İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/395 E. 2020/505 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/395
- Karar No
- 2020/505
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/395 KARAR NO : 2020/505 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 19/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili şirket ve distribütör ile 10/04/2013 tarihinde imzaladığı Açık Satış Noktası Sözleşmesi'nin 2.maddesi gereği; “..." adresinde işletmekte olduğu işyerinde müvekkili şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi veya distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı, 9.maddesi gereği; bira satışı için gerekli ruhsat, izin, satış belgesi vs gibi her türlü yasal zorunlulukları belirtilen süreye kadar yerine getirerek bira satışını sağlamayı, 10/b maddesi gereği; sözleşme süresince işyerinde bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı veya bira ve biraların satışını azaltacak davranış ve eylem içine girmemeyi, 10/c maddesi gereği; bira satışının süreklilik arz edecek şekilde yapılabilmesi için gerekli satış belgesi, ruhsat vs gibi her türlü yasal zorunluluğu yerine getirmeyi, bunları güncellemek ve yenilemek için gerekli her türlü dikkat ve özeni, her türlü mali külfeti işleticiye ait olacak şekilde yerine getirmeyi, 10/o maddesi gereği; sözleşme konusu müvekkili şirketin ürünlerini bizzat müvekkili şirketten yetkilendirilmiş olan ve TAPDK toptan satış belgesini haiz Bayi veya Distribütörden veya yine müvekkili şirketin satma görevi verdiğini bildirdiği yetkili ve TAPDK toptan satış belgesini haiz başka bir teşebbüsten satın almayı,davalı işleticinin müvekkili şirket tarafından yetkilendirilmeyen ve TAPDK toptan satış belgesini haiz olmayan kişi veya kuruluşlardan müvekkili şirket bira ürünlerini tedarik etmesinin “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna” ve sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, kabul ve taahhüt ettiğini, yine sözleşmenin 3.maddesi gereği davalının, müvekkili şirketin pazarlama, dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 61.250,00-litre miktarındaki ürünü müşterilere satmayı kabul ve taahhüt etmesine rağmen toplam 14.106,00-litre miktarındaki ürün alımı yaptığını, davalının sözleşme yürürlükte iken taahhütlerini yerine getirmeyip tüm uyarılara rağmen 2017 Nisan ayından itibaren ürün alınmadığını, müvekkili şirkete TAPDK belgesinin güncellenip yenileneceği bildirilmiş ise de müvekkili şirketin defalarca tekrarladığı uyarılara rağmen bugüne kadar herhangi bir gelişme olmadığını, TAPDK sorgu sisteminden süre uzatımının yapılmadığını tespit ettiklerini, sözleşmenin 19. 20 ve 21.maddesinde, davalının sözleşme maddelerinden herhangi birini ihlal etmesi vs gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde müvekkili şirkete sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkı ile birlikte 25.000,00-USD cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının kusuru sebebiyle devamı imkansız hale gelen sözleşmenin feshi ve 25.000,00-USD cezai şart ve 45.000,00-TL yatırım tutarının iadesi hususunda İzmir ... Noterliği'nin 29/08/2018 tarihli ve ... yevmiye nolu Feshi İhbar-İhtarnamesi keşide edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile yatırım tutarı olarak ödenmiş olan 45.000,00-TL'nin iadesi amacıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalı/borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itiraz nedeni ile icra takibinin durduğunu, ancak davalı tarafın itiraz dilekçesinde açıkça borcu kabul ettiğini sadece zamana ihtiyaç duyduğunu belirterek itiraz ettiğini belirterek öncelikle teminatsız veya uygun görülecek miktar karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir/haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip talebi üzerinden davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş olup 21/10/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; davacı ile aralarında yapılan sözleşmeye istinaden yatırım tutarının iadesi alacağı için yapılan icra takibi nedeni ile uyuşmazlık olduğunu, kendisinin davacı tarafından yapılan icra takibine itiraz ettiğini, davacının anlaşma gereği kota karşılığı olmak üzere kendisine hibe verdiğini, kotası dolduktan sonra sözleşme bittiği için hibeden sorumluluğu bulunmadığını, kotayı doldurmadığını ancak doldurmaya çalıştığını, bir ara işlerinin bozulduğunu, sözleşmenin halen devam ettiğini, işyerinin ruhsatında bir problem olduğu için işyerinin bir süre kapatıldığını o yüzden ara verdiğini ancak şu an faaliyetine devam ettiğini, yatırım tutarının kendi adına yatırılmadığını, kendisinin kota karşılığı yatırım tutarı aldığını halen kotayı doldurmaya çalıştığını, önceden bir hayli mal aldığını, kotayı doldurmak için süresi olduğu halde sözleşmenin tek taraflı iptal edildiğini, TAPDK işyeri ruhsatı iptal edildiği için sözleşmenin yenilenmediğini sonrasında yeniden ruhsat aldığını ve TAPDK yetki belgesini çıkarttığını, sözleşme dışında mal almasının mümkün olmadığını ve sözleşmeye göre mal aldığını beyan etmiştir. İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 45.000,00 TL yatırım tutarı iadesi, 817,40 TL yatırım tutarı iadesi işlemiş faizi olmak üzere toplam 45.817,40 TL alacak için icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 10/10/2018 tarihinde tebliğinden sonra davalı borçlu tarafından süresi içinde 15/10/2018 tarihinde, takibe tüm ferileri ile itiraz ettiğinden borca yapılan itiraz üzerine 17/10/2018 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut bilirkişi tarafından düzenlenen 29/06/2020 tarihli raporda özetle, davacı tarafın 2013-2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin 2013 ve 2014 yıllarında fiziki deftere tabi, diğer yıllarda ise e-defter uygulamasına tabi olduğu, davacı şirket ticari defterlerinin delil niteliği bulunduğu, davalının 2013-2015-2016 ve 2017 yılları işletme defterinin usulüne uygun tutulduğu, işletme defterinin açılış onaylarının yasal süresinde yaptırıldığı, davalının distribütör şirkete düzenlediği 45.000,00 TL tutarındaki faturanın kapalı olarak düzenlendiği, BA/BS yönünden tespit yapılamadığı, iade faturası ile ilgili davacı şirket ve davalı kayıtlarında herhangi bir işlem kaydı bulunmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu ancak distribütör şirketin defter ve kayıtları incelenemediğinden takip tarihi itibariyle alacak borç durumu hakkında tespit yapılamadığı bildirilmiştir. Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda, Mahkememizce yapılan araştırmada İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği ile yapılan yazışmaya ilişkin İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Odası'nın cevabi yazısında davalı ...'in 2019 yılı gelir gider tablosuna istinaden esnaf işletmesi olduğunun bildirildiği; diğer yandan dosyada mevcut İzmir Çiğli Vergi Dairesinin 05/11/2019 tarih ve 446618 sayılı cevabi yazısında davalının işletme hesabına tabi olduğu ve 2. sınıf tacir sayıldığının bildirildiği ve yazı ekinde gönderilen gelir vergisi beyannamesine göre ticari faaliyetlerinin ticari işletme boyutunda olmadığı; öte yandan dosyada mevcut İzmir Ticaret sicilinin cevabi yazısında davalının şirket ortaklığı bulunduğu belirtilmiş ise de, yerleşik içtihatlara göre şirket ortağı olmak tacir olmayı gerektirmeyeceğinden davalının ticari işletme sahibi olduğunun da kabul edilemeyeceği; görülmekte olan davaya esas taraflar arasında 10/04/2013 tarihinde imzalanan "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin niteliği, içeriği ve tarafların edimlerine göre ve dava konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak ticari dava sayılamayacağı nazara alındığında, davalı yönünden görülmekte olan davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gereken bir dava olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçeye göre , taraflardan birinin tacir olmaması ve uyuşmazlığın iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olmayışı yanında davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı; Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; Davanın, göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli NÖBETÇİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına, HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair ; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2020 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı