araba alıp satar ve ailesinin geçimini bu şekilde sağlardı, kazadan sonra ailenin hayatı altüst oldu, kazadan sonra gelir olmadığı için kiracı olarak oturduğu evden çıkmak zorunda kaldı, kazadan sonra yeğenim ... çalışmak zorunda kaldı, gelin olan davacı ... bizim yardımlarımızla evlenebildi, dolayısıyla kazanın etkisi halen devam etmektedir, eniştem ... halen bitkisel hayatta olup tüm aile kazanın etkisini ve mağduriyetini yaşamaktadırlar, eniştemin bakımını ablam yapıyor, oğlu da yardım ediyor, eniştemin kazadan öncesine ait borç veya alacağına ilişkin bir bilgim yoktur, aile de bilmiyorum, eniştem bitkisel hayatta olduğundan bilinmiyor, her insan kaza yapabilir ancak kazayı yapan davalı bir defa bile aileyi arayıp özür dilememiş, aile ile irtibata geçmemişlerdir, benim bildiklerim bunlardan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 15/03/2018 tarihli duruşmasında davacı tanığı... duruşmadaki beyanında "ben kaza yapan aracın bir kaç araç arkasında seyrediyordum, bu nedenle kazayı gördüm, kaza yapan araç benim arkamdaydı, önümüzdeki araç arıza yapıp hareket edemeyince kaza yapan araç benim sağ tarafımdan yeşil ışık yandığı sırada kavşaktan sol yöne 3.şeritten hızlı bir şekilde hızla hareket etti ve başka bir aracın da bu araca çarptığını gördüm, her iki araç da siyah renkti, plakalırını hatırlamıyorum, çarpılan araçta 50 yaşlarında bir yaralı gördüm, ben kaza yapan araçların kim olduğunu, şuan davacı ve davalı tarafın kim olduğunu bilmiyorum, ben kaza esnasında beyaz renk İveco marka kamyonet kullanıyordum, ben polis beni çağırınca ifade vermeye gittim, tanıklık ücreti talebim vardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 15/03/2018 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararında; HMK’nın 266-268 maddeleri uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilere HMK’nın 268. maddesi gereğince davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, kusur oranlarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasına karar verildiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21/03/2019 tarih ve ... sayılı yazısında özetle; davalı sürücü ... 'nun %50 oranında, davacı sürücü ... ...'ın, %50 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 25/10/2018 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; davacının Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalına sevkedilerek, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit Yönetmeliği'ne göre davaya konu trafik kazası nedeniyle; Kaç gün iş ve güçten kaldığı, Kaç günde iyileşeceği, Sürekli iş görmezlik durumu ve oranı, Yaralanmasının bu kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, Tedavi süresince ve daimi sakatlık süresince, SGK tarafından karşılanmayan, faturalandırılmayan tedavi ve bakım giderleri, İleride süre gelen tedavileri ve olması gereken ameliyatların olup olmadığı ve bunlara yapılması gereken harcamalar, Bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve kaç gün ihtiyaç duyulacağı, konularında rapor alınmasına karar verildiği, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 28/12/2020 tarih ve 74561744/AR-2228-2572 sayılı raporunda özetle; Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ... ...'ın 14.07.2015 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kafa kubbe ve maksillofasial kemik kırıkları, epidural ve subaraknoid kanama, kraniotomi defekti ile kafa içi travmatik değişimler (atrofi, gliozis, ensefelomalazi), ağır psikomotor gerilik, spastik guadripleji nedeniyle; Sürekli iş göremezlik halinde kaldığını, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olduğunu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının “%100 (yüzdeyüz) olduğunu, mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediğini, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 16/05/2019 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Trafik kaza tutanağındaki kusur oranları ile ile ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesininden alınan bilirkişi raporundaki kusur oranları farklı olduğundan, dava dosyasının Ankara Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yolu ile gönderilerek HMK’nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK’nun 267. maddesi gereği bilirkişi heyetinin HMK’nun 268. maddesi uyarınca Karayolları Fen heyeti üyeleri arasından re'sen seçilen ..., ... ve ... ...'den oluşturulmasına, 14.07.2015 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Dosyamızdan alınan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21.03.2019 tarihli bilirkişi raporu, Kayseri 7.Asliye Ceza Mahkemesinin... E.sayılı dosyasından alınan ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 31.12.2017 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişki de giderilerek davaya konu trafik kazasının kimin kusuruyla meydana geldiği, kusur oranlarının ne olduğu hususlarında denetime elverişli rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'ın, meydana gelen olayda yüzde 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun, meydana gelen olayda yüzde50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin 19/09/2019 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi heyetine tevdi bakımından Ankara 4 ATM'ye ek talimat yazılmasına karar verildiği, bilirkişiler tarafından sunulan raporda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ... ...'ın, meydana gelen olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun, meydana gelen olayda %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizin 10/02/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; eksik olan muayene, tetkik ve tedavi evraklarının celse arası temin edildiği anlaşılmakla dosyanın rapor aldırılmasına karar verildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 09/09/2022 tarih, 40968900-101.01.02-2022/40463 sayılı raporunda özetle; Ayşe ve Recep oğlu, 01/11/1967 doğumlu ... ...’ın 14/07/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 I(12c……….65)A %100, E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Yargıtay 4. HD'nin 30.05.2024 tarih, 2024/3323 Esas, 2024/5474 sayılı kararına göre; trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında sürekli iş göremezlik oranının tespitinde, kaza tarihi 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olup, bu yönüyle alınan adli tıp raporunun Yargıtay emsal kararı çerçevesinde usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış ve mahkememizce benimsenmiştir. Mahkememizin 17/01/2023 tarihli ara kararının 1 nolu kararında; dosyanın resen seçilecek aktüerya bilirkişiye tevdii ile davacıların olay nedeni ile talep edebilecekleri bedensel zararlar, iş ve güç kaybı zararlarının belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davacının dava konusu kaza sonrasında; Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.126.823,97 TL (Talep 4.000,00 TL) olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 290.000,00 TL) aştığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Bakıcı gideri zararının 1.332.106,02 TL (Talep 4.000,00 TL) olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 290.000,00 TL) aştığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının hesaplanamadığı nı bildirilmiştir. Mahkememizin 18/01/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; davacı tarafa celse arası tedavi evraklarını sunmasını için verilen 2 haftalık kesin sürenin dolmasını müteakip (davacı taraf bu süre içerisinde tedavi evrakları sunmuş olsun yahut olmasın) dosyanın yeni seçilecek tabip bilirkişi ile önceki aktüerya bilirkişisinden oluşturulacak heyete tevdi ile tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi, davacıların talep edebileceği tedavi giderlerinin hesaplanması bakımından bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; Davacının dava konusu kaza sonrasında; sakatlık zararı yönünden sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 2.109.076,06 tl (talep 4.000,00 tl) olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 290.000,00 tl) aştığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sağlık ve tedavi giderleri zararı yönünden bakıcı gideri zararının 2.487.695,21 tl (talep 4.000,00 tl) sgk tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararının 502.124,97 tl (talep 2.000,00-tl) toplam (bakıcı ve tedavi giderleri) zararın 2.989.820,18 tl olduğunu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 290.000,00 tl) aştığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu bildirilmiştir. Raporda ayrıca bu tip bir hastanın tedavi giderlerinin kesin ve net olarak tahmin edilmesi mümkün olmadığından Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca hastane ve hekim masrafları ile sınırlı olmayıp yaralanmanın kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb ücretlerin belgelenmesinin mümkün olmadığı yaralanmasının ağırlığı dikkate alınarak toplu taşıma araçlarından faydalanamayacağı, SGK kapsamında ödemesi yapılmayan özel hastane, hekim seçme hakkı çerçevesinde ameliyat farkı, ulaşım vb giderler olduğu, dikkate alındığında SGK tarafından karşılanmayan ilaç, ulaşım vb giderlerinin de 1.000.000 TL+ ibraz edilen fatura gideri olan 4.249,94 TL olmak üzere toplam 1.004.249,94 (Birmilyon dörtbin ikiyüzkırkdokuz virgül doksandört) TL civarında olduğunun kabulü gerektiği, davacının zarara %50 kusuru ile sebebiyet vermesi nedeniyle davalı yanın sorumlu olacağı tedavi giderlerinin; 1.004.249,94 TL x 0,50 = 502.124,97 TL olacağı hesaplanmıştır. Davacılar vekili sunmuş olduğu değer artırım dilekçesi ile; maddi tazminat talepleri yönünden sürekli iş göremezlik ve bakıcı - tedavi gideri bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 580.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, harcı tamamlamış, dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiştir. Sonuç olarak; meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ... ...'ın yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında sürücü ve işleten sıfatıyla davalı ...'nun davacı araç sürücüsü ile birlikte yarı oranda kusuru bulunduğu, davalı sürücünün işleten sıfatıyla sorumlu olduğu araca ilişkin kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları ZMMS poliçesi kapsamında ve poliçe limitleri içerisinde diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, benimsenen ERÜ Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının raporu ve bu rapor ile aynı tespit ve değerlendirmelere yer veren İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporuna göre davacının %100 oranında diğer bir deyimle tümüyle meslekte kazanma gücünü kaybettiği ve yaşam boyu başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu, bu kaza nedeniyle hem sürekli iş göremezlik hemde bakıcı gideri şeklinde zararları oluştuğu, öte yandan dava sırasında mahkemece yapılması gerekli ve temin edilmesi gerekli rapor ve muayene ücretleri dışında ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri oluştuğu, bu giderlerin bir kısmının davacı vekili tarafından dosyaya sunulan fatura, pos slibi ve EFT dekontu gibi belgelerle kanıtlandığı, ancak benimsenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere bazı tedavi giderlerinin, örnek olarak fizik tedavi rehabilitasyon, özel hastane muayene fark ücreti, yeme-içme, özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman gibi bir kısım ücretlerin belgelendirilmesinin olanaksız olduğu, bu tür tedavi giderlerinin kuvvetle muhtemel olduğu hallerde hakimin takdir yetkisini kullanarak uygun bir tazminatı belirlemesinin doğru olacağı, bu sebeple benimsenen bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere belgelendirilmeyen tedavi giderleri yönünden 1.000.000,00-TL, belgelendirilen tedavi giderleri yönünden 4.249,94-TL olmak üzere toplam 1.004.249,94-TL tedavi gideri oluştuğu, davacıya izafesi mümkün %50 kusur oranında yapılan indirim çerçevesinde davalıların bu konudaki sorumluluk tutarının 502.124,97-TL olduğu, bakıcı gideri zararının ise yine benimsenen bilirkişi raporu çerçevesinde 2.487.695,21-TL olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin tedavi giderleri teminat klozu çerçevesinde 290.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere bu tazminat kaleminden sürücü ve işleten sıfatına haiz diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, aktüerya bilirkişi tarafından karar tarihine en yakın tarihli ve güncel brüt asgari ücret tutarları dikkate alınmak suretiyle hesaplanan sürekli iş göremezlik şeklindeki zararın 2.109,076,06-TL olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin sürekli sakatlık teminat klozu çerçevesinde 290.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere bu tazminat kaleminden sürücü ve işleten sıfatına haiz diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davacının değer arttırım dilekçesi ile birlikte arttırmış olduğu zarar tutarlarının poliçe limitlerini aşmadığı ve poliçe üst limiti ile birebir aynı olduğu anlaşılmakla davalı ... yönünden davacının daha üst noktada zarardan sorumlu olmakla birlikte davacı tarafın değer arttırım dilekçesinde arttırmış olduğu tutar ve talep ile bağlı kalınarak her iki davalının davacının maddi zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına hükmetmek gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." 6098 Sayılı TBK'nun 61. maddesine göre; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesine göre; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. Davacıların manevi tazminat talebinde, davacıların duyduğu acının karşılığının para olarak verilmesi olanaksızdır. Bu nedenle manevi tazminatın amacı davacının duyduğu acıyı dindirmek ve içine düştüğü ruhsal sıkıntıyı gidermek olmalıdır. Manevi tazminatın miktarının tayininde tarafların sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilmeli, davalının da acz içine düşmesi engellenmelidir. Manevi tazminat yönünden mahkememizce yapılan araştırma sonucu tespit edilen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği 2015 yılında paranın alım gücü, davacı araç sürücüsü ...'ya izafesi mümkün %50 oranında kusuru, bu davacının kaza sonrası %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu, davalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazadaki kusur durumu ve kusur oranı, meydana gelen zararın ağırlığı gibi kıstaslar birlikte değerlendirilerek davacı ...'nın manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, TBK m.56/2 hükmü uyarınca davacı ...'da meydana gelen yaralanmanın ağır nitelikte olması göz önüne alındığında bu davacının eş ve çocukları olan davacılar, ..., ... ve ...'nın manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğuna kanaat getirtilerek davacıların tümünün manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacı ... ...'ın maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 290.000,00 TL tedavi gideri ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 580.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27/09/2015, davalı ... AŞ yönünden 05/09/2016 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı Sigorta şirketinin sorumluluğunun sürekli iş göremezlik yönünden poliçe limiti ve ölüm/ sürekli sakatlık klozu kapsamında 290.000,00 TL ile bakıcı gideri yönünden yine poliçe limiti ve tedavi giderleri klozu kapsamında 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... ... için 170.000,00 TL, davacı ... ... için 30.000,00 TL, davacı ... ... için 25.000,00 TL, davacı ... ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... alınarak davacılara verilmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 39.619,80-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 881,20 TL peşin harç ile 9.768,33 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 28.970,27-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 17.077,50-TL karar ve ilam harcının davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 917,20-TL, tamamlama harcı 9.768,33 TL, 3.096,90 TL posta gideri, 909,60-TL ERÜ muayene ücreti,1.349,50-TL ATK rapor ücreti ile 7.300,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.341,53-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı ... ... tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden bu davacı lehine AAÜT 13/1 maddesi uyarınca 91.000,00-TL nispi vekalet ücret taktirine, bu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 7-Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine AAÜT 13/1 maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücret taktirine, bu vekalet ücretinin davalı... alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 8-Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine AAÜT 13/1 maddesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücret taktirine, bu vekalet ücretinin davalı... alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 9-Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine AAÜT 13/1 maddesi uyarınca 25.000,00-TL vekalet ücret taktirine, bu vekalet ücretinin davalı... alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 10-Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davası yönünden bu davacı lehine AAÜT 13/1 maddesi uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücret taktirine, bu vekalet ücretinin davalı... alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 11-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı 10/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır