İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/37 E. 2024/705 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/37
- Karar No
- 2024/705
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ***Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM :*** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. *** DAVALI : *** VEKİLİ : Av. *** Av. *** DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye genelinde 21 şubesi ile toptan ve perakende tatlı ve ticareti sektöründe uzun yıllardan beri hizmet verdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 05/11/2021 tarihinde yapılan partnerlik sözleşmesi doğrultusunda müvekkili şirket tarafından imal edilen vs. gibi hususların satımı konusunda mutabakata varıldığını, davalı ile 05.11.2021 tarihinde yapılan partnerlik sözleşmesi doğrultusunda; 24.03.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 92.051,46 TL 24.03.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 3.500 TL 27.04.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 90.172,80 TL 27.04.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 4.500 TL 30.06.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 600.000 TL 30.06.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 600.000 TL 30.06.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 600.000 TL 26.07.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 28.730,45 TL 19.08.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 36.323,64 TL 02.09.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 38.118,11 TL 12.09.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 80.719,20 TL 30.09.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 35.745,74 TL 30.09.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 97.623,00 TL 31.10.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 63.703,73 TL 02.11.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 30.000 TL 06.10.2022 tarih ... "emanet" açıklamalı dekont ile 25.000 TL 07.11.2022 tarih ... numaralı faturaya konu olan 51.590,73 TL olmak üzere toplam 2.477.578,86 TL değerinde para, mal ve hizmet gönderildiğini, bunun karşılığında davalı şirket tarafından; 31.05.2022 tarihinde 95.551,96 TL,26.07.2022 tarihinde 95.000 TL,12.09.2022tarihinde 550.000 TL, 19.09.2022 tarihinde 500.000 TL, 26.09.2022 tarihinde 340.000 TL, 27.09.2022 tarihinde 80.000 TL, 29.09.2022 tarihinde 200.000 TL, 03.10.2022 tarihinde 230.000 TL olmak üzere toplamda 2.090.551,96 TL ödeme yapıldığını, bakiye 387.026,90-TL üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. ile takip başlatıldığını, davalının takipten sonra 23.11.2022 tarihinde 25.452,00 TL, 07.12.2022 tarihinde 21.816,00 TL olmak üzere toplam 47.268,00 TL daha ödeme yaptığını, bir kimsenin inkar ettiği bir borca ilişkin ödeme yapması hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, borçlu olduğu miktarı düşürmek saikiyle kötü niyetli bir şekilde;09.11.2022 tarih *** numaralı 63.703,73 TL ve 09.11.2022 tarihli *** numaralı 51.590,73 TL bedelli fatura kestiğini ancak fatura içeriklerinin tesliminin yapılmadığından faturalara yasal süreler içerisinde Kayseri 11. Noterliğinin 14.11.2022 tarih 52262 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, davalı borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu iddia ederek; ihtiyati tedbir, itirazın iptali ve takibin devamını, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacınında kabulünde olan 05.11.2021 tarihli Partnerlik Sözleşmesinin hak ve yükümlülükleri başlıklı 2.10 maddesinde; "PARTNERLER müşteriye sevk edilen ürünlerin her ay yapılacak tahsilatında öncelikle kendi aralarındaki cari hesaplarda mutabık kalarak ilgili ödemeleri yapmak zorunluluğundadır." hükmün yer aldığını, davacının iş bu hükmü ihlal ederek fatura bedellerini talep etme yoluna gittiğinden icra takip dosyası borcuna itiraz edildiğini, zira müşteriye davalıca sevk edilen ürünlerin ödemeleri tahsil edilmeden ve taraflar arasında mutabakat yapılmadan, davacının faturadan kaynaklı hareket ederek icra takibi başlatması, taraflar arasında yapılmış sözleşmeye açıkça aykırılık oluşturduğunu, takibe konu edilen faturaların ödemelerinin sonradan peyder pey gelmesi ile de davacıya ödemelerin yapıldığını, bu nedenle takibe yapılan itirazla çelişki yorumunu kabul etmediğini iddia ederek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı vekilinin 18/01/2023 tarihli dilekçe ile Kayseri 11. Noterliği 14/11/2022 tarih 52262 yevmiye nolu ihtarnamesinin onaylı örneğini sunduğu görülmüştür. Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 06/10/2022 tarihli TEB00004980 Dekont örneği celp edilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalının adresi itibari ile talimat yoluyla bilirkişi raporu alınmış, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Talimat sayılı dosyasında mali müşavir bilirkişi ... 12/10/2023 tarihli raporunda özetle; -Davalı yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022-2023 yıllarında defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K hükümlerine göre zamanında yapıldığı, şirketin e-defter mükellefi olduğu e-defterlerini süresi içerisinde onayladığı, GİB onaylı e-defter beratlarının süresi içerisinde alındığı 2022-2023 yıllarında defterlerin bilgisayar ortamında tutulduğu, defterlere yapılan muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, yapılan kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin sahibi lehine delil teşkil edeceği sonucuna varıldığı, -En son e-berat alınış döneminin 2023- Haziran ayı olduğu, 2023-Temmuz ayı e-beratlarının yasal verilme süreleri henüz dolmadığından dolayı alınmadığı, -Davacı ile davalı firmalar arasında 05.11.2021 tarihinde “PARTNERLİK” Sözleşmesi düzenlenmiş olduğu, -Sözleşmenin 2.10 Maddesinde “PARTNERLER müşteriye sevk edilen ürünlerin her ay yapılacak tahsilatında öncelikle kendi aralarındaki cari hesaplarda mutabık kalarak ilgili ödemeleri yapmak zorunluluğundadır.hükmünün yer aldığı, -Partnerlik sözleşmesi ile ilgili her iki tarafında fesih yönünde bir beyanlarının bulunmadığı, -Davalı firma yetkilisi Sayın ... ile yapılan görüşmede, Partnerlik sözleşmesi ile ilgili yapmış olduğu açıklamada; “Biz ağırlıklı olarak börek ve baklava üretimi yapıp piyasaya satmaktayız. Üretimini yapmış olduğumuz ürünlerin malzemeleri ... firması tarafından temin edilerek firmamıza satışı yapıldığı, biz de üretmiş olduğumuz börek ve baklava türü ürünleri dava dışı ŞOK MARKETLERİ ve BİM gibi market zincirlerine satışını yapmaktayız. Ürünler bu marketler tarafından satılıp ödemesi tarafımıza yapıldıktan sonra firmamızın hakkedişini düşerek ... firmasına ödeme yapmaktayız. Şeklinde cevap verdiği, -Davalı firmanın muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı firma adına kayıtların yapıldığı muavin defterden de anlaşılacağı gibi ... A.Ş. adına 320- Satıcılar hesabında 320.01.107 Hesap kodu altında muhasebe kayıtlarının yapıldığı, hesabın 31.12.2022 tarihinde 224.464,96 TL. alacak bakiyesi ile 2023 yılına devir edildiği, 18/07/2023 tarihinde davalı firma tarafından Kayseri İcra Dairesi'ne ... No.lu dosyaya gönderilen 25.000,00 TL. bedel (banka dekontu tarafıma ibraz edilmiştir.) düşüldükten sonra 18.07.2023 tarih itibarı ile hesabın 199.464,96 TL. alacak bakiyesi verildiği, davacının davalı firmadan bu tarih itibarı ile 199.464,96 TL. alacaklı olduğu kayıtlar üzerinden tespit edildiği yönünde kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Taraflar arasında yapılan partnerlik sözleşmesi 2.10 maddesi gereğince davalı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılarak ve tarafların itirazları dikkate alınarak inceleme yapmak üzere dosya ek rapora gönderilmiş, 11/06/2024 tarihli ek raporda özetle; -Kök raporda firma yetkilisinin vermiş olduğu beyanda "Biz ağırlıklı olarak börek ve baklava üretimi yapıp piyasaya satmaktayız. Üretimini yapmış olduğumuz ürünlerin malzemeleri ... firması tarafından temin edilerek firmamıza satışı yapıldığı, biz de üretmiş olduğumuz börek ve baklava türü ürünleri dava dışı ŞOK MARKETLERİ ve BİM gibi market zincirlerine satışını yapmaktayız. Ürünler bu marketler tarafından satılıp ödemesi tarafımıza yapıldıktan sonra firmamızın hakedişini düşerek ... firmasına ödeme yapmaktayız. Şeklinde cevap verdiği, Gerek davalı tarafın beyanları ve gerekse davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura içeriklerinin incelenmesinde ürünlerin davacı tarafından malzeme olarak davalıya gönderildiği, gelen malzemer ma tarafından belli aşamalardan geçirilip paket ve ambalajlama işlemlerine tabi tutulduğu, bu aşamadan sonra satış yerlerine sevk edildiği davalının stoklarına giren ürün ile davalının stoklarında çıkan ürünler birim olarak farklı birimde olduğu için bu yönde tespit yapılamadığı, -Kök raporda belirtildiği gibi davalı firmanın baklava türü ürünleri dava dışı ŞOK MARKETLERİ ve BİM gibi market zincirlerine satış yaptığının belirtildiğini, Ek rapor için davalı firma bünyesinde yapılan incelemede, dava dışı firmalar tarafından satışı yapılmayan veya bozuk ürün gerekçeleri ile farklı tarihlerde ürün iadeleri yapıldığı, yapılan iadelerin koliler içerisinde davalının deposunda bulunduğu, davalı firmaya yapılan iade tutarlarının 97.993,80 TLolduğu ve bu tutar için davacı ile mutabakat yapılamadığı, -İade faturaları ile ilgili itirazlarında iade faturaları kabul etmedikleri yönünde beyanda bulunulduğunu, -Kök raporda yapılan tespitte davalı şirket, davacı şirketin 31.10.2022 tarih ve ... numaralı 63.703,73 TL ile 07.11.2022 tarih ve ... numaralı 51.590,73 TL tutarlı faturalarına karşılık 09.11.2022 tarih ... numaralı 63.703,73 TL ve 09.11.2022 tarihli ... numaralı 51.590,73 TL 2adet iade faturayı davacı şirket adına düzenlediğini,bu faturaların düzenlenme sebebi sorulduğunda bu ürünler tarafımıza gelmediği için iade faturası düzenlendiği cevabının verildiğini, Ayrıca dava dosyasının incelenmesinde davacının düzenlediği bu fatura içeriklerinde yer alan ürünlerin davalı firmaya teslim edildiğine dair belgeye rastlanmadığı ve kök raporda bir değişiklik olmadığı, -Davalı firmanın muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı firma adına kayıtların yapıldığı muavin defterden de anlaşılacağı gibi ... A.Ş. adına 320-Satıcılar hesabında 320.01.107 Hesap kodu altında muhasebe kayıtlarının yapıldığı, hesabın 31.12.2022 tarihinde 224.464,96 TLalacak bakiyesi ile 2023 yılına devir edildiği, 18.07.2023 tarihinde davalı firma tarafından Kayseri İcra Dairesi'ne ... No.lu dosyaya gönderilen 25.000,00 TL.bedel davacının hesabına borç kaydı olarak muhasebeleştirildiği 18.07.2023 tarih itibarı ile hesabın 199.464,96 TLAalacak bakiyesi verdiği, davacının davalı firmadan bu tarih itibarı ile 199.464,96 TL. alacaklı olduğunun muhasebe kayıtları üzerinden tespit edildiğini bildirir yönde kanaatini bildirmiştir. Ek rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme mali müşavir bilirkişi *** 16/03/2024 tarihli raporunda özetle; -Davacının 2022 yıllarına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış-kapanış tasdikinin süresinde yapıldığı, defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edildiği, -Taraf defterlerinde takip tarihi 08.11.2022 itibari ile davacının 387.027,40-TL alacaklı olduğu, ancak takip talebinin 387.026,90-TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının 387.026,90-TL alacaklı olacağı hesap ve tespit edildiği, -Taraf defterlerindeki mutabakatın (her iki tarafın defterinde de davacının 387.024,40-TL alacaklı olması) sözleşmenin 2.10 maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği Mahkemenin takdirinde olduğunu, Takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalının davacıya düzenlemiş olduğu 09.11.2022 tarihli 2 adet faturaya (*** İade Faturası51.590,73-TL ve *** İade Faturası 63.703,73-TL) davacının yasal süresinde 14.11.2022 tarihli noter ihtarı ile itiraz ettiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte takipten sonra davadan önce taraf defter kayıtlarında yer alan toplam 47.268,00-TL (23.11.2022 tarihinde 25.452,00-TL ve 07.12.2022 tarihinde 21.816,00-TL) ödemenin davacıya yapıldığı tespit edildiğini bildirir yönde tespit ve kanaatini sunmuştur. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Mahkememizin 05/12/2023 tarihli duruşmasında davacı tanıkları Batuhan Sürer ve Mustafa Ataoğlu dinlenilmiştir. Davalı tanıkları ***'in adresleri itibari ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ***Talimat sayılı dosyası ile dinlenilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık; takibe konu edilen nedenlerle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki yetkiye ve borca itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazların iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatının koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmıştır. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, ***Karar sayılı ilamı). Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde kayıtların birbirini doğruladığı, davacı şirketin 31.10.2022 tarih ve ... numaralı 63.703,73 TL ile 07.11.2022 tarih ve ... numaralı 51.590,73 TL tutarlı faturalarına karşılık 09.11.2022 tarih ... numaralı 63.703,73 TL ve 09.11.2022 tarihli ... numaralı 51.590,73 TL 2adet iade faturayı davacı şirket adına düzenlediği, davacının iade edilen fatura içeriklerini teslimine dair dosyada yazılı delil bulunmadığı, icra takibinden sonra tarafların karşılıklı olarak kabulünde olan ödemelerin bulunduğu, davalı her ne kadar taraflar arasında partnerlik sözleşmesi olduğunu iddia etse de sözleşme gereğince mutabakat olmadığı anlaşılmakla iade faturaları düşüldükten sonra davacının 271.733,44-TL asıl alacağının bulunduğu, takipten sonra ödemesi yapılan 72.268,00 TL dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 199.465,44 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilerek hüküm kurulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 1.000,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 271.733,44-TL asıl alacak üzerinden takipten sonra ödemesi yapılan 72.268,00 TL dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 199.465,44 TL üzerinden itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Hükmedilen 271.733,44 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 18.562,11 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 4.674,33 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 13.887,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.190,56 TL'sinin davalıdan bakiye 929,44 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 179,90-TL, peşin harç 4.674,33-TL, istinaf başvuru harcı olan 492,00-TL, ihtiyati haciz harcı 296,40-TL, tebligat ve müzekkere gideri 710,00-TL ve bilirkişi ücreti 3.500,00 TL olmak üzere toplam 9.852,63-TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 6.917,57-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 325,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 96,81 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 42.760,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 18.446,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024 Katip *** e-imzalıdır Hakim *** e-imzalıdır