İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/762 E. 2024/546 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/762
- Karar No
- 2024/546
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/762 Esas KARAR NO : 2024/546 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete şarap satışı yapıldığını ve yapılan satış işlemleri neticesinde müvekkili şirket tarafından davalıya 12.02.2019 tarihli ... numaralı 336,55-TL bedelli, 12.02.2019 tarihli ... numaralı 1.682,73-TL bedelli, 12.03.2019 tarihli ... numaralı 1.009,63-TL bedelli, 14.04.2019 tarihli ... numaralı 1.682,73-TL bedelli, 24.10.2019 tarihli ... numaralı 1.433,75-TL bedelli, 07.11.2019 tarihli...umaralı 955,84-TL bedelli, toplamda 7.101,23-TL'lik faturanın kesildiğini, faturalara herhangi bir surette itiraz edilmemiş olmasına karşın davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalı tarafından müvekkiline fatura bedellerinin ödenmemesini takiben İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... numaralı dosyası dahilinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ise haksız ve kötüniyetli bir şekilde mezkur icra takibine itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğunu belirterek davalı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, davalının takibe itirazının haksız olduğu gerekçesiyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra – inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça, dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DAVA KONUSU : Açılan dava, davacı tarafından 12.02.2019 tarihli... numaralı 336,55-TL bedelli, 12.02.2019 tarihli ... numaralı 1.682,73-TL bedelli, 12.03.2019 tarihli ... numaralı 1.009,63-TL bedelli, 14.04.2019 tarihli ... numaralı 1.682,73-TL bedelli, 24.10.2019 tarihli... numaralı 1.433,75-TL bedelli, 07.11.2019 tarihli... numaralı 955,84-TL bedelli faturalara dayalı olarak davalı hakkında İzmir .... İcra Dairesi Müdürlüğünün ...E. sayılı icra takip dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının... Bağcılık ve Şarapçılık AŞ olduğu, borçlusunun... Et Ve Et Ürünleri Yemek Servis Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 7.101,23,00-TL fatura alacağı ve 945,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.047,04-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 21/12/2023 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin uyap sistemi üzerinden mahkememize bildirildiği beyan dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu, davalı şirket tarafından ise herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olduğu görülmüştür. Dosya serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 26/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının resmi defterlerinin düzenli olarak tutulmadığı, birçok alacak ve borç kalemlerinin noksan olduğu, bilgilerin sağlıklı olmadığının tespit edildiği, davacının resmi defterlerinde yapılan incelemelerde davacı yana sattıklarını beyan ettikleri mal bedellerine karşı düzenlemiş oldukları faturalar ile davalının bu faturalara karşı yaptığı ödemelerin tespit edildiği ve davacının davalıdan alacağı tutarın 5.007,73-TL olduğunun tespit edildiği, Sayın Mahkemenin davacının alacağına faiz tahakkuk ettirilmesi kanaatinde olması halinde asıl alacak tutarının 5.007,73-TL, hesaplanan faizin 2.542,15-TL olmak üzere toplam 7.549,88-TL alacaklı olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 7.101,23,00-TL fatura alacağı ve 945,81-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.047,04-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin, davacı şirkete 26/02/2020 icra takip tarihi itibari ile 5.007,73-TL fatura borcundan kaynaklı borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın bu miktar yönünden yerinde olmadığı, diğer yandan takibe ve davaya konu alacağın likit ve taraflarca bilinebilir durumda olduğu, bu itibarla takibe itirazında haksız çıkan davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, a) İzmir ... İcra Müdürlüğünün...sas sayılı dosyasına vaki itirazın 5.007,73-TL asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş 945,81-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin 5.007,73-TL asıl alacak ve asıl alacağa işlemiş 945,81-TL işlemiş faiz yönünden takipteki işleyecek faiz oranı ile birlikte devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, b) İzmir... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasından tahsili talep edilen asıl alacağın (5.007,73-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 342,08-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcının mahsubu ile bakiye 72,23-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 3,50-TL posta (KEP) masrafı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.053,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.448,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.007,73-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 919,80-TL'sinin davacıdan tahsili, 2.200,20-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN hükümlü nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza