İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/118 E. 2024/555 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/118
- Karar No
- 2024/555
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/118 Esas KARAR NO : 2024/555 DAVA : Limited Şirket Yöneticisinin Haklı Sebep İddiasıyla Görevden Azli İstemli (TTK'nun 630(2). Maddesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirket Yöneticisinin Haklı Sebep İddiasıyla Görevden Azli İstemli (TTK'nun 630(2). Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin, ... Seyahat Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olduklarını, 07/01/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına şirket ortağı davalının süresiz olarak şirket müdürlüğüne atanmasına karar verildiğini, toplantıya gelmeyenler olmasına rağmen gelmeyenlerin imzası ile davalının müdür seçilmesi nedeniyle şirket ortaklarından ... ve ... tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturmaırı Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, şikayetçilerin,...’ın mirasçıları olarak toplantıya gitmediklerini, davalıyı müdür seçmediklerini ve tutanağa imza atmadıklarını belirttiklerini, bu nedenle tutanakların sahte olup, davalının müdürlüğünün yok hükmünde olduğunu, müvekkili...ın da, davalının müdür seçildiğini bilmeden evraka imza attığını, bunlar dışında davalının müdürlük görevini kötüye kullandığını, şirkete ait ... plakalı araçların gayri resmi olarak satıldığının öğrenildiğini, davalı tarafından bu nedenle araçların çalıştırılmaması nedeniyle şirketin gelir elde edemediğini ve müvekkillerinin maddi zarara uğradıklarını,... plakalı aracın davalı tarafından satış için ilana konulmasından sonra 31/01/2024 tarihinde şirket ortaklarının hiçbir bilgisi olmadan ... isimli bir şahsa satıldığının tespit edildiğini, ayrıca şirkete ait dolmuş hatlarının gayri resmi olarak ... adlı kişiye satıldığının öğrenildiğini, müvekkili ... tarafından TTK'nun 437.maddesi uyarınca 09.08.2023 tarihli ihtarnamenin gönderilmesine rağmen ihtarnameye cevap verilmediği gibi bilgi alma ve inceleme izni de verilmediğini, müvekkillerinin bilgi alamaması ve şirketin davalı tarafından zarara uğratılması nedeniyle müvekkillerinin 03.11.2023 tarihli ihtarname ile genel kurul çağrısı yapmalarına rağmen ihtarnameye cevap verilmediğini, ardından şirket müdürünün değiştirilmesi, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermesi, şirket hesaplarının denetlemeye açılarak şirket müdürünün ibrasının değerlendirilmesi hususlarının toplantı gündemine eklenmesi talepli olarak 09.08.2023 tarihli ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen bu ihtarnameye de cevap verilmemesi üzerine TTK’nun 617 ve 411. maddeleri uyarınca İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... karar sayılı dosyasında genel kurul toplantısı yapılması isteminin reddine karar verildiğini, davalının bu dosyada herhangi bir mal varlığının satılmadığını iddia etmesinden hemen sonra ... plaka sayılı aracı ilana koyup sattığını, bu satışın davacının kötü niyetli olduğunu ve şirketi zarara uğrattığını açıkça gösterdiğini, davalının minibüsleri çalıştırmayarak ve şirket araçlarını satarak TTK'nun 613, 626 ve 630. maddelerinde yer alan özen ve bağlılık yükümlülüklerini ihlal ettiği gibi bilgi verme yükümlülüğünü de ihlal ettiğini, ihtara rağmen ortaklık hak ve hukukuna aykırı eylemlerine son vermediğini, bu nedenle özen yükümüne aykırı davranan davalının müdürlük görevinden azlinin gerektiğini bildirmiş, davalının müdürlük yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla dava süresince kaldırılmasına ve kısıtlanmasına, davacılardan birinin geçici olarak şirket müdürü olarak atanmasına, şirketin tüm mal varlıklarının, minibüs hatlarının ve araçlarının üçüncü kişilere devrinin yasaklanması konusunda ve banka hesaplarına tedbir konulmasına, davalının ... Seyahat.. Şirketi'ndeki müdürlük görevinden haklı nedenle azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; 03.11.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, TTK'nun 617, 410, 411 ve 412. maddeleri uyarınca davacı tarafça gerekli tüm prosedürlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacıların, şirkete ait araçların satıldığı ve çalıştırılmadığına ilişkin iddialarının somut bir delile dayanmadığı gibi buna ilişkin hiçbir delil ve belge sunulmadığını, güzergah izin belgelerinin plakalara ait olup, plaka sahiplerinin şirkete ait güzergahta çalışmak istemeleri halinde şirket ile aralarında bir yıl süreli sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmeye istinaden aidat ödediklerini, ülkede yaşanan enflasyon ve akaryakıt giderlerinin artması sebebiyle plaka sahiplerinin bu sezon için şirketle anlaşma yapmaktan imtina ettiklerini ve taşımacılık faaliyetinde bulunmadıklarını, gerek ekonomik nedenler, gerekse İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Koordinasyon Merkezinin izin verilen güzergahta taşımacılık faaliyetine devem edilebilmesi için koyduğu kriterlerin dört araçla sağlanmasının mümkün olmadığından taşımacılık faaliyetinde bulunulmadığını, eski şirket müdürü muris...'e ait olan şirket araçlarının bulunduğunu ve şahsına ait araçların, ortağı olduğu şirketin taşımacılık sektöründe güzergahta faaliyette bulunabilmek için belirli düzeyde öz mal diye tabir edilen şirkete ait araç bulundurma zorunluluğu nedeniyle şirket adına kayıtlı olduğunu, bu durumu diğer şirket ortaklarının da bildiğini, hatta murisin vefatından sonra mülkiyetinde bulunan ortağı ...e ait olan şirket hisselerinin, murisin vasiyeti üzerine ... hesabına ve ...adına ivazsız bir şekilde devredildiğini, devir işleminin... isteği ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini, bu konuda davacılara yemin teklif ettiklerini, şirkete ait bir aracın satılmasının müvekkilinin görevden azlini gerektirir bir neden olmadığını, dava dilekçesinde aslen miras payı olan aracın, muvazaalı veya şirketin zararına yol açacak düşük bedelle satıldığı gibi bir iddianın dile getirilmediğini, bu yönde bir dava da açılmadığını, 09.08.2023 tarihli ihtarnamenin şirkete tebliğ edilmediği gibi ihtarnameye cevap verilmemesinin davalının görevden azlini gerektirir bir sebep olmadığını, davacı tarafın genel kurul toplantısına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, ayrıca davacıların pay oranlarına göre alınan karara etki edecek miktarda paylarının bulunmadığı gibi davacılar tarafından 07.01.2023 tarihli genel kurul kararlarının iptali konusunda dahi dava açılmadığı birlikte değerlendirildiğinde ve davacıların bu durumu kanıtlayacak kesin ve inandırıcı bir delil ortaya koymamış olmaları nedeniyle iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, davacılar tarafından yapılan suç duyurusu hakkında Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin, TTK'nun 613 ve 626. maddelerinde yer alan özen ve bağlılık yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi görevinin gereği olan bilgi verme yükümlülüğünü de yerine getirdiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK'nun 630(2) maddesi uyarınca, dava dışı... Seyahat ... Limited Şirketini, münferiden temsil ve ilzama yetkilisi olan davalının, şirket müdürlüğünden haklı sebepler bulunduğu iddiası ile azli ve şirketi temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosyada toplanan tüm deliller ve belge örnekleri ile; davacılardan...'ın...n...ın ...in... payla dava dışı ... Seyahat ... Limited Şirketinin ortakları olup, davalının 07.01.2023 tarihli ortaklar kurulu toplantısında süresiz olarak şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili müdür seçildiği, davacılardan...'ın 09.08.2023 tarihli ihtarname keşide ederek bilgi alma ve inceleme talebinde bulunduğu, ihtarnamenin 10.08.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı veya şirket tarafından bu talebe ilişkin bir cevap verilmediği, bunun ardından davacılar ...'in 03.08.2023 tarihli ihbarname ile olağanüstü genel kurul toplantısı yapılarak şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesinin ve şirket hesaplarının denetime açılarak şirket müdürünün ibrasının değerlendirilmesini talep ettikleri, ihtarnamenin 06.11.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu ihtarnamede davalı veya şirket tarafından bir cevap verilmediği, bunun üzerine davacıların İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 20.11.2023 tarihinde TTK'nun 411 ve 412.maddeleri uyarınca şirket müdürünün değiştirilmesi, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi verilmesi, şirket hesaplarının denetlemeye açılarak şirket müdürünün ibrazının değerlendirilmesi gündemli genel kurul toplantısına çağrı izni verilmesi talepli dava açtıkları, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11.01.2024 tarihli kararla, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması ve mevcut olmaması gibi sebeplere dayanılmadığı, bilgi alma ve inceleme isteği ile ilgili olarak davacı tarafın TTK'nun 437.maddesindeki yasal yollara başvurabileceği, şirket müdürü ile ilgili ileri sürülen iddialar yönünden TTK'nun 630.maddesi çerçevesinde hareket etme olanağının bulunduğu, ileri sürülen iddiaların ancak açılacak davalarda tartışılmasının olanaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kesin olarak reddine karar verildiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasında; 7 müştekinin aralarında davalı ile ... Seyahat ... Şirketinin de bulunduğu 4 şüpheli hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyetleri sırasında dolandırıcılık yaptıkları suçlaması ile yaptıkları şikayet ile ilgili olarak 26.02.2024 tarihli kararla şüphelilerin üzerine atılı eylemin gerçekleştirdiklerine dair yeterli delilin elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde; 03.11.2023 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilmemesi ve TTK'nun 617, 410, 411 ve 412. maddeleri uyarınca davacı tarafça gerekli tüm prosedürlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiği iddia edilmiştir. Şirketin toplam pay miktarı 1200 olup, davacıların toplam payı 780, davalının payı 240, dava dışı ortak ...'in ise 180'dir. Şirketin son genel kurul toplantısı 07.01.2023 tarihinde yapılmıştır. Davalının bilgi vermemesi ve yaptığı işlemlerden kaygı ve rahatsızlık duyan davacıların, davalının görevden alınması amacıyla genel kurul toplantısı yapılmasını ihtarname ile talep ettikten sonra bu talebin kabul edilmemesi nedeniyle TTK'nun 411 ve 412.maddeleri uyarınca mahkemeden talepte bulundukları, ancak taleplerinin kesin kararla ret edildiği dosyada toplanan delillerle bellidir. TTK'nun 630(2) maddesinde haklı sebeple müdürün azli davası açma hakkı, pay oranı ne olursa olsun tüm şirket ortaklarına tanınmış bir haktır. Şirket ortaklarının, şirket müdürünün görevden azli davasını açabilmeleri için öncelikle genel kuruldan bir talepte bulunmaları zorunlu değildir. TTK'nun 630(1) maddesinde genel kurulun, müdürü görevden alabileceği temsil yetkisini sınırlayabileceği düzenlenmiş ise de; her iki fıkra arasında bir öncelik ve sonralık ilişkisi bulunmadığı gibi her iki fıkraya ilişkin yasal koşullar farklı olarak düzenlenmiş olup, TTK'nun 630(2) maddesinde düzenen davanın, inşai dava niteliğinde olup, yalnız kanunun düzenlediği hallerde açılabilmesinin mümkün olması karşısında davacıların, davalıdan müdürlük yetkisini alabilecek pay ve paydaş çoğunluğuna sahip olmaları hukuki yarar açısından bir engel olarak görülmediği gibi taleplerinin mahkemece reddedilmesi karşısında dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu göz önünde tutularak, şirket müdürünün azli davası açılması konusunda davadan önce davalıya ihtarname tebliğ edilmesi gerekmediği gibi davacı tarafın iddia ettiği ilgili kanun maddeleri kapsamında bir genel kurul toplantısı yoluna gidilmesi konusunda yasal bir zorunluluk bulunmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın davanın usulden reddinin gerektiğine ilişkin iddiasında haklılık görülmemiştir. Davacılar... tarafından toplantıda bulunmadıkları halde varmış gibi gösterilerek genel kurul toplantısı yapılıp, davalının müdür olarak seçildiği iddia edilerek yapılan şikayete ilişkin soruşturma, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte ise de; bu soruşturmanın konusunun davalının, bir kısım ortakların genel kurul toplantısında hazır bulunmadığı halde varmış gibi gösterilerek toplantı tutanağının düzenlenerek genel kurul kararlarının alındığı iddiasına yönelik olup, soruşturma sonucunun mahkememizdeki davayı etkiler niteliğinin bulunmadığı, bu konuda açılacak davanın genel kurul toplantısında alınan karar veya kararların yokluk hükmüne tabi olduğu veya iptali istemli dava niteliğinde olup, mahkememizde görülen bu davanın haklı sebeplerin varlığı iddiası ile davalının görevden azli istemine ilişkin bulunduğu dikkate alınarak, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma bekletici sorun yapılmamıştır. Davacı taraf, dava dilekçesinde davalının müdürlük yetkisinin dava süresince tedbiren kaldırılmasına, davacılardan birinin şirket müdürü olarak atanmasına, şirkete ait araçların, mal varlıklarının ve minübüs hatlarının 3.kişilere devrinin yasaklanması üzerine şirketin banka hesapları üzerine tedbir konulması konusunda ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılmasının asıl olduğu, mahkemelerce zorunlu olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi gerektiği, geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunmasının asıl olduğu, şirket müdürünün dava süresince tedbiren yönetim yetkisinin elinden alınabilmesi için davacı tarafın dava dilekçesinde dile getirdiği iddiaların yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlanmasının zorunlu bulunduğu göz önünde tutularak davanın başlangıcında delillerin toplanmamış olduğu, bu nedenle davacıların iddialarının yargılamayı gerektirdiği göz önünde tutularak, davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, davacıların bu karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra davacılar tarafından durum ve koşullar değişmediği ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yasal koşullar oluşmadığı halde talep edilen ihtiyati tedbirlerin yeniden reddine karar verildikten sonra bilirkişi raporunun alınması ile birlikte raporda yapılan tespit ve değerlendirmelere karşın davalı tarafın bilirkişinin yaptığı tespit ve değerlendirmeleri haksız çıkaracak ve yapılan işlemlerin usul, yasa ve ortaklık hukukuna uygun olarak yapıldığını kanıtlayacak hiçbir açıklama, delil ve belge sunmaması karşısında yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde davacı tarafın talep ettiği ihtiyati tedbir talebine ilişkin yasal koşulların oluştuğu göz önünde tutularak, 16.07.2024 tarihli kararla davalının temsil ve ilzama ilişkin tüm yetkilerinin denetim kayyımı onayına tabi tutulmasına ve hüküm ile birlikte davalının temsil yetkisinin kaldırılması nedeniyle denetim kayyımının görevinin yönetim kayyımı olarak yeni müdür ve müdürler kurulunun seçilmesine kadar devamına karar verilmiştir. TTK'nun 630.maddesinin 1.fıkrasında; genel kurulun, müdür veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkı ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, 2.fıkrasında; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, 3.fıkrasında; yöneticinin, özel ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinin ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olacağı belirtilmiş, 626.maddenin 1.fıkrasında; müdürler ve yönetimde görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerinin dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları, aynı maddenin 3.fıkrasında müdürlerin de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabi oldukları düzenlenmiştir. Şirket müdürünün azli davalarında ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının haklı sebeplerin varlığı ile bu sebepler nedeniyle şirket müdürünün azli için yasal koşulların oluştuğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması zorunludur. Davacı taraf, haklı sebepler olarak davalının müdürlük görevini kötüye kullandığı, şirkete ait dolmuş hatlarını gayri resmi olarak 3.kişilere sattığı, şirkete ait çok sayıda aracı gayri resmi olarak sattığı ve şirketi amacına uygun olarak çalıştırmadığı, bu nedenle şirketin gelir elde etmesine ve ortakların maddi zarara uğramalarına yol açtığı, bu konularda bilgi verilmesi talep edilmesine rağmen şirket ve ortaklarına bilgi ve hesap vermediği, özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiği iddialarına dayanmış, buna karşın davalı taraf güzergah izin belgelerinin plakalara ait olup, plaka sahiplerinin şirkete ait güzergahta çalışmak istemeleri halinde şirket ile aralarında bir yıl süreli sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmeye istinaden aidat ödediklerini, ülkede yaşanan enflasyon ve akaryakıt giderlerinin artması sebebiyle plaka sahiplerinin bu sezon için şirketle anlaşma yapmaktan imtina ettiklerini ve taşımacılık faaliyetinde bulunmadıklarını, gerek ekonomik nedenler, gerekse İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Koordinasyon Merkezinin izin verilen güzergahta taşımacılık faaliyetine devam edilebilmesi için koyduğu kriterlerin dört araçla sağlanmasının mümkün olmadığından taşımacılık faaliyetinde bulunulmadığını, şirkete ait bir aracın satılmasının ve ihtarnameye cevap verilmemesinin davalının görevden azlini gerektirir bir neden olmadığını iddia etmiştir. Davanın niteliğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınması, şirketin faaliyeti ile ilgili konularda kurumlara müzekkereler yazılarak bilgi alınması suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiş, bilirkişi 02.07.2024 tarihli raporunda; davacıların, davalının müdür olarak seçildiği genel kurul toplantısında pay çoğunluğuna sahip olmamalarına rağmen genel kurul toplantısından sonra yapılan hisse devri ile şirket müdürü seçimini belirleyebilecek pay çoğunluğuna sahip olduklarını, dosyada toplanan müzekkere cevaplarına göre;... plakalı araçların park halinde olduğunu, araçların 2023-2024 yılı için geçici güzergah izin belgelerinin olmadığını,... plakalı aracın 2023-2024 yılı için geçici güzergah izin belgelerinin olmadığını, araçların faaliyette olmaması nedeniyle GPRS takip sistemi ödemelerinin yapılmadığını, ...plakalı aracın 30.01.2024 tarihinde Menderes Noterliğince... yevmiye ile düzenlenen araç satış sözleşmesi ile ...'e satışının yapılmış olduğunu, aracın Menderes - Ataköy arası güzergahta faaliyet gösterdiğini, şirkete ait bazı araçların 2023 yılı içinde giriş-çıkış işlemi gerçekleştirmelerine rağmen 01.01.2024 - 12.02.2024 tarih aralığında araçların hiçbirinin giriş- çıkış kaydının bulunmadığını, Gümüldür - İzmir Otogarı arasında faaliyet gösteren ... Seyahat Ltd. Şti. İle yapılan sözleşme sonucu, şahıslar adına düzenlenen 22 adet güzergah izin belgesinin şirket yetkilisi tarafından... adına düzenlenen 11.08.2023 tarihli taahhütname ile feragat edilmiş olduğunu, ... Seyahat Ltd. Şti. yerine ... adına güzergah izin belgesi düzenlenebilmesi için 29.08.2023 tarih ve... sayılı UKOME kararı kapsamında 29.12.2023 mesai bitimine kadar başvuru yapılması gerektiğini, bu işlemin ve 02.01.2024 tarihinden itibaren şirkete ait 3 aracın güzergah izin belgesi yenilenmeksizin atıl olarak tutulmasının şirketin karlılığı üzerinde olumsuz etki yapmasının kuvvetle muhtemel olması ile birlikte şirketin mevcut 2023 yılı Defter kayıtları ve 2023 Kurumlar Vergi beyannamesi verilerinin işletmenin uğrayabileceği gelir kaybının tespiti açısından yeterli olmayacağını, ancak 2024 yılı mali verilerinin kesinleşmesi ve 2022, 2023 ve 2024 yılı Kurumlar Vergi beyannamesi verilerinin karşılıklı olarak incelenmesi ile var ise firma gelir kaybının ortaya çıkabileceğini, davalının yaptığı işlemlerin izaha muhtaç olduğunu bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ilgili kurumlardan alınan müzekkere cevapları, İzmir ve Menderes Cumhuriyet Başsavcılıklarına ait soruşturma dosyaları içeriği, İzmir...TM'nin... Esas sayılı dosyası, mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olarak görülen ayrıntılı gerekçeli hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile; davalı şirket müdürünün 07.01.2023 tarihli genel kurul toplantısında süresiz olarak şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçildiği, alınan müzekkere cevapları ile bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; davalının, şirketin işleyiş ve amacı ile faaliyet konusuna aykırı olarak şirket araçlarının satışı, bazı araçlara ait güzergah izin belgesinden feragat edilerek 3.kişiye devri ve bazı şirket araçlarının da ilgili hatlarda çalıştırılmaması gibi açıklama ve izaha muhtaç birden çok işlem yaptığı, bu işlemlerden kaygı duyan davacıların yapılan işlemlerle ilgili bilgi talep etmelerine rağmen davalı tarafından davacılara hiçbir bilgi verilmediği, bunun üzerine davalının görevden alınması ve yeni müdür seçimi için genel kurul toplantısı yapılması amacıyla davacıların açtıkları davanın reddedildiği, bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan işlemlerin şirketin ve dolayısıyla davacı ortakların zararına yol açacak nitelikte ve izaha muhtaç işlemler olduğu belirtilmesine rağmen davalının, davacı şirket ortaklarına hiçbir açıklamada bulunmadığı gibi bilirkişi raporundan sonra dahi davalı tarafça yapılan bu işlemlerin şirketin ve ortakların lehine ve şirket amacına uygun olarak yapıldığına dair hiçbir açıklama, delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı, bilirkişi raporunda 2024 yılı mali verilerinin alınmasından sonra şirketin kar ve zarar durumunun net olarak belirlenmesinin mümkün olduğu belirtilmiş ise de; davalının işlemlerinin şirket amaç ve işleyişine uygun olmaması, yapılan işlemlerin şirketin ve ortakların çıkarı ile şirket işleyişine uygun olduğuna dair hiçbir açıklamanın ve delilin sunulmaması karşısında 2024 yılı mali verilerini gerçekleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı gibi davanın, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda, yapılan işlemlerin kuvvetle muhtemel şirketin ve davacı ortakların zararına olduğuna ilişkin tespitin yeterli olduğu, bu tespitin, her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığına delil yetersizliği nedeniyle karar verilmiş ise de; şikayetçilerin iddia ettikleri şikayet konuları göz önünde tutulduğunda, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığına ait soruşturma dosyası ile ilgili kurumlardan gönderilen müzekkere cevaplarına uygun bulunduğu, buna göre davacının şirket yöneticisi seçildikten sonra davanın açıldığı tarihe kadar olan sürede şirket amacına ve faaliyet konusuna aykırı düşen birden çok ve şirket ile ortakların zararına olan nitelikteki işlemlerinin, TTK'nun 626.maddesinde düzenlenen şirket menfaatini gözetmek ile özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olup, TTK'nun 630(3) maddesi uyarınca özen ve bağlılık yükümlülüğü ile şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi niteliğinde olduğu dikkate alınarak, davanın kabulü ile davalının şirketi temsil yetkisinin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile; davalının münferiden yetkilisi olduğu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Mend.-... sicil nosunda kayıtlı...Seyahat Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini TTK'nun 630(2) maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı nedeniyle yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, 2-Mahkememizce atanan denetim kayyımı...'ın görevinin, şirketi temsil ve ilzama yetkili yeni müdür veya müdürler kurulunun seçilmesine kadar yönetim kayyımı olarak devamına, Yönetim kayyımının, şirket müdürü yetkilerini kullanmasına, 3-Kayyım için takdir edilen ücretin kararla birlikte 4.000,00 TL olarak takdirine, 4-Kayyım ücretinin ... Seyahat.. Şirketinden tahsil edilmek kaydıyla kararın kesinleşmesine kadar davacılar tarafından yatırılmasına, Kararın kesinleşmesinden sonra kayyım ücretinin...Seyahat.. Şirketi tarafından ödenmesine, 5-Kararın, ticaret siciline tescil ve ilanına, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 7-Davacılar yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 140,00 TL on dört adet elektronik tebligat gideri, 285,00 TL üç adet tebligat gideri, 6,00 TL üç adet kep reddiyatı, 112,00 TL posta masrafı, 3.750,00 TL bilirkişi ücretiden oluşan toplam 4.293,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, 9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacılar vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Başkan... e-imza Üye... e-imza Üye ... e-imza Katip... e-imza