İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/53 E. 2021/54 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/53
Karar No
2021/54
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/53 KARAR NO : 2021/54 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz, Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 22/01/2021 KARAR TARİHİ : 26/01/2021 Mahkememize tevdi edilen Sıra Cetveline İtiraz, Kayıt Kabul davasının yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, müvekkillerinin... Konut Yapı Kooperatifinin ortakları olduğunu, kooperatif hakkında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile iflas kararı verildiğini, bu kararın kesinleşmediğini, davacıların kooperatife üye olmalarından kaynaklanan kendi adlarına özgülenen ve kullanmakta oldukları, henüz tapu devri yapılmayan gayrimenkuller nedeni ile kooperatiften alacaklı bulunduğunu, bağımsız bölümlerinin değerinin 1.000.000,00-TL 1.150.000,00-TL arasında değiştiğini, iflas işlemleri sona erdiğinde gayrimenkullerin tapularına kavuşamayacakları gibi ödedikleri üyelik bedelleri nedeni ile alacaklarının doğacağını, alacaklarının sıra cetveline kaydedilmesi için iflas masasına başvurduklarını ancak iflas masası tarafından alacağı yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin sıra cetveline kayıt taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin alacağının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; davacıların alacaklarının sıra cetveline kayıt talebine ilişkin sıra cetveline itiraz davasıdır. Her ne kadar maktu harca tabi olsa da, kayıt kabul davaları iflas idaresine karşı açılmış bir nevi alacak davası niteliğindedir. Zira Yargıtay kararlarına göre kayıt kabul davasının açılmasından sonra müflis hakkındaki iflas kararının kaldırılması durumunda bu davaların konusunun ortadan kalkmayacağı, daha önce hakkında iflas kararı verilene husumet yöneltilerek alacak davası olarak devam edilmesi gerektiği, bu yönüyle de davanın özel nitelikte bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki iflas idaresinin bir alacağı sıra cetveline kabul yetkisi olduğuna göre arabuluculuk görüşmelerinde de alacak için uzlaşmaya yetkili olduğu, davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu, kanaatine ulaşılmıştır. 7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. 6325 sayılı yasanın değişik 18/A-2 maddesine göre dava şartı olarak arabuluculuğa tabi davada, davanın açılmasından evvel arabulucuya başvurulmuş, ancak anlaşmaya varılamamış olması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmek zorunda olduğu, başvuru şartının sağlanmış ancak anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslının yada arabulucu tarafından onaylı örneğinin dilekçe ekinde Mahkemeye sunmaması halinde davacıya son tutanağın ibrazı için 1 haftalık kesin mehil verilmesi gerektiği, buna rağmen sunulmazsa davanın usulden reddi gerektiği, ancak arabulucuya başvurulmadan dava açılması halinde davanın herhangi bir işlem yapılmadan ve bu konuda davacıya süre verilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Davamızda, gerek sunulan belgelerde gerekse dava dilekçesi içeriğinde arabulucuya başvurulduğu ortaya konulmamış olduğundan dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmadığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davacıya anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak için süre verilmesine gerek olmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 yollaması, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2 gereği dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, -Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme neticesi kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/01/2021 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/53, K. 2021/54, T. 26.01.2021, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-53-e-2021-54-k-cca53050403f