İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1029 E. 2018/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1029
- Karar No
- 2018/378
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1029 Esas KARAR NO : 2018/378 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/09/2017 KARAR TARİHİ : 02/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen Bursa .... Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında hizmet alımları tip sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine alt işveren - üst işveren ilişkisine dayanılarak bir kısım işçi alacaklarından dolayı davanın açılmış olduğunu, açılan davada verilen karara istinaden davalı işçi tarafından hüküm altına alınan bedel üzerinden davacı hakkında icra takibi başlattığı ve müvekkilinin icra takibine istinaden ödemek zorunda kaldığını, bu bedelden davalı şirketlerin sorumlu olduğunu belirterek davacı tarafından icra takip dosyasına ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davalı şirketin herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür. Bursa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyası ile 12/04/2017 ntarihinde görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek ... esas sayılı numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin mahkememize sunduğu 08/03/2018 tarihli dilekçe ile, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/11/2009 tarih ve ... esas sayılı dosyası ile ... Gıda San. Tic. Ltd Şti. 'nin iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesi, İzmir İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, davacı kurum tarafından dava dışı şahsın kendilerine işçi alacağından dolayı açmış olduğu davayı kazandığını, ödenen bu paranın davalılardan tahsilinin istendiğini, şahsın müflis iş yerinde çalışıp çalışmadığının bilinmediğini, iflas idaresine, çalışan işçilerin iş yeri özlük dosyaları ibraz edilmediğinden, bu konuda bir beyanda bulunamadıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirketin sorumluluğunun sadece dava dışı işçinin çalıştırıldığı dönem ile sınırlı olduğunu, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı gibi alacak kalemlerindenh müflis şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davalı müflis şirket açısından davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür. Yapılan incelemede davalı gösterilen müflis şirketin 12/11/2009 tarihinde iflas ettiği, davacı Bakanlık tarafından İş Mahkemesi tarafından verilen karar üzerine icra dosyasına 21/12/2015 tarihinde ödeme yapıldığı, alacağın böylece iflas tarihinden sonra doğduğunun kabulü gerektiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı bakanlık tarafından dava dışı kişiye, İş Mahkemesi tarafından verilen karar uyarınca yapılan ödemenin rücu'en tahsili istemine ilişkindir. Davacı Bakanlık tarafından icra müdürlüğü nezdinde yapılan ödeme tarihi itibari ile davalı şirketin iflas ettiği ve tüzel kişiliğinin kalmadığı,Yargıtay .... Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamının benzer nitelikteki uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve bu ilamda tarif edildiği üzere alacağın niteliği itibari ile iflas alacağı veya iflas masası borcu olmadığı, alacağın, iflas tarihinden sonra doğduğu ve genel nitelikte alacak olduğu, bu husus dikkate alındığında davanın İİK'nun Md. 235. hükmüne tabi olmadığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda davacı Bakanlığın sıfat itibariyle tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı TTK Md. 4. dikkate alındığında alacağın niteliğinin Mahkemenin görevi yönünden belirleyici olduğu görülmüştür. Dava konusu edilen ve davacı Bakanlık tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemenin iflasına karar verilen şirketin karar tarihi olan 12/11/2009 tarihinden sonra 21/12/2015 tarihinde olduğu, davacı Bakanlığın üst işveren sıfatı ile yapmış olduğu ödemenin TTK Md. 167 uyarınca rücu hakkını kullanma süresinin ödeme tarihinden sonra başladığı, bu durumda alacağın iflas alacağı niteliğinde olmadığı görülmüştür. Alacağın niteliği dikkate alındığında genel hükümlere tabi bir alacak olduğu, davacının tacir olmadığı, aksine kamu hizmeti görmekle yükümlü idare olduğu gözetilerek uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiği, bu hali ile mahkememizin görevsiz olduğu, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu, Bursa ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu, görevli mahkemenin tespiti yönünden dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın Mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, Görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Bursa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı olduğu görülmekle, Mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu dikkate alınarak görev yönünden gerekli incelemenin yapılması ve uyuşmazlığın çözülmesi için dosyanın, kararın kesinleşmesine müteakip İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, Harç ve masraf hususunun HMK 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2018 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı