İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/894 E. 2024/1013 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/894
Karar No
2024/1013
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16384-83588-27452] UETS DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Müdürlüğüne ait 38 ... plaka numaralı araç ... idaresinde iken, müvekkil şirkete ait 07 ... plaka numaralı araç ... idaresindeyken 03/07/2024 tarihinde Şeker Mah. 3100. Sk. No:41 mahallinde kaza olayı yaşandığını, kaza sonrası kolluk kuvvetlerince tutulan Kaza Tespit Tutanağına göre; “Sürücü ... her ne kadar sola dönüş yapsa da gerisini kontrol etmediği ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67. maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatindeyiz” şeklinde tespitte bulunduğunu, sürücü ... sağ şeritte iken sol şeride manevra yaparak dönüş yapmak istediğini ve bu sebeple kazanın yaşanmasında asıl kusurlu olduğu, kaza sonrası müvekkiliinn aracının ön hava yastıklarının açılması, aracın ön bölgesinde kaporta ve motor kısmında hasarların meydana gelmesi , aracın bu hasarın giderilmesinin uzun sürdüğü, tamirden sonra aracın değerinde düşüş yaşandığını, oluşan hasar kaybı bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinden oluşan bu zararlar sebebiyle davalıların sorumlu olduğunu belirterek, davacı tarafın alacaklı sıfatıyla Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalı ... Müdürlüğünün araç işleten sıfatıyla, diğer davalı ...'ın ise sürücü sıfatıyla yaşanan olay sebebiyle sorumlu bulunduklarını, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine davalıların süresi içerisinde itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek davalı taraf hakkında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne , davalının yerinde olmayan itirazların kaldırılarak takibin tüm ferileri ve birlikte aynen devamına ,asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine , tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiş dolayısıyla davalı taraf davaya herhangi bir cevap vermemiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki var olduğu iddia edilen ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklanması ve satım sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi, Borçlar Kanunu'nda düzenlenmesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır. Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; davaya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 Sayılı Kanunun 2. Maddesi ile değişik TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü itirazından çıkarılmış, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir. Dosya kapsamına göre, Davacı ...'nin tacir olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/06/2023 tarihli 2022/4599 esas 2023/3797 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere Organize Sanayi Bölge Bölgesinin tacir olmadığına dair karar verildiği, Davalı ...'ın ise potansiyel mükellef olduğuna dair UYAP sorgusundan anlaşıldığı ve tacir olmadığı görülmüştür. Dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 5-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi' nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı *5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/894, K. 2024/1013, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-894-e-2024-1013-k-ec54c8f8e635