İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/207 E. 2020/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/207
- Karar No
- 2020/337
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/207
KARAR NO : 2020/337
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2019
KARAR TARİHİ : 02/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kooperatifi ile müvekkili şirket arasında İzmir ... Noterliğinin 22.07.2008 tarih ve ... yev. Sayılı Düzenleme Şeklinde, Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 4.Proje başlıklı bölümünün 5. Paragrafında ruhsat ve proje tasdik işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla arsa sahibi yüklenicinin de uygun bulacağı bir şahısa sınırlı yetkili vekaletname verileceği hükmünün bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı kooperatife ait arsa üzerine yapacağı bina inşaatı karşılğında sözleşme ve eklerinde belirlenen 11 adet bağımsız sölüm dairenin ve 1 adet iş yerinin depolu mülkiyetini kazanacağını, ayrıca 5/c maddesi gereğince arsa sahibi yükleniciye ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Plan / pafta ... Ada ... nolu parseldeki 513 m2 büyüklüğündeki arsanın ... Yapı Kooperatifine ait olan 77/513 hissesini vereceğini, sözleşmenin 5/d madesi gereğince arsa sahibinin yukarıdaki taşınmazlar dışında yükleniciye KDV dahil 480.000 TL'nin ödeneceğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun vekaletname verilmemesi üzerine davalı arsa sahibi kooperatif aleyhine dava açıldığını, aynı davada arsa sahibi kooperatif tarafından sözleşmenin feshinin istendiğini, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... K sayılı kararıyla müvekkili davacı şirketin yetki verilmesi talebi kabul edilerek "Ruhsat ve proje tasdik işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla arsa sahibi yüklenicininde uygun bulacağı bir şahsa sınırlı vekaletname verilmesine " kararı verildiğini, arsa sahibi kooperatifin açtığı sözleşmenin feshi davasının da red edildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili şirketin kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda ... Belediyesi'ne 22.5.2017 tarihinde ... kayıt numaralı dilekçe ile inşaat ruhsat müracaatı yapıldığını, ruhsat müracaatının vekaletname olmadığı için reddedildiğini, davalı kooperatifin taraflar arasındaki geçerli sözleşmeye ve kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen müvekkiline vekaletname vermediği için resmi başvuruların yapılamadığını, ruhsat alınamadığını ve inşaata başlanamadığını, haksız ve kötü niyetli davalı ... Yapı Kooperatifi, başka bir yüklenici ... İ.İ.K.S.T.LTD.ŞTİ. İle birlikte muhatap ... Belediyesince müracaat ile Haziran 2017 ayı içinde yeni bir inşaat ruhsatı talebinde bulunduğunu, ... Belediyesi tarafından, itirazlara rağmen yeni yükleniciye inşaat ruhsatı verildiğini ve inşaatın başladığını, mevcut haliyle müvekkili şirketin geçerli inşaat sözleşmesine rağmen davalı arsa sahibinin kusurlu davranışları nedeniyle akdin ifasının müvekkili şirket yönünden imkansız hale geldiğini, sözleşme kapsamında müvekkilinin yaptığı masraf 71.465,98 TL her bir masraf kalemi için yapıldığı tarihten itibaren sözleşmede belirlenen oranda faizinin, davalı kooperatifin sözleşme kapsamında müvekkili şirketten aldığı 50.000,00 TL kesin teminat mektubunun haksız ve hukuka aykırı olarak nakde çevirmesi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararın dava tarihi itibariyle miktarının dava tarihinden itibaren Merkez bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı ile birlikte tahsilinin, sözleşmenin yerine getirilmiş olması halinde müvekkili şirketin hak sahibi olacağı tüm alacak haklarının değerlerinin ve kar kaybının müspet zararının dava tarihi itibariyle miktarına karşılığının fazlaya ilişkin haklar saklı kamak üzere şimdilik 1.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren Merkez bankasnın kısa vadeli avansalar için uyguladığı faiz oranı ile birlikte tahsilinin, tam zarar kalemlerinin toplamı için fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.121.465,98 TL tazminatın, belirsiz alacak davası kapsamında ileride bilirkişi raporu ile artırma hakları saklı tutar şekilde her bir alacak kalemi için talep edilen faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsili ile davacı şirkete verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, iadesi talep edilen bir çoğunun zaman aşımı süresinin çoktan geçtiğini, eser sözleşmesine dayalı bu davada zaman aşımı süresinin beş yıl olduğunu, davacının sözleşme gereğince yaptığını iddia ettiği ödemelerin ve teminat mektubu bedelinin iadesi yönünden beş yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, müvekkili kooperatif ile davalı yüklenici arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki edimlerin yüklenici tarafından yerine getirilmediğini, davacı yüklenicinin vekaletname olmadığı için işleri yapamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, vekaletname olmadan da belediyede pek çok kez işlem yaptığını, sözleşmenin 4. Maddesi gereğince yüklenicinin avan projeyi sunmadığı gibi diğer projeleri de çizdirmediğini, yükleniciye sözleşmenin 5/d maddesi gereğince 60.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, bu ödemeye rağmen yüklenicinin sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen harçları yatırmadığını yine projelerin çizilmediğini, 30/01/2009 da ek protokol yapıldığını, davacıya ek süre verildiğini, yüklenicinin edimlerini yine de yerine getirmediğini, bu hususta keşif yaptırılarak akabinde yükleniciye ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından tam doğru bilgi verilmediğinden sözleşmenin feshine ilişkin talebin mahkemece reddedildiğini ve kararın 2015 yılında kesinleştiğini, 14/09/2009 tarihinde başvurunun kooperatifin bilgisi olmadan müteahhit firma olmadan yapıldığını, yüklenicinin hem vekalet olmadan belediyeye başvurabildiğini hem de belediyenin bu müracaatı kabul edip eksik harçlar yatırılmadığından başvurunun değerlendirilemediğini bilmesine yüklenicinin yükümlülüğünde olan harçları yatırmadığını, yüklenicinin işleri yapamayacağını bildirdiğini kooperatife anlaşması için başka bir pek çok yüklenici gönderdiğini ve yüklenici aleyhine icra takipleri açıldığının öğrenildiğini, yüklenicinin işleri yapmadığı ve yapamayacağının ortada olduğunu, kooperatifin bir kez daha sözleşmeyi haklı olarak 2017 Mayıs ayında tekrar fesih ettiğini, yüklenicinin 71.000,00 TL civarında yaptığını belirttiği ödemelerden bir çoğunu ödemediğini, davacının hem sözleşme kapsamında yaptığı masrafları ve teminat mektubu bedellerini hem de kar kaybı talep ettiğini, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla hem nüspet hem menfi zararın aynı anda talep edilemeyeceğini, sözleşme feshedilmiş olmakla sözleşmeye dayalı hiçbir alacak talebinde bulunulamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyası İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi edilmiştir.
Davacı vekili 30/06/2020 havale tarihli dilekçesi ile İzmir ....Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararına yaptıkları İstinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın taraflarına 06/03/2020 tarihinde tebliği üzerine 09/03/2020 tarihinde Arabuluculuk başvurusunun yapıldığını ve Covıd 19 salgını nedeniyle ertelenen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda 19/06/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağının düzenlendiğini, dosyanın görevli mahkemeye nakli aşamasında ticari davalara özgü arabuluculuk sürecine başvurulması ve arabuluculuk sürecinin işletilmesinin arabuluculuk kurumunun anlam ve amacına uygun olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili 02/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde bu eksikliğin tamamlattırılması yönünden herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığının, davanın en baştan beri ticari bir dava olduğunu, davanın açılış tarihinden sonra talep edilen arabuluculuğun bu davalarda kullanılmasının mümkün olmadığını, HMK 115/3 maddesinde dava şartı noksanlığının uygulanmasının mümkün olmadığını, davaya süresi içinde yanıt verildiğini ve davada esasa girilmeden evvel taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulmadığı esasında dava şartı yokluğu itirazında bulunulduğunu bildirerek davanın dava şartı yokluğundan reddini talep etmiştir.
Somut olayda davanın 04/04/2019 tarihinde İzmir ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirket tarafından davalı kooperatif aleyhine kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebi ile açıldığı, ilgili mahkemece ... Karar sayılı karar ile davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsilik kararı verildiği ve davacı tarafın İstinaf başvurusunun İzmir BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile reddi sonucu dosyanın Mahkememize tevzi edildiği, davacı vekilinin 30/06/2020 tarihli dilekçesi ekinde 19/06/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağını ibraz ettiği, HMK 115/3 maddesinde dava şartı eksikliğinin davanın esasına girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmiş ise başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü davanın usulden reddedilemeyeceğinin belirtildiği, davalı vekilinin ön inceleme aşamasında 02/07/2020 havale tarihli dilekçesi ile dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartını ileri sürdüğü, davanın ticari dava olduğu ve Türk Ticaret Kanununa 06/12/2018 tarihli Resmi gazetede yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20.maddesi ile eklenen 5/a maddesi gereğince TTK 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak getirildiği, 6352 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-2 maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceğinin açıkça belirtildiği nazara alındığında davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR ;
Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Alınması gerekli 54,40 TL harcın, peşin alınan 19.151,84 TL'nın mahsubu ile bakiye 19.097,44 TL'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekili ile müdahale talep eden vekilinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2020
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı