İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/304 E. 2025/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/304
Karar No
2025/633
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :... KARAR NO :... HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ... Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil adına kayıtlı olup sevk ve idaresinde olan 34 ... plakalı araç 29/12/2023 tarihinde ...’ye kendisinin ait sevk ve idaresinde olan 06 ... plakalı araç ve ...’ya ait ... sevk ve idaresinde olan 06 ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkilin aracında oluşan maddi hasara ilişkin bakım ve onarım bedelleri sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleştiğini, yaşanan kazada ...’ye ait ve kendisinin sevk ve idaresinde olan 06 ... plakalı aracın tam kusurlu olduğu, Sigorta Tahkim Kurulu da vermiş olduğu kararlarda değer kaybı talebiyle sigorta şirketlerine başvuruda bulunanların bu taleplerinin karşılanması gerektiğini, araçta meydana gelen değer ve kazanç kaybının hesabı yapılırken piyasadaki reel araç bedelleri esas alınması gerektiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşmama olarak sonuçlandığını, söz konusu değer kaybı bedelinin tespiti bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybına ilişkin alacağın bilirkişi incelemesi gerektirmesi sebebiyle belirsiz alacak olarak açtıklarını, açıklanan nedenlerle dava dışı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu kazada, müvekkile ait 34 ... plakalı aracın 29/12/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zararından dolayı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL değer kaybının tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet üretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini ve sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir düzenlemesinde bulunulduğundan yasal süre dolmadan açılan dava hukuka aykırı olduğunu, davacının belirsiz alacak talepli davası yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, davanın talepleri zamanaşımına uğramış olup davanın uğradığını, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davacı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkil şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgeler dosyaya ibraz edilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranı kadar olduğunu, 29.12.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından 05.02.2024 tarihinde 14.000,00-TL davacı yana, 09.02.2024 tarihinde 31.028,76-TL ... Yedek Parça Sanayi Ve Tic. A.Ş.'ye ve 09.02.2024 tarihinde 1.056,00-TL ...Otom. Kitap Ve Basın Yayın San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye hasar ödemesi yapıldığını, değer kaybı zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespiti gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebi yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, bu nedenlerle karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını " talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne, ... Sigorta Anonim Şirketine, ... Sigorta Anonim Şirketine, ... Sigorta Anonim Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak 06 ... plakalı araç ile davacıya ait olan 34 ... plakalı aracın 29/12/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, 06 ... plakalı aracın 05/10/2023 başlangıç ve 05/10/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi Adli Trafik / Otomotiv Değerleme bilirkişi ... 'ın 18/11/2024 tarihli raporunda özetle; Bu raporun OLAY bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde yukarıda verilmiştir. -Kaza olayının maddi hasarlı ve üç taraflı bir Trafik Kazası olduğu, -Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, akşam saatlerinde sürüş güzergahında daha kontrollü ve dikkatli araç kullanmamış, trafik seyrine göre araç hızını ve takip mesafesini ayarlamamış, trafik ışıklarında bekleyen 34 ... plakalı araca arkasından çarparak zincirleme kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. -Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; 34 JZ 916 plakalı araç sürücüsü ... ' in ve 06 ... plakalı araç sürücüsü ...' nın kaza olayında bir ihmallerinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmedikleri, -Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 06 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, -Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, -Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, -Dava konusu araç için 29.12.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 11.247TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği, -Dava konusu araç için 29.12.2023 olay tarihi itibarıyla hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, hasar onarım bedelinin yedek parça ve işçilik olmak üzere; -İskontolu olarak %20KDV dahil 48.884,76TL olduğu, (%20KDV hariç 40.737,30TL olduğu) -İskontosuz olarak %20KDV dahil 63.780,71TL olduğuna, (%20KDV hariç 53.150,59TL olduğu) dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/12/2023 günü davalı sigorta nezdinde ZMSS poliçesi bulunan 06 ... plakalı araçla kendisine ait 34 ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, kusurun karşı tarafta olduğundan bahisle belirsiz alacak davası niteliğinde değer kaybı talebinde bulunmuştur. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 06 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı ve 34 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın KTK 97 süreler dolmadan dava açıldığı iddiasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede kanunda sadece başvuru şartı öngördüğünden itiraz kabul edilmemiştir. -Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir. Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320). Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321). Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün değerlendirilmiştir. (Araç Değer kaybı davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1099 E., 2019/460 K. Sayılı ilamı bulunmaktadır.) - Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 05/04/2024 tarihinde açıldığı, kazanın ise 29/12/2023 tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı 10/10/2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (1) nolu ara kararı ile reddedilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında ve değer kaybı konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Kayseri ili Kocasinan ilçesinde sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracı ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile aynı istikamette trafik ışıklarında kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması, çarpmanın etkisi ile 34 ... plakalı aracın da ön kısımları ile aynı istikamette ön tarafında kırmızı ışıkta bekleyen sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen üç taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir. Sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 52, 56 ve 84/d Karayolları Trafik Yönetmeliği 101, 107 ve 157/4 hükümlerinde yer alan asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, akşam saatlerinde sürüş güzergahında daha kontrollü ve dikkatli araç kullanmamış, trafik seyrine göre araç hızını ve takip mesafesini ayarlamamış, trafik ışıklarında bekleyen 34 JZ 916 plakalı araca arkasından çarparak zincirleme kaza olmasına neden olmuş, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Anılan kazada Sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 11.247,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBK'nun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta sigorta usule uygun 05/01/2024 tarihli başvuru bulunduğu görülmekle bu tarih esas alınarak faiz 18/01/2024 tarihten başlatılmıştır. Kazaya karışan araç ticari olmadığından yasal faiz uygulanmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 11.247,00-TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağı sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi esas alınarak belirlenen 18/01/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davacının sigorta şirketi yönünden alacağı kaza tarihinden faiz işletilmesi ve avans faizi işletilmesi talebinin reddine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 768,28-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 340,68-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.024,46-TL'sinin davalıdan bakiye kalan kısım 1.575,54 TL'sinin TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.248,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.826,51 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kalan kısım 1.421,49 TL'nin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 11.247,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 8.753,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibarıyla KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/304, K. 2025/633, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-304-e-2025-633-k-bd0c02b1aeae