İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1178 E. 2020/35 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1178
- Karar No
- 2020/35
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1178 Esas KARAR NO : 2020/35 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/11/2019 KARAR TARİHİ : 20/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı hakkında, müvekkil şirket ile davalı arasındaki süregelen cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Mahkememizin 19/11/2019 tarihli tensip tutanağının 13 nolu maddesinde davacı vekiline "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince davacı vekiline arabuluculuk tutanağını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini mahkememize ibraz etmek üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine, ara kararların gerekleri yerine getirilmediği takdirde dosyanın halihazır durumu ile karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile birlikte yapılmış sayılmasına)" süre verildiği, davacı vekilinin süresi içerisinde arabuluculuk tutanağını ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili 20/01/2020 tarihli duruşmada takdiri mahkemeye bırakmış, davalı vekili ise kesin süre içinde ara kararın gerekleri yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verimesini talep etmiştir. Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince TTK nun 4 maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. HMK 115/1 md. gereğince ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır...'' hükmü düzenlenmiştir. Tensip zaptı ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince davacı vekiline arabuluculuk tutanağını veya arabulucu tarafından onaylı bir suretini mahkememize ibraz etmek üzere davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmesine, ara kararların gerekleri yerine getirilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğunda reddedileceğin ihtarına rağmen davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde ara kararın gerekleri yerine getirilmeyerek davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturumuştur. Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun itirazın iptali talebini içerdiği ve Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği, dosya içerisinde bulunan 10/04/2019 tarihli son oturum ve anlaşmama tutanağı içeriğine göre tarafların arabulucuya gittikleri, ancak davacı tarafın dava açılması sırasında arabulucuk tutanağı veya arabulucu tarafından onaylı suretini ibraz etmediği gibi mahkememizce 19/11/2018 tarihli tensip tutanağının 13 maddesinde kendisine verilen kesin süreya rağmen de bu zorunluluğun yerine getirilmediği, arabulucuk kanunu ve yönetmeliğinde dava açılırken arabulucu tutanağının ne şekilde mahkemeye sunulacağı ve sunulmaması halinde muhtemel sonuçları hakkında ayrıntılı düzenlemeler bulunduğu, bu düzenlemelere göre özel kanun olan Arabulucuk Kanununa ve Hukuk Usulünde yer alan usulü kazanılmış hak müessesine göre dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1- Davanın Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/2. maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2- Kararın niteliği itibariyle tedbir talebinin değerlendirilmesine yer olmadığına, 3- Alınması gerekli 54,40 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bakiye karar harcı 20,00 TL'nin altında olduğundan harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, 4- Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine, Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tensiben karar verildi. 20/01/2020 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı