İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/768 E. 2025/848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/768
Karar No
2025/848
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/768 Esas KARAR NO : 2025/848 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/11/2024 KARAR TARİHİ: 01/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 06.11.2023 tarihli catering sözleşmesi ile yemek hizmeti verilmesi kapsamında ticari ilişki başladığını, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından kesilen faturaların cari ekstreye eklendiğini, davalı şirkete e-fatura olarak her ay iletildiğini, davalı borçlu tarafından yasal süresi içerisinde fatura içerik ve tutarlarına itiraz edilmediğini, düzenli şekilde iletilen faturaların yanı sıra 06.09.2024 tarihinde dönem sonu cari mutabakat maili gönderilerek davalı ve davalı ile diğer grup şirketlerinin bakiye toplam borcun ödenmesinin yazılı olarak talep edildiğini, söz konusu maile ve tutarlara da itiraz edilmediğini, mailin ardından bir kısım ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından verilen toplu yemek hizmetine karşılık kesilen ve süresi içerisinde de itiraza uğramamış faturaların karşılıklarının tam ödenmemesi sebebiyle, 01.10.2024 tarihinde davalı-borçlu şirket hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğünde ... Esas Sayılı dosyası ile hesap ekstresi kapsamında bakiye fatura alacakları yönünden ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda düzenlenen örnek 7 ödeme emrinin borçlu şirkete 01.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğden sonra 04.10.2024 tarihinde borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaktan uzak bir biçimde yalnızca süreci uzatıp vakit kazanabilmek amacıyla borca itirazda bulunulduğunu ve takibin durmasına sebebiyet verildiğini, bilindiği üzere faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil edebilmesi için süresi içerisinde itiraza uğramaması gerektiğini, davalı müvekkili tarafından verilen hizmete, kesilen faturalara, mutabakat maillerine itiraz etmediği gibi bedellerini tam ödemediğini, ardından da icra dosyasında itiraz ederek müvekkilini bir kez daha mağdur ettiğini, icra takiplerine yapılan itirazların iptali için öncelikle arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sunulan fatura, hesap ekstresi, mutabakat mailleri kapsamında üzere vadesi geçmiş alacakların varlığı, borçlunun itirazının dayanaksız olması, borçlunun mal kaçrıma ve takip kesinleşene kadar alacağı zarara uğratma ihtimali değerlendirilerek takdir olunursa öncelikle teminatsız olmak üzere, aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında, davalı borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallarının, banka hesaplarının borca yeter miktarda ihtiyati haczine, ardından davanın kabulü ile davalının İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyasında yapmış olduğu İtirazın iptaline, icra takibinin asıl alacak, işlemiş, işleyecek tüm faiz ve diğer tüm ferileri ile kaldığı yerden devamına, takip miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile arabuluculuk ve mahkeme vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektöründe saygın bir firma olup ticari hayatta herhangi firmaya borcu olması halinde, bu borcu ödememesinin imkan dahilinde olmadığını, müvekkili şirketin davacı firma ile aralarında yemek hizmeti anlaşması mevcut olduğunu, ancak davacı şirketin yemek hizmeti anlaşmasını gereği gibi ifa edemediğini, müvekkili Şirketi bu nedenle zarara uğrattığını, müvekkili Şirketin davacıya yemek hizmeti ifa etmesi gerektiği yönündeki ihtarlarına karşılık ne yazık ki davacı şirketçe hizmet verilmediğini, davacı firma üzerine düşen edimleri yerine getirmezken müvekkilinden borcu ifa etmesini beklediğini, oysa taraflar arasında yapılan bu yemek hizmeti anlaşmasının, her iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme niteliğinde olduğunu, bu sebeple öncelikle davacı firmanın, müvekkili şirkete ürün temin etmesi, müvekkiline yemek hizmeti sağlaması gerektiğini, davacı firmanın yemek hizmetini ifa etmeden müvekkili şirketten fatura alacaklarını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkilinin kesilen faturalara karşılık itiraz etmemesinin alacağın mevcudiyetine delil teşkil ettiği yönündeki iddialarının kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirdiğini, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığını, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, öncelikle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı ikame eden davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların Ticari Defter ve Kayıtları, İzmir ...İcra Müdürlüğünün... Esas Sayılı dosyası, Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından gönderilen Ba/Bs formları, SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.08.2025 tarihli rapor, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan toplu yemek hizmeti sözleşmesine dayalı olan ticari ilişki kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 01.01.2024-30.09.2024 tarihleri arası cari hesaptan kaynaklanan 169.426,70 TL asıl alacak, 111,40 TL işlemiş faiz olmak üzere 169.538,10 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki 06.11.2023 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davalı iş sahibi tarafından davacıya kişi adedi ve yemek saatlerinin bir gün önce bildirilmesi kaydıyla iş sahibinin göstereceği yerde teslim edilmek suretiyle iş sahibinin bildireceği bütün günlerde öğlen ve talep edilen günlerde akşam ve tatil günleri için sıcak yemek hizmeti konusunda tarafların anlaştığı, ödemenin faturaların aylık dönemler halinde düzenleneceği ve ödemelerin şirketin banka hesabına havale olarak takip eden ay içinde yapılacağı konusunda anlaşmaya varıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 222. maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir. TTK'nun 21/2. Maddesine göre, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." 6102 Sayılı TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Aynı yasanın 1530. Maddesine göre ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklı kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulmayacağı haller hariç, sözleşmede ön görülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Sözleşme ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre 5.fıkraya aykırı ise, borçlu faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın borçlu mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır. Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki ticari ilişkiden kaynaklı açık hesaba ilişkin ödenmeyen fatura bedellerinin takibi için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu açık hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarat yapılmış, taraflarca ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir. Taraflarca bildirilen ticari defterler üzerinde, tarafların bağlı olduğu ilgili vergi daireleri tarafından gönderilen Ba/Bs formları da incelenmek suretiyle SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.10.2024 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; tarafların yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve kayıtların birbirleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeni ile sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 169.426,70 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle 169.426,70 TL borç bakiyesinin bulunduğu, icra takibinin dayanağının cari hesap ilişkisi olarak gösterildiği, fatura konusu hizmet sunumuna karşılık davalı tarafça ödemelerin yapıldığı, her iki tarafın birbiri ile uyumlu ticari defterlerine göre taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden dolayı icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 169.426,70 TL alacaklı olduğu, işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede taraflar arasındaki sözleşmede ödeme tarihinin açıkça belirlenmediği, sözleşme kapsamında yapılan hizmet karşılığı düzenlenen faturaya ilişkin ödemelerin bulunduğu, taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu, icra takibinin dayanağının cari hesaba dayalı fatura alacakları olarak gösterildiği, dava dilekçesinde de bu yönde açıklamalarda bulunularak davanın açıldığı hususları birlikte değerlendirildiğine ve ayrıca davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden icra takibinden önce davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği, icra takibi ile davalının temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 169.426,70 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve icra takibinden yasal faiz talep edildiğinden hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş alacak likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 169.426,70 TL asıl alacak yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %24 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 33.885,34 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 11.573,53 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.047,60 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 847,69 TL harç mahsup edildikten sonra bakiye 8.678,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ile 2.047,60 TL nispi harç toplamı 2.475,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 135,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 7.135,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 7.130,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına, 5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.597,63 TL'sinin davalıdan, kalan 2,37 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 111,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025 Katip... E-imza Hakim... E-imza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/768, K. 2025/848, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-768-e-2025-848-k-e47c65f1e0c4