İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1211 E. 2018/40 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1211
- Karar No
- 2018/40
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2014 KARAR TARİHİ : 17/01/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 86 yaşında olup, Minerali Çavuş Mahallesinde ikamet ettiğini, yaklaşık 10 yıl önce davalı ile tanıştığını, maddi durumu iyi olmayan davalının ailesine müvekkili tarafından yardımda bulunulduğunu, daha sonra aralarında samimiyetin ilerlediğini, müvekkilinin aile dostu olarak evlerine girip çıkmaya başladığını, davalının sürekli müvekkilinden para istediğini, müvekkilinin karşı çıkması halinde ellerinde uygunsuz resimlerin olduğunu, vermediği takdirde küçük kıza sarkıntılık etmesi nedeniyle , müvekkili hakkında şikayetçi olacaklarını belirterek şantaj yaptıklarını, müvekkilinden sürekli para sızdırdıklarını, uyuşturucu ilaç vererek müvekkilinden para aldıklarını, davalının kızını, müvekkilinin torunu ile evlendirmek için müvekkilini zorladıklarını, davalının müvekkilini yaraladığından dolayı davalı hakkında şikayetçi olduğunu ancak şantaj yapmaları nedeniyle müvekkilinin şikayetinden vazgeçtiğini, müvekkilinin beyin kanaması geçirdiğinden sürekli yoğun bakımda kaldığını, müvekkiline ait ticari aracın zorla elinden alındığını, kendisine zorla bir kağıda imza attırıldığını, müvekkili aleyhine Bursa 1.İcra Müd.'nün esas sayılı ve esas sayılı dosyalarında takibe konulan 28/03/2014 tanzim, 30/04/2014 vade tarihli ve 02/06/2014 tanzim, 02/07/2014 vade tarihli her biri 2.000.000,00 TL bedelli senet yönünden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin aylık 20.000,00 TL 'den fazla geliri olan, 7.000.000 TL 'nin üzerinde mal varlığı olan yaşlı birisi olup, 1 ay vade ile 2.000.000 TL borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya senet vermediğini, yapılan araştırmalarda müvekkilinin kiracısından aldığı çeklerin de davalı tarafından zorla müvekkilinden alınarak tahsil edildiğini, icra takibine konulan senetlerin müvekkili tarafından imzalanmadığını, gerek baskı gerekse almış olduğu ilaçlar yüzünden olayları hatırlamadığından senetleri imzalamış olsa bile senetlerin geçersiz olacağını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davalının müvekkilinin fahiş miktarda borçlandırıp tüm mallarına haciz konulması ve bankadaki paralarının alınması sonucu yoksullaştırıldığını, müvekkilinin ayırt etme yeteneğinde olup olmadığı, imza atıp atamayacağı, 4.000.000 TL borçlanmasının sonuçlarını kavrayıp kavramayacak durumda olup olmadığı hususuda , ayrıca müvekkilinin baskı ve şiddet görüp görmediği, düşünme ve beyin fonksiyonların zarar görüp görmediği konusunda rapor alınarak, müvekkilinin aleyhinde yürütülen icra takip dosyaları nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyalarından tahsil edilen 85.000,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ve icra takibine konu senetlerin borçlu davacı tarafından, hiçbir etki , tesir, telkin, cebir , tehdit , hile , ikrah ve şantaja maruz kalmadan imza ettiğini, icra takibinden sonraki usuli, hukuki aşamalardan davacının bizzat haberdar olduğunu, davacı tarafından iddia edilen ve müvekkiline isnat edilen tüm suçlamaların asılsız olduğunu, davacının kesinleşmiş takip konusu senetlerle ilgili imzaya ve borca itiraz davası açtığını ancak davanın reddedildiğini, müvekkilinin davacı ile birlikte önce ticari faaliyeti ve hizmet sözleşmesi kapsamında ilişkilerinin devam ettiğini, daha sonra aynı evde imam nikahlı olarak birlikte yaşamaya devam ettiklerini, bu durumun 2014 yılına kadar devam ettiğini, tüm kazançlarını borçluya verdiğini, davacının oğlu tarafından müvekkilinin kaçırılarak evinde alıkonulduğunu, davacının Sulh Hukuk Mahkemesinde vasi tayini talepli dava dosyasında borçlu davacının, Bursa Devlet Hastanesinden 08/05/2014 tarihli tam teşekküllü sağlık raporunda, akli melekelerinin yerinde olduğu ve kendisine vasi tayinine gerek olmadığının bildirildiği, senetleri iradesi ile imzaladığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR Adli tıp raporu,tanık beyanları, icra dosyaları, tedavi evrakları, mukayese imza örnekleri, KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava ; hukuki niteliği itibarıyla, davalı tarafından davacı aleyhine icraya konulan senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tesbit davasıdır. Bursa 1.İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosyasının incelenmesinde,alacaklı tarafından borçlu aleyhine 02/07/2014 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli senede dayanılarak icra takibine başlanıldığı ve takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. Bursa 1.İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosyasının incelenmesinde,alacaklı tarafından borçlu aleyhine 30/04/2014 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli senede dayanılarak icra takibine başlanıldığı ve takibin derdest olduğu anlaşılmıştır. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma sayılı dosyasında, davalı hakkında resmi belgede sahtecilik, şantaj, yağma, tehdit suçlarından yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı irade bozukluğuna (hata,hile,ikrah ) dayandığından HMK 203 maddesi uyarınca taraf tanıkları dinlenilmiştir. Dinlenen taraf tanıkları beyanlarından, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Yargılama sırasında davacının ölümü üzerine, Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ( Tereke Mahkemesinin ) esas dosyasında, davacı murisin terekesine 'in tereke mümessili olarak atandığı , tarafından davacı vekiline vekaletname verildiği, davacı vekilinin davayı tereke adına takip ettiği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu senetlerdeki imzanın davacı 'e ait olup olmadığı yönünden aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik ihtisas Dairesinin 17/12/2015 tarih ve sayılı adli raporunda; inceleme konusu senetlerde adına atılı imzalar ile 'in mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlikler görülmekle birlikte gerek söz konusu imzaların basit tersimli, taklidi kolay ve titrek çizgilerden oluşması, gerekse mukayese imzaların basit tersimli ve taklidi kolay olması nedeniyle söz konusu imzaların 'in eli ürünü olduğu yada olmadığı hususunda daha ileri bir tespite gidelemediği bildirilmiştir. Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanları ile Adli Tıp Grafoloji uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan 25/05/2016 tarihli asıl ve 24/06/2016 tarihli ek raporlarda ise; inceleme konusu senetlerdeki "Ödeyecek " bölümünde " " adına atılı bulunan imzalar ile 'in samimi mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırma sonucunda , imzaların genel şekli , kalem baskısı ve işleklik derecesi, imzalar içerisindeki " C ve g " harfleri şeklindeki el hareketlerinin yapılışı ve açısal özelliği, imzalar içerisindeki çekilişlerin yapılışı, imzaların meyil ve istikamet pozisyonu, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlik görüldüğü, " ödeyecek " bölümünde adına atılı bulunan imzaların eli ürünü olduğunun bildirildiği görülmüştür. Uludağ Üniversitesi Sağlık Kuruluşları ve Sağlık Kurulu Raporu Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalınca düzenlenen 15/03/2016 tarih ve 01354133 protokol numaralı raporda , 'in bir önceki "Demans " tanısıyla veyaset altına alınması gerektiği kanısına varıldığı, hasta dosyasındaki yazılı notlardan hastanın demansiyel belirtilerinin 2013 yılındna başladığı bilgisinin edinildiği, ancak hastanın değerlendirildiği 06/11/2014 tarihi öncesine ait olan 28/03/2014 -02/06/2014 tarihli senet döneminde bu kısıtlılığın bulunup bulunmadığı hakkında geçmişe yönelik bir kanaate varılması mümkün olmadığı kanaati bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Dairesinin 02/06/2017 tarih ve sayılı adli tıp raporunda; dava konusu yapılan borçlusu olan, alacaklısı olan, 02/06/2014 tanzim tarihli, 02/07/2014 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ve yine 28/03/2014 tanzim tarihli, 30/04/2014 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli senetlerdeki tanzim tarihi olan 28/03/2014 ve 02/06/2014 tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetine haiz olup olmadığının tespiti, senetlerin tanzim tarihinde 'in hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olup olmadığı sorulan 07.12.2014 tarihinde vefat eden hakkında düzenlenen dava dosyasındaki tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde; birinci senedin düzenleme tarihi olan 28/03/2014 tarihinden yaklaşık 40 gün sonra ve ikinci senedin düzenleme tarihi olan 02/06/2014 tarihinden yaklaşık 25 gün önce Bursa Devlet Hastanesi'nin 08.05.2014 tarih, nolu “Nöroloji: NM normal. Psikiyatri: MMSE: Normal. Karar: Şahsın akli melekelerinin yerinde olduğu ve kendisine vasi tayininin gerekli olmadığı”na dair sağlık kurulu raporu ile 08.05.2014 tarihli “Normal düzeyde kognitif bozukluk tespit edildi/edilmedi” şeklinde nöropsikolojik değerlendirmesinin mevcut olduğu, Özel Doruk Yıldırım Hastanesi'nde 19.11.2013-06.12.2013 tarihleri arasındaki hastane yatışında yapılan çıkış muayenesinde “Tanı:Hemisferde intraserebral hemoraji, subkortikal+Esansiyel primer hipertansiyon. Kanayıcı beyin damar hastalığı. Bilinci açık koopere oryante. Konuşma hafif dizartrik disfazik. Anlama basit emirleri anlıyor komplex emirlerde zorlanıyor. Tekrarlama isimlendirme bozuk” şeklinde muayene kaydının ve aynı hastane tarafından 16.12.2013- 06.10.2014 tarihleri arasındaki poliklinik muayenelerinde “ Unutkanlık olduğu, Hafif bilişsel bozukluk” şeklinde tanısının mevcut olduğu, birinci senedin düzenleme tarihi olan 28/03/2014 tarihinden yaklaşık 7 ay sonra ve ikinci senedin düzenleme tarihi olan 02/06/2014 tarihinden yaklaşık 5 ay sonra Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları ABD’nın 04.11.2014 tarihli “SMMT-E: Oryantasyon 3/10, kayıt hafızası 2/3, dikkat ve hesap yapma 0/5, hatırlama 0/3, lisan 3/9. Toplam 8/30. İleri düzey kognitif bozukluk” şeklinde psikometrik değerlendirmesinin mevcut olduğu akit tarihinde kişide mevcut vasküler kökenli kognitif bozukluğun zaman içinde dalgalanma gösterebileceği ve akit tarihleri olan 28/03/2014 ve 02/06/2014 tarihlerinde kognitif fonksiyonlarının yeterli olduğuna dair tıbbi bir belge ve bulgunun mevcut olmadığı, bu duruma göre 28/03/2014 ve 02/06/2014 tarihlerinde fiili ehliyetine haiz olup olmadığının bilinemeyeceğinin kabulünün uygun bulunduğu bildirilmiştir. Aldırılan bilirkişi raporlarından dava konusu senetlerdeki imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumundan aldırılan raporda ,senet tanzim tarihlerinde davacının hukuki ehliyetinin olup olmadığı hakkında rapor düzenlenemeyeceği bildirilmiştir.Ancak bu rapor içeriğinde irdelenen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 05/04/2016 tarihli raporunda,davacının demans belirtilerinin 2013 yılında başlamış olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla hernekadar davacının senet tanzim tarihlerinde hukuki ehliyetinin tam olup olmadığı hakkında geçmişe dönük rapor tanzim edilememişse de, davacının 2013 yılı Aralık ayında kısmi felç ve beyin kanaması geçirdiği de gözönüne alındığında senet tanzim tarihinde 85 yaşında olan davacının akli melekelerinde en azından ciddi şekilde azalma olacağı şüphesizdir. Bu durumda davacının dava konusu senetleri borçlanma iradesiyle imzaladığının kabulü mümkün değildir. Davacı senedi imzalaması konusunda yanıltılmış veya kandırılarak ikna edilmiştir. Ayrıca dinlenen davacı tanıklarından davalının hayvan bakıcısı olduğunu, davalının fakir olup kendisine muhtarlıktan kömür ve gıda yardımı yaptıklarını, hatta davalının yaptırdığı evin inşaat malzemesinin parasını bile davacının ödediğini söylediği gibi, davalının kızı olan tanık ın davalıya eski eşinden kalan mallarla ilgili olarak davaların devam etmekte ve bu malların üzerinde tedbir olduğu beyanı gözönüne alındığında davalının eski eşinden yüklü miktarda mal kaldığı ve bu sebeple mali durumunun iyi olduğuna dair savunması inandırıcı bulunmamış, ayrıca davalı da senet tarihi itibarıyla senetlerde yazılı miktarda borç verebileceğine dair malvarlığına sahip olduğuna dair delil ibraz etmediğinden ekonomik durumu iyi olmayan davalının davacıya 4.000.000,00 TL tutarında borç verebilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bu yöndeki savunmalara da itibar edilmemiştir. Yine hayvan bakıcılığı yapan davalı ,davacı ile birlikte çalışarak kazandıkları paraya ilişkin olarak davacıdan senet aldığını söylemiş ise de, davalı nerede ne iş yaptıklarını tam olarak açıklamadığı gibi,senet tarihinde 85 yaşında olan ve hastalıklar nedeniyle (beyin kanaması ,felç) akli melekelerinin zayıfladığı bir dönemde davacıdan senet alınması ve senedin miktarı ,tarafların birlikte yaşadıkları ve senet tarihinden önceki dönemde herhangi bir ticari ilişkide bulunduklarına dair senet,banka havalesi vb. delil ibraz edememesi gözönüne alındığında, davacının birlikte hayvan bakıcılığı ve tarım yaparak para kazandıkları savunmasına da hayatın olağan akışına aykırı olduğundan itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçeler doğrultusunda, davalı senet metnini talil ettiğinden ispat yükünü üzerine almış ve senetlerin bedelleri kadar davacıya para verdiğini veya bu miktar parayı davacıyla iş yaparak kazandıklarını veya davacıyla birlikte yaşaması nedeniyle kendisine bağış yapıldığını ispatlayamadığından, dava konusu senedin davalının yaşlılığı ve hastalığına bağlı akıl zayıflığından faydalanılarak davacıya imzalatttırıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, davalı davacının yaşlılığı ve hastalığı sebebiyle akıl zayıflığından faydalanarak almış olduğu senetleri icraya koyarak takibinde haksız kötü niyetli olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmuştur.. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın KABULÜNE, Bursa 1.İcra Müd.'nün esas sayılı ve esas sayılı dosyalarında takibe konulan 28/03/2014 tanzim, 30/04/2014 vade tarihli ve 02/06/2014 tanzim, 02/07/2014 vade tarihli her biri 2.000.000,00 TL.bedelli senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davalının icra takibinde kötüniyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konulan senetlerin %20'si olan 800.000,00 TL.kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 273.240,00-TL harçtan peşin alınan 68.310,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 204.930,00- TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Davacı tarafından yapılan 1.501,15- TL tebligat ve posta gideri ile peşin alınan 68.310,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı yararına ölçümlenen 105.150,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2018 Başkan Üye Üye Katip ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.