İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/50 E. 2025/55 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/55
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [16839-38840-14904] UETS DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürütülen 12.000,00 TL (asıl alacak) miktarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalının 28.05.2024 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını istediğini, borca itiraz edildiğinin öğrenilmesi akabinde işbu davanın açılması için dava şartı olduğundan 29.05.2024 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, borçlunun itirazlarının haksız olup itirazında kötü niyetli olduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde borcu olmadığını beyan etmişse de davalının borcunun mevcut olduğunu, 02.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası akabinde; davalının 38 ... plakalı aracının hasara uğradığını, kaza sonrasında bu aracın müvekkilinin Şeker Mah. .... Sok. No:16 Kocasinan/Kayseri adresindeki işyerinde onarım gördüğünü, takip talebinde de belirttilen onarım sonucu takibe konu borcun meydana geldiğini, konu tamire ilişkin olarak düzenlenen fatura ve yapılan işlemlerde 10.000,00 TL onarım bedeli ve 2.000,00 TL KDV hesaplanıldığını, buna ilişkin faturanın davalı tarafa gönderildiğini, ayrıca fatura ve yapılan iş belirtilerek icra takibi başlatıldığını, icra takibinin yalnızca faturaya dayandırılmadığını, gerçek bir durum olan davalı aracının tamir edilmesine ilişkin hususlara da dayanıldığını, takip talebi açıklamasında da aracın tamirine ilişkin tarih belirtilerek onarım bedeli istendiğini, esas itibariyle takibin dayanağının davalı aracının onarımı üzerine bedelin ödenmemesi olduğunu, yapılan tamir işlemleri sonucunda ödenmesi gereken işbu alacağın davalı borçlu tarafından ödenmesi amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmışsa da, yine borçlu davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, zira davalı borçlunun hasara uğrayan aracının tamir edilmiş olmasına rağmen, ödemesini yapmadığı gibi yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiği için ve takip durduğundan dolayı müvekkilinin alacağını alamayarak mağdur olduğunu, müvekkili tarafından aracın onarımı için kendi iş yerinde hasarlı ve onarımlı resimlerinin çekilerek dilekçeye eklendiğini, aracın onarımından sonra şirket yetkilisi ile yapılan Whatsapp konuşmasında da görüleceği üzere faturalandırma işleminin davalı tarafın bilgisi dahilinde yapıldığını, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında borçlunun 28.05.2024 tarihinde yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, takibin yasal faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile birlikte ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflara çıkartılan tebligatlar usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 29/07/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin otomotiv işi ile uğraştığını, davacı ile müvekkili arasındaki işin ticari iş niteliğinde olup Ticaret Mahkemesinde görülmesini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, takip alacaklısı şirketin müvekkilin aracını tamir nedeniyle müvekkili şirkete karşı 7.12.2023 tarihli 16.800,00 TL bedelli fatura kestiğini, müvekkili şirketin ödeme yaptığını, davacı şirketin müvekkili şirketin aracının kazası nedeniyle sigorta şirketi nezninde hasar dosyası açarak yapacağı işlem nedeniyle ödemeyi sigorta şirketinden alacağı yönünde hem ticari teamül hemde taraflar arasında sözlü anlaşma olmasına rağmen davacı şirketin ayrıca müvekkili şirkete dayanağı belirsiz şekilde fatura keserek ödeme talep ettiğini, müvekkili şirketin sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açılmak suretiyle tamiri koşuluyla ve ödemenin sigorta şirketinden alınması gerekmesi ve daha öncede bir ödeme yapmış olması nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirketin takip dayanağının fatura nedeniyle hizmet alındığını ve alınan hizmet nedeniyle sigorta şirketinden para alınıp alınmadığı, para alınmamış ise anlaşmaya aykırı şekilde sigorta şirketinden hasar dosyası açılmak suretiyle tamir işlemi gerçekleştirilecek iken ve bu doğrultuda hasar dosyası açılmış iken müvekkili şirketten talepte bulunmasında haklı hukuki gerekçesini ispat etmesinin zorunlu olduğunu, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından ve zamanaşımı itirazı nedeniyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 13/11/2024 tarihli görevsizlik kararı uyarınca Mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur Mimarsinan Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından mahkememize sunulan 21/01/2025 tarihli müzekkere cevabında Davacı ... ile ilgili 01/04/2022 tarihinden itibaren gelir vergisi, stopaj, gelir geçici ve KDV mükellefi olduğu ve işyeri adresi ve faaliyetleri bilgilerinin gönderildiği, ticari faaliyetler nedeniyle işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, mükellef ikinci sınıf tüccar olduğu, 2024 yılı 3.dönem geçici vergi beyannamesinde hasılatının 22.000,00 TL olarak beyan edildiği hususu mahkememize bildirmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı *5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*