İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/655 E. 2024/930 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/655
- Karar No
- 2024/930
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/655 Esas KARAR NO : 2024/930 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2024 Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı müvekkili ... Bankası A.Ş. ile dava dışı ... ve ... tarafından kullandırılan ticari kredilerde ipotek maliki olarak sorumluluğu bulunduğunu, imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca, kredi kullandırılmış ve taksitlerinin ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edilmiş, hesabın kapatılması için süre verildiğini, dosya borcunun ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu borca, yasal faizlere olmak üzere tüm ferilere itiraz etmesi üzerine arabuluculuk çözüm yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile İzmir ... İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı vekilinin de kabulünde olduğu üzere borçtan ipotek veren 3 ncü kişi olarak sorumlu olduğu tartışmasız olduğunu, ayrıca yine müvekkilinin 1/2 hisse ile maliki bulunduğu ... mesken üzerinde dava dışı asıl borçlular lehine toplam 500.000 TL.sı limitle sınırlı olmak üzere kardeşi dava dışı ... ile birlikte ipotek verdikleri de belli olduğunu, TMK. 887 nci Md.si hükmü gereği, müvekkili ipotekli taşınmaz maliki olarak, borçtan şahsen sorumlu değildir ve alacaklı-davacı bankanın kendisinden alacak isteyebilmesi için borçludan ayrı olarak kendisinden de ödeme isteminde bulunması bu isteme dair ihtarın da kendisine tebliğ edilmesine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, diğer bir ifade ile alacağın muaccel olması için bir ihbarın yapılması gereken durumlarda, bu ihbarın hem asıl borçluya hemde borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan taşınmaz maliki 3 ncü kişiye yapılmasının zorunlu olduğu TMK. İlgili hükmü gereği olduğu için alacaklının borçlu yanında müvekkili 3.ncü kişiye de ihbarda bulunduğunu belgelemesi gerektiğini, aksi takdirde ihbar gerçekleştirilmeden müvekkili aleyhinde icra takibinde bulunamayacağını, muacceliyet ihbarnamesi gönderilmeksizin başlatılan takiplerde sonradan ihtarname dahi gösterilemeyeceği zira, davacı-alacaklı bankanın İpoteğin paraya çevrilmesine dair takip tarihinde henüz takip yapma hakkının bulunmadığı TMK.887 nci md. düzenlemesinin sonucu olduğunu, müvekkili itiraz edilen takibin 10.5.2018 tarihinde başlatıldığı ve bu tarih itibarıyla müvekkili yönünden muacceliyet ihbarı gerçekleştirilmemiş olduğu dikkate alındığında davacı alacaklı bankanın ...5.2018 tarihinde kendisi aleyhinde takip yapma hakkı bulunmadığından itirazı yerinde olup, 10.5.2018 tarihinde başlatılan takibin ödeme emri tanzim ve tebliği ile devamı mümkün olmadığını, davanın dava şartı yokluğundan öncelikle reddi gerektiğini, davacı vekili tarafından müvekkilinin itirazının iptali ve takibin kaldığı yerden devamının talep edildiği dikkate alındığında dava değerinin takip dosya tutarı nisbetinde olacağı tartışmasız iken, asıl alacak miktarı esas alınarak dava açma işlemlerinin yapılması da yerinde olmadığını talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT: Mahkememizce deliller toplanmış, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celbedilmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklının borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiği, borçlu ... tarafından İzmir .... İcra Mahkemesine açılan ... E sayılı dosyada borçlu yönünden hesap kat ihtarnamesinin kesinleşmemesi nedeniyle icra emrinin iptaline karar verildiği, bundan sona İzmir .... Noterliğine ait 31/05/2019 tarih ve ... ve ... yevmiye nolu ihtarnamelerin tebliğ edildiği, söz konusu belgelerin icra müdürlüğüne ibraz edilmesinin ardından borçlular hakkında yeniden icra emri düzenlendiği örnek no 6 icra emrinin 06/08/2020 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, bundan sonra takibin kesinleşmesi üzerine satışa hazırlık işlemlerine geçildiği, ancak alacaklı vekilinin talebi üzerine borçlu ...'e örnek no 9 ödeme emri düzenlenerek gönderildiği ve 10/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 17/08/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, aynı tarihte icra müdürlüğünce itirazın süresinde yapılmaması nedeniyle takibin devamına karar verildiği, borçlu vekilinin ise bu kararın kaldırılması ve satış kararıyla satış kararının icrasına yönelik işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...-... E.-K. Sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davalısının davacı, dosyamız davacısının ise davalı olduğu, Takibin Taliki Veya İptali davası açıldığı, talepte "İzmir ... İcra Müd'nün ... esas sayılı takip dosyası ile müvekkili hakkında takip başlatıldığını, müvekkilinin ipotek maliki olduğunu, ipotek maliki olarak sorumluluğunun bulunduğunu, kat ihtarnamesinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, müvekkili yönünden kat ihtarnamesinin kesinleşmediğini belirtmek sureti ile takibin iptali" talep edildiği, mahkemece "...ipotek resmi senette davacının adresinin "..." adresi olduğu, bu adrese hesap kat ihtarnamesinin tebliğe çıkartıldığı ve ablası ... adına 17/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği ... dosyası içerisinde davacı vekili tarafından 12/06/2018 tarihinde vekaletname ibraz edi bu tarihten önce davacı borçlunun takipten haberdar olduğuna dair herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Hesap kat ihtarnamesi davacının ablası ve aynı zamanda takip dosya borçlusu ... adına 17/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği tarafların kabulündedir. 7201 sayılı TK' nun 39. Maddesi uyarınca davacı ile arasında husumet bulunan ... /e hesap kat-ihtarnamesinin. tebliğinin usulüne uygun olmadığı, hesap kat ihtarnamesinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu durumda davacı borçlü yönünden hesap Kat ihtarnamesinin kesinleşmediği anlaşılmakla davanın kabulüne.." karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...-...E.-K. Sayılı ilamının incelenmesinde; dosyamız davalısının davacı, dosyamız davacısının ise davalı olduğu, davacı "...İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında 9 örnek ödeme emri gönderildiği, bu ödeme emrinin 10/08/2022 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde 16/08/2022 tarihinde takibe ve borca vaki itirazlarını bildirdikleri, takibe vaki itiraz olmadığından bahisle takip dosyasının İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesine gönderildiğini, kamu düzenine aykırı tümden aykırı işlemlere başlandığını, süresinde itiraz ile duruş takip dosyasından yapılacak tüm işlemlerin kamu düzenine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği", mahkemece " 9 örnek ödeme emrinin borçluya 10/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 17/08/2022 tarihinin ise itiraz için son gün olduğu, borçlu vekilinin 16/08/2022 tarihinde düzenlediği itiraz dilekçesini 17/08/2022 tarihinde icra dosyasına yüklendiği ve dosyaya ulaştığı, dolayısıyla borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, ancak icra müdürlüğünce takip işlemlerinin sürdürüldüğü, oysa İİK 150 madde kapsamında borçlu veya 3. Şahsın ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içerisinde takibe itiraz edebileceği somut olayda da itirazın yasal yedi günlük süre içerisinde yapıldığı yasa gereği süresinde yapılan itiraz üzerine takibin duracağı, yasaya aykırı ve emredici hükme aykırı işleme ilişkin şikayetin süresiz şikayet mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği görüldüğünden, şikayetin kabulü ile 17/08/2022 günlü müdürlük kararının kaldırılmasına..." karar verildiği anlaşılmıştır. Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyada alacağın varlığı ve miktarı, icra inkâr tazminatı talep şartları oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplandığı, Somut olayda; davacı alacaklı vekili tarafından davalı aleyhinde açılan ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esasına kayıtlı takibe vaki itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20 den az olmamak üzere inkar tazminatının yargılama giderleri ile birlikte hüküm altına alınmasının talep edildiği anlaşılmış olup, 6100 sayılı HMK'nun 114.maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartları arasında sayılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...-... E.-K. Sayılı ilamı ile dosya davacısı hakkında aynı takiple ilgili iptal kararı verildiği, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında bilahare bu defa İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...-... E.-K. Sayılı ilamı ile davacı hakkında takibin durdurulduğu, Davanın da açılmasının mesnedinin iş bu 26.07.2024 tarihli karar tensip tutanağı olduğu anlaşılmakla, İcra Müdürlüğü’nün davacı/takip dosyası borçlusunun talebinin mahkeme kararı gereği takiplerin durmuş sayılacağından yapılan işlemlerin yok sayılmasına dair olduğu, ancak takdiri ve değerlendirmede yanılgı ile takibin itiraz ile durması şeklindeki karar tensip tutanağına istinaden davanın açılmış olup; icra hukukuna müteallik safahat ve müracaatın kat edilmesinin esas olup mevcut durum itibari ile; Derdest ve usulüne uygun davacı hakkında bir takip bulunmadığı ve dolayısıyla mevcut hali ile takibe itiraz edilmişçesine tanzim edilen karar tensibin hatalı olması; zira takibin iptali davasının takibi hukuken ortadan kaldırmış olduğu; Hataen yapılan karar tensibin itirazın iptali davasını açmaya kâfi olmayacağı nazara alınarak; Davanın HMK 114/h maddesi mucibince hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın HMK 114/h maddesi mucibince hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 3.272,76 TL harçtan mahsubu ile kalan 2.845,16 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-HUAK 18/A mad gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.600,00 TL arabulucuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre red miktarına göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda; Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı