İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/701 E. 2024/865 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/701
- Karar No
- 2024/865
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : 1- ... - ... - 2- ... - ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... - VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - Av. ... - DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** KARAR YAZIM TARİHİ : *** Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 15.01.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik, 15.02.2022 vadeli 12.500,00-USD'lik (6.000,00-USD yönünden) ve 15.06.2022 vadeli 16.000,00-USD'lik olmak üzere toplam 34.500,00-USD'lik bonolar üzerinden müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatılmadan önce ise müvekkilleri hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkili şirkette 22.06.2022 tarihinde ihtiyati haciz işlemi yapıldığını, haciz esnasında şirket yetkilisinin yurt dışında olması, davalının bunu bilmesi ve buna rağmen ısrarla muhafaza talep etmesi sebebiyle davalı tarafın hiçbir şekilde görüşmeye ve uzlaşmaya yanaşmadığını, müvekkili şirketin fabrikasında bulunan ve üretimde kullanılan tüm makinelerin haczedilerek muhafaza altına alındığını, muhafaza altına alınan 5 adet makine aynı gün Güven Yed-i Emin Deposuna kaldırıldığını, haciz işleminden bu yana fabrikada üretimin durduğunu, müvekkilinin sözleşmeler gereğince teslim etmesi gereken kapıları teslim edemediğini, bir kısım işçilerinin iş sözleşmelerini feshettiğini ve şirketin iflasın eşiğine geldiğini, ihtiyati haciz kararına yaptıkları itiraz neticesinde mahkemece kararın 23.771,85-USD'lik kısmının kaldırılmasına karar verildiğini, her ne kadar ihtiyati haciz kararı kısmen kaldırılmışsa da müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, müvekkili şirketin ihtiyati hacizden bugün kadar geçen 45 günlük süreye rağmen halen üretime başlayamadığını, davalı taraf ile müvekkili arasında uzun zamandır süregelen ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında cari ilişki bulunmadığını, ödemelerin kimi zaman bono ile yapıldığını, icra takibine konu edilen 15.01.2022 ve 15.02.2022 tarihli iki adet 12.500-USD'lik bonoların müvekkili tarafından banka kanalıyla 19.01.2022 tarihinde 5.000,00-USD, 21.01.2022 tarihinde 4.000,00-Euro, 24.01.2022 tarihinde 4.000,00-Euro, 18.02.2022 tarihinde 5.000,00-USD, 21.02.2022 tarihinde 4.000,00-USD, 23.02.2022 tarihinde 2.000,00-Euro şeklinde parça parça ödendiğini, müvekkilinin davalı tarafa yalnızca 16.000-USD'lik 15.06.2022 vadeli bonodan kaynaklı 15.423,54-USD borcu bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin yurt dışında olması sebebiyle 15.06.2022 vadeli bononun ödenmesi hususunda geç kalınmışsa da yıllardır devam edegelen ticari ilişki sebebiyle borcun ödeneceği hususunun davalı tarafından bilindiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken davalı tarafça bedeli daha önceden ödenmiş olan bedelsiz senetlerin icra takibine konu edilmesinin davalının açıkça kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davalı tarafın başlattığı haksız icra takibi sebebiyle müvekkillerinin çok ciddi maddi ve manevi kayıpları olduğundan bahisle öncelikle tedbiren mahkemece belirlenecek miktarda ve dava sonuçlanana kadar bozdurulmamak şartıyla teminat mektubunu sunmaları karşılığında icra dosyasındaki dava konusu bedel miktarındaki takibin durdurulmasına ve bu bedel yönünden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 19.076,46-USD ve ferileri yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın 15.01.2022 ve 15.02.2022 tarihli 12.500-USD'lik iki adet senedin ödendiğinden bahsettiğini ancak bahse konu dekontlar incelenmesi halinde bu senede ilişkin ödeme yapıldığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığını, farklı tarihlerde 'sac ödemesi' adı altında ödemeler yapıldığını, davacı tarafın ödemelerin gününde yapıldığından bahsettiğini ancak daha sonrasında ise yine ödemelerin gününde yapılmadığından ve taksitler halinde daha sonrasında muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığından bahsettiğini, davacının yıl içinde yapmış olduğu ödemelerin tamamını senetlere mahsup ettirmeye çalışmasının kötü niyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosya ile ihtiyati haciz kararı verildikten sonra borçlu şirketin fabrikasında fiili haciz işlemi uygulanmış olmasında herhangi bir usule ya da kanuna aykırılık bulunmadığını, alacaklı tarafın araçları ya da makineleri haczetmesinin de kanuna aykırı bir durum teşkil etmediğini, ticari defter kayıtlarının incelenmesi halinde müvekkilinin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, davacı tarafın müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için çabaladığını, davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığından bahisle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkilinin alacaklarına ulaşmasını engelleyen kötü niyetli davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, icra takibine dayanak bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkindir. İİK'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi; “ Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi hâlinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her hâlde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhâl takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur” düzenlemesini içermektedir. Maddenin beşinci fıkrasının son cümlesinde daha önce yüzde kırk olan tazminat oranı 02/07/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile yüzde yirmi olarak değiştirilmiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.322-323). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/369 esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının uyap kayıtları, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: alacaklının ..., borçluların ... ile ... olduğu, 34.746,17-USD toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. Dosyaya mübrez 31/08/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı tarafından davacılar aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 34.500-USD asıl alacak talebi ile ilgili 22/06/2022 tarihinde 34.746,17-USD için icra takibi yapılmış olduğu, 22/06/2022 tarihli icra dosyası kapak hesabına göre dosyanın 899.437,21-TL'ye ulaşmış olduğu, 899.437,21-TL yatan paranın olduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davalının davacıya 2020-2021 ve 2022 yıllarında 3.911.079,46-TL tutarında satış yaptığı ve bunun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde davacının ödemeleri ve vermiş olduğu senetler toplamının ise 4.114.259,20-TL olarak kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde davacının vermiş olduğu senetlerden 1.021.246,60-TL tutarındaki kısmının karşılıksız çıktığının kayıtlı olduğu, bu durumda davalının davacıdan 818.066,86-TL alacaklı olduğu, davalının takibe koyduğu 169.190,00-TL + 170.350,00-TL + 277.105,60-TL toplam alacaktan düşüldüğünde davalının 201.421,26-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. 29/11/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda: 19/02/2022 tarihli 5.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde açıklama kısmında "5071100004940 nolu senede istinaden ödeme" açıklamasının yazılı olduğu, bu ödemenin hangi tarihli senede istinaden olduğuna ilişkin somut bir açıklama bulunmadığı, 21/02/2022 tarihli 4.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde bu ödemenin 15/01/2022 tarihli senede istinaden olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu durumun davalının ticari defter kayıtlarında da bulunduğu, 24/01/2022 tarihli 4.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde bu ödemenin 15/01/2022 tarihli senede istinaden olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu durumun davalının ticari defter kayıtlarında da bulunduğu, 18/02/2022 tarihli 5.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde bu ödemenin 15/02/2022 tarihli senede istinaden olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu durumun davalının ticari defter kayıtlarında da bulunduğu, 21/02/2022 tarihli 4.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde bu ödemenin 15/02/2022 tarihli senede istinaden olduğunun açıkça yazılı olduğu, bu durumun davalının ticari defter kayıtlarında da bulunduğu, 23/02/2022 tarihli 2.000-USD tutarlı ödeme için dosyada bulunan banka dekontunun incelenmesinde bu ödemenin hangi senede ait olduğuna ilişkin bir açıklama bulunmadığı, dekont açıklamasında "sac ödemesi senede istinaden" ifadesinin yer aldığı, az önce açıklanan ödemeler ve takip konusu bonolar dikkate alındığında davacının takip tarihinde davacının borçlu olup olmadığı hususunda; 15/01/2022 vadeli 12.500-USD bedelli bono için davacının 4.500-USD borçlu olduğunun anlaşıldığı, mahkemece 5.000-USD'lik ödemenin 15/01/2022 vadeli bonoya mahsuben yapıldığı hususunda kanaat oluşması durumunda davacının bu bonodan borcu olmayacağı, aksine 500-USD fazla ödemesinin söz konusu olacağı, 15/02/2022 vadeli 12.500-USD bedelli bono için davacının 3.500-USD borçlu olduğunun anlaşıldığı, mahkemece 2.000-USD'nin bahse konu bonoya mahsuben olduğu kanaatine varılması durumunda bu bonodan dolayı davacının borcunun 1.500-USD olacağı, 15/06/2022 vadeli 16.000-USD bedelli bono için herhangi bir ödeme tutarı belirtilmediği, davalı kayıtlarında da bu senede istinaden yapılmış bir ödeme gözükmediği, dolayısıyla davacının bu senetten dolayı 16.000-USD borçlu olduğunun değerlendirildiği, davacı vekili 11/01/2023 tarihli dilekçesinde davalının müvekkiline whatsapp üzerinden hesap ekstresi gönderdiğini ve yukarıdaki ödemelerin tamamının takip konusu senetlere mahsuben dikkate alındığını belirttiği, mahkemece davalının davacıya whatsapp üzerinden gönderilen hesap ekstresindeki açıklamaların dikkate alınması gerektiği yönünde kanaat oluşması durumunda yukarıda belirtilen 5.000-USD ödemenin 15/01/2022 tarihli senede mahsuben; yine yukarıda belirtilen 2.000-USD ödemenin 15/02/2022 tarihli ödemeye karşılık olduğunun anlaşıldığı, bu kabule göre davacının 15/01/2022 vadeli bonodan borcu olmayacağı 500-USD fazla ödemesi olacağı, 15/02/2022 vadeli bonodan ise 1.500-USD anapara ve 18,27-USD işlemiş faiz borcu oluşacağı, 15/06/2022 vadeli bonodaki tutarın ise değişmeyeceği yönünde görüş bildirmişlerdir. 01/07/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti ek-2 raporunda: davalı tarafından davacılar aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 34.500-USD alacak talebi ile ilgili 22/06/2022 tarihinde 34.746,17-USD için icra takibi yapılmış olduğu, davacının toplam USD cinsinden ve USD'ye tekabül eden 25.329,80-USD yapılmış olduğu, davacı tarafın ödemesi gereken borcun 25.329,80-USD ödedikten sonra toplam borçtan düşülmesi sonucu 15.670,20-USD (15.423,54-USD borç kaldığını beyan ettikleri) borcu olduğu, takibin miktarı olan 34.746,17-USD - 15.670,20-USD = 19.075,97-USD borcunun olmadığının dolayısıyla borca ve ferilerine itiraz etmiş oldukları, dosya kapsamında başlatılan bu takibin 19.075,97-USD olarak yapılması sonucunda; 19.075,97-USD X 17,3740-TL = 331.425,90-TL; -331.425,90-TL takipte kesinleşen miktar, 39.109,31-TL tahsil harcı miktarı bakiye harç oranı, 80,70-TL başvurma harcı miktarı, 51.076,66-TL vekalet ücreti miktarı, 22.403,17-TL toplam faiz miktarı, 12.132,35-TL masraf miktarı olmak üzere toplam 456.228,09-TL istirdat edilecek miktar olacağı ve istirdat edilecek miktrarın ise 456.228,09-TL olduğu kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında alacaklının davalı ..., borçluların davacılar ... ile ... olduğu, 34.746,17-USD toplam alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, davacıların bu takibe dayanak bu takibe dayanak 15/01/2022 vadeli ve 12.500 USD bedelli, 15/02/2022 vadeli ve 12.500 USD( 6.000 USD yönünden) bedelli, 15/06/2022 vadeli ve 16.000 USD bedelli bononun bir kısmı olmak üzere toplam 19.076,46 USD yönünden borçlu olmadığının tespiti talebiyle eldeki davayı açtığı, davacıların davasını ödeme iddiasına dayandırdığı, davalı tarafın ise yapılan bu ödemelerin senet bedellerine ilişkin olmadığını, başkaca ticari ilişkiye ait olduğunu savunduğu, 22/06/2022 tarihli dosya kapak hesabına göre dosya bedeli 899.437,21-TL olup davacı tarafından 899.437,21-TL dosyaya para yatırıldığı, dolayısıyla açılan davanın İİK 72/6. Maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü, Açılan davanın bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup taraflar arasındaki tüm ticari ilişki dava konusu değildir. Bu nedenle araştırılması gereken husus davacının yapmış olduğu hangi ödemelerin icra takibine dayanak bonolara ilişkin olduğudur. Bir başka anlatımla davacının yapmış olduğu ödemelerin dayanak bonolardan kaynaklı borç için olanları tespit edilecek, bunun haricindeki taraflar arasındaki tüm ticari ilişki ve yapılan sair ödemeler araştırma dışı bırakılacaktır. Dosya kapsamında aldırılan 31/08/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda ticari defterlerin incelenmesi sonucu alacak ve borç durumları belirlenmiş olup bu sonucun eldeki uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığından hükme esas alınması mümkün görülmemiş ve 08/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile banka dekont kayıtları ile ticari defterlere yansıyan davacının yapmış olduğu ödemelerin anılan bonolara ilişkin olup olmadığı, aralarında irtibatlandırma yapılıp yapılamadığı, irtibatlandırma yapılabiliyor ise davacının takip tarihi itibariyle bakiye borcu bulunup bulunmadığı hususlarında ek rapor alınması gerekmiştir. Dayanak icra takibine esas bonolar USD cinsinden düzenlenmiştir. 20/11/2023 tarihli ek raporda ise davacının EURO cinsinden yapmış olduğu ödemeler de USD cinsinden kabul edilerek hesaplama yapılmış ve ayrıca davanın istirdat davasına dönüştüğü hususu göz ardı edilerek istirdadı gereken ödeme miktarı hesaplanmadığından yeniden aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerekmiştir. 19/01/2022 tarihli ve 5.000 USD tutarlı banka dekontu üzerinde "5071100004940 nolu senede istinaden ödeme" açıklamasının yazılı olduğu, 21/01/2022 tarihli 4.000 EURO tutarlı dekont incelendiğinde bu ödemenin 15/01/2022 tarihli senede ilişkin olduğunun yazılı olduğu, 24/01/2022 tarihli 4.000 EURO tutarlı dekont üzerinde bu ödemenin de 15/01/2022 tarihli senede ilişkin olduğunun yazılı olduğu, 18/02/2022 tarihli 5.000 USD tutarlı ödemenin 15/02/2022 tarihli senedi ilişkin olduğunun, 21/02/2022 tarihli 4.000 USD tutarlı ödemenin 15/02/2022 tarihli senede ilişkin olduğu, 23/02/2022 tarihli 2.000 EURO tutarlı ödemenin "sac ödemesi senede istinaden" açıklamasının yazdığı, böylelikle dosyada bulunan ödeme dekontlarının dava konusu bonolara ilişkin olduğu kanaatine varılmıştır. 25/02/2022 tarihli 2.000 EURO bedelli ödemenin ise "sac ödemesi" açıklaması ile gönderildiğinden dava konusu bonolara ait bir ödeme olduğunun ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. 01/07/2024 tarihli 2. Ek rapora göre Kuveyttürk Bankası'na ait dekontlar incelendiğinde davacının 23/02/2022 tarihinde 2.000 EURO, 24/01/2022 tarihinde 4.000 EURO, 21/01/2022 tarihinde 4.000 EURO, 21/02/2022 tarihinde 4.000 USD, 18/02/2022 tarihinde 5.000 USD, 19/01/2022 tarihinde de 5.000 USD ödeme yaptığının tespit edildiği, bu ödemelerin TCMB verilene göre EURO/USD çevirmesi yapıldığında 23/02/2022 tarihinde ödenen 2.000 EURO'nun 2.268 USD, 24/01/2022 tarihinde yapılan 4.000 EURO'nun 4.527,60 USD, 21/01/2022 tarihinde yapılan 4.000 EURO ödemenin ise 4.533,60 USD olduğu, davacının yapmış olduğu ödeme tutarının dolar cinsinden toplamda 25.329,80 USD olduğu tespit edilmiştir. Davacının bu ödemesi toplam borç miktarından düşüldüğünde takibin 15.670,20 üzerinden başlatılması gerektiği, böylece davacının (talep 19.076,46 USD) davasının 19.075,97 USD yönünden haklı olduğu, bakiye kısım yönünden ise davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında davacıların takip konusu borcu ödedikleri görülmekle davanın İİK 72/6 maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştüğü, takibin 34.746,17 USD üzerinden yapıldığı, ancak yukarıda açıklandığı üzere 19.075,97 USD ye tekabül eden kısmının haksız olduğu, yapılan ödemenin bu miktara isabet eden kısmının davacıya istirdadı gerektiği, 01/07/2024 tarihli bilirkişi 2. Ek raporu ile de hesaplandığı üzere 456.228,09-TL'nin davacıya geri ödenmesi gerektiği, bu miktara ödeme tarihi olan 17/02/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Taraf vekilleri kötü niyet tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Ancak yapılan yargılamada tarafların kötü niyetli olduklarına dair bir delil bulunmadığından davacı ve davalı aleyhine İİK 72/4 ve 72/5 maddeleri uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmakla bu taleplerin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Son olarak yargılama harç ve vekalet ücretinin Yargıtay 6. HD ve Kayseri BAM 6. HD güncel uygulaması gereği dava tarihindeki kur üzerinden hüküm altına alınması gerekmektedir. Bu bakımdan dava tarihi olan 08/08/2022 tarihi itibariyle USD kurunun efektif satış tutarı 18,00-TL olduğu görülmekle dava değeri bu kur miktarı üzerinden belirlenerek harç ve vekalet ücreti bu miktar üzerinden tespit edilmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-Dava konusu; -08/12/2021 tanzim, 15/01/2022 vade tarihli ve 12.500-USD tutarlı, -08/12/2021 tanzim, 15/02/2022 vade tarihli ve 12.500-USD tutarlı (6.000-USD yönünden), -15/04/2022 tanzim, 15/06/2022 vade tarihli ve 16.000-USD tutarlı bonolardan dolayı davacıların davalıya 19.075,97-USD'lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespiti ile yargılama sırasında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davacılardan yapılan tahsilat nedeni ile İİK'nun 72/6. maddesi gereğince istirdata dönüşen işbu davada davacılardan tahsil edilen 456.228,23-TL'nin ödeme/tahsil tarihi olan 17/02/2023'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair isteminin reddine, 2-İİK'nun 72/5. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davacıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-İİK'nun 72/4. maddesinin yasal koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 23.455,43-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 5.840,51-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 17.614,92-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 5.840,51-TL peşin harç, 133,00-TL tedbir talebi harcı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 72,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 10.126,71-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre; 10.126,45-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 53.505,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 8,82-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı