İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/868 E. 2025/341 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/868
Karar No
2025/341
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM :*** KATİP : *** DAVACI :*** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, *** numara, 24.09.2021 tarihli fatura, *** numara 30.09.2021 tarihli fatura, *** numara 12.10.2021 tarihli fatura ile davalıya farklı zamanlarda elektrik malzemeleri sattığını ancak davalının bedelini ödemediğini, müvekkilinin asıl alacağı olan 22.062,00-TL'yi tahsil etmek için Kayseri İcra Müdürlüğü Genel İcra Dairesi ..*** E. sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının borca, ferilerin faize itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulüne, borca, ferilerine ve faize yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ..*** esas sayılı dosyasının Uyap kayıtlarının gönderilmesinin istenilmesine, incelenmesinde, alacaklısının *** Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun *** Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, toplam 25.456,30-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı görülmüştür. Mimar Sinan Vergi Dairesi'ne ve Van Defterdarlığı'na müzekkere yazılarak faturaların davacı tarafından bilanço satım (BS) ve davalı tarafından bilanço alım (BA) belgelerinde ve sair beyan ve belgelerde kullanılıp kullanılmadığı sorulmuş, gelen yazı cevapları ile Form Ba-Form Bs'lerin gönderildiği görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi*** 28/04/2024 tarihli raporunda özetle; -*** San. ve Tic. Ltd. Şti. nin e-Defter mükellefi olduğu, aylar itibarıyla e-Beratlarının eksik ve e-Beratların alınmadığı aylar olduğu, Defterlerin usulüne göre tutulmayıp delil niteliğine haiz olmadığı, - Davacı *** San. ve Tic. Ltd. Şti. nin 2021 yılı Ticari defter kayıtlarına istinaden; Yevmiye defteri Açılış ve Kapanış kaydında Alıcılar hesap ana başlığı altında hesapların kaydedildiği için borç va da alacak tespitinin vapılamadığı, Dava konusu alacak için*** San. ve Tic. Ltd. Şti. nin cari kaydının olmadığı için Muavin defter kayıtlarının olmadığı, bu şekli defterden borç ya da alacak tespitinin yapılamadığını bildirir rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacının itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, 24/07/2024 tarihli ek raporda özetle; - *** San. ve Tic. Ltd. Şti. nin e-Defter mükellefi olduğu, itibarıyla e-Beratlarının eksiksiz alındığı, - Davacı *** San. ve Tic, Ltd. Şti.” nin 2021 yılı Ticari defter Harfiyat kayıtlarının olmadığı, bu şekli ile ticari defterden borç ya da alacak tespitinin yapılamayacağına dair rapor sunulmuştur. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı tarafa dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı görülmekle yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekilinin 02/01/2025 tarihli dilekçe ile yemin metnini sunduğu, yemin metninin davalı tarafın e-tebligat adresine 07/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği ancak davalı tarafın duruşmada hazır olmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklanan ilamsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık; icra takibine konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazimatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiği, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı). Az yukarıda değinildiği üzere HMK'nun 222. maddesinin 3 . fıkrası "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü çerçevesinde davacının usulüne uygun tutmuş olduğu defterleri davacı lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının toplam 22.062,00-TL tutarında fatura düzenlediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter kayıtlarına istinaden; davalıdan 22.062,00 TL alacağı olduğu, davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ..*** Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 22.062,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına karar verilmesi gerekmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 22.062,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ..*** Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 22.062,00 TL asıl alacak üzerinden takipteki diğer taleplerle itirazın İPTALİNE, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 1.507,06-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL ve tamamlama harcı 164,87-TL'nin mahsubu ile eksik 1.072,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 164,87-TL tamamlama harcı, 91,75-TL posta ücreti ve 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.296,32-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 22.062,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/868, K. 2025/341, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-868-e-2025-341-k-db88381cca5e