İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/74 E. 2025/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/74
- Karar No
- 2025/901
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/74 Esas KARAR NO : 2025/901 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete farklı tarihlerde düzenli olarak fatura karşılığında mal ve ürün tedariki sağlandığını, davalı borçlunun İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete yapmış ve faturalandırılmış olduğu ürün ve mallara ilişkin gelinen aşamada davalı borçlunun cari hesap ekstresine göre takibe konu 29.143,20-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davalı borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İzmir... İcra Daire'sinin ...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirket tarafından alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla ödeme emrine haksız ve kötün niyetli olarak itiraz ettiğin, müvekkilinin muhtelif tarihlerde anlaşma neticesinde davalı borçlu şirkete davalı şirkete fatura karşılığında mal ve ürün satışı yaptığını, yapılan satışlara ilişkin fatura içeriklerinde belirtilen mal ve ürünler davalı şirkete teslim edildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini fakat ödeme işlemini de süresi içerisinde davalı tarafın yapmadığını,davalı borçlunun itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, cari hesap ekstre ve tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, tarafların ticari defter cari kayıtlar fatura BA/BS formları ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davamızın haklılığının ortaya çıkacağını, davalı şirkete faturalarda belirtilen ürün ve malların eksiksiz teslim edilmiş olmasına rağmen icra takibine borcu olmadığı yönündeki iddiasıyla itiraz ederek müvekkilinin alacağını sürüncemede bıraktığını,dava açılmadan önce arabulucuya başvurduklarını dosya kapsamımda yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davamızın kabulüne, genel haciz yoluyla yapılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamına, borçlu aleyhine takip dosyasında belirtilen takip konusu alacağın likit ve muayyen olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafın iddia ettiği ürün/mal ve hizmet teslimine istinaden düzenlediği takibe dayanak faturalarda belirtilen tutarda herhangi borcunun bulunmadığını, zira davacı taraf faturalarda belirtilen hizmeti ürün/mal teslimini hiçbir zaman ifa etmediğinden müvekkili şirketten tahsil edeceği herhangi bir hak ve alacağının doğmadığını, nitekim anılı faturaların müvekkili şirketçe de kabul edilmemiş olup bilirkişilerce ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılacak incelemede bu hususun ortaya çıkacağını, müvekkili şirket tarafından davacı yanın başlatmış haksız ve kötüniyetli icra takibine konu faturaların içeriklerine başta olmak üzere borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, uyuşmazlık kanosu borç müvekkili şirket ad ve hesabına sağlandığını iddia edilen ürün mal ve hizmet teslimine dayandığını, ancak davacı taraf anılı hizmetleri hiçbir şekilde yerine getirmediğini, bu nedenle davacının müvekkili şirketten talep ettiği şekilde doğmuş bir hak ve alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket hakkında girişilen haksız ve kötü niyetli takibe itiraz ettiklerini, somut olayda davacı yanın, satış faturalarına konu mal ve ürünü hiç bir şekilde teslim etmediklerini, dolayısıyla müvekkili aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazlarının haklı olduklarını davacı yanın icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki iddialarının dinlenemez nitelikte olduğunu, davacı takibe konu faturalarda belirtilen hizmeti/ürün ve mal satışını uygun bir şekilde yerine getirdiğini, ispatlayamadığı gibi fatura içeriklerini dahi belirtmediklerini, zira fatura içeriğini ispat yükü faturayı düzenleyen davacı şirkete ait olduğunu, davacı yanın icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönündeki talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın dilekçesinde dayandığı tanık deliline muvafakat etmediklerini, belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan işbu davanın reddine, İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyeti tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava,satım sözleşmesinden kaynaklı satıcı /davacının cari hesap alacağının tahsili için başlattığı icra takibine ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap ve cari hesaba faturalara ilişkin bakiye alacaktan kaynaklanan toplam 29.143,20-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu /davalıya tebliğ edildiği borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. Dava 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir. Davacı vekili taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında faturalarda yer alan ürünlerinin davalıya teslim edildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini inkar ederek, davacıdan herhangi bir ürün ve hizmetin alınmadığını, bu durumun taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını savunmaktadır. Davanın tarafları tacir olduğundan mahkememizce taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş ve Bilirkişinden alınan 25/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre, "Davacının esnaf hadleri aşarak, tacir gözüktüğü, Davacının incelemeye 2023, 2024 yılları işletme defterlerini ibraz ettiği, defter kayıtlarına göre davacının davalı tarafa 164.248,90-TL bedelli mal satmış gözüktüğü, işletme defterinde usul olarak cari takip yapılmaması sebebiyle davalı ödemelerinin kayıtlı olmadığı, alacak bakiyesinin işletme defterinden tespit edilemeyeceği, buna karşın davacının sunduğu banka kayıtlarına göre ise davalıdan 135.105,70-TL tahsilatı olduğu, dolay davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 29.143,20-TL alacağı bulunduğu, Davalının ise incelemeye 2024 yılı ticari defterlerini sunduğu, e defterlerin usulüne uygun gözüktüğü, e defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 164.248,90-TL bedelli mal aldığı, buna karşın 134.105,70-TL ödeme yaptığı, davacıya 29.143,20-TL bakiye için borcu gözüktüğü anlaşılmaktadır. Bu halde davacının işletme defter kayıtları ve sunduğu ödeme dekontları ile davalının e -defter kayıtları birbiri ile uyuşmakta olup, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 29.143,20-TL alacaklı olabileceği taktirlerdedir."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir. Tüm bu nedenler ile, satıcı konumunda yer alan davacının takibe konu ettiği cari hesaba işlenmiş faturalarda yer alan alacak miktarını talep edebilmesi için sözleşme ilişkisini ve ürünleri davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraf ticarinin birbirini doğruladığı yani davacı tarafından düzenlenen takibe konu edilen cari hesaba işlenmiş faturaların taraf ticari defterleri kaydının yapılması ile sözleşme ilişkisi ve faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiği HMK' nun 222. Maddesine göre kesin delil ile ispat etmiş olup, eksik, geç ve ayıplı ifaya savunması da bulunmadığından HMK' nun 222. Maddesine göre ürünlerin davalıya ayıpsız, eksiksiz ve süresinde teslim edildiği kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan faturaya dayandığından davalı aleyhine tazminata karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Davalının sorumlu olduğu 29.143,20 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 5.828,64.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.990,77 TL karar ve ilam harcının yatan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.375,37 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 80,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.310,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 29.143,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır