İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/338 E. 2024/542 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/338
Karar No
2024/542
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/338 KARAR NO : 2024/542 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 12/07/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İTİRAZ ; İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında 1.212.951,66 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takipte dayanak olarak cari hesap ekstresinden kaynaklanan teslim edilmeyen araç için ödenen paranın iadesi gösterilmiştir. Kendisine usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu vekili yasal süre içerisinde vekili aracılığıyla verdiği 18/01/2023 tarihli dilekçesi ile; alacaklı olduğunu ileri süren şirket yetkilisi ...’nin müvekkili şirket yetkilisi ...’in eniştesi olduğunu, alacaklı görünen şirketin 14/06/2022 tarihli genel kurulda sermaye artırım kararı aldığını, bu karardan sonra şirketin 1.250.000,00 TL nakit sermaye artırımı yapabilmek için banka hesabından müvekkili şirketin banka hesabına 15/06/2022 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 16/06/2022 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.250.000,00 TL’yi nakit sermaye artırımında kullanabilmek için gönderdiğini, müvekkili şirket hesabına gönderilen 1.250.000,00 TL’nin 16/06/2022 tarihinde müvekkili tarafından çekilerek alacaklı olduğunu ileri süren şirketin sermaye artırımındaki nakit para ihtiyacının karşılanması için şirketin çalışanı ...’e müvekkili şirkete ait “...” adlı işyerinde 16/06/2022 tarihinde tamamının tek seferde ve nakden iade edildiğini, buna ilişkin kamera kayıtlarının bulunduğunu, ayrıca tanıklarının da olduğunu, 1.250.000,00 TL nakit sermaye artırımının tescil ve ilan edildiği gibi tescilden önce ödenmiş olduğunun kayıtlarda yazılı olduğunu, söz konusu paranın ticari bir alışveriş karşılığı değil, bankadan gönderilen paranın nakit olarak iadesiyle sermaye artırımında nakit para ihtiyacının karşılığı olduğunu, işlemin güvene dayandığını, bu nedenle müvekkilinin aradaki akrabalık ve güven ilişkisine dayanarak banka dekontundaki açıklamayı okumadığını ve kendisine gönderilen parayı bankadan çekip tamamını nakit olarak iade ettiğini, bu paranın alacaklı olduğunu ileri süren şirketin nakit sermaye artırımında kullanıldığını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, ayrıca İzmir .... Aile Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen şirket yetkilisi ... ile borçlu şirket yetkilisi ...’in kız kardeşi olan ...arasında çekişmeli boşanma davasının görüldüğünü ve derdest olduğunu, şirket yetkilisi ...’nin amacının boşanma davasının gidişatı karşısında baskı oluşturmak ve sebepsiz zenginleşmek amacını taşıdığını, takipten önce alacağın ne bir noter ihtarnamesi ne de yazılı ve sözlü bildirimle müvekkilinden istenmediğini, asıl alacağı ve takibi kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl alacağa istenen faiz oranının % 11,70 olduğunu ve yasaya aykırı olduğunu, halen yasal faiz oranının yıllık % 9 olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ödeme emrinin usulsüz olduğunu, takip masraflarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, yetkiye, borca, faize, faiz oranına, ödeme emrine ve her türlü ferilere itiraz etmiştir. Dava 1.212.951,66 TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle açılmıştır. İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalının oto galeri işlettiğini, müvekkilinin parasını ödediği halde davalının müvekkiline arabasını teslim etmediğini, taraflar arasında daha önce de bu şekilde araç alışverişinin olduğunu, davalının müvekkilinden 1.212.951,66 TL aldığını ve cari hesabına kaydettiğini, davalının cari hesap ilişkisini kabul ederek borç miktarına itiraz edip tüm borcun ödendiğini ileri sürdüğünü, ispat külfetinin davalıya geçtiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek, davalı üzerine kayıtlı araçlar üzerine alacak miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın iddialarını hangi olgulara dayandırdığını açıklamadığını, isteklerini somutlaştırmasının gerektiğini, bu konuda davacı tarafa süre verilmesi ve yerine getirmemesi durumunda davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava değeri düşük gösterildiğinden eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi ...’nin müvekkili şirket yetkilisi ...’in eniştesi olduğunu, alacaklı görünen şirketin 14/06/2022 tarihli genel kurulda sermaye artırım kararı aldığını, bu karardan sonra şirketin 1.250.000,00 TL nakit sermaye artırımı yapabilmek için banka hesabından müvekkili şirketin banka hesabına 15/06/2022 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 16/06/2022 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.250.000,00 TL parayı nakit sermaye artırımında kullanabilmek için müvekkilinin hesabına bankadan gönderdiğini, müvekkili şirket hesabına gönderilen 1.250.000,00 TL’nin 16/06/2022 tarihinde müvekkili tarafından çekilerek alacaklı olduğunu ileri süren şirketin sermaye artırımındaki nakit para ihtiyacının karşılanması için şirketin çalışanı ...’e müvekkili şirkete ait “...” adlı işyerinde 16/06/2022 tarihinde tamamının tek seferde ve nakden iade edildiğini, buna ilişkin kamera kayıtlarının bulunduğunu, ayrıca tanıklarının da olduğunu, 1.250.000,00 TL nakit sermaye artırımının tescil ve ilan edildiği gibi tescilden önce ödenmiş olduğunun kayıtlarda yazılı olduğunu, söz konusu paranın ticari bir alışveriş karşılığı değil bankadan gönderilen paranın nakit olarak iadesiyle sermaye artırımında nakit para ihtiyacının karşılığı olduğunu, işlemin güvene dayandığını, bu nedenle müvekkilinin aradaki akrabalık ve güven ilişkisine dayanarak banka dekontundaki açıklamayı okumadığını ve kendisine gönderilen parayı bankadan çekip tamamını nakit olarak iade ettiğini, bu paranın alacaklı olduğunu ileri süren şirketin nakit sermaye artırımında kullanıldığını, taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını; ayrıca İzmir .... Aile Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen şirket yetkilisi ... ile borçlu şirket yetkilisi ...’in kız kardeşi olan ...arasında çekişmeli boşanma davasının görüldüğünü ve derdest olduğunu, şirket yetkilisi ...’nin amacının boşanma davasının gidişatı karşısında baskı oluşturmak ve sebepsiz zenginleşmek amacını taşıdığını; davaya ve takibe konu dekont belgesinde ve takip talebiyle dava dilekçesinde hiçbir şekilde müvekkilinin uhdesinde olan hangi marka, model ve plakalı aracı görüp beğendiğini ve bu araç için satın alma bedelini gönderdiğini açık ve net bir şekilde belirtmediğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının basiretli bir tacir gibi davranıp ödeme belgesi olarak iddia ettiği dekont belgesinde aracın modelini, plakasını yazıp ödeme yapması ve dekonta da bunu yazması gerektiğini, alacağın gerçek bir alacak olmadığını, boşanma davası ile birlikte taraflar arasında yaşanan husumetten kaynaklı olduğunu, takibe konu işlemden kaynaklı hiçbir yazışmanın yapılmadığını, taraflar arasındaki ticarete konu alışverişlerin davacı şirketin muhasebecisi ile yapılan mesaj kayıtlarında yer aldığını, taraf şirketlere ait 2021 ve 2022 yılı BA ve BS kayıtlarının incelenmesinde dava konusu işlemin kayıtlarda olmadığının görüleceğini, kayıtlarda gözüken ve gerçek bir ticari iş olan tek kaydın 22/02/2022 tarihli 307.970,30 TL tutarlı faturaya ilişkin işlem olduğunu; davacı tarafın müvekkiline kumpas kurduğunu, takipten önce alacağın ne bir noter ihtarnamesi ne de yazılı ve sözlü bildirimle müvekkilinden istenmediğini, asıl alacağı ve takibi kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl alacağa istenen faiz oranının % 11,70 olduğunu ve yasaya aykırı olduğunu, halen yasal faiz oranının yıllık % 9 olduğunu, bu miktar üzerinden faiz istenmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, ödeme emrinin usulsüz olduğunu, takip masraflarından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine, tazminat isteğinin reddine, müvekkili yararına % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE ; Dava; araç alım-satımı nedeniyle ödenmediği ileri sürülen paranın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde sunulan cari hareket dökümü incelendiğinde; takibe konu tutarın gözüktüğü görülmüştür. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile; sermaye artırım kararının bu davayla ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davalıya ödeme yaptığı banka dekontlarında “araç satım bedeli” açıklaması dışında bir açıklamanın yer almadığını, davalının parayı müvekkiline iade ettiğine ilişkin hiçbir yazılı delilin bulunmadığını, davalının iddiasının HMK’nın 200. maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davalının paranın ödendiği tarihte kendi adına kayıtlı bir araç olmadığını da savunmadığını, her iki şirket arasında araç alım satım ilişkileri gereği bir cari hesabın oluştuğunu, noterde düzenlenen satış sözleşmelerinin de bu hususu ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin muhasebe sorumlusu... ile önceki bir araç satışı nedeniyle yapılan yazışmalar olduğunu, davalı tarafça mizansen yaratıldığını belirtmiştir. Davalı vekili; sunulan dekontlarda ödemenin araç satımına ilişkin olduğu hususunun yazılı olmasının taraflar arasındaki ilişkinin araç alım satım ilişkisi olduğunu ortaya koymayacağını, taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunduğunu, tek ve gerçek ticari ilişki kapsamında düzenlenen dava konusu olmayan fatura ile ilgili olarak dilekçelerinde gerekli açıklamayı yaptıklarını, davaya konu paranın davacı şirkette sermaye artırımı yapılması kapsamında gönderilen ve müvekkili tarafından davacı şirket çalışanına iade edilen bir para olduğunu, kaldı ki sermaye artırımının yapıldığı tarih ile paranın yatırıldığı tarihin aynı tarih olduğunu, tanık deliline dayandıklarını, ortada yazılı delil başlangıcı olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “taraflar arasında davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde davaya konu araç alım satımına ilişkin bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, takibe konu paranın davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde araç alım-satımı nedeniyle mi davalıya verildiği, yoksa davalı tarafın savunduğu şekilde bu paranın davacı şirketin sermaye artırımında kullanılmak üzere davacı tarafından davalı hesabına gönderilen bir para mı olduğu, birinci ihtimalde; aracın davacıya teslim edilip edilmediği, ikinci ihtimalde; davalının kendi hesabına gönderilen parayı davacıya iade edip etmediği, her iki durumda da davalının İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası kapsamında davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, davalının temerrüte düşüp düşmediği, itirazında haklı olup olmadığı, itirazının iptali ve tazminat istenebilme koşulunun bulunup bulunmadığı” konularındadır. Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davacı şirketin 14/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında 4 numaralı gündem maddesinde; “şirket sermayesinin 1.000.000,00 TL’den 6.000.000,00 TL’ye çıkartılmasına, bu hususta ana sözleşme tadil tasarısının tescil ve ilanına” karar verildiği; aynı toplantıda “yeni şekli ile şirketin sermayesi madde 6” başlığı altında; “Şirketin sermayesi, beheri 25,00 Türk Lirası değerinde 2400000 adet paya ayrılmış, toplam 6.000.000,00 Türk Lirası değerindedir. Bu payların tamamı nama yazılıdır. 228000 paya karşılık olan 5.700.000,00 TL’si ..., 12000 paya karşılık olan 300.000,00 TL’si ...; Önceki serameyyei teşkil eden 1000.000,00 TL’nin tamamı ödenmiştir. Bu defa nakden artırılan 5.000.000,00 TL’nin ¼’ü olan 1.250.000,00 TL’si ise tescilden önce nakden ödenmiştir. Nakden taahhüt edilen payların geri kalan kısmı ise yönetim kurulunun alacağı kararlara göre tescili izleyen 24 ay içinde ödenecektir.” dendiği görülmüştür. ...’na ait 1.000.000,00 TL bedelli dekont incelendiğinde; 15/06/2022 tarihli olduğu, gönderenin davacı şirket, alıcının davalı şirket olduğu, açıklamasında “araç satış bedeli” yazdığı görülmüştür. ...’na ait 250.000,00 TL bedelli dekont incelendiğinde; 16/06/2022 tarihli olduğu, gönderenin davacı şirket, alıcının davalı şirket olduğu, açıklamasında “araç satış bedeli” yazdığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın “Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları” başlıklı 203. maddesinde; “(1) Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler. b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler. c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler. ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları. d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları. e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davanın tarafları şirket olup, taraflar arasında HMK’nın 203. maddesi kapsamında hısımlık bulunmadığından, dava değeri dikkate alındığında ileri sürülen iddia ve savunmanın tanıkla ispatı olanaklı olmadığından, yazılı delillerle ispatı gerektiğinden, tarafların tanık dinletme istekleri reddedilmiştir. Mahkememizce taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde; “Tarafların ticari defterlerinin usulüne uıygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, yasal tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadıüı, kayıtlar arasında farklılık var ise bunun açıklamasının ne olduğu, 15/06/2022 ve 16/06/2022 tarihli dekontlarda belirtilen araç satışı ile ilgili olarak tarafların defterlerinde bir kaydın bulunup bulunmadığı, böyle bir kayıt varsa yani araç satışı var ise bedelinin davalı tarafça ödenmiş gözüküp gözükmediği; defterlerde bunun haricinde araç alım-satımına ilişkin kayıtların olup olmadığı, varsa hangi kayıtlar olduğu; diğer yandan davalı şirkette sermaye artırım kararının alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi tarihte ve ne miktar olduğu, artırılan sermayenin davacı şirkete nakit olarak aktarılıp aktarılmadığı, aktarılmış ise kim tarafından ve ne şekilde aktarıldığı, davalı borcunun olup olmadığı” konularında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi 12/02/2024 tarihli raporunda özetle; davacı defterlerinin e-defter olduğunu, yasal açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırıldığını, e-defter sisteminde sadece envanter defterinin noter onayına tabi olduğunu, 2022 yılı envanter defterinin tasdikinin yasal sürede yaptırılması sebebiyle davacının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu; davalı vekili tarafından dosyaya sunulan bir adet mavi klasördeki 2022 yılı yevmiye defteri dökümlerinden davalının e-defter mükellefi olduğunun değerlendirildiğini ancak ticari defterlerin açılış, kapanış tasdik bilgilerinin yer almadığının görüldüğünü, bu nedenle yasal tasdiklerin bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirmenin yapılamadığını; taraf ticari defter kayıtlarında cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, bu ilişki kapsamında araç alım-satımının olduğunu, ayrıca para alış/iade işlemlerinin de bulunduğunu; 2022 yılı içinde 1 adet araç satışının yapıldığını ve bedelinin ödendiğini; 15/06/2022 ve 16/06/2022 tarihlerinde 1.250.000,00 TL (1.000.000,00 TL + 250.000,00 TL) tutarındaki havalenin her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığını, bu havale karşılığında herhangi bir araç satış kaydının yer almadığını ve söz konusu tutarın taraf kayıtlarında iade edildiğine ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığını; davacı tarafın 14/06/2022 tarihli ... numaralı karar ile sermaye artırım kararı aldığını, 27/06/2022 tarihinde bu kararın tescil edildiğini, artırılan sermayenin 5.000.000,00 TL olduğunu, bu miktarın 1/4’ü olan 1.250.000,00 TL’sinin tescilden önce nakden ödendiğinin tescil ve ilan edildiğini, davacı taraf kayıtlarında sermaye hesabının incelenmesinde artırılan sermayenin 20/06/2022 tarihinde 962.500,00 TL’sinin (62.500 ... + 900.000,00 TL ...) ödenmiş olduğunun, eksik kalan 287.500,00 TL sermaye tutarının ise 21/06/2022 tarihinde sehven “331.01.001 ...” hesabına kaydedildiğinin belirlendiğini, davacının artırılan sermayesinin 1/4’ü olan 1.250.000,00 TL’nin 20-21 Haziran 2022 tarihlerinde (1.187.500,00 TL ..., 62.500,00 TL ... adına) nakden ödendiğini, davacının kendi kayıtlarında icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.212.951,66 TL alacaklı olduğunu, raporun cari hesap karşılaştırma bölümünde yer alan değerlendirmelerin dikkate alınması halinde ise 1.243.877,76 TL alacaklı olacağını; davalının kendi kayıtlarında icra takip tarihi itibariyle davacıya 1.199.755,00 TL borçlu olduğunu, raporun cari hesap karşılaştırma bölümünde yer alan değerlendirmelerin dikkate alınması halinde ise 1.255.645,00 TL borçlu olacağını bildirmiştir. Toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre; davacı şirket tarafından davalı şirkete ...’ndan 15/06/2022 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 16/06/2022 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.250.000,00 TL havalenin gerçekleştirildiği, bu her iki havale işleminin dekontunda “araç satış bedeli” açıklamasının yazılı olduğu; incelenen her iki şirketin ticari defterlerine göre 15/06/2022 ve 16/06/2022 tarihli havalelerin kayıtlı olduğu ancak karşılığında herhangi bir araç satış kaydı gözükmediği gibi bu paraların iade edildiğine ilişkin bir kaydın da olmadığı; davacı şirkette 14/06/2022 tarihli ... numaralı karar ile sermaye artırım kararının aldığını, buna göre artırılan sermayenin 5.000.000,00 TL olduğu, bu miktarın 1/4’ü olan 1.250.000,00 TL’nin tescilden önce nakden ödendiğinin tescil ve ilan edildiği, bilirkişi raporunda; davacı tarafın defterlerinde sermaye hesabında “artırılan sermayenin 20/06/2022 tarihinde 962.500,00 TL’sinin (62.500 ... + 900.000,00 TL ...) ödenmiş olduğu, kalan 287.500,00 TL’nin ise 21/06/2022 tarihinde sehven 331.01.001 ... hesabına kaydedildiği” yönünde tespitte bulundulduğu, yine “davacı şirketin artırılan sermayesinin 1/4’ü olan 1.250.000,00 TL’nin 20-21 Haziran 2022 tarihlerinde (1.187.500,00 TL ..., 62.500,00 TL ... adına) nakden ödendiği” hususunda da tespitin bulunduğu; HMK’nın 203. maddesindeki düzenleme çerçevesinde tanık dinlenmesinin olanaklı olmadığı; davaya konu paranın dekontlarındaki “araç satış bedeli” olduğuna ilişkin açıklamanın aksini yani davaya ve takibe konu paranın davacı şirketin sermaye artırımında kullanılmak üzere verildiği yönündeki iddiayı ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu, bu iddianın ise yazılı delillerle ispatlanmasının gerektiği, incelenen defter kayıtları ile paranın davalının savunduğu şekilde sermaye artırımı için verildiği hususunun ispatlanamadığı, defterlere göre davalı borcunun bulunduğu, davalının takibe yönelik itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, son delil olarak yemin deliline dayanıp dayanmayacakları konusunda davalı tarafa kesin süre verilmiş, kesin süreye uymamanın sonuçları hatırlatılmıştır. Davalı taraf kesin süre içerisinde beyanda bulunmadığından, yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalının savunmalarını ispatlayamamış olması nedeniyle haklı görülen davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında davalının 1.212.951,66 TL asıl alacağa itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, 2-1.212.951,66 TL’nin % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 82.856,73 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 14.649,43 TL harcın düşülmesi ile kalan 68.207,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı ve 14.649,43 TL peşin harç toplamı olan 14.829,33 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacının yapmış olduğu 130,00 TL'si tebligat-posta gideri ve 4.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.130,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 163.424,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/07/2024 Başkan ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Katip ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/338, K. 2024/542, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-338-e-2024-542-k-26541e8d2e6c