İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/689 E. 2024/142 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/689
Karar No
2024/142
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/689 KARAR NO : 2024/142 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Dava konusu ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 08.12.2020-08.12.2021 tarihleri arasında, ... nolu birleşik kasko sözleşme sigorta poliçesi "genişletilmiş kasko" ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, davalı ... tarafından, diğer davalı ... ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına, sigortalıları ... A.Ş.'den; operasyonel araç kiralama ve hizmet sözleşmesi ile kiralanmış olup, söz konusu araç kiralama sözleşmesinin sigortalıları tarafından, Beyoğlu .... Noterliğinin 26.08.2021 tarih-... yevmiye numaralı ihtarı ile feshedilmesine karşın, aracın sigortalılarına iade edilmediğini, sigortalı aracın, davalılarca iade edilmemesi nedeniyle, davacı müvekkili şirketçe, 22.07.2022 tarihinde, sigortalıları ... A.Ş.' ye 412.500,00 TL ödendiğini, sigortalı şirketçe, davalı ... adına, İzmir CBS ... soruşturma dosyası ile güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E.- ...K. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davalının adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, alacaklarının muaccel olduğu ödeme gününden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, işbu rücu davası öncesi yapılan ödemenin iadesini teminen, 19.07.2023 tarihinde Arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, açıklanan ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; öncelikle; yargılama sonunda ilamın infazını mümkün kılmak için İİK 281/2 gereği davalılara ait araç ve taşınmazların kaydına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına ve bu hususta davalıya tebligat çıkarılmadan ivedi olarak ihtiyati haciz işlemlerini icrada yapabilmeleri için karar verilmesini talep ettiklerini, davalılara ait taşınmazların ve araçların HMK MD. 389 ve devamı gereği 3. kişilere devrini önler nitelikte kesin hükme kadar devam etmek üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketçe 22.07.2022 tarihinde yapılan 412.500,00 TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılar duruşmalara katılmadıkları gibi herhangi bir cevap da vermediklerinden HMK.nın 128.Maddesi uyarınca davayı inkar ettikleri kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Kira Sözleşmesi: dava dışı sigortalı kiralayan ... A.Ş. ile Davalı kiracı ... ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 09.11.2020 tarihli, ... plakalı araca ilişkin operasyonel araç kiralama sözleşmesinin mevcut olduğu, diğer davalı gerçek kişinin davalı kiracı şirket yetkilisi olarak sözleşymeyi davalı şirket adına imzaladığı görülmüştür. Poliçe:dava dışı sigortalı ... A.Ş. İle davacı sigorta şirketi arasında ... plakalı araca ilişkin, 08.12.2020-08.12.2021 tarihleri arasında geçerli olan, ... nolu birleşik kasko sigorta poliçesi mevcut olduğu, poliçede aracın kiralık araç olarak belirtildiği görülmüştür. Dava, sigortalısına ait araçta meydana gelen zararı ödeyen davacı sigortanın, yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak davalılardan tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. Davacı sigorta şirketinin, bu davayı sigortalısının halefi olarak TTK’nun 1472. Maddesi uyarıca açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun “Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh Hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine dair hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine dair davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında 09.11.2020 tarihli, operasyonel araç kiralama sözleşmesinin mevcut olduğu, dolayısıyla sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak davalılar hakkında açtığı davada, sigortalıya ait aracın kira sözleşmesi hükümlerine göre iadesi gerektiği halde iade edilmemesi nedeniyle sigortalısının zararını ödeyen davacı sigortanın, sigortalısına ait aracın kira sözleşmesinin kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle feshi üzerine kiralanan aracın kira sözleşmesine göre kiralayan sigortalıya iade borcu bulunduğundan davalı şirketin kiracı sıfatı nedeniyle sorumlu olduğu iddiasıyla yapılan ödemenin rücuen tahsilinin istediği, davalı şirketin kiracı sıfatı vurgulanarak sigortalı ile arasındaki kira sözleşmesine dayanıldığı, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu, diğer davalının da kiracı şirketin yetkili temsilcisi olduğu gözetildiğinde, davalı kiracının, dava dışı sigortalı kiralayanın uğradığı zarardan sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle kira sözleşmesine ilişkin TBK’nun 301 vd maddelerinin uygulanması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde daha özel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....HD’nin ... esas, ... karar sayılı, 17.03.2021 tarihli, ... esas, ... karar sayılı, 05.02.2021 tarihli,... esas, ... karar sayılı, 03.05.2019 tarihli, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D.’nin ... esas, ... karar sayılı, 12/03/2020 tarihli emsal kararlarında da aynı hususun vurgulandığı, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden, davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olması nedeniyle HMK'nın 114/1-c maddesine ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331. Maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı asillerin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/689, K. 2024/142, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-689-e-2024-142-k-1767fea54d9c