İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/715 E. 2024/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/715
- Karar No
- 2024/583
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/715 Esas KARAR NO : 2024/583 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle, İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin müvekkili bakımından teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep ettiklerini, davalı taraf dava dışı takip borçlus... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne karşı kambiyo senedine dayalı olarak İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibine giriştiğini, davalı takip alacaklısının müvekkiline, dava dışı takip borçlusu ... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin müvekkilinden 29.160,72 TL alacağı olduğu iddiasıyla 30.11.2022 tarihinde İİK m.89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 24.05.2023 tarihinde İİK m.89/2 ikinci ihbarname tebliğ edilmiştir. Son olarak ise 14.06.2023 tarihinde İİK m.89/3 üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkilinin işbu haciz ihbarnamelerine cevap vermediği için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasından borçlu duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin takip borçlusu... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin takip borçlusu ... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin geçmişte hissedarı konumunda olduğunu, ancak 03.07.2017 tarihinde hissesini Tuğran Kaya'ya devrettiğini, Ticaret sicil gazetesi kaydını sunduklarını, devir tarihinden bu yana müvekkilinin şirket ile herhangi bir bağı kalmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki alacak bakımından sorumlu olan dava dışı takip borçlusu ... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne borcu olmadığının tespitine, Müvekkilinin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 28/09/2023 tarihli yazı ve ekleri, 3-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava,davalı tarafın takip borçlusu ... Bilişim ve Teknolojileri Sistemleri Sanayi ve Limited Şirketine karşı kambiyo senedine dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı aleyhinde başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Dosya incelendiğinde; İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının dosyamız davalısı ...Ev Tekstil İnşaat Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ...bilişim ve Teknonolojileri Sistemleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davalı alacaklı vekilinin dava dışı ... Bilişim ve Teknoloji Sistemleri Sanayi ve Tic. Ltd Şti borçlu aleyhinde 15.03/2018 tanzim tarihli 30/07/2018 vade tarihli 5.000,TL tutarlı , 15/03/2018 tanzim tarihli 30/08/2018 vade tarihli 5.000 TL, 15/03/2018 tanzim tarihli 30/09/2018 vade tarihli 5.000 TL tutarlı bono olmak üzere 15.301,44-TL toplam alacak alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, üçüncü şahıs olarak ...'a ihbarname gönderildiği görülmektedir. İİK'nın 89. maddesi ; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları konusu ve davacı talebinin değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından İİK 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede haciz ihbarnamesine konu böyle bir alacağının bulunmadığını ispatlamak, üçüncü haciz ihbarnamesi ile zimmetinde sayılan borcu ödemekten kurtulmak için eldeki dava açılmıştır. İİK 89/3 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında TTK 4. maddesinde belirtilen ticari dava mevcut değildir. Bu durumda görev genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nindir. Söz konusu tespitler İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1417 Esas 2019/1334 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmiş ve görevin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu teyit edilmiştir. Davaya bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması, HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza