İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/221 E. 2025/208 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/221
Karar No
2025/208
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16839-38064-56292] UETS Av. ... - [15376-73784-71421] UETS DAVALI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - [16408-04051-05682] UETS DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : 10/03/2025 Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kayseri'de profesyonel olarak gayrimenkul danışmanlığı hizmeti verdiğini, gayrimenkullerin alım-satım ve kiralanması için tanıtım, aracılık ve pazarlama faaliyetlerini yürüttüğünü, bu kapsamda dükkan sahibi ... tarafından verilen yetki ile Kayseri ili Talas İlçesi ... Mahallesi Papatya Caddesi ... ada 1 parsel No:22-A adresindeki market işletmesi halindeki dükkanın tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini, anlaşma uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm iş ve işlemleri yerine getirdiğini ve hizmet sözleşmesi gereği ücrete hak kazandığını, akabinde davalı tarafın taşınmazın satışından vazgeçerek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ve daha sonra müvekkili şirketi devre dışı bırakmak suretiyle taşınmazın devrinin yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeden tek taraflı olarak caydığını, sözleşme şartlarının davalıya hatırlatıldığını ve müvekkili şirketin hak etmiş olduğu hizmet bedelinin talep edildiğini ancak davalının hizmet bedeli ödemeyi reddettiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak müvekkili şirketi deve dışı bırakarak taşınmazı devrettiğini, davalı tarafa ihtar çekildiğini ve dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurduklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile sözleşmeye aykırılıktan doğan alacaklarımızın hesap edilerek şimdilik 15.000,00-TL'nin muacceliyetinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında imzalanan satışa aracılık sözleşmesinde müvekkilinin tüketici sıfatına haiz olduğundan dolayı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı tarafça sözleşmede yapması vaat edilen iş ve işlemlerin bir çoğunun yerine getirilmediğini, davacı tarafça işletmenin fotoğraflanması ve sahibinden.com sitesine yüklenmesi dışında başka bir çalışma yapılmadığını, müvekkili tarafından sorulduğunda ise çalışmaların devam ettiği yönünde cevaplar aldığını, geçen süre zarfında tek bir müşterinin dahi işletmeyi görmek için gelmediğini, bu durumun davacı tarafça yeterli ve gereğince tanıtım ve reklamın yapılmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilin satıştan vazgeçerek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ve davacıyı devre dışı bırakarak taşınmazı devrettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen 11/07/2023 tarihli cevabi yazıda da 11/05/2023 tarihinde müvekkilin işletmeyi terk beyanı verdiğinin görüldüğü ve bu hususun davacı tarafın iddialarını çürüttüğünü, taşınmazın satış bedelinin dava dilekçesinde belirtildiği gibi 1.100.000,00-TL değil 550.000,00-TL olarak ilanda kaldığını, bu hususun davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli tüketici mahkemesine gönderilmesini, aksi durumda haksız, yersiz ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın, Kayseri 1. Tüketici Mahkemesinin 28/01/2025 tarih ... karar sayılı görevsizlik ilamının kesinleşmesi neticesinde mahkememize gelerek 2025/221 esas sırasına kaydının yapıldığı görüldü. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasıyla açılan tazminat talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Erciyes Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 11/07/2023 tarihli yazı cevabına göre davalının 28/11/2022-11/05/2023 tarihleri arasında 2. Sınıf tüccar olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta davacı ticaret şirketi olup davalının tacir olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan bir delil bulunmamaktadır. Mutlak ticari bir dava söz konusu olmayıp davalının tacir olmamasından dolayı nispi bir ticari uyuşmazlık da ortada bulunmamamktadır. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan işlemden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Eldeki davanın bir tarafı tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna dair karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 114/1-c maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE. 2-Daha önceden görevsizlik kararı veren KAYSERİ 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA. 3-Mahkememiz ile adı geçen mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan işbu görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi ve talep edilip gerekli posta giderlerinin verilmesi halinde görev uyuşmazlığının çözümü (merci tayini) için dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE. 4-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının MERCİ TAYİNİ için gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına. Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verildi. 05/03/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/221, K. 2025/208, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-221-e-2025-208-k-ce10309299a1