İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1224 E. 2019/813 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1224
Karar No
2019/813
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1224 KARAR NO : 2019/813 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2019 KARAR TARİHİ : 05/12/2019 Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilen karşı dava mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilmiş olmakla dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle: beton pompası ve iş makineleri satımı ile kiralama işi ile iştigal eden müvekkili ile davalı arasında akdedilen hazır beton pompalama hizmet sözleşmesine istisna sözleşmesine ve ek protokole göre edimlerini ifa eden müvekkilinin operatörlü olarak davalıya kiralanın beton pompaların çalışmasından ve sözleşmelerden doğan alacaklarının yaklaşık 250.000,00 TL lik kısmının kendisine ödenmediği gibi sözleşmeler gereği davalı şirketçe beton pompası başına aylık 3500 metreküp olarak garanti ve taahhüt edilen beton döküm şartı yerine getirilmediği için yaklaşık 750.000,00 Tl tutarındaki müvekkili alacağının ödenmemiş olması nedeniyle dava açılma zorunluluğu doğduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticeside davalı şirketin beton pompası ihtiyacının karşılanması için operatörlü aylık kirası 60.000 TL/adet ila 80.000 TL/adet arasında 38 metrelik, 47 metrelik ve 56 metrelik beton pompalarının aylık sabit kira bedeli yerine 4 er aylık periyotlar halinde hesaplaşmak kaydıyla ve aylık asgari garanti verilmek suretiyle 2018 yılı yönünden döktüğü beton m3 ne göre m3 başına 12 TL+KDV üzerinden düzenlenecek hak ediş esasına göre ödeme yapılması hususunda mutabakata varıldığını, aylık sabit kira parası yerine dökülen beton miktarına göre ödeme yapılamsına dair anlaşma yapılıp hesaplaşmaya ilişkin örnek mahsuplaşma tabloları oluşturulmuş olmasını sonucu olarak davalı şirketin emre amade edilecek her bir beton pompasının ayda en az 3500 m3 beton dökeceği ve her bir pompa yönünden aylık en az 3500 m3x12 TL+KDV karşılığı 49.560,00 TL/ay ödeme yapılacağı garanti ve taahhüdünün verildiğini, verilen bu garantiye istinaden sözleşme ilişkisini kurulduğunu, bu sözleşme ilişkisi kapsamında müvekkilinin 2018 yılı içinde kimi zaman 8 kimi zaman 10 kimi zaman 12 adet beton pompasını operatörleri ile birlikte davalı şirket emrinde çalışmaya hazır halde tuttuğunu, özellikle 38 ve 56metrelik beton pompalarının aylık döküm miktarlarının davacı yanca taahhüt edilen garantinin çok altında kalması nedeniyle 4 er aylık periyotlar halinde hesaplaşma ve mahsuplaşma yapılması talep edilmesine rağmen davalı tarafın hesaplaşma talebinin sürekli ertelediğini, ve yılın bitimi ile nihai hesabın görüleceğinin ifade edildiğini, davalı şirket tarafından 29/12/2018 tarihinde müvekkiline gönderilen elektronik postada 2018 yılı garanti fark tutarının 74.925 TL olarak hesaplandığı bildirimine karşılık hesaplamanın hatalı olduğu bildirilerek doğru hesabın tablolaştırılarak gönderildiğini ve 53.234,83 m3 eksik beton dökümü nedeniyle yaklaşık 750.000,00 TL tutarında ödeme yapması gerektiğini, davalının aylık ortalama 60.000 TL ile 80.000 TL arasında kira parası yerine aylık 3500 m3 döküm garantisi vermek suretiyle müvekkilinden operatörlü beton pompası kiraladığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesine dayalı olduğunu bildirerek taraflar arasında ki sözleşme hükümlerine göre operatörlü olarak davalıya kiralanan beton pompalarının çalışmasında ve sözleşmelerden doğan müvekkil alacağı ile davalı tarafın ay be ay taahhüt ettiği miktarda beton pompalama ve karşılığı ücreti garanti olarak müvekkiline ödeme taahhüdünü yerine getirmemiş olması nedeni ile dolmuş bulunan müvekkili alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 400.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek aylık %4 oranındaki akdi temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... Hazır Beton ve Prefabrik Yapı Elemanları San ve Tic. A.Ş vekili 21/05/2019 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin beton pompası kiralama sözleşmesi olmayıp hazır beton pompalama hizmeti alınmasına dair bir istisna sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki akdedilen 2 adet hazır beton pompalama sözleşmesini bulunduğunu bu sözleşmelerden birinin 38 metre diğeri 47 metrelik beton pompaları ile bu işin yapılmasın dahil olduğunu, söz konusu sözleşmenin süresinin 31/12/2018 tarihinde sona erdiğini ancak 2018 yılı sonu itibari ile davacı tarafından hizmet temininin fiilen ve yazılı veya resmi şekilde herhangi bir bildirim yapılmadan sona erdirildiğini, bahsi geçen her iki sözleşmede de esasen 4 er adet (38 metre ve 47 metre) hazır beton pompası için yapılmışsa da dönem için de müvekkilini ihtiyaçları çerçevesinde bu adetlerde artış olduğunu, sözleşmelerde fiyatın her bir hazır beton pompası tarafından dökümü gerçekleştirilecek olan m3 esas alınarak belirlendiğini, 38 metrelik pompalar için bu fiyatın 2018 yılının tamamı için sabit olmak üzere 9,25 TL/m3+KDV 47 metrelik pompalar için 12 TL/m3+KDV olarak kararlaştırıldığını ödemelerin her iki sözleşmenin 4.2 maddesine göre düzenlendiğini, sözleşmelerde gecikilen ödemeler için herhangi bir akdi temerrüd faizinin öngörülmediğini, sözleşmelere ek protokoller ile hem 38 hem 47 metrelik hazır beton pompaları için aylık 3.500 m3 döküm öngörüldüğünü, nihai hesaplaşmanın da 12 aylık dönemin sonunda yapılacağının kararlaştırıldığını, 56 metrelik hazır beton pompaları için taraflar arasında 38 m 47 metrelik pompalarında olduğu gibi yazılı bir sözleşme ek protokol ve miktar garantisinin bulunmadığını, davacının cari hesap alacağının 250.000 TL olmayıp 105.799,82 TL olduğunu ancak bu alacağın muaccel olmadığını, 56 metrelik pompa için sözleşmeye veya protokole bağlanmış miktar garantisi olmadığını, bu talebin mesnetsiz olduğunu, garantiye dayalı hesaplamanın kasıtlı olarak yanlış yapıldığını, garanti hesaplamasının ciro/gelir bazlı yapılması gerektiğini, akdi temerrüt faizinin kararlaşıtırılmadığını, reddi gerektiğini, 56 metrelik pompa için miktar garantisi olduğu kabul edildiği takdirde dahi hesaplamanın fahiş olduğunu, davacının sabit fiyatla kiralamaya dair beyanlarının gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı dava yönünden ise sözleşmelerin 6.4 maddesinde müteahhitin pompaları trafik kazaları ve bakım günleri haricinde her gün aktif çalışır ve hazır beton pompalayabilir vaziyette hazır tutmak zorunda olduğunu aksi halde pompaların çalışmadığı her gün ve her bir pompa için 1000 TL/gün ceza ödemekle mükellef olduğu ve bunların hak edişlerden mahsup edileceğinin belirtildiğini, buna göre 38 metrelik pompalar için davacı aleyhine 24.000 TL, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer sözleşmesi bulunmayan 56 metrelik pompa içinde garanti koşullarının varlığı kabul edilirse izinsiz ve onaysız şekilde son iki aylık dönemde filodan çıkarılan 56 metrelik pompa içinde 50.000 TL cezai şart işletilmesi gerektiğini, sözleşmenin 8. Maddesinde mücbir sebepler dışında mütehaahhitin sözleşmeye aykırı davranması halinde çim betona 40.000 ABD doları cezai şart ödeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla cezai şart alacaklarından şimdilik 50.000 TL lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 05/12/2019 tarihli duruşmasında karşı dava yönünden davanın tefrikine karar verilerek iş bu dosya esasına kaydedilmiştir. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin başlatılması usulü hakkındaki Kanunun 20. Maddesiyle 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi "Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesini içermektedir. HMK'nun 115-(1) mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiğinden araştırırır. ... (2) mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir hükümlerini içermektedir. Somut olayda, mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile ... tarafından ... Hazır Beton Ve Prefabrik Yapı Elemanları Sanayi Ve Ticaret A.Ş aleyhine alacak davası açıldığı ... Hazır Beton Ve Prefabrik Yapı Elemanları Sanayi Ve Ticaret A.Ş vekilinin 21/05/2019 tarihli cevap dilekçesi ile birlikte cezai şart yönünden karşı dava açtığı, karşı dava yönünden arabuluculuğa karşı dava tarihi ve 05/12/2019 tarihi itibariyle herhangi bir müracaatın olmadığı, karşı davanın konusu nazara alındığında 7155 sayılı kanunun 20. Maddesiyle 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmış olmasının dava şartı olduğu, HMK 115. madde kapsamında mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında araştırılması ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle karşı davadan önce arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmeden açılan iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla belirlenerek aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununu 114 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gerekli 44,40 TL harcın mahkememizin ... sayılı dosyasına karşı dava harcı olarak yatırılan 854,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 809,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362,50 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Dair dosya üzerinde tebliğden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 05/12/2019 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1224, K. 2019/813, T. 05.12.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-1224-e-2019-813-k-fff0eaee2748