İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/553 E. 2019/267 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/553
- Karar No
- 2019/267
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/553 Esas KARAR NO : 2019/267 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2019 KARAR TARİHİ : 13/05/2019 Yukarıda tarafları yazılı olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilline ait ... plaka sayılı aracı 12/01/2019 tarihinde İzmir'de meydana gelen aşırı yağış ve sel felaketinde pert olduğunu, kasko sigortacısı ile davalı ... şirketine kasko sigortalı olan araç için davalı ... şirketince 140.000 TL hasar bedeli takdir edildiğini, pert olan aracında ilaveten şirkete bırakılmasını şart koştuklarını, teklif edilen rakamın aracın kasko değerinden bir hayli düşük olduğunu, beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... plakalı aracın kasko sigortasıyla sigortalı olduğu, davalı ... şirketinden şimdilik 10.000 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin Beykoz/İstanbul olması nedeniyle İstanbul Anadolu ATM'lerin yetkili olduğunu, davaya konu aracın birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını beyanla öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde ekspertiz raporu doğrultusunda hüküm kurulmasını talep etmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, " Rücuen Tazminat" davasıdır. Davacı tarafça kasko sigortasını yapan davalı ... şirketinden aracın aşırı yağış ve sel nedeniyle pert olduğundan zararın tazmininin talep edildiği, kasko sigortasının davacının özel aracı için yapıldığı, aracın kendisinin ticari araç kategorisinde olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 17. HD.nin 23.11.2017 gün ve 2015/4929 E. 2017/10903 K. sayılı emsal içtihadına göre, "Dava; kasko poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. 6502 sayılı TKHK'nın “Geçiş Hükümleri” başlıklı geçici maddenin 1. fıkrası ise “bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder” hükmünü içermektedir. Davacı ile davalı ... arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşme 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olup görevli mahkeme bu anlamda Tüketici Mahkemesi olması ve görevli mahkemenin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir kamu düzeni kuralı olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Davacı tarafından dava her ne kadar mahkememizde açılmış ise de; davacı sigortalı ile davalı sigortacısı arasında yapılan kasko sözleşmesinin, 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3. maddesinde yer alan tüketici işlemi, davacının da tüketici olduğu, yukarıda yazılı emsal içtihatta da belirtildiği üzere bu tür davalara tüketici mahkemelerinde bakılmasının gerektiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından, davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a)Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b)Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılıp kullanılmayan gider avansından artan kısmının, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde (ve dosyanın görevli Mahkemeye süresinde gönderilmemesi halinde) re'sen davacıya iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, masrafın dosyadaki avanstan karşılanmasına, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/05/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı