İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/326 E. 2025/614 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/326
Karar No
2025/614
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/326 KARAR NO : 2025/614 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinde; Davacının maliki, sürücüsünün ise..... plakalı araca, 29.02.2024 tarihinde davalı...'ın sürücüsü, diğer davalı... Tüketim Malları Pazarlama Tic. Ltd Şti'nin maliki olduğu ve sigortasını...Sigorta A.Ş.'nin yaptığı... plakalı aracın çarptığını, meydana gelen trafik kazasında, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, işbu kaza neticesinde davacının aracında yüksek maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonrası davacının aracının onarımı karşı tarafın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan... Sigorta A.Ş. nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında tamamlandığı, aracın piyasa değerinde, yapılan tamirat ve bu kaydın tramerde gözükecek olması nedeniyle ciddi düşüş olduğunu, bu değer kaybı nedeniyle davacının aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacağını, dolayısıyla davalı araç sürücüsünün haksız eylemiyle doğan bu zararın tazmininin gerektiğini, sigorta hasar dosyası kapsamında ödenen miktarın yalnızca hasara ilişkin olduğunu, gerçek zararı karşılamadığını, davacının aracın onarımı süresince araçtan mahrum kaldığını, yine zarara uğradığını, davanın trafik kazası neticesi davacının aracında oluşan zararın giderilmesi istemli olduğunu, trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kusurlu eylemiyle davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, haksız eylemle zarar gören davacının zararının tazminini isteme hakkına sahip olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında asli kusurlu olduğunu, ancak 2918 sayılı yasa uyarınca araç malikinin de bu zarardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptırmış olması halinde kaza sebebiyle oluşan maddi zarardan araç işleteni ile birlikte aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısının da KTK 91, 92, 97'nci maddeleri ve Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları ve aralarında imzalamış oldukları sigorta poliçesi uyarınca poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, araç işleten ile trafik sigortacısı arasında maddi tazminat talepleri açısından ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu, bu sebeple ve takdiri davalı tarafa ait olmak üzere, davalılar maddi tazminat talepleri bakımından kaza tarihi itibariyle var ise dava dışı trafik sigortacısına HMK 61-70'inci maddeleri gereği davayı ihbar edebileceğini, dava ihbar edilir ve sigorta şirketi davaya müdahil olmak isterse, sigorta şirketinin davaya vereceği cevaba ilişkin her türlü cevap hakkımız saklı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sınırları ve miktarları da Zorunlu Trafik Sigortası Poliçe Genel Şartları ile poliçeden anlaşıldığını, Kaza tarihi itibariyle maddi kazalarda araç başına teminat bedelinin poliçede yer aldığını, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğunu, TBK'nun 105'inci maddesine göre bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde kullanılmamasından doğacak zararların sorumlu kişiden talep edilebileceğinin belirtildiğini, kaza sonrası davacının aracından onarım süresince faydalanamadığını, meydana gelen kaza neticesinde kusursuz olan davacının doğan zararının tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, söz konusu zararların tazmini için KTK 97 kapsamında kusuru ile kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye teminat kapsamındaki maddi zararların tazmini yönünden başvuruda bulunulduğunu, başvuruya istinaden davalı sigorta şirketi tarafından KTK 97 kapsamında müvekkilin zararları karşılanmadığından, arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, anlaşmama şeklinde tutanak düzenlendiğini, kusur dağılımının yargılamayı gerektirdiğini, değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği için davanın HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporuyla davacının aracında meydana gelen değer kaybı zararının ve araç mahrumiyet bedelinin belirlenebilir hale geldiği zaman arttırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL değer kaybı ve 500,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 1.000,00 TL olduğunu, meydana gelen zararları davalılardan talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, davacının aracında oluşan değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet bedeli likit alacak olarak kabul edilmediğinden ve kusur irdelemesi gerekebileceğinden HMK 107'nci maddesi kapsamında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacının aracında meydana gelen 500,00 TL değer kaybı zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının kazadan kaynaklı aracını kullanamamasından doğan 500,00 TL araç mahrumiyet bedeli zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tüketim Malları Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davanın haksız ve yersiz olduğunu, kabul etmediklerini, davacının kullandığı "..." plaka sayılı araç ile davalı şirket çalışanı diğer davalı ...'ın kullanmakta olduğu davalı şirkete ait "..." plaka sayılı araç arasında 29/02/2024 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, Trafik Düzenleme ve Denetleme Amirliği tarafından düzenlenen 29/02/2024 tarihli "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" na göre her ne kadar davalı şirket çalışanı, diğer davalı ...kazanın oluşumunda kusurlu görülmüş ise de atfedilen kusuru kabul etmediklerini, mahkemece keşif ve kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kusura itiraz edilmesi halinde kusur durumunun belirlenmesi için araştırma yapılması gerektiğini, ayrıca kusur atfedilmemiş olan davalı işverenin Türk Borçlar Kanunu'nun 66 ncı veya aynı Kanun'un 116 ncı maddesi ya da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi kapsamında davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı konusunda bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini, kazadan sonra davalı şirketin ZMMM sigortacısı diğer davalı...Sigorta A.Ş. nezdinde açılan hasar dosyasından davacının hasarının karşılandığını, ayrıca değer kaybına ilişkin olarak da ödeme yapıldığını, bu nedenle hasar dosyasının istenmesi, araçta meydana gelen hasar ve ayrıca değer kaybına ilişkin olarak diğer davalı...Sigorta A.Ş. tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğunu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alındığını, Söz konusu kararlara uygun olarak bilirkişi incelemesi ile varsa bakiye değer kaybının hesaplanmasının gerektiğini, Yine Yargıtay uygulamasına göre araç mahrumiyet bedeli talebi nedeniyle, mahkemece, dosyada bulunan hasar tamir belgeleri uyarınca aracın ne kadar sürede tamir edileceğini belirlemek amacıyla bilirkişiden rapor alınarak, belirlenen süre içerisinde davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararına ilişkin delillerinin sorulmasının gerektiğini, ne iş yaptığının araştırılmasını, yine evi ile işyeri arasındaki uzaklığın dikkate alınması gerektiğini, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerin (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde; Davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin sabit olduğunu, konunun kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araçlarının kusurlu olması sebebi ile davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 29.02.2024 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 200.000,00-TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, zarar gören kişilere sigortacının ödeyeceği tazminatın tutarının (poliçe limitleri), KTK. m. 93/1’e göre Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanlıkça saptandığını ve Resmi Gazete’de yayınladığını, bakanlıkça yeni bir karar alıncaya kadar, sigortacının poliçelerde yazılı limitle sınırlı olarak ödeme yaptığını, davacı yanın taleplerinin karşılandıını, belirtilen hususların gerçek dışı olduğunu, Hasar kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından; hasar ödemesi olarak 03/04/2024 tarihinde 18.870,00 TL olarak ...'e ödendiğini, hasar ödemesi olarak 28/03/2024 tarihinde 40.289,76 TL olarak... Otomotiv'e ödendiğini, Hasar ödemesi olarak 28/03/2024 tarihinde 4.906,80 TL olarak ... İnş. Oto.'ya ödendiğini, değer kaybı ödemesi olarak 08/04/2024 tarihinde 25.000,00 TL olarak davacı vekili Av....'e ödendiğini, bu ödemelere ilişkin mahsup fişlerini dilekçe ekinde sunulduğunu, sunulan mahsup fişinin dosyaya kabulü ile ödeme yapıldığına ilişkin delil niteliğine haiz olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişinin hesap edeceği tutar ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabileceğini, önceki ödemelerin tenzilinin gerektiğini, aksi halde başvurucu tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, davalı sigorta şirketinin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini, davacı yanın talepleri gerçek dışı olduğunu, Davacı yanın talep etmiş olduğu bedelin gerçek dışı olmakla birlikte kazanın gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir ibarenin mevcut olmadıını, işbu sebeplerden ötürü davanın reddinin gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu değer kaybı bedelinin fahiş ve gerçek dışı olmakla birlikte bilirkişi tarafından tespiti ve araştırılması gerektiğini, konunun talep davanın hasar dosyasında görüleceği üzere eksper raporu ile sabit olmakla birlikte olması gerekenin çok üzerinde olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusurunun olmadığını, dava aşamasında bilirkişi yardımıyla inceleneceği üzere, sigortalı aracın kazada kusursuz olduğu, mezkur kazanın kaza tespit tutanağının da yanlış tutulduğunun anlaşılacağını, işbu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulmasını, aracın daha önceki kazalarının kontrolü şart olduğunu, davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanmasının hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husust olduğunu, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilindiği üzere kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kestiğini, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmeeyeceğini, bu sebeple de kısmi dava şeklinde yapılan bu başvuruda ıslah yapılması halinde, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmasına bağlı olarak iş bu tarih itibariyle dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu davada, davacı yanın davasını açarken açıkca belirsiz alacak davası olduğunu belli etmediği için açılmış olan davanın, bir kısmi dava hükmünde kalacağını, belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmesi gerektiğini, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, yasal olarak, gerek 2918 Sayılı KTK.’nın 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmış 7327 Sayılı İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 90. maddesi ve gerekse Yargıtay içtihatları gereğince, değer kaybı hesabının, genel şartların EK-1’inde yer alan tablodaki esaslara istinaden yapılmasını, Hukuk düzeni içerisinde herhangi bir mesnedi olmayan, keyfi ve güvenilir değerlendirmeler içermeyen, aynı zamanda denetlenebilirlik kriterine de uygun olmayan rayiç değer hesabına göre hesaplamayı kül halinde reddettiklerini, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini istediklerini, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini, netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, başvurana ait aracın başvuruya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının, yine davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalı...tarafından işbu davaya cevap verilmeyerek işbu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Araç tescil kayıtları, davalı sigorta şirketi ile SBGM'ye yazılan müzekkere cevabı ile bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 15/04/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu, davacı vekili tarafından 20/05/2025 tarihli değer arttırım dilekçesinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine adli trafik bilirkişi... ile otomotiv bilirkişi ... tarafından hazırlanmakla taraflara tebliğ edilen 15/04/2025 tarihli raporda özetle ; ... plakalı kamyonet sün kazanın oluşumunda ETKENDİR,...plakalı otomobil sü atfı kabil kural oluşumunda ETKEN DEĞİL, Kaza sonucu araçta bildirilen hasar ile onarılacak parçaların uyumuna, kanaat edilmiştir. Yapılan Piyasa Rayiç Araştırmasında, kaza tarihinde eşdeğer araçların (kilometresi ve geçmiş hasar kayıtları da incelenerek) ortalama değerinin 600.000,00 TL (Altıyüzbin.TL) olduğuna kanaat edilmiştir. Kaza tarihinde onarım bedelinin 94.256,41 olduğu hesaplanmıştır. Rayiç değere göre ekonomik bir onarım olduğuna kanaat edilerek Pert-Total çalışması yapılmamıştır, Sovtaj hesaplanmamıştır. Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinin, Dava konusu araç ile ilgili kaza / hasar geçmişine ait göndermiş olduğu belgede, dava konusu aracın 01.11.2022 tarihli geçmiş hasar kaydı bulunduğu, benzer parçalar ile aynı bölge/parçaların onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Yapılan hesaplama ve piyasa araştırmaları ile kaza tarihinde dava konusu aracın değer kaybı tazminatının 17.500,00 TL (Onyedibinbeşyüz.TL) olacağı hesaplanmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ'nin, değer kaybı ödemesi olarak 08/04/2024 tarihinde 25.000,00 TL davacı vekili Av. ...'e ödediği anlaşıldığından, bakiye değer kaybı tazminatına teknik olarak kanaat edilmemiştir. Hasar fotoğraflarından ve onarım faturası içeriğinde görülen hasar miktarı, yoğunluğu ve iş boyutu dikkate alınarak, 7 gün çalışma ile onarımın tamamlanacağı anlaşılmaktadır. 29.02.2024 tarihli trafik kazasında günlük 850.000 TL X 7 gün— 5.950,00 TL araç mahrumiyeti olabileceği hesaplanmaktadır." yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmakla rapora yapılan herhangi bir itirazın olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan değer arttırım dilekçesi ile başlangıçta belirtilen 500,00 TL'lik hasar bedeli arttırılmakla 5.450,00 TL'ye yükseltildiğinin beyan edildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde; 29/02/2024 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kolluk tarafından kaza tespit tutanağında davalı ... yönünden kural ihlali niteliğinde davranışa kanaat getirildiği, ... tarafından kullanılan aracın davacıya ait olduğu, ... tarafından kullanılan aracın ise davalı...Lt. Şti'ye ait olmakla birlikte kaza tarihini kapsar biçimde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, davadan evvel davalı sigortaya 01/04/2024 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, davalı sigorta tarafından hasara yönelik en son 03/04/2024 tarihinde olmak üzere toplamda 64.066,56 TL ödeme yapıldığı gibi 08/04/2024 tarihinde ise talep konusu değer kaybına yönelik 25.000,00 TL tutarda ödeme yapıldığı, kaza tirihi itibariyle davalı sigortanın sorumluluk limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı olduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu kazanın oluşumunda araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti, bu kaza nedeniyle davacı aracının ne miktarda hasara uğradığı, söz konusu hasarın değer kaybına neden olabilecek bir hasar olup olmadığı, olması halinde davacı aracının uğradığı değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile önceden yapılan ödeme göz önüne alındığında davacının bakiye değer kaybı alacağının olup olmadığı, olması halinde davalıların sorumlu olup olmadığı, davacının bu kaza sebebiyle ikame araçtan kaynaklı zararının olup olmadığı, olması halinde bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek tutardan davalı........Lt. Şti ile davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan bakiye değer kaybı ile ikame araç zararına yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporuna karşı itiraz ile ek rapor/ yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 29/02/2024 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... reis Mah. ... Caddesinde ... sokak üzerinde seyir halinde olup bu sokağın cadde ile kesiştiği 3 yönlü T kavşakta caddeye bağlanmak için dönüş yapmak istediği sırada sol arka yan kısımlarına dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın sol ön köşe kısımları ile çarpması ile oluşan trafik kazasında davalı ...'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymama ve yaklaşırken yavaşlama dikkatli olma şeklindeki kurala aykırı davranışının 2918 sayılı yasanın 57/1-a ve 84/1-h maddeleri ile aynı yasa yönetmeliğinin 109-b maddesini ihlal ettiği, diğer araç sürücüsünün ise kural ihlali niteliğinde davranışı olmamakla birlikte kazadan kaçınabileceği bir hal bulunmadığından olayda davalı ...'ın tam kusurlu olduğu , dava dışı ...ün ise kusursuz olduğu bahse konu bu kusurlu hareket neticesinde davacı aracında toplam 94.256,41 TL hasar oluştuğu, aracın kazadan evvelki 2. El piyasa rayiç değerinin 600.000,00 TL olduğu yönünde bilirkişi görüşü göz önüne alınmakla bu kazadan kaynaklı davacı aracına pert işlemi yapılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu nitelikte bir durum karşısında talep konusu değer kaybının önceki ve sonraki rayiç değerler arası fark kadar olacağı anlaşılmakla ve sonraki rayiç değerin de yine bilirkişi tarafından 582.500,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla bu kaza neticesinde davacı aracının 17.500,00 TL tutarda gerçek manada değer kaybına uğradığı, davalı sigorta tarafında bu tutar üzerinde bir ödeme yapılmakla birlikte aksi iddialar ile birlikte değer kaybı yönünden bakiye alacak isteminde bulunulmuş ise de bu istemin yerinde olmadığı bununla birlikte araçtaki hasar miktarı göz önüne alınarak bilirkişi tarafından 7 günlük çalışma ile onarımın tamamlanacağı ve kaza tarihine göre günlük ikame araç bedeli yönünden kanaatlere iştirak edilmekle birlikte bu kazadan kaynaklı davacının 5.950,00 TL tutarında ikame araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının olacağı ve bu zarara yönelik yapılan herhangi bir ödeme olmadığından araç mahrumiyeti yönünden davacı lehine haksız fiilin koşulları gerçekleştiği değerlendirilerek davalı ... ve davalı... Şirketlerinin olay tarihinden itibaren itibaren ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla açılı davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile 29/02/2024 tarihinde meydana gelen konu trafik kazasından kaynaklı; - Bakiye değer kaybı bedelinin REDDİNE, - 5.950,00 TL araç mahrumiyetinden kaynaklı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALI ... ... VE... .. LTD. ŞTİ.'DEN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVCIYA VERİLMESİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının evvelce alınan 521,60 TL peşin ve tamamlama harç toplamından mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 93,80 TL harcın DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye tahsil harç müzekkeresi yazılmasına, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile peşin ve tamamlama harç toplam tutarı olan 949,20 TL harç ile gider avansından kullanılan kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 7.761,75 TL (tebligat ücreti, posta masrafı, bilirkişi ücretinden oluşan) den oluşan toplam 8.710,95 TL yargılama giderinin DAVALI ... ... VE... .. LTD. ŞTİ.'DEN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davalı... Tüketim Malları Pazarlama Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince ADI GEÇEN DAVALI TARAFA İADESİNE, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 5.950,00 TL vekalet ücretinin DAVALI ...... VE... .. LTD. ŞTİ.'DEN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVCIYA VERİLMESİNE 7- Davalılar kendisini ayrı ayrı vekil ile temsil ettirmiş ise de ret sebebi ortak olduğundan hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALILARA VERİLMESİNE, 8- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...a ödenmesi halinde, söz konusu zorunlu başvurunu da sadece davalı sigorta yönünden olduğu göz önüne alındığında bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 9- Dair davacı vekili ile davalı... vekilin yüzlerine karşı diğer davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/06/2025 Katip ... eimza ¸ Hakim ... eimza ¸

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/326, K. 2025/614, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-326-e-2025-614-k-49ed0e34af7b