İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/786 E. 2024/882 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/786
Karar No
2024/882
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/786 KARAR NO : 2024/882 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 07/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 Mahkememize tevzi olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı), Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının tensiben yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin gümrük müşavirliği hizmeti veren davalı şirkette 21 Eylül 2006 tarihinden bu yana 2000 pay sayısı ile hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin A Karneli Gümrük Müşaviri olması nedeni ile davalı şirket ile arasında işe başladığı 05.11.1999 Tarihinden dava tarihine kadar ortaklık ilişkisi dışında hizmet sözleşmesi de bulunduğunu, bu sözleşme ile maaş sistemi üzerine kurulu bir ücret ilişkisi oluşturulduğunu, buna göre müvekkilinin takip ettiği gümrük işlemleri gereğince aylık 96.000,00TL maaş + 5.000TL yemek ödemesi olarak toplam 101.000,00TL'nin 44.284,00TL'si davacı müvekkilinin maaş hesabına, geri kalan bakiye olan 52.716,00TL'nin ise elden ödeme ile müvekkiline ödendiğini, ancak arabuluculuk görüşmelerini müteakiben davalı şirket tarafından müvekkilinin hesabına sadece 44.284,00TL yatırılmış olup elden ödenen kısmın ödemekten imtina edildiğini, bu durumun müvekkili ile şirket ve yönetici ortaklar arasında huzursuzluklar ve tatsızlıklar yaşanmasına, giderek çalışma ortamındaki sürtüşmelere neden olduğunu ve müvekkilinin kendisine yapılan hukuk dışı taciz ve tehditler nedeniyle işini sağlıklı bir şekilde yerine getiremez hale geldiğini, müvekkilinin şirket giderlerinde usulsüz işlemler olduğunu farkettiğini, dava dışı 3. şahıs ...'ın şirketin gizli ortağı olup her halükarda bizzat kendisi tarafından şirketin yönetilmesini ve her talimatının emir telakki edilerek yerine getirilmesini temin etmeye çalıştığını, işbu tespitlerin ardından müvekkilinin şirket ortaklığının devam etmesi halinde organize şekilde suç işleyen bir örgütün de tarafı olmaktan çekinerek ortaklıktan ayrılmak için işbu davayı açmak üzere girişimde bulunduğunu, müvekkiline hiçbir suretle defter ve kayıtların inceletilmediğini, şirketin kuruluş amacından çok uzaklaştığını, kuruluşundaki özel mahiyetli ortaklık yapısını yitirdiğini, davalı şirketin kuruluşundan bu yana kâr dağıtımı yapmadığını belirterek bu nedenle müvekkilinin davalı şirket nezdindeki hizmet ilişkisi nedeniyle hak ettiği ancak hileli yöntemlerle ödenmekten imtina edilen ya da eksik ödenecek olan hak ve alacakları, kuruluştan bu yana şirket kar elde ettiği halde kar dağıtımının yönetimsel anlaşmazlıklar huzursuzluklar, güven duygusunun yitirilmiş olması ve bu olumsuzlukların giderek artması nedeniyle haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine, müvekkilinin bilirkişilerce dava tarihi itibariyle, gerçek /piyasa rayiç değeri üzerinden tespit edilecek hissesinin ve ayrılma payı değerlerinin bilirkişi raporu ile tespit edilip belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere 6100 sayılı kanunun 107. Maddesine göre belirlenecek tutarlardan şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile müvekkiline ödenmesine, kuruluştan bu yana kar dağıtılmaması ve dağıtılan kar paylarının tamamının davacı müvekkilinin hesabına yatırılır yatırılmaz takip eden ilk işgünü... isimli şahsın hesabına iade edilmesi sebebi ile kar payı alacağının bilirkişi raporu ile tespit edilip belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere 6100 sayılı kanunun 107. Maddesine göre belirlenecek tutarlardan şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile müvekkiline ödenmesine, bu mümkün olmaz ise şirketin tasfiyesine karar verilmesini, dava sonuna kadar geçerli olmak üzere, ilerde davanın kazanılması durumunda kararın icrasının imkansızlaşmaması için davalı şirket mal varlığı üzerine bila bedel teminatsız tedbir konulmasını, yine dava sonuna kadar geçerli olmak üzere, müvekkilinin şirket ortağı olması sebebi ile yasaların yüklediği hukuki ve cezai sorumluluklarının doğmaması için borç ve yükümlülüklerinin dondurulması yönünde de tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Öncelikle dosya üzerinden dava şartlarından olan kesin yetki halinin ve mahkememizin yetkili olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Davalı şirketin adresi dava dilekçesinde ... İzmir olarak gösterilmiş, bildirilen ... vergi numarasının ise davalı ...-İzmir Şubesi adına kayıtlı olduğu anlaşılmış, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi internet sitesinden temin edilen ilan evraklarından; davalı ...'nin ... sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu ve ticari adresinin... İstanbul olduğu anlaşılmıştır. TTK 636/2 maddesinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu ortaya konulmuştur. HMK 14/2 maddesinde "özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağın veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı gereğince Beyoğlu/İstanbul adresinin İstanbul ATM'nin yetki alanında bulunduğu anlaşılmıştır. Davamızın davalı şirket ortağı olan davacının öncelikle ortaklıktan çıkma talebi, bu talebi kabul edilmezse haklı nedenle davalı şirketin tasfiyesi talebi olduğu, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler karşısında davayı görmeye davalı şirketin muamele merkezinin bulunduğu Beyoğlu ilçesinin bağlı olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olup, mahkememiz yetkili olmadığından, HMK 114/1-ç 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davayı görmeye İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesin yetkili olup mahkememizin yetkili olmadığından davanın HMK 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, HMK 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihte, kanun yoluna başvurularak kesinleşmesi halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak dava dosyasının yetkili İstanbul ATM'ne gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 2-Yargılama giderinin nihai kararda değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14/11/2024 Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/786, K. 2024/882, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-786-e-2024-882-k-c7201c442f56