İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/436 E. 2019/203 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/436
- Karar No
- 2019/203
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/436 Esas KARAR NO : 2019/203 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.05.2018 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı tarafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün olayda kusurlu olduğunu,kusur durumu,değer kaybı ve kazanç kaybı miktarının yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile netleşeceğini,haricen yaptırılan ekspertiz incelemesi ile olay nedeniyle araçta meydana gelen 15.000-TL,araç mahrumiyet zararının 1.500-TL olarak belirlendiğini,davalı sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu,2918 s.y. 97. md gereğince sigorta şirketine başvurulduğunu,şirket tarafından 4.689,00-TL ödeme yapıldığını,yapılan ödemenin yetersiz olduğunu,bakiye değer bakımından sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu,talebin 727,81TL araç değer kaybı ve 240-TL ekspertiz ücreti bakımından karara bağlandığını,davalı şirketin araç sahibi sıfatı ile zarardan sorumlu olduğunu,aracıntamir edildiği süre boyunca kullanılamadığını belirttiği,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle 4.000-TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen ve 1000-TL kazanç kaybı ve 100-TL ikame araç bedelinin davalıdan kaza tarihden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde ;18.05.2018 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacıya ait sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı tarafik kazası meydana geldiği, araçların celbedilen trafik kayıtlarına göre ... plaka sayılı aracın davalı ... Ticaret Anonim Şirketine ait olduğu, davacı tarafından açılan davanın aracında meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet zararı alacaklarına ilişkin olduğu,davacının tacir olmadığı, davaya dayanak trafik kazasının ticari bir iş olarak nitelendirilemeyeceği, olaya karışan ... plakalı aracın ticaret şirketi olan davalı adına kayıtlı olmasının davaya ticari nitelik katmayacağı, davanın trafik kazasından kaynaklı alacak davası olduğu, bu bakımdan davada genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-İş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-İş bu kararın taraflara tebliğine, İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı