İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1257 E. 2018/1140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1257
Karar No
2018/1140
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1257 KARAR NO : 2018/1140 DAVA : Maddi Tazminat (Hayat Sigorta Sözleşmesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/11/2018 KARAR TARİHİ : 09/11/2018 Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin murisi ...'nun 27/09/2017 tarihinde ... Bankası A.Ş. Çamdibi Şubesinden kullandığı 15.000,00-TL tutarındaki kredi karşılığında kendisine hayat sigortası yapıldığını ve bunun karşılığında 152,64-TL sigorta priminin peşin olarak kesildiğini, ...'nun 23/06/2018 tarihinde vefat ettiğini, vefat ettiği tarihte 48 ay üzerinden çekmiş olduğu kredinin 8 ayını ödediğini, vefatından sonra da mirasçılarının desteğiyle 2018 yılı 7, 8 ve 9. ay taksitlerini ödemeye devam ettiğini, başvuru yaptıklarında davalı sigorta şirketinin "murisin poliçenin düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlemiş olduğu" gerekçesiyle ödeme yapmadığını, murisin 20/06/2016 tarihli operasyonla öğrendiği hastalığının 3 aylık bir tedavi süreci sonrasında iyileştiğini ve MEB İzmir İl Müdürlüğü'ndeki görevine başladığını, kredi çektiği dönemde de gayet sağlıklı görünen murisin samimi şekilde geçmişte yaşadığı rahatsızlığını anlatmış olmasına rağmen kredi veren banka çalışanları ve sigorta şirketine ait acenta elemanları tarafından "sağlık durumunuzla ilgili olumsuz beyan yazmamız halinde kredi alamazsınız, gayet sağlıklısınız, ona bakarsanız hepimiz öleceğiz" denierek sigorta poliçesinin düzenlendiğini ve kredinin verildiğini, müvekkili ...'nun, küçük çocukları ile birlikte yalnız kaldığını, herhangi bir işte çalışmadığını, eşinden kalan maaş ile geçimini sağlamaya çalıştığını belirterek, dava konusu kredi ödemelerinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ekonomik durumu iyi olmayan ve geçimini sağlamakta zorlanan müvekkillerinin yargılama giderlerini karşılama güçleri bulunmadığından adli yardım kurumundan yararlandırılmalarına ve ... Bankası A.Ş.'den 27/09/2017 tarihinde muris ... tarafından çekilen kredi sırasında davalı... A.Ş. tarafından yapılan hayat sigortası gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL'nin işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE ; Dava; hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Eldeki davanın dayanağı, davacıların murisinin dava dışı bankadan çektiği bireysel kredi nedeniyle muris ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlenen hayat sigorta sözleşmesidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Davalı ile davacılar arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunu'nun 3/1. maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklandığından ve yukarıda yazılı düzenlemelere göre uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine, 3-Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve adli yardım isteğinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme istediğinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin isteği üzerine mahkemece "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına, Dair; tarafların yokluklarında, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/11/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1257, K. 2018/1140, T. 09.11.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1257-e-2018-1140-k-d66ad833aff2