İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/67 E. 2024/680 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/67
- Karar No
- 2024/680
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/67 KARAR NO : 2024/680 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/01/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.05.2023 tarihinde sürücü ...ın idaresindeki...plakalı aracı ile Fatih Caddesi kavşağına geldiğinde trafik ışıklarına uymayarak geçiş yaptığı esnada aracının sol ön kısımları ile, müvekkili sürücü...'ın idaresindeki ... plakalı aracın yeşil ışıkta geçişi sırasında aracın sağ ön ve yan kısımlarına çarpışması ile işbu yargılama konusu trafik kazasının meydana geldiğini,...plakalı sürücünün %100 asli kusurlu olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin müvekkilinin karşı sürücü ...dan şikayetçi olduğunu, kaza anında %100 kusurlu olan...plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile ... Sigorta A.Ş.’de... nolu genişletilmiş kasko ve poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine 16.08.2023 tarihinde araç değer kaybına ilişkin başvuru yapıldığını, ... Sigortanın başvuruları sonrasında değer kaybını 70.023,79-TL ödemek suretiyle taraflarına eksik ödediğini, ödenen bu meblağın değer kaybı zararlarını karşılamadığımüvekkilinin aracının... marka ve henüz 50.508 km'de ve değişeni olmayan bir araç olduğunu, araçta meydana gelen hasara ilişkin düzenlenen işbu dosyaya sunulu ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere yaklaşık 143.000,00-TL hasar meydana geldiğini, aracın modeli ve araçta oluşan hasar nedeniyle emsallerine nazaran 70.023,79-TL den çok daha yüksek zararlı değerlendirilmekte, hasar bedeline yakın değer kaybı meydana geldiğini, avans faizi işletilmesi gerektiğini beyam etmekle, müvekkilinin aracında meydana gelen bakiye değer kaybına binen arttırılmak üzere şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 14.12.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar ve formülasyonu göz önüne alınıp hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun 3,000,000.00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Müvekkili şirket üzerine düşen mali sorumlulukları 06.10.2023 tarihinde davacı vekiline 70.023,79-TL değer kaybı ödemesi, 27.10.2023 tarihinde... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'ne 22.201,14-TL maddi hasar ödemesi ödemek suretiyle yerine getirdiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyan etmekle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Aliağa Arabuluculuk Bürosunun ...culuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Tarafların iddia ve savunmaları, 3-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi, 09/05/2023 tarihli kaza ile ilgili olarak davacı tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sorumluluğu kapsamında yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyasının ve varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 4-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 09/05/2023 tarihli kaza ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, 5-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, 6-Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma numaralı dosyası, 7-Bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporları, 8-Davacı vekilinin 17/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi, 9-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 09/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinden dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde varsa dava açılmadan önce yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte...plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde ...r. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan ...n bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususların ticari dava olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3.maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölümü olmaktan çıkıp görev ilişkisi haline geldiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kuralların kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401. ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortasının ise 1483. ve devamı maddelerinde düzenlendiği, dava konusu ilişkinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle davanın ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temel hukuki bilgilerden yoksun, dayanaksız ve yargılamayı uzatma amacı taşıdığı anlaşılan görev itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı ile ikame araç miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ... Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden ...n davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Aliağa ilçesinde vuku bulduğu, davacının yerleşim yerinin yine İzmir İli, Aliağa ilçesinde olduğu, davalı sigorta şirketinin merkez adresinin de İstanbul İli, Sarıyer ilçesinde bulunduğu, ancak davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 09/05/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesi, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyaları, ödeme evrakları, dava konusu ... plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;...plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 09/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihi itibarıyla ikinci el rayiç bedeli ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihi itibarıyla ikinci el rayiç bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 26/09/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;...plakalı kamyonet sürücüsü ... ışık ihlali yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, 2019 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihi Mayıs 2023 onarım sonrası rayicinin 580.000,00-TL ile 590.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 585.000,00-TL olduğu, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (670.000,00-TL) onarım sonrası rayici (585.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve aracın piyasa koşullarında değer kaybının 85.000,00-TL olduğu, 06.10.2023 tarihinde davacı vekiline yapılmış 70.023,79-TL değer kaybı ödemesi düşüldüğünde kalan farkın (85.000,00-TL-70.023,79-TL) 14.976,21-TL olacağını mütalaa etmişlerdir. Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, değer kaybı bedelinin serbest piyasa araştırması yapılarak ve araştırma sonuçlarına raporda somut bir şekilde yer verilerek, mahkememiz ara kararı doğrultusunda ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olarak aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlendiği, itirazların soyut beyandan ibaret olup somut hiçbir veri içermediği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 17/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri değer kaybı bedelini 14.976,21-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görüldü, okundu. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 28/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 11/10/2023 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Aliağa Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi, 09/05/2023 tarihli kaza ile ilgili olarak davacı tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sorumluluğu kapsamında yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyasının ve varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 09/05/2023 tarihli kaza ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma numaralı dosyası, bilirkişi heyetinin 26/09/2024 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 17/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 09/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinden dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde varsa dava açılmadan önce yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte...plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü ...ın sevk ve idaresindeki...plakalı aracı ile Hükümet Caddesi istikametinden gelip Atatürk Caddesini takiben Fatih Caddesi Kavşağına geldiğinde trafik ışıklarına uymayarak geçiş yaptığı esnada aracının sol ön kısımları ile Sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakah aracı ile İstiklal Caddesi İstikametinden gelip Fatih Caddesini takiben Atatürk Caddesi kavşağından yeşil ışıkta geçiş yaptığı esnada aracının sağ ön ve yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazanın oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasar oluştuğu, oluşan hasar sebebiyle değer kaybı meydana geldiği, aracın kazadan önceki hasarsız halinin ikinci el rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 670.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin ikinci el rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 585.000,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta oluşan değer kaybı bedelinin 85.000,00-TL olduğu, 06.10.2023 tarihinde davacı vekiline yapılan 70.023,79-TL değer kaybı ödemesi düşüldüğünde kalan farkın (85.000,00-TL-70.023,79-TL) 14.976,21-TL olduğu, davacı vekilinin 17/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde, dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri değer kaybı bedelini 14.976,21-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 28/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 06/10/2023 tarihi itibarıyla temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçesindeki iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 14.976,21-TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi olan 06/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...'a verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.023,05-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 255,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 340,45-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 110,00-TL elektronik tebligat, 9,25-TL posta masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 255,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.729,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 14.976,21-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır