İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1151 E. 2025/360 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1151
Karar No
2025/360
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1151 KARAR NO : 2025/360 DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararlarının İptali DAVA TARİHİ : 10/11/2024 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin 17 numaralı otağı olduğunu, müvekkilinin 12/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurula sağlık problemleri sebebiyle katılamadığını, genel kurulda alınan kararları KOOPBİS sisteminden öğrendiğini, hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilen genel kurul ile yasa ve usule aykırı şekilde alınmış genel kurul kararlarına karşı süresi içinde dava açma zorunluluğunun doğduğunu, genel kurul toplantısında...'in kanuna ve kooperatifin ana sözleşmesine aykırı şekilde divan başkanlığına seçildiğini, denetim görevini tarafsızlık ilkesi gereği icra etmesi gereken denetçinin bu görevde bulunmasının kooperatifin bağımsız işleyişine gölge düşürdüğünü, kooperatif genel kurulunda denetçinin divan başkanlığına seçilmesinin, denetim görevini tarafsız bir şekilde yerine getirme yükümlülüğüyle bağdaşmadığı gibi denetçilerin bu tür görevlerde yer almasının kooperatifin sağlıklı denetim mekanizmasını zedeleyeceğinin açık olduğunu, bu açıklamalara rağmen denetçi...'in genel kurul boyunca toplantıyı açıkça taraflı yönettiğini, bazı üyelere karşı hakaretamiz ifadeler kullanarak hedef gösterdiğini,...'in huzur ve asayişi temin etmediği gibi hem kendisinin bazı üyelere karşı saldırgan tavırlar sergilediğini hem de diğer üyelerin saldırgan ifadelerine de müsaade ettiğini, dolayısıyla divan başkanı görevini yerine getirirken Medeni Kanun'un 2. maddesine de aykırı davrandığını, toplantının baştan sona sakat ve yasaya aykırı olduğunu ve mutlak butlanla batıl olduğunu; divan başkanının tarafsız ve objektif olmadığı gibi gündemin 4 maddesine bulunan ve kendisi tarafından hazırlanan denetçi raporunu da genel kurulun müzakeresine ve onayına sunduğunu, denetçinin hem raporu hazırlayıp hem de onay sürecini yönetmesinin raporun objektifiliğini ve doğruluğunu tartışmaya açtığını, denetçi raporunun hukuka aykırı şekilde hazırlandığını, aykırı ve yanıltıcı ifadeler içerdiğini, tarafsız olmadığını, raporda kanunun ve ana sözleşmenin vermiş olduğu yetkiler aşılarak deneti tarafından tespitler yapıldığını ve adeta bir mahkeme hakimi gibi davranıldığını, müvekkilinin de aralarında bulunduğu bir kaç üye hakkında açıkça hüküm verildiğini, bu denetçi raporu hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunacaklarını; seçimi iptal edilebilir bir karara dayanan başkanın başkanlığında alınan genel kurul kararlarının iptali mümkün kararlar olduğunu, başından sonuna kadar taraflı yönetilen genel kurul toplantısında alınan hiçbir karara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla 12/10/2024 tarihli olağanüstü genel kurulun iptalinin gerektiğini, şayet genel kurulun iptali hususunda aksi kanaatte olunması halinde genel kurul kararlarından...numaralı kararların iptalinin gerektiğini, denetçinin raporunu hazırlarken görevini kötüye kullandığını ve mesleki tecrübelerini kullanarak kooperatif ortaklarını yanılttığını raporun 3. maddesinde "hileli davranışlar neticesinde kooperatif ortakları aldatılarak zarara uğratılmış" ifadesinin ve 5. maddesinde "herhangi bir mal ve hizmet alımı yapılmadan, usulsuz ve yersiz, sahve ve muhteviyatı itibariyle sahte belge düzenlenerek, herhangi bir iş karşılığı olmaksızın" ifadesinin yer aldığını, bununla birlikte 5. maddede yapılan defter incelemesinin maddi hatalar ve mükerrer kayıtlar içerdiğini, bu hususun yapılacak olan bilirkişi incelemesinde görüleceğini, raporun 11. maddesinde "iş avansları usulsüzdür, karşılıksız, genel kurul kararı ve sözleşme yoktur" ifadesinin yer aldığını ancak tabloda yer alan isim ve firmaların birçoğuyla sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerin tamamının yönetim kurulunda olduğunu, bununla birlikte ilgili tabloda müvekkilinin de isminin bulunduğunun görüleceğini, müvekkilinin emlakçı olması sebebiyle satmış olduğu üyelikler karşılığında emlak komisyon bedeli olarak kooperatiften kendisine belli ödemeler yapıldığını, dolayısıyla bu ödemelerin karşılıksız ve usulsüz olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, raporun 14. maddesinde kooperatife peşinatlarının tamamını yatırmayan üyelerin hukuka aykırı bir şekilde kişisel verileriyle birlikte ifşa edildiğini, denetçinin yükümlülüğünün bu hususun tespiti olduğunu, ifşası olmadığını, bununla birlikte ilgili maddede KOOPBİS'te üye kaydı bulunan ve peşinatı ödenmemiş bazı üyelerden hiç bahsedilmediğini, KOOPBİS'te kaydı olmayan bir üyeden bahsedildiğini, sadece bu maddenin bile raporun ne kadar taraflı ve özensiz bir şekilde hazırlanmış olduğunun kanıtı olduğunu, raporun 15. maddesinde müvekkili...in "devrettiği üyelik bedellerinin kooperatif hesaplarına ödenmediği" ifadesinin yer aldığını ancak müvekkiline bu husus bildirildikten sonra müvekkilinin yatırılan paraların ilgili üyeler lehine kaydedilmesine ilişkin olarak hem kooperatif yönetimine dilekçe verdiğini hem de Seferihisar Noterliği'nin 25/10/2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kooperatife bildirdiğini, raporun 18. maddesinde yine usulsuz ve hukuksuz ifadelerin yer aldığını, müvekkilinin noter devrine ilişkin evraklarla birlikte ödemiş olduğu bedellerin devir yaptığı kişiler hesabına sayılmasını kooperatiften istemiş ise de kooperatifin talebin gereğini yerine getirmekten imtina ettiğini, toplantının 8. maddesinin sermaye yükümlülüklerinin ödenmesine ilişkin oduğunu, her ne kadar madde tutanağa "nakdi sermaye yüklenimlerini genel kurul gününe kadar ödememiş olan ortakların isimlerini Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında ilan edilemediği" şeklinde geçirilmiş olsa da, denetçi raporunun genel kurul tarihinden bir ay kadar öncesinde 40 ortaktan 35 ortağın olduğu Whatsapp grubunda paylaşıldığını ve toplantı başlamadan bu raporun nüshaları toplantıda bulunan üyelere dağıtıldığını, dolayısıyla Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddelerine aykırı davranıldığını, ayrıca bu husus gündemde "nakdi sermaye yüklenimlerini genel kurula kadar ödememiş üyelerin ilan edilmesi" ifadesiyle yer aldığını, bilindiği üzere genel kurul gündemlerinin her üyenin anlayabileceği şekilde açıkça maddelendirilmesinin gerektiğini ancak gündem maddesinde geçen genel kurula kadar ödenmemiş ifadesinin açık bir ifade olmadığını, öyle ki yeterli çoğunluk olmadığı taktirde toplantının 02/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek olduğunun genel kurul davet mektubunda da yer aldığını, dolayısıyla henüz genel kurulun toplanacağı tarih bile belli değilken "genel kurula kadar" ifadesinin doğru olmadığını, bu sebeple bu gündem maddesinin müzakeresinin de hukuka ve yasaya aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini belirterek, 12/10/2024 tarihli genel kurulun iptaline, şayet aksi kanaatte olunması halinde toplantıda alınmış olan 4 ve 8 numaralı kararların hukuka, kanununa, kooperatif anasözleşmesine, yargısal ve bilimsel içtihatlara aykırı olması sebebiyle iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili kooperatif aleyhine aynı vekilin vekaleten aynı içerikteki üç farklı üye için aynı tarihlerde açtığı 3 adet dava dosyasının bulunduğunu, davacısı ... olan dosyanın halihazırda İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas numarası ile görüldüğünü, bu dosya ile birlikte değerlendirildiğinde 3 dosyanın da muhatabının müvekkili kooperatif olduğunu, dava dilekçelerinin birebir aynı olduğunu ve 12/10/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin istendiğini ve olmadığı takdirde belli maddelerinin iptalinin istendiğini, sonuç olarak üç davadan çıkacak neticenin tek ve aynı olduğunu, davaların birleştirilmesinin gerektiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen ...Esas sayılı davanın 08/11/2024 tarihinde açıldığını; genel kurul toplantısının yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, yasanın tüm saydığı kurallara uygun olarak toplantının gerçekleştirildiğini, denetçi...'in oy birliğiyle divan başkanı seçildiğini, denetçilerin ve hatta yönetim kurulu üyelerinin divan başkanı seçilemeyeceğine ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını ancak kendileri ile ilgili bir karar oylanırken o kararda oy kullanamayacaklarını, söz konusu toplantıda ise davacının da içinde bulunduğu eski yönetimin döneminde yapılan yolsuzluklar ve hukuka aykırı uygulamalar ve bunlarla ilgili takip edilecek hukuki işlemlere ilişkin olarak mevcut yönetim kuruluna yetki verilmesi konularının oylandığını ve yeni yönetim kuruluna yetki verildiğini, yani toplantıda mevcut denetim kurulu ve denetçi ile ilgili herhangi bir karar alınmadığını ve oylanmadığını, söz konusu toplantıda mevcut yönetimin ya da denetim kurulunun ibrasının görüşülmediğini, dolayısıyla davacının bu iddiasının yerinde olmadığını, aynı şekilde kooperatif ana sözleşmesine de bu durumun aykırı olduğu iddia edilmiş ise de kooperatif ana sözleşmesinde de bu yönde herhangi bir madde bulunmadığını,...'in divan başkanı seçilmesi hakkındaki oylamaya karşı bir itiraz olmadığını ve...'in oy birliği ile divan başkanı seçildiğini, kaldı ki...'in kooperatife üye olduktan sonra gerçekleşen tüm toplantılarda divan başkanlığı yaptığını, davacının ise dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığını ve her hangi birine vekalet de vermediğini, oy birliği ile alınan karara ve toplantıya dahi katılmadığını, oy kullanmamış birisi olarak davacının itiraz etme hakkının yasal olarak bulunmadığını, davacının...'in taraflı olduğu, huzur ve asayişi temin edemediği, bazı üyelere karşı saldırgan tavırlar sergilediği ve divan başkanı görevini yerine getirirken TMK'nun 2. maddesine aykırı davrandığı iddialarının ise sübjektif ve tutarsız olduğunu, davacının katılmadığı toplantıdaki divan başkanının hareketlerinden şikayetçi olamayacağını, toplantıya 30 üyenin yanı sıra hükumet komiserinin katıldığını, toplantı tutanağına bakıldığında herhangi bir yerinde bu yönde bir tespit ya da şikayet bulunmadığını, kaldı ki saldırgan bir hal olsa idi hükumet komiserinin olaya müdahale edeceğini ve durumu kayıt altına alacağını, davacının...e şahsi husumet güttüğünün ortada olduğunu, zaten dava dilekçesinin tamamınında da genel kurul kararlarına itiraz değil...'e itiraz gibi hazırlandığını, hiçbir gerekçeye dayanmayan yorumları ve iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, toplantının mutlak butlanla batıl olduğu iddiasının dinlenilirliğinin bulunmadığını, toplantının gündeminin üyelere toplantıdan önce ve yasal süre içerisinde iletildiğini, davacıya da gönderilmiş olan gündemin 4. maddesinde denetçi raporunun görüşüleceğinin ve 6. maddesinde de eski dönem yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davalarının açılması için yetki istendiğinin açıkça yazdığını, gündem ile birlikte gönderilen denetçi raporunun da yine toplantı gününden önce davacıya ulaştığını, buna rağmen sanki toplantıda bir anda bu bilgiler ortaya dökülmüş gibi davranılmasının bir manasının bulunmadığını, Kooperatifler Kanunu ve TTK'da denetçilerin görevlerinin açıkça belirtildiğini, eski yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirilen hukuka aykırı iş ve işlemler ile ilgili kişilere İzmir... Noterliğinden 18/10/2024 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, bu ihtarnamelerin tebliğ alınmasına rağmen cevap verilmediğini, sonrasında da bu konu ve denetim raporunda tespit edilmiş tüm hukuka aykırı iş ve işlemler için eski yönetim kurulu üyeleri hakkında "kooperatif dolandırıcılığı, zimmet, görevi kötüye kullanma, kooperatifi zarara uğratmak vs." suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, tüm bunlar eski yönetimin kooperatife zarar verici eylemleri olup davacının da kooperatif üyesi olarak zarar görenler arasında olduğunu, bu nedenle 3 ve 4. maddelerini iptalinin istenmesinin davacının zararına olduğunu, genel kurula sunulan denetim raporunda eski yönetim tarafından muhtelif insanlara ödenen iş avanslarının karşılıksız, genel kurul kararı olmaksızın ve sözleşme de yapılmaksızın ödenmesi sebebiyle usulsüz olduğunun tespit edildiğini, eski yönetim tarafından bu şekilde dağıtılan avans miktarının denetim raporunda tespit edildiği üzere yaklaşık 1.000.000 TL olduğunu, davacının ise kendi hisselerini devretmek karşılığında kooperatiften 190.000 TL tahsil ettiğini ve karşılığında herhangi bir belge sunmadığını, denetim raporunun 14. Maddesinde geçen isimlerde davacının isminin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere bulunmuş olsa dahi ortada KVKK'ya aykırılığın bulunmadığını, alınan tüm karaların eski yönetim kurulu üyeleri dışında tüm üyelerin menfaatlerini korumakta ve kooperatifin devamını sağlamakta olduğunu ve yasaya uygun olduğunu, davacının kooperatife 8 adet hisse sahibi olarak üye olduğunu, bu üyeliklerin kendisine eski yönetim tarafından bila bedel verildiğini, sonrasında davacının 5 hissesini devrettiğini ancak devir bedellerini kooperatife ödemediğini, davacının hisselerin gerçek ederlerinden fazla paralar alarak mağdur ettiği 4 üyeden başka bir de evini kendi üzerine geçirttiği üye bulunduğunu, davacının bu şahsı ikna ederek kooperatifteki içi boş 1 hissesini bu üyenin evini kendi üzerine geçirtmek karşılığında devrettiğini ancak sonrasında bu hisse bedelini kooperatife yatırmadığı gibi evi de iade etmediğini, hatta evi ipotek göstererek krediler kullandığını, bu konuda o üye tarafından davacı ...r aleyhine dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulduğunu ve tapu iptali tescil davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, yetmiyormuş gibi davacının bir de kooperatiften bu devirler için 190.000 TL makbuzsuz, faturasız, belgesiz komisyon ücreti tahsil ettiğini, davacının itiraz ettiği maddede yazan her şeyi Seferihisar noterliğinden keşide ettiği ihtarname ile ikrar ettiğini; genel kurul toplantısının 8. maddesinin sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen ortaklardan bu ödemelerin istenmesi ve yasal işlemlere başlanması için yetki verilmesine ilişkin olduğunu, bu maddede bahsi geçen sermaye taahhüdünün ise davacıya bedava hisseler vermiş olan eski yönetim kurulu döneminde gerçekleştirilen 04/08/2023 tarihli toplantıda alınmış karar olduğunu, davacının kooperatifte hisse sahibi olmasına rağmen hiçbir bedel ödemediğini, bu maddenin iptalini istemesinin sebebinin bu olduğunu, maddenin hukuka aykırı bir yanının bulunmadığını belirterek, davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE ; Dava; kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Dava dosyası mahkememize Urla .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/11/2024 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilmiştir. Mahkememizce İzmir... Asliye Ticaret Mahkmesi’ni...Esas sayılı dava dosyası örneği sistemden temin edilerek incelenmiştir. İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının..., davalısının Sınırlı Sorumlu... İşletme ve Turizm Geliştirme Kooperatifi ve dava tarihinin 08/11/2024 olduğu, davada; “12/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun iptalinin, bunun mümkün olmaması halinde... numaralı kararların hukuka, kanuna, kooperatif anasözleşmesine, yargısal bilimsel içtihatlara aykırı olması sebebiyle iptaline" karar verilmesinin istendiği, davanın derdest olduğu görülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinde; “Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.” düzenlemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 448. maddesinin 2. fıkrasında da; “İptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olay yönünden değerlendirme yapıldığında; eldeki bu davada davacı tarafın “davalı kooperatifin 12/10/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin, bu olmadığı takdirde aynı toplantıda 4 ve 8 numaralı maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini” istediği, bu davadan önce ... isimli üyenin İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında 08/11/2024 tarihinde açtığı davada “davalı kooperatifin 12/10/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10. maddesinde yer alan kararın iptaline karar verilmesini” istediği anlaşıldığından; her iki davanın aynı genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olması sebebiyle 1163 sayılı KK’nın 98. maddesinin göndermesiyle olayda uygulanması gereken TTK’nın 448/2 maddesi gereğince davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğinden, mahkememizde açılan bu dava ile İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ...Esas sayılı davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Mahkememizin ... Esas sayılı davası ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı davasının 1163 sayılı KK’nın 98. maddesinin göndermesiyle 6102 sayılı TTK’nın 448/2 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Yargılamaya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine, 3-Mahkememizin eldeki bu dava dosyasının esasının bu şekilde kapatılmasına, 4-Yargılama giderinin birleştirilen dosya üzerinden esas hükümle birlikte karara bağlanmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, esas hükümle birlikte Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/04/2025 Başkan... ¸E-imza Üye .. ¸E-imza Üye ... E imza Katip ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1151, K. 2025/360, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1151-e-2025-360-k-39fa3272f4cc