İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/802 E. 2024/739 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/802
- Karar No
- 2024/739
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/802 KARAR NO : 2024/739 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/06/2020 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; taraflar arasında İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.... K. Sayılı dosyası ile davacının tazminat istemine ilişkin yargılama neticesinde “….davacının vekillerinin eylemleri sonucu; sözleşmeler doğrultusunda hak kazanacağı... parselin ifrazından sonra kalan 2580 m2' lik bölüm için bu bölümün arsa bedeli karşılığı kadar zarara uğradığı, bu zararın da dava tarihi itibariyle 1.290.000,00-TL mertebesinde olduğu, bu bedelin davalılar ..., ... ve ... İnş. ... Ltd. Şti' den tahsilinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın ..., ... ve ... İnş. ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulüne…” karar verildiği, söz konusu ilk derece mahkemesi kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi ... E.... K. Sayılı dosyası ile incelenerek davacı lehine hüküm tesis edildiğini, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesinin ... E. ... K. Sayılı ilamı Yargıtay .... HD.... E. ... K. Sayılı 19/12/2019 tarihli ilamı ile onandığını, davacı/müvekkil zararı olarak dava tarihi olan 01/12/2009 tarihi itibari ile 1.290.000,00.TL. (bir milyon iki yüz doksan bin) olarak tespit edilen zarara ilişkin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı ilamının İzmir ....İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icraya konulduğu ve takip dosyasının borçlu/lardan 2020 yılı Ocak ve Şubat aylarında yapılan ödemeler ile ticari avans faizi ile birlikte tahsil edildiğini, ancak davacı/müvekkil firmanın gerçek zararının , paranın alım gücünün düşmesi ve yüksek enflasyonist ortam, taşınmaz değerlerinin artması vb. sebebi ile tahsil edilen temerrüt faiz alacağından çok daha fazla olduğunu, 12/12/2016 tarihli bilirkişi ek raporunda dava tarihi olan 01/12/2009 tarihi itibari ile m2 si 500,00.TL. (beş yüz) olarak hesaplanan 2580 m2 büyüklüğündeki arsanın m2 değerinin gerek Mahkeme karar tarihi gerekse icra takibinde tahsilat yapılan tarihlerde çok daha yüksek olup tahsil edilen temerrüt faizi davacı/müvekkilin zararını tazminden çok uzak olduğunu bildirerekdavacının munzam zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 1.000,00.TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava edilmiştir. Davalılar ... ve ... İnş. ...Ltd. Şti vekili tarafından cevap süresi geçtikten sonra sunulan ve Mahkememizce beyan dilekçesi olarak kabul edilen dilekçede özetle; dava zaman aşımına uğradığını, davacının davalıyı temerrüte düşürmediğini, bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığını, davacının müvekkilin kusurlu olduğunu iddia etmediği gibi kusurla ilgili bir belgede sunamadığını bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığını, davacının iddia ettiği zararın varlığını ve kapsamını dava dilekçesinde açıklamadığını bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığını, davalının davacıya olan borcunu İzmir .... İcra Dairesi'nin... E. Sayılı dosyasına yatırdığını davacıya karşı hiç bir borcu bulunmadığını, davacının da hiçbir munzam zararı bulunmadığını, davacının ... ATM dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz etmediğini belirterek davanın reddinin talep edilmiştir. Dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanarak taraf teşkili sağlanmış, davalılarca süresinde cevap dilekçesi verilmeyerek iş bu uyuşmazlık yönünden davanın inkar çerçevesinde savunulduğu anlaşılmış ve usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası, arabuluculuk son tutanak aslı, İzmir Bornova Tapu Müdürlüğü'ne yazı cevabı, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasının çuval halinde ekleri ile birlikte dosyamız içerisindedir. İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalılar aleyhine 75.000,00 TL asıl alacak, 1.215.000,00 TL asıl alacak, 62.650,00 TL ilam vekalet ücreti, 3.991,00 TL yargılama gideri, 24.512,20 TL peşin harç, 01/12/2019-22/08/2017 tarihleri arası 77.373,80 TL işlemiş faiz, 15/12/2012-22/08/2017 tarihleri arası 337.770,00 TL işlemiş faiz, 14/07/2017-22/08/2017 tarihleri arası 602,47 TL işlemiş faiz, 14/07/2017-22/08/2017 tarihleri arası 38,38 TL işlemiş faiz ve 14/07/2017-22/08/2017 tarihleri arası 235,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.797.173,57 TL alacak üzerinden ilamlı icra takibine başlanıldığı, icra takibine konu ilamın İzmir ... ATM'nin... E. Ve... K. Sayılı ilamı olduğu, söz konusu ilamlı icra takibi nedeni ile icra dosya borcunun tamamının ödenmesi üzerine 20/02/2020 tarihinde infaz olarak kapatıldığı ve bu sebeple borçlular vekili tarafından hacizlerin kaldırılması yönünde 18/02/2020 tarihli dilekçenin sunulduğu görülmüştür. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.... K. sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından Mahkememiz davalıları ve bu davalılar yanında dava dışı sınırlı sorumlu Bornova ... Kooperatifi ve... Konut Yapı Kooperatif aleyhine 01/12/2009 tarihinde tazminat davasının açıldığı, adı geöen Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın Mahkememiz davalıları yönünden 13/07/2017 tarihinde kısmen kabulü ile 1.290.000,00 TL'nin 75.000,00 TL'lik bölümü dava tarihi olan 01/12/2009 geriye kalan 1.215.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 15/12/2014 tarihinden işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... İnş. ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve ayrıca bahse konu diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verildiği, Mahkememiz davalılar tarafından hükme karşı istinaf talebinde bulunulduğu, yapılan istinaf incelemesi sonucunda 17/01/2019 tarihli İzmir BAM .... HD'nin ... E. ve ... K. Sayılı ilamı ile bahse konu İzmir ... ATM'nin ... E. ve... K. Sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davalılar sınırlı sorumlu ... Konut Yapı Kooperatifi ve ... Konut Yapı Kooperatif aleyhine açtığı davanın esastan reddine, davacının Mahkememiz davalıları aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 75.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 01/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte geriye kalan 1.215.000,00 TL tazminat alacağının ise ıslah tarihi olan 15/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu davalar hakkındaki fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine dair yeniden hüküm kurulmak sureti ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, Mahkememiz davalıları tarafından hükme karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay .... HD'nin 19/12/2019 tarihli, ... E. Ve ... K. Sayılı ilamı ile hükme karşı temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, munzam zarara ilişkin maddi tazminat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; İzmir ... ATM'nin ... E. Sayılı dosyasında verilen kısmen kabul kararı neticesi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... HD.'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden verilen karara karşı davalılarca yapılan temyiz isteminin reddi ile BAM kararının onandığı, bu hükümlere ilişkin davacı tarafından davalılar aleyhine 1.797.173,57 TL toplam alacak üzerinden İzmir .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve neticede icra dosyasının ticari avans faizi ile birlikte infazen kapatıldığı konularında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte davacı tarafça tahsil edilen bu tutar haricinde gerçek zararın tam olarak karşılanıp karşılanmadığının, temerrüt faizi ile karşılanmayan munzam zararının olup olmadığı belirlenmesine yönelik açılan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce 22.12.2020 tarihinde ''Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı tarafça yukarıda belirtilen gerekçeler ile davalılar aleyhine munzam zarardan kaynaklı olarak iş bu dava açılmış ise de yukarıda da belirtildiği üzere munzam zarara konu uyuşmazlığın neticede temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması sonucunda bahse konu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından yürütülen ilamlı icra takibi neticesinde dosya borcunun 20/02/2020 tarihinde infazen kapatılması sonucu davacının iş bu ilama yönelik olarak icra dosyasına yapılan ödemelerin gerçek zararı karşılamadığı, paranın alım gücünün düşmesi ve yüksek enflasyon ortamı, taşınmaz değerinin artması sebeplerine binaen tahsilatın yapıldığı tarih itibari ile zararının çok daha yüksek olmasına karşın zararı teminde çok daha düşük bir tutarda ödemenin alınması durumuna ilişkin temerrüt faizi ile karşılanmayan zarara yönelik talep edildiği, esasen bu talebin yargılamanın geç sürmesi sebebi ile oluştuğundan bahisle ileri sürüldüğü kanaatine varılmakla davacının alacağını icra dosyası aracılığı ile ticari avans faizi ile birlikte tahsil etmiş olması durumu göz önüne alındığında davacının alacağını kesinleşmiş ilam neticesinde tahsil ettiği, istem konusu edilen munzam zararın 6098 sayılı yasanın 122. Maddesinde aynen "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder" şeklinde düzenlendiği, söz konusu yasal mevzuatın iş bu uyuşmazlık ve yapılan tahsilat ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının istemine konu ettiği hususun munzam zarar talebi ile ileri sürülemeyeceği ve ileri sürülen munzam zarar talebinin yargılamanın geç sürmesi sebebi ile talep edilmeyeceği anlaşılmış ve ayrıca söz konusu yasal mevzuat dikkate alındığında davalılar tarafından yasal başvuru haklarının kullanılması sonucunda hükmün istinaf ve temyiz incelemesine gönderildiği göz önüne alındığında zararın geç tazmini bakımından kusurunun olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının iş bu talep yönünden ispatlanamama nedeni ile reddine..'' karar verilmiştir. Karar istinaf edilmekle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 22.12.2020 tarihli kararı ile ''...davacı Türk Borçlar Kanunu'nun 122/1. maddesinde düzenlenen aşkın zarara ilişkin olup, İzmir ... ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile açılan ilk tazminat (alacak ve faiziyle) davasında karşılanmayan zararları talep etmiştir. Bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ülkemizde yaşanan ve herkes tarafından bilinen enflasyon, artan fiyatlar, döviz artışı vs. gibi olgular nedeniyle her zaman alacaklıların zararının temerrüt faizi ile karşılanması mümkün olmayacağından, öncelikle munzam zarar talep edilen alacakla ilgili temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tesbit edildikten sonra, munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tahsiline karar verilen davacı alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihlerine kadar davacının tahsil edebileceği ve tahsil ettiği faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki fark konusunda gerekçeli, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli rapor alınıp değerlendirilerek varsa davacının faizle karşılanamayan zarar konusunda sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla ispatlanamayan davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan, (Yargıtay 15. Hd. Esas:2020/967, Karar:2021/859) davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince belirtilen gerekçelerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının dairemizce kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydolunmuştur. Bam kararı gereğince, Merkez Bankasına müzekkere yazılarak 01/12/2009 tarihi ile 20/02/2020 tarihi arasındaki süreye yönelik banka vadeli mevduat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları istenmiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak 01/12/2009 tarihi ile 20/02/2020 tarihi arasındaki süreye yönelik işçi ücretleri istenmiş, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK)'na müzekkere yazılarak 01/12/2009 tarihi ile 20/02/2020 tarihi arasındaki süreye yönelik TEFE, TÜFE-ÜFE oranları istenmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02.06.2023 tarihli raporda, sonuç olarak davacının icra dosyasında tahsil ettiği faiz düşüldükten sonra karşılanmayan munzam zararının 964.185,50-TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmesi, dosyanın ve yapılan itirazların mahiyeti göz önüne alınarak bilirkişi heyetine Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişinin eklenmesi ile bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 10.10.2023 havale tarihli raporda, hesaplanan gayrimenkul değerlerine göre oransal olarak belirlenen tutarların kök rapordaki ortalama getiri hesaplamasına dahil edildiği ve munzam zarar yönünden çeşitli ekonomik faktörlere göre değerlemelerin ortalamasının hesaplandığı, sonuç olarak davacının icra dosyasında tahsil ettiği faiz düşüldükten sonra karşılanmayan munzam zararının 1.213.687,51-TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 20.10.2023 tarihli dilekçe ile dava değerinin bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere 1.213.687,51-TL'ye arttırıldığı belirtilmiştir. Dava dosyasının bireysel hakimlikçe bakıldığı, değer arttırımı sonrası dava değeri göz önüne alınarak heyete tevdi edildiği belirlenmiştir. Dava munzam zarara ilişkin tazminat davasıdır. İstem konusu edilen munzam zararın 6098 sayılı yasanın 122. Maddesinde aynen "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder" şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenleme hükmüne göre bir kimsenin para alacağını geç tahsil etmesi nedeniyle temerrüt faizi ile karşılanmayan oranda bir zararı mevcut ise bunun tazminini geç ifada kusurlu olan karşı taraftan talep edebileceği doktrinde ve Yargı kararları ile kabul edilmektedir. Buna göre öncelikle bir para alacağı söz konusu olmalı, borçlunun bu para borcunu ifada temerrüdü söz konusu olmalı ve alacaklının bu temerrüt faizini aşan oranda bir zararı söz konusu olmalıdır. Munzam zararın tazmininin istenebilmesi için alacaklının temerrüt faizi ile karşılanamayan onu aşan bir zararı olması ve bunu açmış olduğu davasında ispat etmiş olması gerekir. Munzam zarar çeşitli tarzlarda ortaya çıkabilir. Alacaklı borçlunun para borcunu kendisine ödememesi sonucunda üçüncü kişiye olan borcunu ifa edemediği için temerrüde düşmüş ve kendisinin aldığı temerrüt faizinden daha yüksek bir temerrüt faizi ödemek zorunda kalmış olabilir. Veya alacağını zamanında tahsil edemeyen alacaklı şirket üçüncü kişiye olan ve vadesi gelmiş borcunu ödemek için ihtiyacı olan krediyi ya da parayı piyasadan daha yüksek bir faizle sağlarsa durum böyledir. Şu halde borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle bankadan kredi alınması tek başına munzam zararın varlığı için yeterli değildir. Daha yüksek bir faiz yükü altında kaldığını yani munzam zararını alacaklı ispat etmelidir. Veyahut alacaklı vaktinde ifa edilmeyen borç yüzünden kendi alacaklısına ceza koşulu ödemek zorunda kalabilir. Bu durumu ispatlamak koşuluyla yine munzam zarar talep edilebilir. Alacaklının parasını zamanında tahsil edememiş olması dolayısıyla ödeyemediği kendi borcundan dolayı malları haczedilmiş ve bunun sonucunda da daha düşük bedelle satılmış olabilir. Bu durumda da alacaklı munzam zararını ispat etmek koşuluyla borçluya karşı ileri sürebilir..Bir başka şart olarak uygun illiyet bağı yine davacı alacaklı tarafından ortaya konulmalı ve ispat edilmeli ve diğer bir şart olarak da davalı borçlunun kusurunun varlığıdır ki TBK.nun 122. Maddesinde kusur şartından açıkça söz edilmiştir. Normal şartlarda alacaklı borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatlamak zorunda değildir. Temerrüde düşen borçlunun kusurlu olduğu varsayılır. Borçlunun sorumluluktan kurtulması için hiç bir kusurunun bulunmadığını ispatlaması gerekir. Uygulamaya göre buradaki kusursuzluk temerrüde düşmekteki kusursuzluktur. Yoksa temerrüde düştükten sonraki aşamada gelişen olaylarda ( yargılamanın uzaması gibi..vs.) aranan bir kusur değildir. Şu halde önceki yargılamanın uzaması gibi sebeplerle davalıya bir kusur atfedilmemesi gerekir. Başka bir deyişle yargılamanın gecikmesi yüzünden munzam zararın tazminine hükmedilmemelidir. (Yargıtay ....HD.22.11.1994 tarih ... esas ... karar sayılı aynı yönlü kararı) Tüm dosya kapsamına göre davacının alacağını icra dosyası aracılığı ile ticari avans faizi ile birlikte tahsil etmiş olması durumu göz önüne alındığında davacının alacağını kesinleşmiş ilam neticesinde tahsil ettiği, istem konusu edilen munzam zararın 6098 sayılı yasanın 122. Maddesinde aynen "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder" şeklinde düzenlendiği, söz konusu yasal mevzuatın iş bu uyuşmazlık ve yapılan tahsilat ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının istemine konu ettiği hususun munzam zarar talebi ile ileri sürülemeyeceği ve ileri sürülen munzam zarar talebinin yargılamanın geç sürmesi sebebi ile talep edilmeyeceği anlaşılmış ve ayrıca söz konusu yasal mevzuat dikkate alındığında davalılar tarafından yasal başvuru haklarının kullanılması sonucunda hükmün istinaf ve temyiz incelemesine gönderildiği göz önüne alındığında zararın geç tazmini bakımından kusurunun olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının iş bu talep yönünden ispatlanamama nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harç ile 20.727,00-TL değer arttırım harcının düşümü ile fazla 20.353,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalılar ... ve ... İNŞAAT TAAHHÜT PVC ALÜMİNYUM DOĞRAMA MAD. TUR. GIDA NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ., kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 163.505,62-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... İNŞAAT TAAHHÜT PVC ALÜMİNYUM DOĞRAMA MAD. TUR. GIDA NAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'ne VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalılar tarafından yapılan bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE, 7- Dair, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2024 Başkan ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı