İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/225 E. 2024/900 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/225
Karar No
2024/900
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - [16285-82267-35216] UETS Av. ... - [16257-52680-55497] UETS DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16723-27351-91355] UETS DAVA : Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat 14:50 sıralarında Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Erciyes evler Mahallesi, Billur Caddesi ile Tuna Kavşağının kesişiminde bulunan adanın iç kısmında müvekkiline ait olan 38 ... plaka numaralı aracıyla durmaktayken, davalı ... idaresindeki 38 ... plaka numaralı aracıyla, dava dışı ...'ın kullandığı 38 ... plakalı araca çarpmamak için hamle yaptığı sırada, gelip müvekkilin aracına arka kısımdan çarptığını, yapılan bu kaza sonucu müvekkilinin aracının arka kısmında maddi hasar meydana geldiğini, bu hususlar kaza tespit tutanağında belirtildiğini, araç sürücüleri aracı kullandıkları sırada kendi kusurları ile sebep oldukları zararlardan dolayı zarar verdikleri kişilere karşı sorumlu olduklarını, kazaya konu aracı kullanan davalı ... ve aracın sigortasını yapan şirket olan ... A.Ş. ile birlikte müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a Maddesine göre; "Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadırlar." diye belirtildiğini ancak söz konusu kazada ... trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymadan, belirlenen güvenli mesafe ve kavşaklara yaklaşılırken araç hızını azaltmadığından dolayı işbu kazanın gerçekleşmesine sebep olduğunu ve KTK'nın 52/a maddesini ihlal ettiğini, bu husus trafik kazası tespit tutanağına olay yerinde bulunan kolluk tarafından da işlendiğini, bu nedenle söz konusu yaşanan bu trafik kazasında davalı ... kusurlu olup müvekkilin aracına verdiği zararları karşılamak zorunda olduğunu, ayrıca Türk Borçlar Kanunu Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı 49. maddesi; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' denilmektedir. Kazaya sebep olan davalı ...'nin kullandığı 38 ... plaka numaralı araç ... şirketinin T-222781440-0-0 nolu poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde (sigorta tarihi: 19.10.2020- 19.10.2021) zorunlu mali sorumluluk sigortalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına bakıldığında Sigorta Şirketinin gerçek zarardan sorumlu tutulduğu ve kaza neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının da gerçek zararı oluşturduğunu, bunun yanında davalı ... poliçe kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla maddi ve manevi tüm zararlardan sorumlu olduğunu, Yargıtay 17. H.D. 2014/8704 Esas ve 2014/10522 Karar sayılı, 2014/11081 Esas ve 2014/10024 Karar sayılı, Yargıtay 17. H.D. 2014/1679 Esas ve 2014/11070 Karar sayılı kararı sayılı kararı; “ZMSS şirketleri, 3. kişinin aracında oluşan gerçek zararı, azami poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere gidermekle yükümlüdür. Gerçek (doğrudan) zarar kapsamı içinde araç hasarı, değer kaybı vs bulunmaktadır” şeklindedir. Maddi zararların ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketi herhangi bir dönüş veya ödeme yapmadığını, yapılan arabuluculuk anlaşama sağlanamadığını, müvekkili ...'nun aracına ...'nin kusurlu bir şekilde arka taraftan çarpması sonucunda araçta geri dönülemez maddi hasarlar ortaya çıktığını, 38 ... plaka numaralı KIA marka araç Arka taraftan ağır hasarlar aldığını, meydana gelen trafik kazasında, müvekkiline ait araç maddi hasara uğraması sonucu araçta değer kaybı oluştuğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde aracın hasarlı hale gelmesi sebebi ile piyasa değeri düştüğünü, bu hasarın davalılarca karşılanmadığını, konuya ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesinde trafik sigorta poliçesinin kapsamı belirtildiğini, buna göre sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesi halinde 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin etmekle mükelleftir şeklindedir. Müvekkilinin araç mahrumiyeti nedeniyle uğradığı zarar da ödenmelidir. Yani aracın yukarıda bahsedilen kazadan ötürü değer kaybı bulunduğunu, akabinde kazaya konu müvekkiline ait aracın tamir için serviste bulunduğu sürelerden kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin de belirlenip hüküm altına alınması gerektiğini, uygulama ve doktrinde kazanç kaybı – araç mahrumiyet bedeli olarak nitelendirilen maddi zararın, davalılar tarafından giderilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bununla birlikte müvekkilinin kullandığı araç, kaza dolayısıyla tamirde kaldığından, müvekkilinin araç kiralamak/ işe otobüsle gitmek durumunda kaldığını, bu ücretlerin de tespit edilerek hakkaniyet uygun şekilde müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmini gerektiğini, araç değer kaybı ve ikame araç bedelinin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı taraf, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğni ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan 38 ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL' olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesini, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılmasını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, kazanç kaybı, araç mahrumiyeti, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlardan kaynaklı taleplerin doğrudan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanın tüm zararı daha önce karşılandığı için davanın reddini, aksi halde, ödeme tarihinden itibaren faizi güncellenmek suretiyle tazminattan mahsubunu, davacının bakiye zarara uğradığını gösteren faturaların sorulmasına, aksi halde ispatlanamayan davanın reddini, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu talep yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasını, poliçe teminatı kapsamında olmayan "araç mahrumiyeti" talebinin reddini, talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi Makine Mühendisi Yavuz Calp'dan alınan 03/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,... kaza tarihi itibariyle dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu,... olay tarihi itibarıyla davacının hasarının yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil 11.905,36TL olduğu, ... olay tarihi itibarıyla davacının aracındaki Değer Kaybının 10.000TL olduğu, dosya içeriğinde değer kaybı ödemesine ait bir dekontun görülmediği, ... olay tarihi itibarıyla ikame araç temin edilebileceği, İkame Araç Bedelinin 1.200TL olduğu, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 13/06/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi sunduğu, dilekçe suretinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı vekilinin dava değeri arttırım dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı 22/02/2021 günü davacıya ait 38 ... plakalı aracın durmakta iken dava dışı ... idaresindeki ve davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi bulunan 38 ... plakalı aracın dava dışı ...'ın 38 ... plakalı araca çarpmamak için hamle yaptığı sırada davacıya ait araca çarptığından bahisle 50 TL değer kaybı ve 50 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini dilemiştir. Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı ... bünyesinde sigortalandığı ve 38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır. -Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz. Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır. Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320). Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için; a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması, b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir. Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320). Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321). Somut olayda da; davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün değerlendirilmiştir. (Araç Değer kaybı davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1099 E., 2019/460 K. Sayılı ilamı bulunmaktadır. ) - Davalı ... şirketinin cevap dilekçesi ile zamanaşına itirazına ilişkin değerlendirmede; Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda bu davanın 06.03.2023 tarihinde açıldığı, kazanın ise ... tarihinde olduğu, 2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, anılan sürenin 22.02.2023 tarihinde dolduğu, ancak 09.04.2021-02.06.2021 tarihleri arası arabulucuk süreci devam ettiği, arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağından anılan sürenin dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. -Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede, Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Kayseri ili Kocasinan ilçesinde ... günü saat 14:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Tuna caddesi sol şerit üzerinden Kocasinan Bulvarı istikametine seyrederken Billur Caddesi kavşağına geldiği sırada aynı istikamette orta şerit üzerinde seyrederken sola dönüş yapan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracına çarpmamak için sola manevra yaparak aracının ön kısımları ile kavşak içerisinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptıktan sonra sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana gelen üç taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası neydana gelmiştir. ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 52/a-b, 84/d-f-j ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a-b-c, 157/4-6-10 asli kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, hava, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlayamamış, önünde seyreden araç trafiğini kontrol etmemiş, sola dönüş esnasında ada içerisinde duran 38 ... plakalı araca arkasından çarpmış, sola dönüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yapmış, orta şeritte dönüş yapmak isteyen 38 ... plakalı araç pozisyonuna göre kendi aracının konumunu ayarlayamamış, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle asli kusurludur. ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 53 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 102 tali kusurlu sayılan trafik kurallarını ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, hava, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, sola dönüş esnasında araç şeridini ayarlayamamış ve dar bir kavisle dönmeye çalışmamış, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle tali kusurludur. Davacıya ait araç sürücüsü ise kural ihlali olmadığından kusursuzdur. - İkame araç bedelinden davalı ... şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; ZMSS genel şartlarının teminat dışı kalan hallen kapsamımda düzenlemesine göre; A.6. TEMİNAT DIŞINDA KALAN HALLER " Aşağıdaki haller sigorta teminatı dışındadır: a) İşletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararlar, b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, c) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, ç) Sigortalının, eşinin, sigortalının usul ve fürunun, sigortalıya evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların, sigortalının birlikte yaşadığı kardeşlerinin, mallarına gelen zararlar sebebiyle ileri sürebilecekleri talepler, d) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, e) Zarar görenlerin beraberinde bulunan bagaj ve benzeri eşya dışında sigortalı araçta veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorkta/yarı römorkta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan dolayı sigortalıya karşı ileri sürülecek talepler, f) Manevi tazminat talepleri, g) Sigortalının, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, ğ) Sigortalının aracına veya bu araç vasıtasıyla çekilen römorklara ve yarı römorklara veya çekilen araçlara gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülecek talepler, h) Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri, ı) Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar, i) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin talepleri, j) Motorlu araç kazalarından dolayı toprak, yeraltı suları, iç sular, deniz ve havanın kirlenmesi ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle temizleme, toplanan atıkların taşınması ve bertarafı masrafları ile biyolojik çeşitlilik, canlı kaynaklar ve doğal yaşama verilen zararlar nedeniyle bozulan çevrenin yeniden oluşturulması ile ilgili çevresel zararlardan ileri gelen talepler, k) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri, l) İlgili mevzuatla genel hükümlere tâbi kılınan talepler, m) 2918 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddelerinde düzenlenen sorumluluklar (Bu maddeler kapsamına dahil durumlar bu amaçla yaptırılan zorunlu mali sorumluluk sigortasına tâbidir.), n) Cezai kovuşturmadan doğan tüm giderler ile idari ve adli para cezaları, o) Bu Genel Şart ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler. (Ek :RG-2/2/2016-29612)(1) Sigortacının bu maddenin birinci paragrafının (d) bendi kapsamında olmasına rağmen ilgililere yaptığı tazminat ödemeleri için sigortalının terekesine ve tereke borçlusu olan mirasçılarına sigortalının kusuru oranında ve ilgili mevzuat dahilinde müracaat hakkı saklıdır." Davalı ..., diğer davalıya ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığının hüküm tesisinde dikkate alınması gerekir. İfade olunan tüm bu nedenlerle, araç mahrumiyet zararına yönelik davacı isteminin sigorta yönünden sorumlu değildir. Anılan açıklamalar uyarınca davacının sigorta şirketine yönelik ikame etmiş olduğu davası reddedilmiştir. -Değer kaybına dair değerlendirmede; Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir. Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 10.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu anlaşılmıştır. -Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve 2013/9624 Esas, 2013/14505 Karar). Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı ... değer kaybından sorumludur. - Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Anılan açıklamalar uyarınca davalı ... şirketine ilk başvuru arabulucuk ile olduğundan temerrüt bu tarihten başlatılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davalı ... şirketine karşı ikame etmiş olduğu, ikame araç bedeline ilişkin davasının reddine, 2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının kabulü ile, 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, davalı yönünden alacağı arabuluculuk başvuru tarihi olan 09/04/2021 tarihinde itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 683,10TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 179,90TL ve tamamlama harcı 175,00TL 'nin mahsubu ile eksik 328,20TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 1.353,23TL'sinin davalıdan bakiye 6,77TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90TL başvurma harcı, 179,90TL peşin harç ve 175,00TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 534,80TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 1.914,25TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 1.904,48TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 50,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/225, K. 2024/900, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-225-e-2024-900-k-cd76c5dbf278